Ahmet Yenilmez ile çok özel...

Ahmet Yenilmez, unutulmaz oyunculuğu ile karakterlere hayat veren çok iyi ve sevilen bir Oyuncu. Malatya Film Festivalinde kendisiyle röportaj yapma şansımız oldu. Donanımlı, milliyetçi sanatçıyı  sohbetimiz sonrası daha da çok sevdik. Duyarlı, hassas bir kişiliğe sahip olan Ahmet Yenilmez ile söyleşimize buyrun...

05 Aralık 2019 Perşembe 17:38
378 Okunma
Ahmet Yenilmez ile çok özel...

9. Uluslararası Malatya Film Festivali’ndeyiz festivallerin sinemaya katkısını nasıl buluyorsunuz? 

Tabii ki ülkemizdeki sinema yapılanması ancak bu şekilde kırılabilir. Her şeyde olduğu gibi siyasette, sanatta, ticarette, bürokraside Anadou insanının bir başarı hikayesi söz konusu. Eskiden siyasette de yoktu ticarette de yoktu bürokraside de yoktu. Kaldı sanat, şimdi film fesitvali dendiğinde eskiden akla iki tane festival gelirdi biz kapısının önünden dahi geçemezdik. İktidar bize ait olmasına rağmen geçemezdik. Bu iktidar döneminde de geçemedik. Bunu bir serzeniş olarak söylemiyorum ülkemizdeki sanat yapılanmasının ciddi bir revizyona, radikal bir reforma ihtiyacı olduğunu anlatma adına söylüyorum. O yüzden özellikle Anodulu medeniyetlere beşiklik yapmışsa ve bu beşiklik yaptığı yerlerin başında diliyle, kültürüyle, müziğiyle, folklörüyle, her şeyiyle Malatya geliyorsa bu tür festivallerin en yakışacağı illerden bitanesidir. Bunlar böyle artacak yerelde yazanlarına, yerelin sinemaya gönül verenlerine bir şevk olacak. Burada belki yapımcılarla buluşacaklar ve iyi bir kalem çıkacak, belki iyi bir oyuncu çıkacak. Bunun yanı sıra tabii o şehrin örneğin Malatya’nın birçok ekonomik, zirai, turizm gibi muhteşem zenginlikleri ve bunların tanıtılmasında ve daha değer bulmasında festivallerin çok katkısı olacaktır. Bu yüzden neresinden bakarsanız bakın bu festivaller yapıldığı yere çok büyük fayda sağlıyor. 

Ahmet bey siz unutulmaz işlere de imza attınız, size yeni bir proje geldiğinde nasıl seçiyorsunuz? Karaktere nasıl bakıyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hikaye anlatıyor mu? Zaman ve mekan dili var mı? Ayna tutuyor mu ona bakıyorum. Her çalışma ayna mı tutmalı değil tabii ama bir dramatik dili bir derdi de olmalı bir işin. En azından ben yaptığım işlerde öyle bir öncelik arıyorum. Bu nedenle öncelikle bir hikaye anlatıp anlatmadığına bakıyorum. Edebi bir dili olup olmamasına bakıyorum. Karakterin yaşayıp yaşamadğına bakıyorum. Karakterlerin tiplerin birbiri arasındaki çatışmalarına bakıyorum ve ona göre karar veriyorum. 

O yüzden oynadığınız roller yıllarca hiç unutulmuyor. 

Evet onu diyorum şimdi böyle teklifler geliyor bakıyorum olmuyor. Bir de şey çıktı adımız bıraktım demiyor da hep hayır diyor. Değil öyle işte tabii ki asli olarak benim alanım tiyatro ve özellikle 30 yılımı verdiğim bir tarzım var. 

Tiyartoyu kendizine daha mı yakın hissediyorsunuz?

Tabii ki her zaman tiyatro her zaman.

O zaman şöyle soralım sizin için tiyatronun anlamı nedir? 

