Cihan Ölçek ‘Aşktan Kovuldum’

Aziz Karataş’ın röporajı için tıklayınız...

12 Ocak 2021 Salı 15:50
195 Okunma
Cihan Ölçek ‘Aşktan Kovuldum’

RÖPORTAJ: AZİZ KARATAŞ

Her hafta olduğu gibi bu hafta da köşemizde önemli bir sanatçıya yer veriyoruz. Bu haftaki söyleşi konuğumuz genç ve başarılı sanatçı Cihan Ölçek. Müzikal kariyerinin yanı sıra dizi ve film müziği danışmanlığı da yapan Cihan Ölçek, yeni projesini ve geleceğe dair planlarını sadece Önce Vatan Gazetesi okurlarıyla paylaştı.

Merhaba Cihan bey öncelikle müzik ile başlamak istiyorum, müzik yaşamına kaç yaşlarında ve nasıl başladınız?

Kendimi bildim bileli hayatımda müzik var aslında. Bu tutku zamanla oluşmadı, içimde hep vardı ve günden güne büyüdü. Ben 90'lar çocuğuyum, kasetlerle büyüdüm. Evdeki kasetçalarda ses kaydı yapmayı öğrendiğimde 3-4 yaşlarındaydım mesela. Duyduğum şarkıları, izlediğim klipleri hemen hafızama kaydederdim. Misafirlere ya da arkadaşlarıma o sanatçılardan, o şarkılardan bahseder, taklitlerini yapardım. Okuma yazmam yokken bile mutlaka gazetelere bakar, sevdiğim sanatçılara rastlarsam, hemen o küpürleri keser ve özel defterimde biriktirirdim. Oyuncak olarak da kendime gitar, mikrofon ve keyboard aldırmıştım. Yaş aldıkça bu müzik sevdası daha da belirginleşti. Şarkı söyleme ve enstrüman çalma arzusuna, bir yerden sonra şarkı yazma isteği da eklendi ve 11 yaşında ilk şarkımı yazdım. Bütün hayallerimi müzik üzerine, sahnede ve ekranda olmak üzere kurardım. O günlerden bugünlere gelmek tabii çok da kolay olmadı ama bütün temeller o zaman atıldı.

Her şeyin en başına dönecek olursak kimliğinizin oluşum sürecinden kısaca bahseder misiniz?

Ben Almanya'da dünyaya geldim ve 22 yaşıma kadar orada yaşadım. Rahmetli büyükbabam 60'lı yıllarda işçi olarak gitmiş, sonrası klasik gurbetçi hikâyesi işte; bir daha dönülmemiş. Ben oldum olası hep Türkiye'de yaşamak isterdim. İstanbul'a yerleşip konservatuvar okumak vardı hayalimde. Uzun bir yol arama ve mücadele sürecinden sonra Almanya'da Türk vatandaşları için yapılan bir üniversite sınavı olduğunu öğrendim. Ne yazık ki konservatuvar, seçenekler arasında yoktu. İlk tercihim olan, İstanbul Üniversitesi'nin Radyo Televizyon Sinema Bölümü'nü kazandım. Almanya'daki bankacılık eğitimim biter bitmez İstanbul'a taşındım. Oysa daha erken yaşlarda gelip, müzik yolculuğuma daha erken başlamak isterdim. Bunun üzüntüsü uzun yıllar peşimi bırakmadı. İçimde hep bir geç kalmışlık hissi vardı, beni yiyip bitiren. Her şey hayal ettiğimiz gibi olmuyor işte. Bir şekilde kabullendim ve hayata bir ucundan asılmaya hep devam ettim.

Sizi müziğe özendiren etkenler neler?

Bu bir içgüdü bence. Benim duygularımı bu şekilde dışa vurmam gerektiği kodlanmış. Hayatta zaman zaman özendiğimiz şeyler olabiliyor ama çoğu sonradan geçiyor. Hevesler bir gün başka heveslere dönüşür ama tutkular ilelebet var olur. Benim bir hocam vardı; 'şarkı söylerken keşke kendini görebilsen' demişti bana bir gün. Öylesine mutluluk taşıyormuşum ki, o da mutlu olurdu gördükçe. 

