Gülşen Erdağlı: ‘Uğurlu Yolum’u insanların ruhuna dokunmak için yazdım

Ayşenur Mama’nın röportajı için tıklayınız...

Gülşen Erdağlı: ‘Uğurlu Yolum’u insanların ruhuna dokunmak için yazdım

Ayşenur Mama’nın röportajı için tıklayınız...

16 Aralık 2019 Pazartesi 00:00
939 Okunma
Gülşen Erdağlı: ‘Uğurlu Yolum’u insanların ruhuna dokunmak için yazdım

RÖPORTAJ: AYŞENUR MAMA

Başarılı yazar Gülşen Erdağlı ile yazın hayatına ve “Uğurlu Yolum” adlı kitabına dair konuştuk. Keyifli sohbetimiz sizlerle…

Öncelikle sizi tanımak isteriz. Gülşen Erdağlı kimdir?

Ben Gülşen Erdağlı. İnsanı seven, yaşlıları daha çok seven, çocukları kucaklayan, kollarıyla tüm dünyayı sevgiyle kucaklayan bir insanım. Çocukluğumda ektim içime şiiri. Şiirler yazıp okurken, pastel, yağlı boya ve karakalem ile resimler yaparken, tiyatro oynarken üniversitede İşletme bölümü okudum. İşine aşkla koşan, yıllardır şiirler yazan azimli, çalışkan, mücadeleci bir bankacıyım, bankacı şairim. İşine, kurumuna, kurumun tarihine, iş arkadaşlarına şiir yazan bir bankacı… “Bankacıyım, bankacınım!” adlı şiirim çok beğeni aldı. Ahmet Muhip Dıranas, Ümit Yaşar Oğuzcan, Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Ahmet Otman bankacı şairlerdir. En ünlü şiirlerini bankacılık yaparken yazmışlardır. Şiir bana âşık oldu, ben şiire âşık oldum. Yaşama dolu dolu iyilik serpmeyi seven bir Âşık Veysel, bir Orhan Veli… Özgün, serbest şiirler yazan bir şairim. İçimdeki aşkı yazıyorum. Paltomun markası merhamettir, ayakkabımın markası iyiliktir. Elbisemi hep Vefa’dan alırım. Çantalarımın hepsini pazardan, renkli sevgi bahçemden alırım. Alçakgönüllülük meşalemdir. Ayakkabı boyacılarına bayılırım. Terziler vazgeçilmezimdir. Sevdiklerime fular hediye etmeye bayılırım. Yolda bir yaşlı görünce hemen sarılırım. Şiir aşkıma resim sergilerini ve Unicef ödüllerini de ekledim. Araya tiyatro oyunu da serptim. Tekirdağ Yeni Haber Gazetesi’nde köşe yazarıyım. Bana ilham veren, aydın, ileri görüşlü, yol gösteren, azimli kadınları yazıyorum. Milliyet’te blog yazarıyım. Şiirlerimi zaman zaman bloğumda yazıyorum. “Evlat” en çok okunan şiirim. Reiki Şifa, Farkındalıklı Yaşam Koçluğu, Eft Duygusal Özgürleşme ve Kahkaha Gülme Yogası eğitimlerini sevgiyle tamamladım. Kişisel gelişim için eğitim almaya bayılırım. Alzheimer bakıcısı ve Alzheimer hastası ile yaşayanların hikâye anlatıcısıyım. Evde yıllardır eşimin annesini yıkıyor, temizliyor ve ona aşkla bakıyorum. Biz, yıllardır el ele gelin kayınvalide aşkı yaşıyoruz ve yaşadıklarımla Facebook’ta, Alzheimer Hasta Bakanlar hesabında yüzlerce kişiye moral, motivasyon, fotoğraf ve hikâyelerimle ilham veriyorum. Milli yelkenci, sporcu annesiyim. Oğlum, 7 yıldır yelken sporu yapıyor. Yurt içinde ve yurt dışında birçok madalya, kupa ve ödülleri var. En son Hollanda’da Avrupa beşinciliği ödülünü aldı. Hedef ve hayallerine, yelken açmaya devam ediyor. Hayatıma uğur katan, engellerimi hep açan destekçim Uğurlu Yolum’un aşkıyım.

