Adliyelerden sahnelere

Av. Mehmet Şah Çelik’in yazısı için tıklayınız...

Adliyelerden sahnelere

Av. Mehmet Şah Çelik’in yazısı için tıklayınız...

06 Eylül 2019 Cuma 17:53
70 Okunma
Adliyelerden sahnelere

RÖPORTAJ: AV. MEHMET ŞAH ÇELİK

Türkiye’nin her yerinde durmadan çalan, yediden yetmişe herkesin ezbere bildiği ‘YA BEN ANLATAMADUM ya sen anlamayisun/ Ellere yağmur oldun bana damlamayisun’ şarkısıyla ve yine “İMERAFERA” “KOYVER KENDUNİ” “DERE” single çalışması ile hedefini zirveye diken Turan Şahin müzik yolculuğuna devam ediyor. YouTube’ta yüz milyon izlenmeye yaklaşan “Ya Ben Anlatamadum”’un hikayesini bi de ondan dinleyelim.

Turan Şahin bundan iki sene önce ‘Ya ben anlatamadum ya sen anlamayisun/ Ellere yağmur oldun bana damlamayisun’ dedi Karadeniz müziğine yeni bir soluk getirdi. Şarkı herkese hitap etti, iki yıldır dillerden dillere dolaşıyor. Türkiye’nin her yerinde, her mekânda çalıyor. Şarkının YouTube’ta izlenme sayısı 148 milyonu aştı. Biz de başarının ardındaki hikâyeyi konuşmak üzere Turan Şahin’le bir araya geldik. Meğer Turan Şahin adliyede iken “Duruşmaya iki saat vardı. Canım sıkılıyordu. Duruşmayı beklerken kulak misafiri olduğum bir tartışmadan esinlenerek ortaya çıktı bu şarkı” diyor. İşte hikâyenin devamı...

Öncelikle Turan ŞAHİN kimdir? 

Her röportajın olmazsa olmaz sorusu. 1984 Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde doğdum ama aslen Trabzon Çaykaralıyım. İlk ve orta öğretiminin Hatay Kırıkhan ‘da Üniversite öğrenimini ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladım. Lisans eğitimimden sonra Bilgi Üniversitesi Fikri sınai Haklar hukuku üzerinde lisans üstü eğitimimi tamamladım. Halen daha avukatlık yapmaktayım. Bekarım. Orta derecede İngilizce biliyorum. Eskiden tv’de yeni atanan bakanların tanıtımı böyle yapılırdı. 

‘Ya ben anlatamadum’ çok sevildi. Arkasında nasıl bir hikâye var bu şarkının?

Hikayesi var tabi :) Bir kere şarkının hikayesi, aile mahkemesi önünde duruşma beklerken kavga eden davalı ve davacı yakınlarının diyaloğuna kulak misafiri olmamla başladı. “Ya ben anlatamıyorum ya da sen anlamıyorsun Hikmet” dedi biri. O anda, ilham perisi yanıma yaklaşır ve hemen o esnada şarkıyı kafamda kurmuştum ve şarkı bitmişti. Yani ilhamımı adliye koridorlarından aldığım bir şarkı, Tüm Türkiye’nin diline dolandı. Aslında adliyede dertli bir serzeniş, eğlenceli bir şarkıya dönüştü. O gün bugündür adliye koridorlarında amaçsız bir şekilde geziyorum.   Belki yeni bir hikâye daha yakalarım diye :)

Aslında hikayesi olan şarkıların gücüne hep inanırım. Yine bana ait olan İMERAFERA adlı eserimi yıllar önce aşık olduğum bir kıza yazmıştım. Daha sonra şarkım müzik piyasasına bir grup doğurdu, çünkü içinde yaşanmış bir aşk hikayesi var. 

HORONDAN ÖTE

Şarkıda insanları çeken ne oldu?

Birçok şey olabilir ama en başta insanlara samimi geldi diye düşünüyorum. Bizim Karadeniz müziğinde on yıldan fazladır sürüp devam eden hüzünlü şarkılar dönemi bu şarkıyla sona erdi. İnsanlar Yıllar sonra Karadeniz müziğinin eğlenceli tarafını gördü. İkincisi şarkı da bir kompozisyon olduğunu düşünüyorum Çünkü kompozisyon şarkılarda gerçekten çok önemli. Yukarıda kavuşamamayı ayrılığı anlatıyorsanız nakaratta da o anlamdan çıkmadan daha kısa ve net olarak o duyguyu anlatmanız gerekmektedir. Sözleri uyumlu ve akılda kalıcı olunca da insanlar teveccüh ettiler diye düşünüyorum. Mesela nakaratı “Oy dereler dereler, neler bilirim neler, gitti de gelmedi Ayşeler Fadimeler” yapsaydım bu şarkı tutar mıydı ? Ha bir de Hareket deyince hep horon akla geliyor ama bu horondan öte bir durum. Horon kadar hızlı değil daha çok pop ritminde bir şarkı.

Bir daha böyle bir şarkı gelir mi? Bu çıkış size nasıl sorumluklar yükledi?

Bir daha aynı şarkıyı yapabilir miyim, bilmiyorum. Birincide eşik öyle bir yere geldi ki insanlar onun üstünde bir şey vermenizi bekliyor. Bir daha aynı havayı yakalamanın zorluğunu biliyorum. Bunun farkındayım. Birde Ya ben anlatamadum” Karadenizli olmayanların da dinlediği bir şarkı olduğu için bundan sonra yapacağım şarkılarda genel dinleyiciye göre şarkılar yapmam gerekmekte. Evet Her şarkım benim için çok özel, ama izlenme rakamları da çok önemli tabi. 