Tüm dijital platformlarda hızla yükselen yeni tekliniz ‘Aşktan Kovuldum’ hakkında neler söylemek istersiniz? Duygularınızı bizimle paylaşır mısınız?

Küçük bir odada yazdığım şarkının bir anda hiç tanımadığım insanların hayatlarına eşlik etmesi beni elbette ki çok mutlu ediyor. Bunun vermiş olduğu hazzı, hayattaki hiçbir şeyle kıyaslayamam. "Müzikle uğraşmak, gökyüzünde uçmaktan sonra en keyifli şey," diye yazmıştı Haruki Murakami bir kitabında. Benim için müzikle uğraşmaktan daha büyük bir keyif yok bu dünyada! Tabii insan ister istemez hep daha fazlasını istiyor. Daha fazla insana ulaşmayı, daha fazla alkış duymayı. Yetinmeyi öğreniyorum bir şekilde. İlk adımdan çok, sonraki adımlar belirler yolculuğu. "Aşktan Kovuldum" beni ilk andan beri çok heyecanlandırıyor. Benim için doğru bir ikinci adım olduğunu düşünüyorum. 

‘Aşktan Kovuldum’ şarkısı bize pek manidar geldi bir hikayesi var mı?

Bu şarkıda yazılmış hiçbir cümle boşuna değil. Şarkı yazmanın elbette kendi içinde bir matematiği var ama dinleyici gerçek duyguları mutlaka ayırt ediyor. "Aşktan Kovuldum"u dinleyen herkesin gözünde canlanan kendi hikâyesidir. O büyüyü bozmak istemem. Zaten bu şarkı, yaşanan bir olayın hemen ertesinde yazılmadı. Farklı zamanlardan biriken birçok duygunun doğru zamanda dışa vurumu diyebiliriz.

Müzikseverlerden nasıl yorumlar aldınız? Hislerinizi alabilir miyiz?

Bana gelen dönüşler olumlu yönde. Olumsuz yorumlar genelde arkadan yapılır, bilirsiniz. Aynı anda herkese hitap edeceğiz diye bir şey yok zaten. Ben gidişattan memnunum. İlkine göre daha dingin, cool ve melankolik bir şarkı oldu. Eskiden albümler vardı, müzikal skalanızı göstermek daha kolaydı. Şimdi tek tek gidildiği için, her şarkıyla farklı bir yönümüzü göstermeye çalışıyoruz. Zaman içinde dinleyicinin kafasında doğru yere oturacağımı düşünüyorum.

Dillere pelesenk olacak hit bir şarkının olmazsa olmazı nedir?

Bence en başta melodik olmalı! Akılda kalan, kendine has bir tarafı olmalı. Her şarkıda duymadığımız sözler ve duygular barındırmalı. Yeni bir fikir sunmalı. Çok fazla matematik olmamalı. Bunlar benim düşüncelerim tabii. Son yıllardaki hit'ler beni bu anlamda epey şaşırtıyor çünkü. Hiç aklımda kalmayan, bana hiçbir şey hissettirmeyen şarkıları zirvelerde görüyorum. Zaman değişti, insanlar da, duygular da değişti; bu çağ bana her gün ezber bozduruyor.

Müzik dünyasındaki soluğunuzu neye borçlusunuz? Bu olmasaydı sanatçı olmazdım dediğiniz bir şahıs ya da olay var mı hayatınızda?

Öyle bir isim ya da bir olay yok. Belki olsaydı, her şey daha kolay bile olabilirdi. Sürekli birileriyle tanıştım, sürekli vaatler dinledim ama sonunda hep hayal kırıklığı yaşadım. Hiçbir zaman kendimden ödün vermek istemedim. Geçen onca yılı tek bir kelimeyle özetleyecek olursam, 'azim' diyebilirim. Sizin deyiminizle müzik dünyasındaki soluğumu içimde tutkuya, hiç pes etmeyişime borçluyum. Hiçbir zaman sırtımı birine yaslamadım. Yıkıldım, yıkıldım ve ayağa kalktım. Her şeyin sonuna geldiğimi sandığım çok günler oldu. Öyle bir mücadele gücü verilmiş ki bana, ben de kendime şaşıyorum bazen. Şarkılara, şiirlere, kitaplara tutunuyorum. Yaşadığım olumsuzluklar daha güçlü bir 'ben' inşa etti. Demek ki her şeyi kendim başarmam için bütün onları yaşamam gerekiyormuş.