Yazın hayatınız nasıl başladı? Size öncülük etmiş isimler var mı?

Yazın hayatım çocukluğumda, okul yıllarında başladı. Ortaokulda, lisede ve üniversitede hep amatörce yazdım. Şiir yazma ve okuma yarışmalarında birincilik ödülleri aldım. 18 yaşımda Tekirdağ’da “Genç Şair” seçildim. İlk röportajımı 18 yaşındayken gazeteci, yazar, şair Aytaç Oy yerel bir gazetede yayınladı. Öğretmen, şair Cahide Ulaş ve İlhan Tutak ile şiirler okurdum hep. Unicef Resim yarışmasında Türkiye üçüncüsü oldum. Şiir okumalarında da hep kürsüdeydim. Hayatım boyunca sokakta, yolda, çarşıda, pazarda, denizde, dağda hep yazdım. Yazma aşkımı ilkokul yıllarımda insana okuma ve yazmayı öğreten iyi bir öğretmene rastlamaya borçluyum. Türkan Güneyer ilkokul öğretmenim değildi sadece. Annem, babam, arkadaşım, dostum, kardeşim, yol gösteren idolüm, duruşum, hitabım, ilk kalemim,  liderimdi ve bir şairdi. Edebiyat öğretmenim Edibe Akçakaya, Melahat Özgül, İlhan Tutak, Cahide Ulaş Aytar, Ahmet Otman ve Emine Sonal öncülerimdi.

Yazarken nelerden esinlenirsiniz? Örnek aldığınız yazar veya şairler var mı?

Yazarken insandan, doğadan, aşktan, sevgiden, denizden, gökyüzünden, insanlardan, güzel olan her şeyden esinlenirim. Rüzgâra kapılır, durmadan özgürce yazar kalemim. Doğup büyüdüğüm, âşık olduğum, anne olduğum, yaşadığım şehrim Tekirdağ için birçok şiir yazarım. Tekirdağ aşktır, sevdadır, denizdir, mavi gözlü cennettir. Nazım Hikmet Ran, Ümit Yaşar Oğuzcan, Ataol Behramoğlu, Orhan Veli Kanık, Attila İlhan ve Özdemir Asaf örnek aldığım yazar ve şairlerdir. Aydınlık, sevgi, kardeşlik, insanlık, iyilik, dostluk, özgürlük yolunda yazan tüm yazar ve şairleri örnek alırım.

Haziran ayında okurlarla buluşan “Uğurlu Yolum” adlı kitabınızdan bahseder misiniz? Bu kitabı neden yazdınız?

Yazdıklarımı bir kitapta toplamak kırk yıllık hayalimdi. Mesleğimin yoğunluğundan kitap haline getirme fırsatını yakalayamamıştım. Sadece gazete ve antolojilerde yayınlanıyordu şiirlerim. Antolojiler aracılığıyla tanıdığım Manisa Salihlili şair, yazar emekli bankacı, değerli insan Ahmet Otman bir gün “Bana şiirlerini gönder, korkma.” dedi. Biriken şiirlerimi kendisine gönderdim ve mucize gerçekleşti. Ahmet Otman hayalime dokundu, yol açtı, şiirlerimi bir bir topladı. Sanki bir melek geldi ve şiirlerimi aldı, kitap yaptı. Rüyam gerçek oluverdi. Ne kadar teşekkür etsem azdır kendisine. İlk 500 adet basım 20 Ocak’ta, doğum günümde elime ulaştı. Bu, bir mucizeydi. Kitabımın içeriğinde sevgi var, sevdiklerim var, âşık olduğum şehir var, insan var, iş aşkım var, aidiyet şiirlerim var. Ben varım. Bu kitabı eşime teşekkür etmek; oğluma hediye bırakmak için yazdım. Anneme, babama, kardeşlerime teşekkür etmek için yazdım. Akrabaya, dosta, düşmana, tüm insanlara yazdım. Beni yetiştiren öğretmenlerime vefa, iş hayatıma dokunan liderlerime vefa için yazdım. Çok sevdiğim değerli bir bölge müdürüm zaman zaman beni arar; “Bana niye şiir yazmıyorsun?” derdi. Bana hep ilham verirdi. Genel müdürüme Dünya Kadınlar Günü’nde “Biz Kadınız” adlı şiirimi yazıp göndermiştim ve kendisi de teşekkürle geri dönüş yapmıştı. Genel müdür yardımcım ise bir toplantıda; “Yönetici olursun veya olmazsın. Şiir yazmaktan asla vazgeçme.” dedi. Bu sözler bana en değerli hediye oldu hep, ilham oldu yoluma. Uğurlu Yolum’u insanların ruhuna dokunmak, uğurlu gelmek için yazdım.

