Muhsin BOZKURT
Muhsin BOZKURT
Yazarın Makaleleri
İŞTE  KUR’AN  YOLU  BU !
- 1 -      Kur'an'ın kalbi demek olan 'Ey insan!” anlamına gelen, Hz. Muhammed ve onun şahsında tüm insanlara bir hitap, bir sesleniş olan Yâsîn sûresine kulak verelim:      '(Kur'an) ataları...
KONUDAN  KONUYA  (7)
  -Bir şeyin yokluğunu, binlerce kişi söylese de, biri ispat etse;       Yok diyenlerin sözleri hükümsüzdür.      -İlkokul talebesine / öğrencisine okuması için, lise ders kitabı verilse,     ...
Muhammed Esed ve Kur’an
     Muhammed Esed, Doğu Galiçya'da Llov şehrinde, 1900 yılında, Yahudi bir ailede dünyaya geldi. Baba tarafından dedesi bir hahamdı. Aile geleneği icabı evde özel dinî eğitim gördü. Onüç yaşlarında İbraniceyi su gibi...
KONUDAN KONUYA  (6)
Çocuklar mektebe / okula niçin gider? Teneffüste / dinlenmek için verilen arada, arkadaşlarıyla oynamak, hoş vakit geçirmek, koşup durmak, itişip kakışmak, gazozlu içecekler içmek, biraz da gevezelik yapmak vb. gibi şeyler için mi? Yoksa ders...
KONUDAN  KONUYA  (5)
'Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mekke'yi fetih eylemiş,       Kâbe'de put ilâhlarını bir bir temizlemiş ve Kâbe'nin anahtarlarını,      Hz. Ali'den gidip almasını ve kendisine getirmesini...
KONUDAN  KONUYA  (4)
  Tarih boyunca, büyük zatlar / kişiler, gerçek manevî büyükler, sözlerine şöyle başlamış ve hâlen de öyle başlamaktadırlar:       'Mütekellim / söyleyen, konuşan âciz / zayıf, güçsüz, zavallı kalbimdir....
KUR’AN  KUYUSU
Kur'an; içinde her çeşit gül ve renk renk çiçeklerin bulunduğu bir bağistan, bir bahçe gibidir.      İşte böyle bir bahçenin fotoğrafını çekmiş olalım.       Ya da o bahçenin bir ressam tarafından...
KONUDAN  KONUYA  (3)
  Merhum Hocam Yusuf Kurtiş'den son bir hatıra:      'Tezgâhımın başında saat tamiriyle meşgulken; yaşlı, olgun bir adam, selâm vererek kulübeme girdi. Kol saatini uzatarak çalışmadığını, bir bakmamı söyledi....
KONUDAN  KONUYA  (2)
Ohri / Ohrid Yugoslavya / Makedonya'nın Arnavutluk sınırı yakınında Ohri gölünün kuzeydoğu kıyısında bir şehir / bir kent. Murat I döneminde Rumeli seferine çıkan Sadrazam Çandarlı Hayrettin Paşa tarafından fethedilerek (1385) Osmanlı...
KONUDAN  KONUYA  (1)
İstanbul'da Bâbıâli; bir zamanlar matbuatın, neşriyat ve her türlü yayının merkezi durumundaydı. Her türlü gazetenin değil Türkiye, bilhassa Türk Dünyası'na dağıtım yapıldığı bir merkezdi. Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında...
TEVHÎD - İ  ŞUHÛD
Tevhid / Allahı birleme, bütün enva-i şirki / Allaha ortak koşmak demek olan şirkin tüm çeşitlerini reddeder.      Ya bütün eşya / şeyler / tüm mevcudat ve varlığın Hâlikı / Yaratanı Allahtır.      Ya da...
 KUR’AN’DA  TEVHİD
  Kur'an'ın baş konusu Tevhid'dir. Allah'ı birleme. Allah'tan başka ilâh bulunmadığını, tüm cihana duyurmak; her yerde, her şeyde Allah'tan başkasının etki, hâkimiyet ve hükmünün olmadığını, olamıyacağını...
KUR’AN’IN  DAYANDIĞI  KAYNAKLAR
     Kur'an yazılarında, Kur'an için dile getirilenler hakkında : 'Bürhan ve delilinize şekk-i itiraz / itiraz şüphesi geldikçe, iman ve inancınız sarsılmaz mı?       'Bu ma'reke-i evham...
