Gonca Mete ile Spikerlik, Sunuculuk ve Medya Üzerine 

Cengizhan Kaya’nın röportajı için tıklayınız...

Gonca Mete ile Spikerlik, Sunuculuk ve Medya Üzerine 

Cengizhan Kaya’nın röportajı için tıklayınız...

03 Kasım 2019 Pazar 00:00
53 Okunma
Gonca Mete ile Spikerlik, Sunuculuk ve Medya Üzerine 

Röportaj ve fotoğraflar: Cengizhan KAYA

Öncelikle bize  kendinizden  bahseder misiniz?

Almanya Köln de dünyaya geldim İlkokula Köln de başladım. Türkiye’ye geldik. Ortaokul ve  lise Elazığ’da devam etti. Elazığ köklü lisesi Elazığ Lise’ sinden mezun oldum. Hemen sonra Kanal E de haber spikeri olarak çalışmaya başladım. Daha sonra düşündüm hep izleyiciye kamera arkasından hitap ediyorum biraz da yüz yüze programlarda bir araya gelelim istedim, protokol ve siyasi ve ünlü isimlerin olması şartıyla bazı programların sunumunu gerçekleştirdim . Sonra 2003 yılında Malatya bölgesel radyo Radyo Pınar’da yapımcı yapımcılığı ve sunuculuğu bana ait olan “Özlem Rıhtımı” adlı nostaljik müzik programımı yaptım. Fırat Üniversitesi Mahalli İdareler bölümü ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldum. Bu arada Elazığ Karakoçan ilçesi Başyurt beldesi ‘ n de sınıf öğretmeni olarak görev yaptım. 2007 yılında ERT FM de çalışmaya başladım. Özlem Rıhtımı ve Yaşamın İzleri adlı programlarımı yaptım. Ve meslek hayatımın en güzel meyvesini devletim verdi. RTÜK tarafından Özlem Rıhtımı adlı programımla Türkiye geneli sunucuları arasında Türkçeyi en güzel kullanan spiker ödülüyle tescillenmiş oldum. Ödülü Çankaya Köşkü’ n de düzenlenen törenle dönemin cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ün takdimiyle verildi. Meslek hayatım boyunca sayısız ödül aldım ama bu ödülüm yeri apayrıydı  anlamlıydı çünkü güzel Türkçemizin kullanımı için verilmişti. 2009 yılında Elazığ ‘ın ilk uydu kanalı Kanal 9 da Hafta içi Ana Haber Spikeri olarak çalışmaya başladım.2013 yılında kanal el değiştirdi adı Kanal Fırat olarak değişti. Ve ben bu kez Kanal Fırat olarak yine hafta içi Ana Haber Spikeri olarak devam ettim.  Ta ki 27 Eylül 2019 tarihine kadar. Bu arada üniversite eğitimlerim devam etti .Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Adalet Öğretmenliği ‘ n den mezun oldum. Aynı zamanda İktisat Fakültesi İşletme bölümünde yüksek lisans eğitimine başladım. İstanbul Üniversitesi Enstitüsü’ n de İş Hukuku ve Almanca eğitimi aldım. Son olarak ise Gedik Üniversitesi ‘ n de Toksikoloji eğitimimi tamamladım.

Neden Medya

Çünkü işimi seviyorum. İnsanların karşısına bilgisiz donanımsız  birilerinin yakını dostu ahbabı olarak hak etmeden bu meslekte olanların yerinde sayacağını biliyorum. İstiyorum ki ben de dahil tüm basın medya mensubu arkadaşlarım izleyicilerle  birlikte güzel şeyler yapalım. Hem kendime hem ekran karşısındakilere bir faydamız dokunsun. Boş yayınların kimseye getirisi olmaz. O yüzden eğitimim devam ettiği sürece almaya devam edeceğim . Çünkü öğrenme hayat boyu devam eden bir süreçtir ölene dek. Eğitim aldıkça ne çok eksiğim olduğumu fark ediyorum. Ve sizin aracılığınızla şu ana kadar beni her akşam izleyen izleyicilerime şunu belirtmek istiyorum hepsi benim için çok değerli. Her akşam yurt içi yurt dışında beni evlerine konuk ettikleri için hepsine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Medyaya ilk adımı nasıl attınız?