“Uğurlu Yolum” okurlara hangi mesajları vermeyi amaçlıyor?

 Sev, sarıl. Dünyaya, sevdiklerine, güneşe, doğaya, işine, merhametine, ağaca, çocuğa, hayvanlara, kuşlara, engelliye, yaşlıya, yoluna, şiire, iyiliğe sarıl. Kız çocukları okumalı bu dünyada. Kadın köle değildir. Kadına, çocuğa, insana, hayvana, doğaya şiddete hayır! Şiirlerimle herkese bir mesaj veriyorum.

Kitabın ismi nereden geliyor?

Uğurlu Yolum’un isim hikâyesi; eşim, aşkım, sevgilim, yol arkadaşım. Üniversitede okuma mücadelesi verirken yakışıklı bir uğurböceği tuttu elimden. “Ben seni okutacağım, bırakmak yok.” dedi. Kalemim oldu, defterim oldu, kiram oldu, harçlığım oldu, otobüs biletim oldu, ekmeğim, suyum oldu. Okul bitinceye dek elimi, yüreğimi hiç bırakmadı. Sevgilim, aşkım, dünyam oldu. “Uğurlu Yolum” oldu. Kitabımdan haberi hiç olmadı. Uğurlu Yolum; ona teşekkürüm oldu, sürprizim oldu. Kitap kapağını da eşimin yeğeni, tasarımcı, ressam Doruk Paksoy yaptı. Doruk Paksoy; hayalime dokundu, destek oldu. Çizimiyle, tasarımıyla Uğurlu Yolum’a, ruhuma dokundu. Doruk Paksoy’a sonsuz teşekkürlerimle… 

Sizce kitap beklenen başarıya ulaşacak mı?

Ulaştı bile. Hayalim; bir kız çocuğunu okutmak, ona destek olmaktı ve “Uğurlu Yolum” bir kız çocuğunun hayali oldu. 2 Mart 2019’da ilk imza günüm gerçekleşti. İlk imza günümün tüm kitap gelirini Tekirdağ Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine sevgiyle, aşkla bağışladım. O gün orada bir mucize oldu. Bir kız öğrencinin bir yılık eğitim masrafı toplandı. ÇYDD Tekirdağ Şube Başkanı Gömeç Göçmen’e ve tüm ekibine, reklam desteği veren Tekirdağ Yeni Haber Gazetesi’nin sahibi Ersin Bilmeç’e ve tüm katılımcılara sonsuz teşekkürler. Hayalim, İstanbul Tüyap imza gününe katılmaktı. İkinci imza günüm 6-7 Nisan 2019’da İzmir Tüyap Kitap Fuarı’nda gerçekleşti. Adım anons edildiğinde rüya gördüğümü zannettim adeta. Tunç Yayıncılık tarafından İzmir Kitap Fuarı’na davet edildim. Orada toplanan kitap gelirini kız çocukları okusun diye ADEV Eğitim Vakfı’na bağışladım. İzmir, Uğurlu Yolum’a uğurlu geldi. Kitabımda bulunan “Mor Ceket” adlı şiirimin sahibi, arkadaşım Buket Can İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde öğretim görevlisiydi ve üniversitede Bankacılık eğitimi alan gençleri “Çıraklar Ustalara Soruyor” söyleşisine davet etti. Orada hem söyleşi hem imza günü yaptık. Buket Can’a teşekkür ediyorum. Uğurlu Yolum, uğurlu geldi. Üçüncü imza günüm, 27 Nisan’da Tekirdağ Kitap Fuarı’ndaydı. Yine mucizelerle Tunç Yayıncılıktaydım. O kız çocuğu bendim. Kitabımı tüm sevdiklerime, liderlerime, arkadaşlarıma, öğretmenlerime imzalı olarak hediye ettim. Ücret ödemek isteyen herkese ki bu gönül işidir, ÇYDD hesap numarasını verdim. Bir değil, birkaç kızın eğitimiydi, hayalimdi. Haziran ayında Tunç Yayıncılık etiketiyle 1000 adet sevgi dolu kitap çıktı. Tunç Yayıncılık’a ve tüm ekibine teşekkür ederim. 