KUR’AN  HİKMETİNİN  İSTEKLERİ
     Kur'an hikmeti; insanın kendini bir abd / kul olarak görmesini,       İnsanın Allah'tan başkasına  -en büyük mahlûk / yaratık da olsa- ibadet / kulluk etmemesini,      İnsanın,...
HİKMET  VE  KUR’AN
  Kur'an; mevcudat / var edilen her şeyin aslından,      Her an genişletilmekte olan kâinat / evrenden,      Kâinat / evren ve içindekilerin yaratılış sebepleri, yaratılıştan beklenen gaye ve sırları,...
KUR’AN  BAHÇESİ
     Her âyet, mânevî bir mücevher kutusu. Bu durumda her sûre mânevî bir mücevher sandığı. Tüm Kur'an ise, tabii ki mücevherlerle dolu sandıklar hazinesi.      Evet, Kur'an bir çiçekistan / bir çiçek...
Hz. Muhammed ve Kur’an
     'İbnü'l-Arabî'ye göre Hz. Muhammed Kur'andır. Kur'an'ı hakkıyla ancak o anlamış ve o yaşayabilmiştir. Peygamber hakkındaki bilgiyi ise, insan kuşatamaz ve tam olarak elde edemez. Tam olarak anlayabildim...
KUR’AN’IN  İLK  EMRİ : “OKU!”
Hayvanlar, dünyaya geldiği zaman, sanki başka bir âlemde tekemmül etmiş / mükemmelleştirilmiş gibi istidat, kabiliyet ve yeteneklerine göre mükemmel / tam ve eksiksiz olarak dünyaya gelir, yani gönderilir. Ya iki saatte, ya iki günde veya iki...
İ’CAZ  VE  ÎCAZ  SEBEPLERİ
Kur'an'ın her asrın / her yüzyılın fehim / anlayış, idrâk, kavrayış ve zekâ derecesine göre hitap etmesi,      Her asrın edebini / ahlâk ve terbiyesini gözeterek konuşması,      Her asırdaki insan...
İ’CAZ  VE  ÎCAZ  OLAN KİTAP
Kur'an'ın mucize oluşu / benzerini yapmakta herkesi acze düşüren İ'CAZı; az sözle çok mânâ      İfade etmek demek olan veciz / özlü sözlerle ifade kabiliyeti, yani konuları ÎCAZ ile      ...
KUR’AN’IN  KENDİNİ  KORUMASI
Kur'an, kendi kendini himaye edip, koruyor.  Hâkimiyetini, egemenliğini devam ettiriyor.      Bir şahsı gördüm ki, ümitsizliğe düşmüş! Karamsarlıklar içinde idi. Dedi:  'Âlim ve bilginler; hem kemiyet / nicelik...
OKUL - ÖĞRENCİ - KİTAP
Kur'an'ı yüzünden / Arapça aslından okuyoruz. Kur'an'ı seviyor, sayıyor, başımız üstünde tutuyor, yükseltiyor, yüceltiyor, sarıp sarmalıyor, âdeta koyacak yer bulamıyoruz.      Kağıda yazıldığı için,...
KUR’AN - NÂME
Kur'an, mûcizeler kaynağı ve mahzeni.      Kur'an, Hz. Muhammed'in en büyük mucizesi / en büyük edip, edebiyatçı,       En ünlü yazar ve şairlerin; benzerini yapmakta acze düştükleri eşsiz...
KÂİNATÇA  İMZALANAN  KİTAP
  İnsanların humsu / beşte biri, hattâ kısmı azamı / en büyük kısmının Kur'an'a; müncezibane / cezbeye / çekime uğramışcasına ve dindarane / dindara yakışacak tarzda irtibatı / bağı var.      Hakikatperestane...
İnsan ve Kur’an
          Bak etrafına, bir o yana bir bu yana.           Hasret ve hayret içinde, hem de yana yana.           Sadece bakma bir de gör!           Sadece...
AKIL, NAKİL VE KUR’AN
Takarrür etmiş / yerleşmiş, bilinen usûl / metot, esas, kaide ve kurallardandır ki, AKIL ve NAKİL / Kur'an, hadis gibi İslâmın asıl kaynakları; tearuz ettikleri / görünüşte çatıştıkları ve birbirine zıt bir hâl aldıkları zaman;...
ÖYLE BİR KUR’AN Kİ,
Öyle bir Kur'an ki, öyle hakikatli / gerçek bir halâvet / tatlılık göstermiş ki, en tatlı bir şeyden bile usandıran çok tekrar; Kur'an'ı tilâvet edenler / usûlüne uygun olarak okuyanları asla usandırmıyor. Bırakın usandırmayı;...