Hazal KARADAĞ YURDAGÜL
Hazal KARADAĞ YURDAGÜL
KATRE-İ ZERYA
Yazarın Makaleleri
MELODİSİNİ YİTİREN CÜMLELER
Herkese koşarken,  kendinize geç kaldığınızı fark ettiğiniz oldu mu hiç sevgili dostlar? Gözlerimde uykusuz bir gece, ağzımda çocuk masalları sessizlikten yazılmış. Nedir bu eksilen çocuk gülüşleri evlerden Nedir bu yayılan ölüm...
Sahi siz kimsiniz?
'Dünyadaki kötülük neredeyse her zaman cehaletten kaynaklanır ve aydınlatılmamışsa, iyi niyet de kötülük kadar zarar verebilir. İnsanlar kötü olmak yerine daha çok iyidir ve gerçekte sorun bu değildir. Ancak insanlar bir şeyin farkında...
BU BAYRAM’DA BABAM/SIZIM
Herkesin bayramı farklıdır! Hastane kapılarında şifa bekleyene; sağlık haberi, asker yolu gözleyen anneye; evladının terhisi, hamile bir kadının bebeğini kucağına alışı, sevdiğine kavuşmayı bekleyene düğünü, madende göçük altında...
Temmuz doğurdu beni
Evet, evet bu benim masalım. Temmuzla başaklanan. İlkbaharı teğet geçen, sonbahara uğramayan, kendini zemheriden uzak sanan. Temmuz doğurdu beni. Yazın diri sıcağı altında boy verdim dünyaya. Temmuz kadınıyım yani azizim. Duygusal, duyuları...
Yüreğim yangın yeri
Bu hafta ki yazıma temmuza dair sıcacık cümlelerle başlayacaktım. Temmuzun sıcak ama insanın içini kıpır kıpır eden esintisinden bahsedecek, ardından doğduğum ayın duygusal yansımasını anlatacaktım. Hafta sonunuza sıcacık bir tebessüm...
Bugün günlerden sen!
Mütercim cümlelere ilişmeden dokunmak istedim bu sabah senden kalan mektuplara. "evvela selam eder gözlerinden hasretle öperim kızım" diyor ellerinle dokunduğun ilk satırların. Özlemin yüreğini burkan cümleleriyle sıralamışsın bir bir mülteci...
Vicdan Lekesi
Siz hiç lekenin resmini gördünüz mü? Ben gördüm maalesef…  Ölen çocukların, öldürülen kadınların suretinde yüzlerce Vicdan lekesi gördüm!  Yani ölümü lekeleyenleri! Yanlış secdelere baş koyarak, yanlış kıblelere dönerek,...
Zihnin Fikir Cambazı/Düşünce
Hayatın şifresini çözebilmekten geçiyorsa yaşamak Kaldırım taşıdır o vakit tek başına savaşmak… Dibe vuran yanımızdan öykünüyoruz ha bire. Ha bire cümlenin çarpanını arayıp kuşların kanadına iliştiriyoruz pekiştirdiğimiz algımızı....
Hazal Yağmurları
Yağmurun sesiyle uyandığım bir sabahın ayak izlerinden bahsedeceğim size. Günlerden yağmur bulutu öykünmeleri.  Çisil çisil dökülüyor yağmur damlaları gökyüzünden. Penceremin önünde kulaktan kulağa konuşurcasına minik sesler...
Sakura Çiçeği
Dil, bir yığın et parçası öyle mi? Güldürmeyin beni… Değil mi ki kökünde dikenimsi nasırlar gizli? Değil mi ki o dikenler ayaklanınca olur dil yarası? Başka bir yüzde belki de ömür karası... 'Vallahi dilden, billahi dilden gebereceksin...
HAVİN HANIM’IN KIRMIZI PABUÇLARI
Bir kaşık fazla yesin diye bin bir çeşit nazla, oyunla yemek yedirmeye çabaladığınız, boğazından geçen her lokmaya şükrettiğiniz çocuğunuz, sağlık sorunları nedeniyle yemek yiyemeyecek durumda olsa ne yapardınız? Hiç düşündünüz...
PARKLAR, LEKESİZ GÜZELLİĞİ ÇOCUKLARIN
Merhaba sevgili dostlar, Gökyüzünün yeri öptüğü saatlerdi. Güneşin ışıl ışıl saçıntısı gözlerimi alazlarken ve inceden bir rüzgâr saçlarımı omuzlarımdan alırken, oğlumla mutlu olmanın bir parkta eğlenmek olduğu fikriyle çark...
Katre-i Zerya
Hoş gördüm kıymetli Önce Vatan Gazetesi ailesi ve değerli okuyucular. Bismillah deyip başlıyorum yazmaya 'Evvel refîk bade'l-tarîk.” (Önce yoldaş, sonra yol.) sözünü pusula kabul ederek. Refik: Çıkarsız, safi niyetli dost kardeş...