Tiyatro benim yaşam şeklim benim için yalnızca bir meslek değil hayat şekli. Düşünüyorum da bu yıl Malatya’ya kaç kere geldim ben dördüncü gelişim daha bir kere bile afişlerimi duyuru için çıkaramadım geldiğim an hep kapalı gişe oynadım. Hep böyle oldu. 

İç dünyanızda nelerden besleniyorsunuz şairliğiniz de var?

Bakmak ve görmek bu bir insanın yapması gereken bir meleke. Bakmayan görmeyen bir insan kim neye baktırmak istiyorsa ona bakar ve onu görür ve kim neye inandırmak istiyorsa ona inanır. Ben hem bakmaya hem görmeye hem de farklı bakmaya çalışıyorum. Akif’e sormuşlar işte sen sanatçı mısın? diye. Valla bilmiyorum ne olduğumu da insanımın karnı aç, baldırı çıplak ben nerde ne imkan buluyorsam bunu haykırmak istiyorum ve haykırıyorum demiş benimki de biraz ona benziyor. 

Hayat felsefeniz nedir? 

Kul olabilmek

Yeni projeleriniz nelerdir? 

Bu ülkede ilk Çanakkale dizisini yapımcı olarak ben çektim Kınalı Kuzular diye ve peşinden Cumhuriyet Tarihi’nde ilk kez Mehmet Akif Ersoy’u sahneye aktardığımda 81 vilayeti defalarca dolaştım. Ardından Abdülhamit falan derken malum 1919-20-21-22-23 sürecini yaşıyoruz. İşte bu süreç Milli Mücadele Mehmet Akif Ersoy’un Zaonos Paşa ve Nasrullah Camii’ndeki konuşmasıyla başlıyor. Birinci Meclisin aynı zamanda milletvekili aynı zamanda İstiklal Marşı’mızın şairi ve Cumhuriyet Türkiye’sinin kurucularından onun bakış açısından her yıl farklılaştırarak bir Cumhuriyet Projesi yapıyorum şu anda. Bu yıl da 

Gitme ey yolcu 

Beraber ağlaşalım 

Tek yüreğin karı değil 

Gel paylaşalım 

diye 1919-20 dönemini anlatıyoruz. 

Hocam peki bu mesleği yapmak isteyen gençlere neler önerirsiniz? 

Meslekten ziyade bir dertleri olsun baksınlar ve görsünler yani ne geldiyse başımıza bakmadğımız ve görmediğimiz için geldi. Elin adamı geldi derimizi, paramızı, dinimizi, evlatlarımızı aldı başımızdan aşağı bombalar yağdırdı. Bunlar bakmadığımız, görmediğimiz için oldu. O yüzden bakmak ve görmek lazım. Dert sahibi olmak lazım, bu memleket için insanlık için kendisi için dert sahibi olması lazım. Sanatla ilgilenmesi noktasına gelince zaten bir yeteneği varsa şunu asla ve asla unutmamalı; .bu iş profesyonel anlamda fedakarlıkla yapılacak bir iş değil feda olacak, bir derdi olacak. Sanatın görevi ayna tutmaktır toplumları terbiye etmek değil. Terbiye eder mi ? Eder tabii terbiyesiz de eder ama bizim asli misyonumuz ayna tutmaktır. Bu insanlar bu iyiyi niye görmüyor? Bu insanlar bu kötüyü niye görmüyor? Sadece aynamız yalansız olacak dürüstçe olacak o yüzden baksınlar ve görsünler diyorum. 

Bu anlamda da çok büyük bir misyon yüklenmişsiniz 

Estağfurullah  

Çok teşekkür ederiz Ahmet bey bu güzel röportaj için.  

Ben teşekkür ederim sağ olun. 

GİTME EY YOLCU

YAZAN: Ahmet Yenilmez

Tarih: 16 Mart 1920!

İşgal orduları İstanbul’ da dır!

Her halinden son derece mütevazi bir oda tek bir karyola ya da sedir üzerinde bir yatak, yatakta Mehmet Akif Ersoy yatmaktadır.

Sahne tamamen karanlık, Caferi tarzında sabah ezanı başlar. Ezanla beraber odanın penceresine sabah maviliği düşmeye başlar.

