Köksal Ekinci’den Cumhuriyet’e Özel Şarkı

Söz yazarı ve müzisyen Köksal Ekinci adını Zümrüt taşından alan ‘’Zümrüt Şarkılar’’ adlı yeni albümünü, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel bir video klip eşliğinde yayınlanmıştı. Gökyüzünün şifasını notalara nakşeden şarkı yazarı ve müzisyen olarak nitelendirilen Köksal Ekinci’nin "Zümrüt Şarkılar" albümünde 6 şarkı yer aldı. Astro-Müzik türünde parçalar yapan Ekinci; Sevgi, Bilgelik, Ölümsüzlük, Koşulsuz Aşk, Şans, Bereket sembolü olan Zümrüt’ün tarih boyunca birçok kültürde ve uygarlıkta çok değerli kabul edilen, doğanın bize sunduğu mucizevi yer altı kaynaklarından biri olduğunu hatırlattı. Bizlerde şarkıları ve çektiği kilpleriyle bizleri hayran bırakan Köksal Ekinci’den bilgiler aldık. Sizlerleyiz…

04 Kasım 2020 Çarşamba 14:57
64 Okunma
Köksal Ekinci’den Cumhuriyet’e Özel Şarkı

Merhaba Köksal Bey geçtiğimiz günlerde Cumhuriyetimizin 97. yılını kutladık. Sizler de Zümrüt Şarkılar albümünüzün video kilibini cumhuriyetimize özel kliplendirdiniz. Nasıl oldu geri dönüşleri?

Yayına girdiğin andan başlayarak çok olumlu geri dönüşler alıyorum, Cumhuriyet Bayramı coşkusunu ve birçok medeniyetin buluştuğu güzel Türkiye’mizin her bir noktasını yansıtmaya çalışan görüntüler eşliğinde şarkımın mesajı da dinleyen, izleyen kalplere ulaşıyor. Çok mutluyum.

Nasıl karar verdiniz böyle bir klip çekmeye?

Şarkımı, bundan 3 yıl önce yine böyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızın heyecanı içinde, bir anda yazmıştım. Hatta ilk ses kaydımda adı 29 Ekim olarak kayıtlıdır halen. Şarkımın düzenlemesi yapılırken stüdyo aşamasındayken, sanat yönetmenimle sözlerimi ve müziğimi en iyi yansıtacak görüntüleri, kareleri seçmeye başlamıştık aslında. Türkiye’nin tarihsel köklerini ve coğrafyamızın güzelliklerini yansıtacak bir akış içinde seçildi bütün fotoğraflar, o duygu dolu kareler.

Klip nasıl oluşturuldu?

Kars’tan başlayarak, adım adım Türkiye’nin ve Kurtuluş Savaşı’nın sembolü olan şehirlerimizin görüntülerini arşivlerden seçmeye başladık. Bir yandan da şarkımda ki ‘’Mutlu Mutlu Sevip Sevilelim’’ ruhuna uygun, nostaljik olduğu kadar bugüne de ışık tutan kareleri özenle seçtik.

Milli değerimiz, bizim en büyük gururumuz, güzel Atamızın bizlere armağanı cumhuriyetimiz ile ilgili neler söylersiniz?

Cumhuriyetimiz, çok büyük emeklerle var edilmiş, bize sunulan en güzel armağanlardan biri ve çok sesli, çok kültürlü bir toplumun en güzel şekilde temsil edilmesine dayanan bir yönetim biçimi. Onca yokluklara rağmen, ayağa kalkmayı başarabilen bütün atalarımızın mirasına gözümüz gibi bakmalıyız.

Maalesef ki İzmir’de yaşanan deprem hepimizi hüzünlendirdi. Bir yandan el ele omuz omuza verdik bir yandan olası depremler üzerine konuştuk. Sizler ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin, bir deprem ülkesi gerçeğini tekrar hatırladık. Aslında bu gerçeğe göre yaşamayı, binalarımızı, kentleşme planlarını buna göre ve sürekli ilerleyen teknolojilerin, bilimin bize sunduğu imkanlara göre düzenlemek zorundayız. Kayıplarımız yüreğimizi yakıyor, gencecik hayatlar bile bile kaybolup gidiyor. Depreme dayanıklı inşaatlar ve kar amaçlı değil de sadece insan odaklı yaşam koşullarını birinci önceliğimiz yaparak, bunu vazgeçilmez bir kural haline getiremezsek benzer kayıpları, yıkımları yaşamaya devam edeceğiz ne yazık ki…

Zümrüt’ün büyüleyici ve ilham verici güzelliği ile Mısır’dan Peru’ya kadar sayısız efsaneye ve birçok mitolojik öyküye konu olduğunu ve cennet taşı olarak bahsedildiğini duyduk. Zümrüt taşı hakkında siz ne söylersiniz?

