Muhsin BOZKURT
Muhsin BOZKURT
Yazarın Makaleleri
HASRET BİTTİ NİHAYET (4)
Sabahın erken saatlerinde İstanbul meydanlarında, oradan oraya koşuşan, işlerine vaktinde yetişmeye çalışan İstanbullulara bir keresinde sorabilsek: 'İstanbul'da yaşıyorsunuz. İstanbul'un farkında mısınız acaba?” Şaşkın...
HASRET BİTTİ NİHAYET (3)
Bu mânen de böyleydi. Ki ecdadımız Lâtince bir sözden gelen 'İstanbul” ismini ufak bir değişiklikle 'İslâmbol” yapmış ve artık öyle yazmaya başlamıştı. Hangi semti övülmeye değmez ki güzel İstanbulun 'İstanbul fethini...
HASRET BİTTİ NİHAYET (2)
İstanbul Üniversitesi'nde talebeydim o sıralar. Muhterem Mehmed Şevket Eygi Beyefendinin sahibi olduğu 'Bugün” gazetesinde çalışıyor, ikinci sayfa için gönderilen yazıları hazırlıyor, ayrıca kendim de yazılarımla katkıda bulunmaya...
HASRET BİTTİ NİHAYET (1)
'Bu şehr-i Stanbul ki bî misl ü behadır Bir sengine yekpare Acem mülkü fedadır.” x 1975 - 2000 tarihleri arasında; dile kolay, tam yirmibeş yıl, yâni bir çeyrek asır; İstanbul'dan uzakta geçti ömrüm. Ara sıra İstanbul'a...
BİR YİRMİ YIL DAHA
Bir yirmi yıl daha Tanrım! Diyorum, bir yirmi yıl daha. Bakıyorum geçen yıllarıma, Geçmiş ne de boş. Geçmiş ne de çabuk! Tanrım diyorum sessizce, Pişmanlıklar içinde. Bir yirmi yıl daha! Diyorum Tanrım: Tamamlamak için Farkına vardığım...
MÜJDELİ SİNYALLER
Irak, volkanik bir dağı andırıyor. Gittikçe sessizliğini bozuyor, kıpırdıyor, kıpırdatıyor, harekete geçiyor, harekete geçiriyor. Bu, orda burda patlak veren patırdılar; Büyük, def'î ve âni bir kükreyişin belirtileri olacağa benziyor....
Japon’dan ders
     Sanki millî - mânevî birçok hasletlerimizi küstürmüşüz kendimize! Onlar da birer birer gitmişler, sığınmışlar yâdellere. Kadirşinas, kadir-kıymet bilir başka milletlere. Hayatiyetlerinin yolunu, onların eliyle devam...
JAPONDAN DERS
Sanki millî - mânevî birçok hasletlerimizi küstürmüşüz kendimize! Onlar da birer birer gitmişler, sığınmışlar yâdellere. Kadirşinas, kadir-kıymet bilir başka milletlere. Hayatiyetlerinin yolunu, onların eliyle devam ettirmekte bulmuşlar....
KİTAP VE İNSAN
Kitap okumak; kendimizi tanımak, bilmek, sevmek ve gereği gibi olmak demektir. Kıymetimizi anlamak. Ne olduğumuzun farkına varmak, kendimizi bilinçli olarak bilmek demektir. İç dünyamıza seyahat, iç dünyamızda konaklamak, kendimizi; kendimize...
DEM BU DEM
Bütün manevî büyükler, bir noktaya insanın dikkatini çekmişlerdir tarih boyunca. 'İbn - i vakt” olmasını istemişlerdir her zaman. Yani vaktin oğlu olmanın bilincine vardırmak istemişlerdir insanı. Çünkü insanlar yersiz ve zamansız...
SINIF MUHABBETİ (2)
Değerli okur! Dünya da bir okuldur. Hepimiz onda kayıtlıyız. Hepimiz onun öğrencileriyiz. Her yer dünya okulunun sınıfıdır. Diğer insanlar okul arkadaşlarımızdır. Hayat ise öğretmenimizdir. Elbette sınıf bildiğimiz evlerde ve evler dışında...
SINIF MUHABBETİ (1)
Bir öğrenciden okula devam etmesi, derslerine çalışması, ödevlerini yapması istenir. Bir öğrenciden büyüklerini sayması, küçüklerini sevmesi, inançlı olması beklenir. Bir öğrenciden vatanına aşkla bağlanması, onu yükseltmeyi amaç...
Vâkide / olanda hayır (4)
     Bu gidişe artık bir son vermeliyiz.      N'olacak yoksa hâl-i pür melâlimiz?      Altıyüz değil, bin değil, tam altı bini aşkın mesaj;      Açıp okumamızı bekliyor her biri...
Vâkide / olanda hayır (3)
     Meğer mahçup olmak duygusu ne duyguymuş,      Demek ki vicdan azabı denen şey buymuş.      İnsan, pişman olduğuna da, gün gelir âh, pişman olurmuş!      Ne çare, geri gelmez zamanlarda,...
