Amerika’da şirket kurulumu ve yaşam

Av. Mehmet Şah Çelik’in röportajı için tıklayınız...

Amerika’da şirket kurulumu ve yaşam

Av. Mehmet Şah Çelik’in röportajı için tıklayınız...

13 Temmuz 2019 Cumartesi 18:45
265 Okunma
Amerika’da şirket kurulumu ve yaşam

RÖPORTAJ: AV. MEHMET ŞAH ÇELİK

Türkiye’de son yıllarda artan beyin göçü temel nedenlerini araştırdık.  Yurtdışına göç edenlerim sayısı 2017 TÜİK verilerine göre 253,640 kişi olarak tespit edilmiş, ayrıca göç edenlerin önemli bir bölümü 20-34 yaş arasında iyi eğitimli kişiler oluşturuyor. Beyin göçü alan ülkeler arasında ilk sırada ABD yer almaktadır. 2015-2018 yılları arasında 13.000 girişimci şirketini merkezini yurtdışına taşıdı. Tüm bu veriler ışında bizde ABD’ de yaşan Av. Saime ATAKAN ile şirket kurulumuna ilişkin tüm bilinmeyen ve merak edilenleri konuştuk. 

  • Saime hanım kendinizden biraz bahseder misiniz ?

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2013’te mezun olduktan sonra avukatlığa İstanbul’da başladım. Daha çok şirketler hukuku üzerinde çalıştım ve 2016 yılından beri de Amerika’nın Maryland eyaletinde yaşıyorum.

  • Son yıllarda Türk iş adamları neden Amerika’da yatırım yapıyor?

Türk iş adamlarının Amerika’da girişimde bulunmasının çeşitli sebepleri var. Birincisi, yatırımcı vizesi alarak Amerika’da kendileri ve aileleri için oturum izni almak. İkinci bir sebep ise teşebbüs prestiji. Özellikle teknoloji ve yazıım alanında faaliyet gösteren girişimler için firmanın Silikon Vadisinden çıkmış olması önemli olabiliyor. 

Bu yüzden en çok start-uplar Amerika’da şirket kuruyor çünkü şirketin Silikon Vadisinde bir merkezinin olması, girişimin bir Amerikan şirketi olması hem ürünün, hem de firmanın değerini etkiliyor. Şirket ürünü bir application, bir websitesi, platform, ya da bir cihaz olabilir. Girişimciler, ürünün marka değerinin, şirket bir Amerikan şirketi ise daha yüksek olacağına inanıyorlar. Firma değeri ise şirket devri aşamasında önem kazanıyor. Pek çok girişimci, start-upını kurarken şirketi üretim yapar hale getirip bir marka değerine ulaştıktan sonra şirketi satmayı amaçlıyor. Amerika menşeli bir şirketin devri girişimciler için daha kolay olabilir.

Bir diğer yaygın şirket tipi ise online-ticaret. Online ticaretin çeşitli yolları var. Bunlardan biri, geleneksel yöntem, toptan ürün alan satıcı ürünün fotoğraflarını çekiyor, alışveriş sitelerinde listeliyor, ödeme yapan alıcıya kargoluyor. Türk yatırımcıların daha çok tercih ettiği ise daha yeni bir ticaret yöntemi olan dropshipping. Bu sistemde satıcı sattığı ürünü hiç almaz, satış platformunda listeler, üreticiden alıp alıcıya kargolar. Bu sistem son zamanlarda bir hayli popüler çünkü Türkiye’den yürütülebilecek, Amerika’ya gitmeden Amerika pazarına girmenin yolunu açan bir iş tipi. Bunu yapmak isteyen girişimcilerin Amerika Amerika’da şirket kurup banka hesabı açmaları gerekiyor. 

  • Amerika’daki şirket türleri Türkiye’dekilerle benzerlik gösterir mi?

En yaygın şirket türleri corporation, limited şirket ve adi ortaklıktır. Limited şirket yapısı Türkiye’dekinden çok daha farklı, en başta bir sermaye koyma zorunluluğu yok, tek ortaklı olarak açılabilir, genel kurul gibi prosedürlerden de muaftır. Ortaklar şirket borçlarından şahsi malvarlıklarıyla sorumlu değildirler. Bu yüzden benim en çok tercih ettiğim şirket tipi Limited Liability Company-LLC. Kurulumu kolaydır ve gerekli kurumsal yapıyı sağlar. 

Corporation türünün daha kurumsal olduğu, yüksek hacimli şirketlerin corporation olarak kurulmasının daha doğru olduğu gibi bir algı mevcut. Bu yüzden, şirketi kurup satma fikrinde olan start-uplar corporation kurmayı daha çok tercih ederler ama ben büyük şirketlerin corporation olarak kurulması gerektiği ve corporation şirket türünün daha kurumsal olduğu fikrine katılmıyorum. Teknoloji devi Google da bir LLC. LLC şirket yapısının Türk yatırımcılar için daha iyi bir şirket türü olmasının bir diğer sebebi ise Corporation şirketlerin çifte vergilendirme problemi. Çifte vergilendirme, şirket ortaklarının hem şirket hem de kâr payı dağıtımı evrelerinde iki kez vergilendirilmesi durumudur. Ortakların aynı kâr üzerinden iki kez vergilendirilmesine sebep olan bu sistem LLC’de yoktur çünkü şirket düzeyinde vergilendirme yoktur, ortaklar direk olarak vergilendirilir. Bu durum Türk yatırımcılar için daha çok önem taşıyor çünkü zaten uluslararası çifte vergilenme nedeniyle Türkiye ve Amerika’da olmak üzere iki kez vergilendirme riski taşırlar. Bir de şirket kademesinde, Amerika hükümeti tarafından iki kez vergilendirilmek istemeyeceklerdir. 

  • ABD tarafından verilen yatırımcı vizesi nedir kişiye ne gibi avantajlar sağlar ?

Yatırımcı vizesi, girişimcilere, Amerika’ya gelerek yatırım yaptıkları işletmeyi geliştirebilmesi için verilir. Vize, yatırımcının ailesine de oturum ve çalışma imkanı sağladığı için çok tercih ediliyor.

Yatırımcı vizesi ve ticaret vizesi mütekabiliyet ilkesine tabidir. Bu şu demek, Amerika yalnızca aralarında anlaşmaların bulunduğu ülkelerin vatandaşlarına bu vizeleri veriyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da E2- yatırımcı vizesine başvurabiliyorlar. Start-uplar genelde yatırımcı vizesine başvuruyor çünkü yatırımın bir alt sınırı yok ve girişiminiz bir wesitesi bile olsa bu vizeye başvurabiliyorsunuz. Ama her başvurana vizenin çıktığı gibi bir yanılgı da oluşmasın, bir alt sınır olmasa dahi ne kadar para yatırıldığı çok önemli. “yeterli miktar” projeye göre inceleniyor. Yıllar içinde de değişkenlik gösterdiği için daha önce bu vizeyi almış kişilerin yatırım tutarlarından çıkarımda bulunmak ya da bloglardaki paylaşımlara güvenip yola çıkmak çok doğru değil. 

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri de statü değişikliği. Vize başvurucularının genel hatalarından biri, turist vizesini almak daha az prosedür gerektirdiği ve daha kolay olduğu için “önce turist vizesiyle ülkeye gidelim, orada değiştiririz” düşüncesi. Bilinmesi gerekir ki, statü değişikliği en baştan vize almaktan daha zor ve riskli olabilir. 

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.