Hedeflerinize ulaşmanın yaratacağı en büyük etki ne olurdu?

Mutluluk! Daha doğru bir kelime bulamadım ifade etmeye. İnsanın hayal ettiğini yaşaması ne büyük bir lütuf diye düşünürüm hep. Daha mutlu uyanmak, ufkunu daha geniş tutabilmek, kendini sadece müziğe adamak; o vakit geldiğinde, daha fazla üretebileceğimi, daha da derine inebileceğimi biliyorum. Dünyadaki zamanımız kısıtlı. Ne kadar üretebilirsem, ne kadar geride bırakabilirsem, o kadar kâr benim için.

Gelecek ile ilgili projelerinizden söz eder misiniz? Bundan sonraki hedefleriniz neler?

Daha fazla üretmek istiyorum. Fakat şartlar gittikçe zorlaşıyor. Benim gibi, gücünüzü kendinizden alıyorsanız, sendelemeler kaçınılmaz oluyor. Her şeye çare bulup bir şekilde yolumu çizmeye devam edeceğim. Kafamda sonu gelmeyen projeler var. Sezen Aksu'yla bir araya gelmeyi çok istiyorum mesela. Sevdiğim şiirleri bestelemek istiyorum. Çalışmak istediğim birçok isim var. Bakalım...  Bu zor günleri atlattığımızda, sahnelerde olmak istiyorum. Şehir şehir gezip, şarkılarımı dinleyicilerle birlikte söylemek istiyorum. Hayali bile öyle güzel ki, gerçeği nasıl güzel olur kim bilir. 

Sizce önemli olan çok şeye sahip olmak mı, az şeye ihtiyaç duymak mı? En fazla nelere sahip olmak istersiniz?

Böyle sorular insanı derin düşüncelere sevk ediyor. Az şeye ihtiyaç duyarsak, daha mutlu oluruz. Fakat bazen çok şeye ihtiyacımız oluyor ister istemez, işte o zaman azla yetinmek çok zor oluyor. Bence önemli olan ihtiyacın olduğu kadarına sahip olabilmek, daha fazlasına sahipsen de paylaşabilmek. Üzülerek söylüyorum ki, artık parayla saadet oluyor. Daha tasasız, daha dingin yaşayabilmek için, daha fazla üretebilmek, daha fazla deneyimleyebilmek için, ihtiyacı olanlara, insanlığa daha çok fayda sağlayabilmek için; maddi olarak daha iyi bir durumda olmak isterdim. 

Bu sektörde bir müzisyen olarak edindiğiniz en büyük tecrübe nedir?

Bu sektörde çok fazla yazılı olmayan kural var. Yeteneğiniz ya da üretimleriniz bazı duvarları aşmaya yeterli olmuyor. Duygu dünyanızı kontrol altına alamazsanız, üzüntülerinizin sonu gelmiyor. Çok kaygan bir zemin var ve kimse kimsenin iyiliğini istemiyor aslında; içten içe bir rekabet söz konusu. Benim sıcak ama mesafeli bir duruşum vardır herkese karşı. Kimseyle ne bir yarışım var, ne de bir derdim. Allah herkese kaldırabileceği kadar başarı versin.

Sanat adına başka ne tür çalışmalarınız var?

Sanat benim için hayatı katlanır kılan tek unsur. Sanatın her dalına ilgim var desem, yalan olmaz. Eskiden daha da maymun iştahlıydım. Zamanla her şeyi aynı anda götüremeyeciğimi anladım, kendimi törpüledim. Müzik dışında sinemaya ve edebiyata özel bir ilgim var. En son bir sinema filminin müzik danışmanlığını yaptım; yedinci sanat olan sinema benim için bir mucizedir. Dizi müziği danışmanlığı da yapıyorum ara ara, fakat diziler henüz sanat başlığı altında yer almıyor tabii. Bir dönem tiyatro eğitimi de aldım, hatta oyunculuk üzerine çok fazla çalışmam oldu sonra. Ama istediğim sonuçları alamadığım için bir küskünlük yaşadım. Yazarlığa çok öykünüyorum. Senaristliğe ve yönetmenliğe de çok kafa yoruyorum. Hepsi beni besleyen şeyler. Şimdilik sadece müzik tarafıyla devam. Diğerlerini zamana bırakıyorum.