Liseyi yeni bitirmiştim. Ben plakları  nostaljiyi çok seviyorum. Güzel şarkıları herkes dinlesin istiyorum. Kanal E de spiker alımı vardı .Radyo için başvurdum pat diye senin haber spikeri olarak çalışmanı istiyoruz denildi. O  yaşta pek haber sunmak cazip gelmiyordu .Kendimi kötülemeye başladım ben ekrana yakışmıyorum dedim ikna edemedim. Bu kez kurallarımı saydım daha ilk kez iş hayatına atılacak biri olarak nasıl cesaret ettiysem artık bunları söylemeye  , madem ısrar ediyorsunuz ben haber yazmam ,muhabirlik yapmam ,Pazar günleri çalışmam, radyoda program yaparsam istek almam çünkü zaten kaliteli sanatçılara eserlere yer vereceğim ,ayrıca reklam da seslendirmem dedim baktım söylediklerimi reddedeceklerine kahkaha atıp  bu ne özgüven deyip kabul ettiler .Ben de böylece ilk adımı haber spikeri olarak atmış oldum. Aslında durum tam tersidir insanlar muhabirlikten radyodan ilerlemeye başlar haber spikerliğine geçer .Benim ilk adımım oldu .İyi ki haber spikeri olarak başlamışım. 

Medya dışında yapmak istediğiniz çalışmalar var mı?

Tabi resim yapıyorum karakalem yağlıboya, aksesuar yapmaya çalışıyorum. İki tane uzun metraj senaryom var. Sözü müziği kendime ait olan 3 şarkım var ama hala vermeye kıyamadığım şarkılar. Bunların dışında yine Ana Haber Spikeri olarak veya hırsızların suçluların akıl hastalarının dahi katılarak yardım istediği yaşamın içinden her izin olduğu “Yaşamın  İzleri “ RTÜK   ten ödül de aldığım nostaljik programım “Özlem Rıhtımı “ nı elbette ilerleyen süreçte devam ettirmek isterim

Mesleğinizde bir rekabet baskısı/etkisi hissediyor musunuz? Eğer hissediyorsanız bu mesleğinize nasıl yansıyor? Bu rekabet ortamının size ve mesleğe olumlu olumsuz etkileri nelerdir?

Hayır. Çünkü her insan özeldir .Ben kimseyi rakip görmem kendime kimseye de rakip olmam .Sebebi ise herkes kendine has başarılıdır. Bazıları ; başarısı, Allah vergisi emek, ses ,gırtlak, görsellik diksiyonla çok daha iyi olabilir bunu da kıskanmak  çelme takmak yerine önünü açmak gerekir  .Hem düşünün bir maratonda yıllarını verip altın madalya alanla yarışmada yeni yürüyen biri aynı olur mu onunda başarıya ulaşması için çaba sarf etmesi gerekir. Üstelik rakip kelimesini kullanmak için çok çok iyi birbirine yakın ölçütlere sahip insanları kıyaslamak biraz daha doğru. 10 yıl 20 yılını bu mesleğe vermiş birine kalkıp 3 günlük yeni bir aday sana rakibim derse kendini başlamadan bitirir. Ama örnek alıp saygıyla ilerlerse boynuz kulağı elbette geçer. Yetenekli genç arkadaşlarımıza bu konu da çok destek vermişimdir yetiştirmişimdir onları rakip değil geleceğin aynası olarak görüp yollarını açmalıyız. 

Medya dünyasında bir şeyleri değiştirme şansınız olsa neleri değiştirirdiniz?

İnsanların aklıyla oynayan programları kaldırırdım. Anlam veremiyorum  saçma sapan ,bir getirisi olmayan ,birbirini yiyen insanların katıldığı programlar neden ekranlarda ve bizim insanlarımız neden ekran başında. Bu bir Türkçe katliamıdır kimse farkında değil. Kültürümüzü ananelerimizi ,ahlakımızı öldürüyorlar dur demiyoruz.

Yaptığınız iş için kurs eğitimi şart mı  ya da bu işi yapabilmek için sizce iletişim mezunu olmak gerekli midir ? 

Şart değil ama kendini geliştirmek şartıyla. Bu meslekte eğitimle  basın sektörün de  yer almak önemli. Ama başarılı bir spiker olma şartı iyi bir ses tonu ,diksiyon ve yetenekten geçer. Veya bir teknik eleman eğitim alsa bile bunun için bir yeteneğin de olması gerekir Bunun yanında eğitim varsa  elbette başarı kriterini yükseltir.

Salt spikerlik / sunuculuk kursu ile spikerlik / sunuculuk yapılabilir mi ? 