Zümrüt gerçekten birçok efsanenin başrolünde olan doğanın bize sunduğu mucizelerden birisi. Antik Mısır’da Zümrüt tabletler ve yine Musa peygamberin 10 kuralı işlediği tabletler halinde insanlığa sunulan bilgiler hala gizemini koruyor asırlar geçmesine rağmen. En çok da kalp çakrasını, sevgiyi, koşulsuz aşkı, ölümsüzlüğü temsil eden yeşil rengiyle bağdaştırılması beni çok etkiliyor diyebilirim.

Aynı zamanda doğal taşlarla ilgili birçok kolye tasarımlarınızın olduğunu duyduk. Sizde doğal taşların insan üzerindeki etkisine ne kadar inanıyorsunuz?

İnsan doğayla bütünleştiğinde, bütün ihtiyaçlarını da yine doğadan karşılayabiliyor. Doğal taşlar da aynı anlamı taşıyor benim için. Binlerce yıl gerekiyor o taşların oluşumu için ve hepsinin kendine has özellikleriyle ve elbette o sonsuz renkleriyle enerji alanlarımıza sağladıkları katkılar bilimsel olarak ispatlanmış. Herkesin kendine yakın bulduğu, ya da gördüğünde çekildiği renkler ve taşlar var, bu da demek oluyor ki o taşın ve içindeki minerallerin size anlatmak istediği bir mesaj var. Duymak isterseniz, inceleyip uzmanından danışmanlık alıp kullanırsınız. Doğal taşlar aynı zamanda bir şifa aracı olarak da kullanılıyor antik zamanlardan beri.

“Güneş’in Kalbi” adlı ilk albümü de gezegenleri ve yıldızları konu alan üçlemenin, sanatçının kendi deyimiyle İlk Bahar döneminin tamamlanması oldu. Yaz ayları boyunca yaratımını artırarak sürdüren Ekinci arka arkaya "Suskun Gönül" ve "Yeni Dünya/Coxa" adlı albümlerini yayınladı. Nasıl geçmişti süreç?

2020 yılı, şarkılarımı alışılmışın dışına çıkarak, çok kısa aralıklarla paylaştığım bir yıl benim için ve her açıdan da üretim sürecimin hızlandığı bir sene. Evde kaldığımız zamanları bu şekilde değerlendirmek ve yıldızların eşliğinde yazdığım şarkılarıma müzikseverlerin her geçen gün ilgisi, bir şarkı yazarı olarak beni daha çok ve yeni müzikler üretmeye teşvik ediyor.

Geçtiğimiz nisan ve mayıs aylarında “Venüs” ve “Ay’ın Nefesi” adlı parçalarınız da büyük beğeni topladı ne söylersiniz?

Venüs, ilkbaharı karşıladığımız 3 Nisan’da yayınlandı ve kısa sürede beğeni kazandı dijital platformlarda. Kalp çakrasının yönetici gezegenidir Venüs ve şarkımda söylediğim gibi, kanımdaki notalar Aşk’ın sesidir

Ay’ın Nefesi de her insanda bulunan dişil enerjimizi yansıtan, dünyanın atardamarı olarak bilinen, su yolları ve enerji merkezlerinden oluşan bir video eşliğinde müzikseverlere, aldığımız her nefesin yeniden doğmak gibi bir hediye olduğunu, İlahi bir yaratımın bütün DNAmıza kodlanmış olduğunu hatırlatmaya başladı şarkımı dinleyenlere.

2020’de “Sen Ben Oldun” ve “Veda” adlı parçalarını dinleyiciyle buluştunuz. Ayrıca dijital platformlardaki ilk üçlemeniz “Yas”, “Belki” ve “Dünya”yı 2019’da yayınlamıştınız. Bu şarkılarınızla bu kadar ilerleyeceğinizi düşünüyor muydunuz?

Elbette…Kalbimden, ruhumdan damla damla süzülen sözlerimin ve melodilerin, duymaya hazır olan bütün kalplere bir şekilde ulaşacağına inanıyorum ben.

Klipleriniz turizm ve tarihi güzelliklerimizi çok güzel yansıtıyor. Bu fikir nasıl ortaya çıkmıştı? Peki en çok beğenilen klibiniz ve tarihi güzelliği nedir desem?

