Nasıl da büyük şeylere ulaşmaya çalıştık. İmkansız olanlara sevda, elimizde olanlara ise yüz vermedik.

Zor olanın peşinden koştuk.Avucumuzun içindekine aldırmadık.

 Umursamadık, umursuzca savurduk. Hoyratça haylazlığın tercihini yaptık.

Kapattık kendimizi kendimizde var olanlara.

Bizde olmayanların inadına karşıdakilerde var olanların hayallerini kurduk.

Boş hayaller kurduk,düşlerin peşine düştükçe nisan yağmuru gibi yalancı baharın oyuncağı olduk.

Lüks bir otomobille dolaşmak yerine yürüyüş yapmayı unuttuk sağlığımızdan olduk.

Evimizde yemek yapıp aile sofrasını kurma yerine fastfood yemenin keyif olduğunu meziyet sayıp obezite olalım diye uğraştık.

Küçük şeylerle mutlu olmak arzusunu kaybedince; para olmadan hayatın cehennem olduğunu hissettik.

Zengin olanların mutlu olduklarını düşündük. Oysa ki onların yaşam hedeflerinin tükendiğini anlamadık. İlla bizimde olsun deyip durduk, kendimizi yorduk. 

Paranın çoğu yerde insanların ruhunu daha çok sızlattığını görmüyor muyuz?

 Paranın her şeyi satın alırken sağlığı satın alamadığını yaşamadık mı?

Mutlu olmak için illa bir şeyler yapacağız illa zengin olacağız diye bir şeyin olmadığını bilmemiz gerekiyordu.

Hayattan elimizdekilerden zevk alamaya başlayıp kendimizi alışkanlıklarımızı değiştirdiğimizde hayatın ne kadar da keyifli olduğunu fark edeceğiz.

Paranın mutluluğu satın aldığını düşünüp yıllarca para biriktirdik belki de onca biriken parayı harcamadan ruh ve beden sağılığımızı yitirteceğiz haberimiz yok.

Örneğin konforlu bir ev almak yerine dünya turuna gidip gezip görüp beynimizi tazeleyip bilincimizi yenileyebiliriz.

Daha çok insan tanıyıp daha çok sevgi duyup onları hatırladıkça zihnimizde tatlı anıları yaşayabiliriz.

Çok şeyi edinemedik diye üzülürken farkın damısınız asıl mutluluğu yakalayamamışız.!

Mutlu olamadığımız için yakınlarımızı da mutlu edemedik.

Hep mutluluğun kotasını parasal düşündük sonrada sayısız para içinde boğuluyoruz yine farkında değiliz.

Onu bunu şunu alalım derken nasıl da çabuk geçti diye yıllara hayıflanmaya gerek yok.

Yılların suçu yok.!

Suçlu mu aramamız gerekiyor bizim saçma sapan heveslerimiz bizi mutsuz etti.

Mutlu olmak mutlu etmek aslında çok basit bir “seni seviyorum’’ bile yeter artar mutluluğa.

Sahi en son ne zaman hayatınıza hayatınızda kilere “seni seviyorum’’ dediniz?

Elimizde olanlarla mutluluğun farkına vara bilenlere sevgiler yağsın..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.