Savaş…

Diplomasinin silahla oynanmasıdır…

Böyle biline…

***

Tabii…

Öncelikle küçükten yoklamalar yapılır…

İki ileri bir geri yöntemleri diplomasinin vazgeçilmezlerindendir...

Sonra ki aşamalarda matematik sırasıyla takip edilir…

Büyükelçiler çağırılır…

Konsoloslar ve sonrasında maslahatgüzarlar çağrılması sırasını takip eder…

Son kişi Üçüncü katip tir ve o da çağrılırsa, bağlantı kopar…

Bu durum açıklanacak savaşın son sessizliğidir…

Ve yıldırım hızıyla askeri güçler harekata başlar…

Tank, top, uçak, bombalar…

Savaş başlar kısaca…

***

Savaş öncesinde…

Son kez masada buluşma akıllı devlet adamlarının bir araya gelmesiyle gerçekleşir…

Tarafların birbirine söyleyecekleri kabul noktaları masaya konulur…

Ortak noktalar kabul edilir ve yeniden bir değerlendirmeye gidilir…

Kabul noktalarının yenilerinde oluşan ortak noktalar kabul edilir…

Böylece devam eden masadaki uzlaşma eğer tamamı üzerinde anlaşma sağlamıyorsa bu kez  anlaşılan konularda anlaşma sağlanır imzalanır…

Anlaşma sağlanamayan taraf ise zamana bırakılır…

Ateş kes süreci ve masa başı uzlaşma şartları devam eder…

Uzlaşma yoksa ötesi savaşa açılan kapıdır…

***

Libya da…

Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği meşru Yönetim bir tarafta…

Meşru yönetimi devirmek isteyen Darbeci general ve lejyonerleri diğer tarafta…

Farklı kabilelerden oluşan Libya halkı iç savaş sürecinde yok olmasın diye arabuluculuk yapmak gerektiğinde…

RUSYA VE TÜRKİYE ÖNE ÇIKIP tarafların masaya oturmasını sağladı…

Moskova da Meşru Libya hükümeti uzlaşma metnine  imzayı attı…

Darbeci general masadan kaçarak Moskova’yı terk etti…

İki gün daha zaman istediği Rusya tarafından açıklandı…

Bu yazının yayınlandığı tarihlerde uzlaşma metni imzalansın ya da masada kalsın…

Darbeci generalin Libya halkını düşünmediği, kendisini taşeron olarak besleyen ülkelerce kukla gibi kullanıldığı masadan kaçmasıyla tescil edilmiş oldu…

***

Libya…

Osmanlıdan Cumhuriyet Türkiye’sine miras bir bölgedir…

Bu miras, muris ve murisi evvelden gelen bir kültür ve sosyoloji mirasının gönüllerde iz bırakmış halidir…

Libya da Türkiye Cumhuriyetinin var olmasının gerekçesi, orada bulunan hiçbir başka ülkede yoktur…

Her şekilde ve her koşulda orada bulunmak Türkiye Cumhuriyetinin doğru siyasetinin gereği durumundadır…

Hele ki Akdeniz de ülkemizi sarmalamaya çalışan İsrail, Yunanistan ve Fransa gibi tasmasından boşanmış kuduz köpek misali devletler varken…

Libya ile uluslar arası Doğu Akdeniz Mutabakat anlaşmasını yapmış Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çıkarları için önüne çıkan kuduzlara demir leblebi göndermesinden daha doğal bir durum olamaz.

Diyoruz ki…

Masaysa masa da uzlaşalım…

Sahadaysa her koşulda vuruşalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.