Asla. Kursa katıldı sertifika aldı diyelim ve başka hiçbir özelliğe sahip olmadığını düşünelim . Bu kadar kolay mıdır ekrana çıkmak. Diyelim ki yönetim de yakın arkadaşı ve tanıdığı çıkardı kendisini. İzleyici benimser mi hata yaparsa. Hem göze hem kulağa hem beyne bilgisiyle akıcılığıyla hitap edecek özellik taşımıyorsa sadece yönetimin toleransıyla dost beni pazarda görüyor işte daha ne olsundan bir adım öteye gidemez. 

Kendinizde bir şeyleri değiştirme imkanınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Ben yaşamamım boyunca pişmanlık duyacağım bir şey yapmadım. Çünkü keşkelere yer yok hayatımda .Fakat tecrübeyle sabit tuhaftır ki hala iyi ki dediğim tek bir şeyi değiştirmek isterdim.O da ben de kalsın...

Medya ile aranız nasıl? Televizyon, internet, gazete, dergi gibi iletişim araçlarından ne şekilde faydalanıyorsunuz? Sosyal medya ile aranız nasıl?

Televizyon da Bir Zamanlar Çukurova dizisi takip ettiğim tek dizi diyebilirim. Bilgi ağırlıklı yarışmalara rastlayınca izliyorum. Ama TRT Belgesel ‘ in iyi bir takipçisiyim. Şu bu diye ayrım yapmam. Yeter ki bilgi akıtsın .Sosyal medyayı da kullanıyorum. Ama birilerine gönderme yapmak için değil. Arkadaşlarımı takip ediyorum inanın doğru kullanılırsa insanlar arasındaki bağı güçlendirdiğini düşünüyorum dozunda ama. Gazete manşetleri ve dergileri de arada da olsa okur takip ederim.

Kanal Fırat’taki çalışmalarınızdan bahseder misiniz? 

Kanal Fırat ta Kanal 9 u da eklersek 11 yıl kesintisiz hafta içi Ana Haber Spiker olarak çalıştım.  Bu süreç içerisinde asla özel işim için izin almadım. İşimi çok önemsiyorum . Bu kapsamda giyimime de çok önem veriyorum .İnsanlar beni bir gün televizyona baştan savma bir vaziyette gittiğimi görmedi. Saçımdan kıyafetime ayakkabıma kadar iyi bir şekilde hazırlanıp iş yerimde bulundum. Bu biraz da kendime ve seyirciye gösterdiğim saygıdan kaynaklanıyor. Hayatımın en önemli anlarında bile kendi günümde ekrana çıkıp sonra devam ettim. En yakınlarımın düğününde yeğenlerimin doğumunda .Kendi hastalığımda bile. Düşünün ameliyat olduğum zaman bile narkozdan kalkıp damar yolum açık vaziyette haber sundum. Yeğenim anne karnında vefat ettiğinde hastaneden çıktım ağlayarak haber sundum. İzin alanlar çok .Yengesinin dayısı vefat etti diye bir hafta gelmeyenler var. Onlara cesur insanlar diyorum. Çünkü ben kul hakkından korkarım 

Radyoculuk çalışmalarınızdan bahseder misiniz? 

Radyoculuk bam başka bir dünya. Yapımcılığı ve yönetmenliği de bana ait olan nostaljik müzik programım “Özlem Rıhtımı “ nı ve “Yaşamın İzler “ni yaptım. Ben yayın sırasında perdeleri çekip yayın yapıyordum. O şarkıları hissederek yayınladığım için dinleyici de hissediyordu. İnsanlara güzel verirseniz güzel alırlar. Ben de en iyi eserleri özenle seçip yayınlamaya çalıştım. O kadar anlamsız şarkılar var ki. Benim programlarımda kalitesiz eserlere yer yok.

İyi sunuculuğu  nasıl tarif edersiniz?  

Öncelikle bilgi küpü olmalı. Göze hitap etmeli al benisi olmalı ve sempatik olmalı ki izleyiciyi ekranda tutsun. Ama yine bunlarla birlikte düzgün diksiyon ve çok iyi bir ses tonu gerektiriyor. Özel yaşamını ulu orta yaşamamalı ki kendisine duyulan saygıyı yitirmesin. Ve sık sık yorumlardan kaçınmalı. Sunucu yorum katabilir ama spikerin yorumda sınırda kalması gerekiyor. Her kesime hitap ettiği için gencine yaşlısına orta yoldan ilerlemeli. Ve biraz ağırbaşlı ciddi bir duruşu olmalı.

