Ayten Demirtaş ile Hukuk Dünyası ve Hukuk Çalışmaları Üzerine

Cengizhan KAYA'nın röportajı için tıklayınız...

Ayten Demirtaş ile Hukuk Dünyası ve Hukuk Çalışmaları Üzerine

Cengizhan KAYA'nın röportajı için tıklayınız...

15 Ağustos 2018 Çarşamba 11:19
440 Okunma
Ayten Demirtaş ile Hukuk Dünyası ve Hukuk Çalışmaları Üzerine

Ayten Demirtaş : Salt Yasaları Bilmekle İyi Hukukçu Olunmaz"

Öncelikle bize  kendinizden  bahseder misiniz?

Malatya doğumluyum ve lise bitimine kadar öğrenimimi burada tamamladım. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Ruhsatımı İzmir Barosu’ndan aldım ve 2 sene orada mesleğimi icra ettim. Daha sonra Malatya Barosuna geçiş yaptım ve toplamda 8 yıldır avukatlık yapmaktayım. Malatya’da ailemle mütevazı bir hayat yaşıyorum.

Hukuk ile ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz ?

Malatya Barosu Kadın Hakları, Çocuk Hakları, İnsan Hakları Komisyonları, ayrıca Kültür ve Sanat Komisyonunda çalıştım. TÜBAKKOM’un (Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu) farklı şehirlerde düzenlediği toplantılara katılarak baromuzu temsil ettim. Özellikle kadına şiddet sorunuyla ve çözüm önergeleriyle alakalı toplantılara iştirak ettim. İzmir Barosu ve Malatya Barosu’nun düzenlediği çok sayıda mesleki seminere iştirak ettim, sertifikalarım mevcuttur.  2 yıl süreyle Hukuk Bilirkişiliği yaptım. Özellikle Banka Hukuku üzerine bilirkişi raporları tanzim ettim. Aynı zamanda Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği’nin (ÇAVDER) bir üyesiyim. Şu an derneğin yönetim kurulunda yer alıyorum.

Medya ile aranız nasıl? Televizyon, internet, gazete, dergi gibi iletişim araçlarından ne şekilde faydalanıyorsunuz? Sosyal medya ile aranız nasıl?

Okumak bende mesleki olmaktan çok şahsi bir alışkanlık. Gündemi her zaman takip ederim. Meslek gereği de geri kalmamak, kendimizi geliştirmek adına medyayla iç içeyiz. Mevzuatın günbegün değişkenliği de bizi gündemi takip etmeye itiyor. Özellikle internet, bilindiği üzere çağımızın en yaygın iletişim aracı. Ben de internet, gazete ve dergiden hem mesleki hem şahsi ihtiyaçlarım için faydalanıyorum.  Hemen hemen herkes gibi ben de sosyal medya dünyasının bir parçasıyım. Sosyal medyayı özellikle, müvekkillerimle bilgi alışverişi için, belge aktarımı kolaylığı için, meslektaşlarımla hukuki yardımlaşma ve dayanışma için kullanıyorum. Bunun dışında sağlam bir ekşi sözlük takipçisiyim.

Televizyonda Hukuk Programları ve hukuk içerikleri yaygınlaştı bununla ilgili neler söylersiniz ?

Teknolojinin gelişmesiyle insanlar, internet üzerinden her bilgiye anında ve kolayca ulaşabilmekte. Hukuk da yaşamın içinden bir alan olduğundan televizyon ekranlara yansımasının yaygınlaşması da olağan bir durum. Teknoloji geliştikçe bilinçlenme aynı oranda arttığından toplumun ihtiyaçları da medyaya yansıyor.

İyi hukukçunun özellikleri nelerdir ?

Bence iyi hukukçu, yerinde saymadan kendini geliştiren, hem mesleğine hem toplumun ihtiyaçlarına cevap veren, içinde bulunduğu toplumu tıpkı yasalar gibi iyi analiz edebilen biri olmalıdır. Salt yasaları bilmekle iyi hukukçu olunamayacağını düşünüyorum; zira hukuk, toplumun ruhudur, bize düşen de bu ruhu doğru analiz edebilmek, uyuşmazlıkları hakkaniyet çerçevesinde çözebilmektir.

En çok karşılaştığınız sorular neler ?

Genelde boşanma davaları ve taşınmaz davaları ile alakalı sorular almaktayım. Bu sorular gerek sosyal hayatta gerekse sosyal medyadan gelmekte. Özellikle sosyal medyadan gelen soruları Avukatlık Kanunu gereği ücretsiz hukuk danışmanlığı yapamayacağımızdan cevaplayamıyorum. Kanaatimce en doğru tercih, avukatlık bürosunda yapılan yüz yüze ve sözlü görüşmelerdir.
Tarafıma yöneltilen sorulardan önde gelenler:
- Kocamdan şiddet görüyorum. Ne yapacağım?
- Nafaka ödeyecek miyim, ne kadar ödeyeceğim?
- Boşanınca evin parası ikiye mi bölünüyor?
- Miras kalan malın ne kadarı benim hakkım?
- Beraat eder miyim? Bu suçun yatarı ne kadar? İlk celsede tahliye olur muyum?