Müziğe olan bu ilgi nereden geliyor?

Müzik aileden geliyor. Ayrıca fikren üretebildiğim tek şey müzik. Babam müzisyen değil ama ailede bağlama, kemençe çalanlar var. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdiğimde bağlama çalmaya başladım. Sonra gitar. Her şeyden biraz biraz çalmaya başladım. Hiçbir enstrümanı adamakıllı çalamadım, ama havasını attım tabi  En azından beste yapacak kadar çalabiliyorum. O da bana yetiyor.

NİTELİK KAZANIYORUZ

Şarkılarınızı paylaşmak için neden bu kadar beklediniz?

Aslında beklemedim. YouTube yeni yeni hareketleniyordu. Ben de orada gitarımla kendimce bir şeyler çalıyordum. 2010 yılında albüm yaptım ama istediğim çıkışı yakalayamadım. O tarihten sonra Karadeniz müziğinde inanılmaz bir furya başladı. Ben de o sırada mesleğime odaklandım. Sonra 2016 yılında albüm yapmaya karar verdim ve KARMADENİZ adlı 12 şarkıdan oluşan bir albüm yaptım. Şarkının çıkış şarkısı malum şarkım oldu. “HORONUN ORTASINDA” “AĞLADUM” “BU NASİL SEVDALUKTUR” gibi sevilen şarkıların da yer aldığı bir albüm. Sonra “Koyver Kenduni” “Dere” “Kuymak” gibi tekli çalışmalarım oldu.

 Karadeniz müziği şimdi nasıl bir yere gidiyor sizce?

Türkiye de müzik nereye gidiyorsa Karadenizde de oraya gidiyor. Müzikte çok üretim var. Çünkü çok da hızlı tüketim söz konusu. Nereye doğru gideceğini bilmem ama iyi bir yere geldiğini düşünüyorum. Youtube ve sair dijital platformlar, sanatçıları yapımcı sömürüsünden kurtardı diyebilirim. Artık müziğe ilgilisi ona her birey açacağı youtube kanalıyla müziğini tüm dünyaya dinletebilir, ve izlenme üzerinden gelen tüm gelirini hiçbir yapımcıyla paylaşmadan zevkle harcayabilir. Ülkemizde Telif takibi ve meslek birliklerinin çalışmaları daha da titiz yapılırsa müzik yapmak daha da keyifli bir hale gelecek.

Dizi filmlerin de etkisi var galiba 

Olmaz mı? Karadeniz melodilerini popüler kılan en önemli faktörden bahsediyoruz. Son dönem diziler müziğimizin tanıtımında ciddi bir etken oldu Mesela “Sen Anlat Karadeniz” dizisi ile beraber inanılmaz bir şekilde Karadeniz erkeklerine karşı sempati oluştu. Bunun en önemli etkeni de müziklerimiz. Bu sempati hem kendimize hem de müziğimize yansıyor. Keşke Karadenizli biriyle evlensem diyenlerin sayısında ciddi bir artış var  yani (gülüyor)

Müzik piyasasında otoriteleşme var

Müzik piyasasında yer almak kolay mı?

Kaliteli müzik yapıyorum demenin şartı akustik ya da rock müzik yapmak değildir. Ya da bir sanatçı davul, bas gitar kemençe ile müzik yapıp pop müzik yapan birini eleştirmeyi kendinde görmemeli.Bana göre isteyen istediği müziği yapsın. Örneğin klavye kemençe ile düğün yapan birçok sanatçı arkadaşım var. Düğünde davul, gitar  kullanınca kaliteli klavye kullanınca kalitesiz müzik mi oluyor muş? Bana göre en coşkulu horon klavye kemençe ile oynanır. Yani müzik piyasasında bir yargıç gibi hemen bir çok sanatçı arkadaşımıza burun otoriteler var. 

 Bense kendi tarzımda bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu çok zor bir süreç, insanlara kendini kabul ettirmem gerekiyor. Şimdi bana diyecekler ki “Abi Ya Ben Anlatamadum gibi olmadı. Onun gibi bir şarkı yapsana.” Ama onun için beklemem gerek bir dava daha gerekiyor. 

Dünyaya açılacak müzik Karadeniz’de

Müzikte nasıl bir idealiniz var?

Ben müziğimi dünyaya dinletmek istiyorum Dünya dinlesin! Reklam ve pazarlama konusunda başarılı bir ülke olamasak da bir gün dünya bizi tanıyacak, ama şunu söylemeliyim ki Eğer Türkiye’de dünyaya açılacak bir müzik varsa o da Karadeniz müziğidir. Bence Çok büyük bir albenisi var. Folklorda da Trabzon yöresi folklor horonudur. Çok estetik çünkü. Yaptığım müzik horonla birlikte ülke sınırlarını aşabilir.

Hayranlarınıza duyurmamızı istediğiniz yeni projeleriniz var mı ?

Olmaz mı? “Evet Desana” ve “Emek Verdum” diye iki şarkı ile sonbahara giriş yapacağız. Şimdilik hazırlıkları sürüyor. İkisi de yaşanmış hikayeler. Ve yaşanmış hikayesi olan şarkılarım teveccüh görüyor. Bekleyip görelim :)

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.