Çoğumuzun kimse bakmıyorken yaptığı kendine has ‘yalnız ve gizli hareketleri’ vardır… Siz kimse yokken, tek başınıza ve konfor alanınızdayken nasıl birisiniz?

Ben kendi kendimle çok konuşurum mesela. Düşünceler kafamda çok fazla karmaşaya yol açtığında, sesli sesli düşünür, zihnimi boşaltırım. Kendi kendime gülerim de hatta, taklitler de yaparım. Öyle gizli hareketlerim falan yoktur. Düzene ve disipline aşığım ben. Kendime karşı da saygılıyım. Tek başıma geçireceğim bir günde de kendime, kıyafetime özen gösteririm. Kaliteli yaşamayı seviyorum. Önce ben iyi hissetmeliyim.

Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?

Bu liste çok uzar! Bir kere müziğin mutfağını çok seviyorum. O alandaki tüm meslekleri deneyimlemek isterdim. Yazar olmayı çok isterdim, şair olmayı da. Psikoloji alanında bir işte çalışmak isterdim. Şehir plancısı olmak isterdim. Biraz sınırları aşacak olursak eğer... Sihirbazlık fena olmazdı mesela. Hayal gerçekleştirme fabrikası kurmak isterdim. Hatta ve hatta bir müzik ülkesinin kurucusu olmak isterdim. Süpermen olmayı da tatmadan olmaz. Valla ne çok şey istiyormuşum, arzular şelale!

Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun bir şey var mı hayatında?

Pişmanlık duyduğum bir şey yok. Her zaman elimden gelenin en iyisini yaptım. Yaşayamadığım için üzüntü duyduğum şeyler çok. Konservatuvar okuyamamak içimde uktedir. Bir vokalistlik dönemim olsun çok isterdim. Aslında 50'lerde doğup, 70'lerde müzik yapmak isterdim. Kendimi bu zamana ait hissedemiyorum çünkü. Yani aslında olsaydı dediğim keşkelerim çok ama bunlar benim elimde olmayan şeyler.

Hiç kimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?

Hiç kimsenin bilmediği değil de az kişinin bildiği özelliklerim var. Yakın çevremin tanıdığı Cihan'la herkesin tanıdığı Cihan arasında elbette farklar var. Neden gizli kalıyor? Çünkü bazı şeyler herkesle paylaşılmıyor. Belli mesafeler aşıldıktan sonra bir nebze duvarlarımı kaldırıyorum. 

Bir kitap yazmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?

Böyle aniden sorulunca cevaplamak zor oluyor. "Aşktan Kovuldum"da geçen bir söz olabilir belki, "Hazin Bir Öğreti". Ben günün birinde bir kitap yazmayı becerebilirsem eğer, içinde çok fazla iç sesin olduğu, biraz kederli bir kitap olur diye düşünüyorum. Tezer Özlü, Yusuf Atılgan, Sabahattin Ali gibi yazarlar beni çok etkiliyor. Onlarda kendi iç dünyamdan parçalar buluyorum. Onlara öykünerek -onların zerresi olmak mümkün olmasa da- o tatta yazabilmeyi çok isterdim.

Son olarak, dinleyicilerinize, sevenlerinize neler söylemek istersiniz?

Hayat çok kısa. Hayallerinizin peşinden koşun. Nasıl istiyorsanız öyle yaşayın. Kimseye kanıtlamanız gereken bir şey yok. Ben son güne kadar hep müzik yapmaya devam edeceğim. Umarım şarkılarımı bir gün göz göze, avaz avaz birlikte söyleriz. Hayatınıza dokunabilirsem, ne mutlu bana. Her şeye rağmen, yola devam...

Biz de Önce Vatan Gazetesi ailesi olarak bizimle yaptığınız bu özel ve içten röportajdan ötürü değerli sanat yüreğinize şükranlarımızı sunar, gelecek çalışmalarınızda başarılar diliyoruz…

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.