Hep güzel şeylerden sözetmek istiyor insan.
Bugünün dünden güzel olduğu, yarının da bugünden güzel olacağı gibi.
Ama ne yazık ki bugünümüz dünden daha kötü ve karanlık. Ve ne yazık kı, yarınımız da bugünden daha kötü olacak gibi görünüyor.

Neden bu karamsarlık diye düşünebilirsiniz. Size yerden göğe kadar hak veririm. Ancak siz de bir düşünün lütfen. 
Son dönemde, ülkemizde öyle olaylar yaşayıp, öyle şeylere şahit olmaya başladık ki, bu durum ister istemez bir çoğumuzu olumsuz yönde etkilemeyi başardı.

Elimde bir gazete var. Şanlıurfa'nın Siverek İlçesinde aralarında husumet bulunan akraba iki aile arasında çıkan ve 4 kişinin öldüğü, 5 kişinin yaralandığı haberini okuyorum. 

Bir başka gazetede ise, 

Bir baba oğlu tarafından bıçaklandı diye bir başlık atılmış.

Büyükçede bir bıçak fotoğrafı konulmuş. Nereden bakarsanız bakın içler acısı bir durum. Ancak münferit bir olay değil. Buna benzer aile faciaları, kadın ve çocuk cinayetleri, tecavüz, gasp, ve darplar bir cinnet hali içinde olduğumuzu gösteriyor.

İnsanları anlamak, anlayabilmek doğru anda, doğru cümleyi kurmak, çok zorlaştı değil mi?

Hssaslaştık, kırılganlaştık, alınganlığımız had safhada, bir de bunun üstüne; günlük hayatın koşuşturmacası, stresi, kaygısı binince hepimiz bir öfke küpü olup çıkıveriyoruz. Dokunsan ağlayacak, tek kelime etsen bağıracak hatta çıldıracak durumdayız.

Kırmaya dökmeye; ölmeye, öldürmeye meylimiz arttı toplumca.
Mahalle esnafı öfkeli, ödemelerini yapamamış, evde de ihtiyaçlar artmış, hanımla da fena kapışmış. Tüm bunların siniri kimden çıkartılacak dersiniz? tabi ki iki kuruşa çalışan minik çıraktan.
Hemşire öfkeli hastane koridorunda bas bas bağırıyor, memur öfkeli bağırıyor; yönetici öfkeli bağırıyor.

Emekli maaşına karşılık kredi kullanmış bir kaç yıllık maaşının yarısını bitirmiş. Hali içler acısı. Cinnet kapıda geldi gelecek.
Gelir düzeyi orta ve düşük olan bir çok vatandaş ya kredi alamayacak duruma gelmiş, ya da dolu dolu kullanmış ve hayatının en az üc beş yılını ipotek etmiş. Ya sabır diyerek öfkelerini kontrol altında tutmaya çalışıyorlar.

Gençler taşı sıksa, suyunu çıkartacak. Ancak gelin görün ki, o taş gençlerden esirgeniyor. Gençler işsiz ve bir çoğu depresyonun eşiğinde.

İnsanımız yolun sonuna gelmiş gibi. Ümitlerini kaybetmiş, hayata küsmüş durumda. Çaresizlikler yüzünden çıkmazlarda. 
Ve ne yazık ki tüm bu olumsuzluklar; vatandaşta stres, depresyon, psikolojik bunalım gibi birçok kronik rahatsızlığı tetiklemiş durumda. 
Ülke de bir çok insan onlarca sorunla boğuşurken, diyorlar ki; karamsar yazılar yazmak konusunda pek bi maharetliymişim!
Sizce bunlar karamsarlık mı? yoksa gerçeğin kendisi mi?

Kendiniz dahil çevrenizde öfkeli olmayan kaç kişi var? Yok denecek kadar az değil mi? Acaba ne zamandır şöyle sakince baş koymadık yastığımıza? Hangi ara belirdi bu öfke bu cinnet hali? Ruhlarımız ne zamandır bu kadar simsiyah?

Uzaklaştık sevgiden, sabırdan, hoşgörüden. Bir cinnet hali yaşıyoruz ve küçükten büyüğe hepimizde var.
Bir huzursuzluk, bir korku hali hakim hepimizde.

Bir evlat ailesinden üç, beş kişiyi öldürüyor, bir komşu kadın üç yaşında çocuğu öldürüyor evinin bahçesine gömüyor, kocalar karılarını namus diyerek tabanca aracılığıyla öldürüyor. 
Sonra birileri "neler oluyor bize?" diye dövünüyor! İdam! diyerek çözüm arıyor.
Bir kere, gerçekten cinnet geçiren biri için idam caydırıcı bir çözüm asla değildir!

Psikolojik anlamda sorun yaşayan problemli insanlar için idam değil, sağlık anlamında çözüm gereklidir.
Bilinçli olarak cinayet işleyip de "Cinnet geçirme" sendromundan yararlanmak isteyenleri ayırıyorum tabii.

Epey uzattım farkındayım. Konuyu şöyle toparlamak istiyorum. 
Evet yaşamak zor, hayat şartları zor, haklısınız bazı insanlar da çok zor ama, ne olursa olsun kopmayalım yaşamın güzelliklerinden, kopmayalım birbirimizden! İç dünyamızın sessizliğine kanıp uzaklaşmayalım kendimizden. Biraz daha anlayış, biraz daha hoşgörü ve sizi bile sakinleştirecek olan bir parça tebessüm. Etrafımızı saran bu cinnet halinden ancak bu şekilde sıyrılabiliriz.

Aman çok sinirlenmeyin ve cinnet denen arkadaştan uzak durun. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.