Şarkılarıma uygun bir görsel tasarımı düşünürken, tarihten, mitojiden ve ülkemizin eşsiz kültürel mirasından beslenmek tüm ekibimle oluşturduğumuz bir konsept aslında. Apollon Smintheion Kutsal Tapınağında çektiğimiz ‘’Aşk’ın Kanatları’’ klibimiz gerçekten herkesin beğenisini kazandı ve oraya olan ilgiyi de arttırdı.

Doğayı, evreni ve sevgiyi her fırsatta dile getiriyorsunuz. Yaşam biçiminizde neler var?

İnsan olarak hepimizin özü doğayla bütünleşik, asla ayıramayız kendimizi. Evrende, bizim içimizde, yaratanın yansıması olarak genetiğimize, DNAmıza işlenmiş durumda. Sevgi, dünyanın var oluşu ve yansıması bana göre. Sade ve öz bir biçimde, özgürce, sevgi, saygı ve barış dolu bir yaşam biçimi tek odağım.

Peki, sizin için hayatın olmazsa olmazı nedir?

Yıldızların rehberliğinde duyduğum evrenin sonsuz müziği…

Eski Türklerin de büyük bir araştırmacısı olarak Türk insanı deyince ne tür özellikli bir milletten söz edersiniz?

Atamızın da dediği gibi, zeki, pratik, kolay uyum sağlayabilen ve duygusal bir ırkız bir Türkler olarak. Her ne kadar, asıl varlığımızı unutturan süreçlerden geçsek de dünyaya barış ve sevgi aşılayacak kültürün önemli bir parçasıyız.

Çok kısa sizi tanıyalım istiyorum. Müziğe merakınız çocukluktan beri var mı?

Anneciğimin sesi çok güzeldi… Bana hamileyken söylediği tüm şarkılar, türküler, sesler Ruhuma işlemiş demek ki… 6 yaşımda ilk bestemi yapmıştım, hala hatırlıyorum, sözünü ve müziğini, hiçbir yerde kayıtlı olmamasına rağmen…Sonrasında 2004 yılında yapımına başladığım, başka bir ses tarafından seslendirilen şarkılarımın yer aldığı ilk prodüksiyonumla müzikle profesyonelce ilgilenmeye başladım. Kendi şarkılarımı seslendirmeye de 2019 yılında yayınlanan 3 single çalışmasıyla başladım.

Günümüzün pop kültürünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeni pop döneminde güzel şarkılar ve seslerle zenginleşen bir döneme doğru ilerliyoruz. Ezberlenmiş, birbirine benzeyen, ticari kaygılarıyla yapılmış söz ve melodilerin artık hiçbir karşılığı yok müzikseverlerde… O yüzdendir ki yeni dünyanın yeni şarkı yazarlarından biri olarak, şarkılarımı artan bir dinleyici kitlesine ulaştırmaya devam edeceğim.

Sosyal medyayla aranız nasıl ne kadar çok kullanıyorsunuz?

En çok instagramı kullanıyorum düzenli olarak, daha hızlı paylaşımlar yapabilmek adına ve tabi bir de fotoğraf veya videolarla şarkılarımı paylaşmak, paylaşımlarımın beni takip edenler tarafından da tekrar paylaşılması ve şarkılarımın yaşamlarında bir ana eşlik etmesi beni çok mutlu ediyor.

Yakın gelecekte ne tür projeleriniz olacak?

Melih Onur’un ikinci tekli çalışmasını hazırlıyoruz, en yakında yayınlanacak yeni şarkım olarak. Ardından aralık ayında yayınlanacak albümüm ve 2021 yılında yayınlanacak kitabımın çalışmaları devam ediyor.

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Müzik en güzel, en güçlü duadır. Sevgi, barış ve huzur dolu günlerde, kalbimizin şarkısı hiç susmasın. Size de teşekkürler, ellerinize, emeğinize sağlık…

Bizde teşekkür ederiz sevgiler…

Kutu:

Doğum tarihi 22 Ocak

Burcu Kova

En sevdiği huyu: Düzenli ve disiplinli

Sevmediği huyu: Aşırı titiz

Uğurlu sayısı: 13

Uğurlu günü: Cuma

En sevdiği renk: Mavi

En sevdiği söz: Şems’in‘’Aşkın denizinde aklın dalgaları durulur. İmtihan bu ya, balığın gönlü tutar çöle vurulur’’ sözü

Röportaj: ELİF HAYVALI 

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.