Suriye’de yürüttüğümüz “Barış Pınarı Operasyonu” nedeniyle konuşulup, yazılanları gördükçe,  “Bir musibet bin nasihate bedelmiş” sözünün geçerliliğini bir kez daha idrak ediyoruz. Din kardeşi bildiğimiz, uğurlarına göz yaşı akıtıp, dünyayla çatışmayı göze aldığımız ve hatta can verdiğimiz Filistin dahil olmak üzere, Kahire’de toplanan 22  Arap  Birliği Ülkesi, bundan sekiz sene önce üyeliğini askıya aldıkları Suriye’de Türkiye’yi işgalci ilan edip, şiddetle kınamışlar.

Onlar bu ihaneti yaparken, Türk Birliği üyesi Devletler de ortak açıklamayla Türkiye’yi destekleyerek gerçek kardeşliklerini bir kez daha gösterdiler... Kendilerinin Hunların torunları olduğunu söyleyen Avrupa Birliği üyesi Macaristan, haklılığımızı ifade ederek, çok güzel bir tavır sergiledi. “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok”  sözünün bir gerçeği  ifade ettiğini bir kez daha görmüş olduk...

Sırtımızdaki Hançer

ABD ve AB ülkeleri silah satışlarını durdurmaya varan kararlar alıp, aleyhimize yaptırımlar uygularken sözde din kardeşlerimizin bu tavrını izah edecek kelimeleri kullanmaya terbiyem elvermiyor.

Birinci Dünya Harbinde, islam dininin kutsal topraklarında,biz Mekke’yi, Medine’yi, Peygamber efendimizin kabrini, Filistin’i, Kudüs’ü,  Arapların canlarını, mallarını, namus ve şereflerini korumak için evlatlarımızı feda ederken, sözde Müslüman din kardeşlerimizin Hristiyan İngilizle işbirliği yaparak Aziz Türk Milletinin Kahraman evlatlarını vahşice katlettiklerini biliyorduk ama bazı çevreler ısrarla görmezden geliyorlardı. 100 yıl önce Osmanlı çökerken yaşadığımız acı tecrübeye rağmen,  bugüne kadar “MÜTTEFİK BİLDİKLERİMİZİN, DÜŞMAN”, “KARDEŞ ZANNETTİKLERİMİZİN KALLEŞ” olduğunu bir kez daha görmek, gelecekteki tavrımıza rehber olmalı. Düşünebiliyormusunuz birbriyle kanlı-bıçaklı olanlar bile bir anda Türk Düşmanlığında birleşiverdiler...

Tüm Arap ülkelerinin aleyhlerinde olmasına rağmen, Türkiye’den başka uluslararası platformlarda kendilerini kimsenin savunmadığı, vatanını, toprağını, ellerinden alan, çoluğunu çocuğunu katleden ve bütün bunlara rağmen can düşmanları İsrail’le birlikte Türkiye’ye karşı tavır alan Filistin’i ise hiç unutmayalım... Kafanıza bombaları yağarken de İsrail’le birlikte bir yerlerinize  kına yakarsınız artık...

 “MEĞERSE TÜRKMÜŞÜZ” de haberimiz yokmuş !!!

Özellikle son yıllarda Arap sevdalısı  bir zihniyetin yaygınlaşarak ülkemizde kimlik ve kişilik erozyonuna yol açtığı  ortadayken Suriye Operasyonu sebebiyle, dünyada yalnızlaştığımız bugünlerde özellikle  yandaş havuz medyası bir anda ağız değiştirerek,  manşetlerinde ve köşe yazılarında “TÜRK ASKERİ”, “TÜRK ORDUSU”, “TÜRK MİLLETİ” ifadelerini kullanmaya başlayarak  TÜRK olduğumuzu hissettirdi.  Bir zamanlar, “AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk” , “bana Türklükle gelmeyin”, “Türk dediğiniz nedir ki..”,“Türk Bayrağının adı değişmeli” denildiğini, Resmi Dairelerden “T.C.” ibaresinin, okullardan andımızın kaldırıldığını hatırlayınca, nereden nereye geldik diye şükrediyorum.

Sonuç olarak

Bize tekrar kimliğimizi ve kişiliğimizi hatırlamamıza vesile olan sözde müslüman dindaşlarımız Arap Birliği ülkelerine de teşekkür etmek lazım...

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve Türk Milletinin kurtarıcısı, Büyük Önder, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN  “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” sözlerinin ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu ve  bir kez daha görmenin mutluluğu ve huzuru içindeyim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.