Yatakta yatmakta olan Mehmet Akif Ersoy kafasını kaldırarak ezana kulak kesilir çünkü bu sabah ki ezan her sabah okunan ezandan farklıdır!

Akif yatakta oturur, okunan ezanın da farklılığından, olağan dışı bir şeyler olduğunu hisseder!

Akif kalkar, havluyu omuzuna atar, ibrik ve leğeni alır sekmene oturur abdest alırken ezan devam etmektedir, gün de artık ağarmıştır!

Ahmet Yenilmez Kimdir?

Ahmet Yenilmez, 20 Aralık 1966 tarihinde Ordu‘da Karaağaç Köyünde doğmuştur. Babasının adı Tevfik, annesinin adı Fikriye’dir. İlkoe tahsilini Ordu’da tamamladı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesiİktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünden mezun oldu. 1985 yılında 9 Eylül üniversitesi tiyatro kolunu kurdu. Üniversitede okurken bir yandan da tiyatro ile ilgilendi, birçok tiyatro oyununda oynadı.
Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi Bölümünde Yüksek Lisans eğitimini yaptı. “Sahne Sanatçılarının Özlük Hakları” konusunda yüksek lisans tezini hazırlamıştır.

1978 yılında Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Deneme Sahnesi’nde tiyatroya başladı. 1983 yılında Karativalinde Cevat Fehmi Başkut‘un “Ölen Hangisi” adlı oyunuyla en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.

1987 yılında Hasret Sahnesi kadrosuna girerek profesyonel oldu. Bu ekip bünyesinde “Yusuf Yüzlüler” oyununu yazıp oynadı. 1992 yılında Kültür Bakanlığı bünyesinde “Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri, 1996‘da Medeniyetinizden İstifa Ediyorum” oyunlarını oynadı.

Ahmet Yenilmez 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gösteri Sanatları Merkezinde Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı görevine yürüttü. 1997 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muammer Karaca Tiyatrosu Müdürlüğü görevine bulundu. 1998 yılında Sarıyer Belediye Tiyatrosunun kuruluşunda yer aldı. 1999-2000’de kendi yazıp oynadığı “Milenyum Eşiğinde Türkiye” isimli tek kişilik oyununu sahneledi. 1998 yılında Deli Yürek adlı dizi film’de “Sabri” tiplemesiyle adından sıkça söz ettirmeye başladı.

Ahmet Yenilmez, Ankara’da kurucusu olduğu “Ahmet Yenilmez Sanat Merkezi” adı altında oyunculuk ve yazarlık atölyesinde genel sanat yönetmenliği yapmaktadır.

1998 yılında yönetmenliğini Osman Sınav‘ın yaptığı “Deli Yürek” adlı dizi film’de “Sabri” tiplemesiyle adından sıkça söz ettirmeye başladı. Bu dizide başrolde Kenan İmirzalıoğluoynarken, diğer bazı rollerde ise Zeynep Tokuş, Kürşat Alnıaçık, Ali Sürmeli, Ebru Cündübeyoğlu, Selçuk Yöntem, Gürkan Uygun, Nejat İşler, Mesut Akusta, İdil Fırat gibi isimler rol almıştır.

2002 yılında yönetmeni Osman Sınav, senaristleri Raci Şaşmaz, Mehmet Turgut, Hasan Kaçan olan “Ekmek Teknesi” adlı dizide “Celal” tiplemesiyle rol aldı. Herodot Cevdet rolünde Hasan Kaçan oynarken diğer rollerde Savaş Dinçel, Sermin Hürmeriç, Kadir Çöpdemir, Peker Açıkalın, Ekin Türkmen, Şafak Sezer, Açelya Akkoyun, Cem Kılıç oynadı.

3 Kasım 2002 tarihinde yapılan milletvekili seçimlerinde BBP‘den İzmir ikinci bölge, birinci sıradan milletvekili adaylığını koydu.

TRT’de yayınlanan Kınalı Kuzular dizisinin yapımını üstlendi.