Sunuculuğun dünyadaki stresli mesleklerden olduğu ifade ediliyor. Sizce böyle mi? Spikerliğin stresli yanları neler? 

Evet. Güzel haberlerin yanı sıra maalesef üzücü haberlerde yapılıyor. Örneğin şehit haberleri. En zorlandığım haberlerden biri. Çok üzülüyorum gencecik fidanlarımızın toprağa verildiğini görünce. Ağlamamak için çok zorlanıyorum. Veya bir hayvanın küçücük çocuklarımızın zarar gördüğünü aktarınca. Etkisinde kalıyorum. Zaten gecesi gündüzü olmayan bir meslek. Gece yarılarına kadar ekip halinde çalıştığımı hatta sabahladığımı bilirim. 

Tasarladığınız bir program var mı hayalinizdeki program nedir nasıl anlatırsınız? 

Elbette var .İnşallah gerçekleştireceğim.

Sizce ekranda olmak için güzellik şart mı? 

Güzellik tabi ki şart. Ama tek başına yeterli değil.

Yeni Medyanın (Sosyal Medya ve İnternet) Geleneksel Medyayı (Radyo-tv gazete) Yok edeceği söyleniyor siz buna ne dersiniz ? Yeni Medya sizce ne yönde ilerleyecek? 

Yok edeceğini düşünmüyorum .Ama etkisini hafifletiyor. Artık televizyon yerine herkesin elinde bir dünya var. Cep telefonları ve bunlar aracılığıyla internet. Çabuk ulaşım. Banka işlemleri,okul,fatura vb. Tüm bilgilere radyo, televizyon, gazetelerden daha çabuk ulaşıyoruz. Belki de bu yüzden .Doğru kullanmak önemli tabi. Amacının dışına çıkmadan abartman.

Boş zamanlarınız nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ailemle yakın dostlarımla .En yoğun anlarımda bile kendime zaman ayırırım. Çünkü ben robot değilim bir insanım. Kafamı dinlemeye eğlenmeye ihtiyacım var. Bu benim lüksüm. Seyahat etmeyi çok seviyorum. Bir gece ansızın her yerde olabiliyorum .Sıkıldığım an uçağa binip günü birlik bir geziye çıkıyorum.

Hayatımın Kitabı/Filmi diyebileceğiniz bir kitap/film var mı? 

Aaa Büyük Umutlar kitabı. Çok severim. Charles  Dickens ‘in. Bence herkes okumalı. Ve Hint Filmi Dharmendra ,Reena Roy ve Hema Mali ‘nin Baghavat filmi çok özeldir benim için.

KırmızıTürk hakkında neler söylersiniz? 

KırmızıTürk ü tebrik ediyorum. Türkiye de ilk ve tek olma özelliğine sahip. Spikerlere yer veren tek dergi olma özelliğini gösteriyor. Bu basın dünyasının tarafınızca ne denli önemsendiğini gösteriyor. Tek ve ilk olma özelliğinden dolayı başarılı yayınlarından dolayı okuyucu kitlesi oldukça yüksek bir yayıncı kuruluş. Ben bir kez daha tüm basın camiası meslektaşlarım adına sizlere teşekkür ediyorum. 

Gelecek planlarınız nelerdir? Şu an bulunduğunuz konumdan memnun musunuz ve gelecekte kendinizi nerelerde görmek istersiniz?

Birçok meslek dalına sahibim. İnsanlar aşağıda hesap yaparken kader yukarıdan gülermiş. Geleceğin ne göstereceğini kimse bilemez. Bundan sonrası kader. Ama planlarım var tabi.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı? 

Takipçilerim ,izleyicilerim, arkadaşlarım, dostlarım ve en başta da ailem benim için çok önemli. Hiç bir şey için kimse üzülmesin her şey olacağına varır. Sevdikleriniz yanınızdaysa sağlıklıysa bundan daha güzeli yok bu dünyada. Ve  son olarak size çok teşekkür ediyorum Sevgili  Cengizhan Kaya. Hem beni  ağırlayıp bu güzel söyleşiyi gerçekleştirdiğiniz ve hem de basın mensuplarına geniş bir yer verdiğiniz için...

Sevgilerimle...

DHA

Son Güncelleme: 03.11.2019 05:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.