7-8 Eylül’de de İtalya’da yaşayan Tekirdağlı yazar arkadaşım, Mimar Nur Yılmaz Ruppi ile el ele vererek kız çocukları okusun, sosyal bir projede kız çocuklarının hayali olalım diye bir imza günü gerçekleştirdik. Nur, “İçimdeki Aşk” adlı kitabını; ben de “Uğurlu Yolum” adlı kitabımı kız çocukları için, onların eğitimleri için, geleceğin güçlü kadınları için imzaladık. Biz de iki küçük kız çocuğuyduk. Okuduk, eğitim aldık, kitap yazdık ve kitaplarımız geleceğin güçlü kadınları için yol oldu, olacak.

Kitabınıza bir okur gözüyle nasıl bir yorum yaparsınız?

İçten, doğal, sevgi dolu, yürekten, ruha dokunan şiirler…

Hazırlık aşamasında olan yeni bir eseriniz var mı?

Yazmadan duramam ki. Yerde, gökte, yolda, her yerde şiir yazmaya devam ediyorum. İki tane daha şiir kitabı olacak kadar şiirlerim var ve her gün yeni bir şiir yazıyorum; fakat Uğurlu Yolum’a iyice doymak, sarılmak, özlemek yudum yudum sarmak istiyorum. Alzheimer ile ilgili hikâyelerim var. İkinci kitabımı Alzheimer üzerine yazmayı planlıyorum. Kitabımı adı çoktan belli: “Safure.” Safure, kayınvalidemin adı.

Safure’yi tüm sevdiklerim heyecanla bekliyor. Tekirdağ Yeni Haber Gazetesi’nde ilham veren kadınları yazıyorum. Anneme Anneler Günü’nde yazdığım “Annem” adlı yazım çok beğeni aldı. Annem, mavi gözlü meleğim, cennetim… İlham veren elli kadını aynı kitapta toplamak da projelerim arasında.

Son olarak gazetemiz okurlarına neler söylemek istersiniz?

Bu ülkede kız çocukları mutlaka okumalı. Kadınlar şiddet görmemeli, değer görmeli, sevilmeli, sayılmalı, destek görmeli. Kadınların yolu açılmalı. Kadınlar öldürülmemeli, ağlatılmamalı. Her kız çocuğunun hayali gerçek olmalı… Haydi, bir kız çocuğunun hayali, şiiri ol.

Önce Mustafa Kemal Atatürk’e, öğretmenlerime, Uğurlu Yolum’a, oğluma, anneme, babama Safure’me, Ahmet Otman’a, Doruk Paksoy’a, Tunç Yayıncılık’a, Cahide Ulaş Aytar’a, gül bahçemin tüm çiçeklerine, Önce Vatan Gazetesi ekibine, Ayşenur Mama’ya teşekkürler. 

Bayram günüydü. Evde otururken ansızın bir sürpriz yaptınız bana. Bayram hediyesi oldunuz Uğurlu Yolum’a. Uğurlu Yolum’un mutluluk dolu ilk röportajıydı bu. İyi ki varsınız.

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 16.12.2019 08:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.