Bugüne kadar baktığınız davalardan en dikkatinizi çeken hangisiydi ?

Çocuğa karşı işlenen cinsel istismar suçlarına dayanılarak açılan ağır ceza davaları bir avukat olmaktan ziyade bir insan olarak beni daha fazla etki altında bırakmıştır. Çocuklarımızın böyle suçlarda mağdur olması geleceğimiz açısından beni ciddi anlamda tedirgin ediyor.  

Hukuk artık rekabetin de yoğun olduğu bir alan siz nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Ülkemizde hukuk fakültelerinin sayısı özellikle son yıllarda büyük bir artış gösterdiğinden ve mezun sayısı günbegün arttığından, rekabet de doğru orantılı olarak artmış durumda. Mesela ben avukatlık stajı yaptığımda Malatya Barosu’nda 20 stajyer varken; şu an bu sayı, 100 kişiye ulaşmış durumda.
Kamu hizmeti olan mesleğimizin öteki yanı da serbest meslek olduğundan geçimi sağlama noktasında da TBB’nin ve barolarımızın çalışmalar yapması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle de hiçbir sağlık ve maddi güvencesi olmayan stajyer meslektaşlarımız için.
Üniversite sayısını arttırmaktan ziyade eğitim kalitesinin arttırılmasının daha önemli olduğu kanaatindeyim.

En çok sevdiğiniz hukuk alanı hangisi daha çok hangi alandaki davalara bakıyorsunuz ?

Metropol kentlere nazaran küçük bir şehirde mesleğimi icra ettiğim için burada branşlaşma imkanımız pek olmuyor. İzmir’de çalışırken icra hukuku alanında yoğunlaşmıştım. Malatya’ya geldikten sonra da her türlü hukuk ve ceza davalarına bakma imkanım oldu. Çok yerde bağlı avukat olarak çalışmanın avantajlarından biri de çok sayıda dava görme imkanının doğması. 2014 yılından beri kendi büromda serbest olarak çalışıyorum ve icra hukuku, aile ve boşanma hukuku, taşınmaz ve miras davaları, tüketici hukuku, ceza davaları ile ilgilenmekteyim. Fakültedeyken en sevdiğim hukuk alanı ceza hukukuydu. Şu an ise tüm hukuk alanlarına eşit mesafedeyim diyebilirim.

Kadın Avukat olmanın zorlukları var mı ?

Elbette. Bu ülkede kadın olmak ne kadar zorsa çalışan, aktif hayatın içinde yer alan bir kadın olmak çok daha zor. Bu zorluklara her durumda göğüs germek gayreti içerisindeyiz.

Boş zamanlarınız nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kitap okumayı çok severim, ki bana göre kitap okumak asla bir boş zaman hobisi değildir. Kitap bir alışkanlıktır, hayatın vazgeçilmez parçasıdır. En çok edebi romanlar, karikatür ve edebiyat dergileri okumayı severim. Bir sanat aşığıyım.
Hafta sonları vakit oldukça tiyatroya giderim. Bunun dışında bolca dizi ve film izleme alışkanlığım da var.
Koyu bir Beşiktaşlıyım, maçları takip ederim.
Asla hiçbir şey yapmadan duramam. Boş kaldığımda ise bilgisayar oyunları oynarım.  

Hayatımın Kitabı/Filmi diyebileceğiniz bir kitap/film var mı?

Kitap okumayı çok sevdiğim için bu soruyu cevaplamakta hep zorlanırım. Yerli ve yabancı edebiyat eserlerinin sayısı o kadar fazla ki okuduklarım arasından tercih yapamıyorum. Fakat hayatımın kitabı olarak atfetmesem de son yıllarda okuduğum eserlerden en beğendiğim, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur isimli romanı. Hayatımın farklı dönemlerinde yeniden ve yeniden okuyacağım bir başyapıt benim için.
Kitap için söylediklerim sinema için de geçerli. Son yıllarda izlediğim en iyi film ise Into The Wild. Gerçek hayattan uyarlanan bir eserdir.

KırmızıTürk- spiker dünyası hakkında neler söylersiniz ?

Mesleğimizden ve sorunlarımızdan bahsetme imkanı tanıyan siz değerli basın emekçilerine teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Hakkını aramak isteyen vatandaşın, internetten edinilen ve dayanaksız bilgilere itibar etmemesini, kulaktan dolma bilgilere güvenmemesini, mutlaka bir avukattan hukuki destek almasını öneriyorum. Bilgi ve tecrübe olmadan adalet sağlanmaz. Justinian’ın da dediği gibi “Adalet herkese hakkını vermektir.”

Röportaj ve fotoğraflar : Cengizhan KAYA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.