Aynı zamanda yayınlanan “Seyrü Sefer” adlı kitabın yazarı olan Ahmet Yenilmez’in “Candiller” isimli şiir albümü bulunmaktadır.

Ahmet Yenilmez evlidir ve 3 çocuğu vardır.

Kitabı: 2000 – Seyrü Sefer

Ödülleri : 1983 – Karadeniz Bölgesi tiyatro festivali – en iyi erkek oyuncu ödülü – Cevat Fehmi Başkut’un “ölen hangisi” adlı oyunu

Filmleri ve Dizileri : 

Yapımcı: 2012 – Korkma (TV Dizisi) 2011 – Korkma (TV Filmi) 2008 – Dur Yolcu (TV Dizisi) 2007 – Kınalı Kuzular: Üç Kardeş (TV Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Son Nefes (TV Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Reşit Paşa vapuru (TV Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Mustafa Kemal (TV Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Mehmet Akif Ersoy (TV Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Hasan Ethem (TV Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Beni Sizlerden Ayırmayın(TV Filmi) 2006 – Kınalı Kuzular: Üçpınar’lı Ali (TV Filmi) 2006 – Kınalı Kuzular: Nişanlıya verilen söz (TV Filmi) 2006 – Kınalı Kuzular: Kınalı Hasan (TV Filmi) 2006 – Kınalı Kuzular: Ezine’li Yahya Çavuş (TV Filmi) 2006 – Kınalı Kuzular: Bir Tutam Saç (TV Filmi) 2006 – Kınalı Kuzular: Bedeli Çanakkale’de Ödendi (TV Filmi)

Oyuncu: 2014 – Kurtlar Vadisi Pusu 8. Sezon (Ahmet) (TV Dizisi) 2013 – İrtibatı Koparmayalım (Usta) (TV Dizisi) 2013
2013 – 2014 – Nizama Adanmış Ruhlar (Reis Aslan Çınar) (TV Dizisi) 2011 – İnsan Aldandı (Ramazan) (TV Dizisi) 2010 – İhanet (Veysel) (TV Dizisi) 2010 – Hür Adam (Bekçi) (Sinema Filmi) 2010 – Halil İbrahim Sofrası (Çaycı Kömür) (TV Dizisi) 2009 – Kız Kaçıran (Hüsnü) (TV Dizisi) 2008 – Kollama (Ejder) (TV Dizisi) 2008 – Girdap (Yakup (Ev Sahibi)) (Sinema Filmi) 2008 – Dur Yolcu (Marangoz Ali) (TV Dizisi) 2007 – Sözün Bittiği Yer (Sinema Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Mehmet Akif Ersoy (Mehmet Akif) (TV Filmi) 2007 – Kınalı Kuzular: Beni Sizlerden ayırmayın (Yarbay İsmail) (TV Filmi) 2007 – Fesupanallah (Kahraman) (TV Dizisi) 2007 – Eşref Saati (Turgay) (TV Dizisi) 2006 – Kınalı Kuzular: Kınalı Hasan (Sırrı Başçavuş) (TV Filmi) 2005 – The İmam (Hacı Feyzullah) (Sinema Filmi) 2005 – Kaleiçi (Kasap Ali) (TV Dizisi) 2005 – Beşinci Boyut (Yasin) (TV Dizisi) 2005 – 2006 – Acı Hayat (Hasan) (TV Dizisi) 2004 – Kimsesiz Zaman Tasvirleri (TV Filmi) 
2004 – Aynalar (TV Dizisi) 2003 – Esir Şehrin İnsanları (Zekeriya) (TV Dizisi) 2002 – Sırlar Dünyası / Sır Kapısı (Kemal) (TV Dizisi) 2002 – Ekmek Teknesi (Celal) (TV Dizisi) 1998 – 2002 – Deli Yürek (Sabri) (TV Dizisi) 1998 – Sıcak Saatler (Çay Ocağı Sahibi) (TV Dizisi) 1998 – Karambol Kamil (TV Dizisi) 1998 – Aynalı Tahir (Cabbar) (TV Dizisi)

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İstanbul Fatura Basımı

avukat kartvizit

evden eve nakliyat

ofis taşımacılığı