VÂKİDE (OLANDA) HAYIR (2)
Bana burs veren zât, beni görmemişti. Tabii ben de onu. Aldığım yüksek puanlar, beni seçmesine sebep olmuştu. Gerçi bana burs vereni hiç merak etmiyor değildim. Fakat fazla üstünde durmadım! Binlerce talebe vardı burs alan benim gibi. O beni,...
VÂKİDE / OLANDA HAYIR (1)
İç dış haberler boğarken durmadan insanı, Ey okur! Bir de tanı insan olan insanı. X Bir genç ünlü bir üniversitenin önemli bir fakültesini kazanır. Fakat kaydını yaptırmak, bölümüne devam edebilmek için harç parasını yatırmak icap...
TÜRK ORDUSU KİMİN EMRİNDE ? (4)
Batılı devletler, yıllarca PKK'yı desteklediler. Türkiye'ye kastedici taarruzlarına çanak tıuttular. Bu çok yönlü saldırılar, ancak Türk Ordusu sayesinde durdurulabildi. Eğer şimdi başka yollar denenmek isteniyorsa, bu Türk Ordusu'na...
TÜRK ORDUSU KİMİN EMRİNDE ? (3)
'Ayrıca, Şeyh Said ayaklanmasına aşiretiyle destek vermek isteyen Doğu'nun namlı ve güçlü Hamidiye paşalarından Kör Hüseyin Paşa...(da asrın âlimine) fikrini sormuş...Ona (da) ‘Kan dökme! Kan dökme!' diye cevap vermiş,...
TÜRK ORDUSU KİMİN EMRİNDE ? (2)
'Bir tarafta isyancı Kürtler, diğer tarafta Türk Ordusu, Biraz dikkat edince afalladım, çok şaşırdım doğrusu. 'Küçük dilimi yutacak gibi oldum! Aman Allahım dedim. Gözlerime inanamadım. Aklım da almadı bu işi. Neden derseniz?...
TÜRK ORDUSU KİMİN EMRİNDE? (1)
Şeyh Said isyanı (1925) patlak verdiğinde Şeyh Said; (...) kazası şeyhlerinden, ünlü bir şeyhin de kendisine katılmasını ister. Bu şeyh seyyiddir. Yani  Hz. Muhammed'in soyundandır. Yöresinde meşhur olup, sevilen sayılan biridir....
Devlet, kitap ve halk (2)
     Oysa meselâ genç şair Cafer Keklikçi'nin dediği gibi,       Maraş'ta uzun kış gecelerinde -eskiden- insanlar bir araya gelerek kitap okurlardı.       Kaldı ki, daha düne kadar...
DEVLET, KİTAP VE HALK (2)
Oysa meselâ genç şair Cafer Keklikçi'nin dediği gibi, Maraş'ta uzun kış gecelerinde -eskiden- insanlar bir araya gelerek kitap okurlardı. Kaldı ki, daha düne kadar her evde; Başta Kur'an-ı Kerîm olmak üzere Ahmediye, Muhammediye,...
DEVLET, KİTAP VE HALK (1)
Sessiz sedasız çalışan bir bakanlık birimi var Türkiye'de. Millî Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi. Cumhuriyet Türkiyesi'nde birbirinden güzel kitaplara imza atmış bir kuruluş: Batı klâsikleri, Doğu Klâsikleri, Lâtin ve Yunan...
SAKLI İZ
Acaba nerde gizi? İnsanın saklı izi. Güneşli bir bahar günü, çevre köylerden birine gitmiştik. Cennetimsi bir yerdi. Zümrüt gibi yemyeşildi. Etrafı ormanlık. Köy ağaçlıktı. Evler ağaçlarla kuşatılmıştı. Tertemiz bir havası vardı....
HAVAMI ALDIM (2)
Almasan havanı bir dert, vermesen bir dert! Aldığına da, verdiğine de bin şükret! Çünkü alması da, vermesi de ulu nimet! Olur mu bundan güzel, bundan büyük ganimet? -Ohhh! Giderken de gelirken de, bir güzel havamı aldım havamı. -En pahalı...
HAVAMI ALDIM (1)
Çok muhterem bir zat anlatıyor. Sık sık yakınlarına aktarıyor. Belli ki, düşündürmek istiyor insanı. Olayı, dürbün olarak kullanıyor. Gerçekle yüz yüze getiriyor insanı. Ünsiyet ve alışkanlığın gaflet perdesini yırtıyor. İnsanın...
BABA MEKTÛBU
Okumuştum çok önceleri bir yerde, Sırası geldi bahsedeyim size de: X Yeni evlenen kadının kocası, çölümsü bölgede yer alan bir kasabaya tayin edilir. Kasaba küçük. Etrafı çöllük. Çevrede ise yerli insanlar yaşamaktadır. Büyük şehirden...