VARLIK VE YOKLUK MÜCADELESİNDE BİR HAYAT "SABRİ ÜLKER"

MÜSİAD 'Saygı Kitaplığı' projesi kapsamında Nevzat Yalçıntaş, Sabahattin Zaim, Abdullah Tivnikli, Adnan Büyükdeniz gibi isimlerin hayatlarını kitaplaştırmaya devam ediyor. 

13 Ocak 2021 Çarşamba 11:27
123 Okunma
VARLIK VE YOKLUK MÜCADELESİNDE BİR HAYAT "SABRİ ÜLKER"

VHA/İSTANBUL 

MÜSİAD 'Saygı Kitaplığı' projesi kapsamında Nevzat Yalçıntaş, Sabahattin Zaim, Abdullah Tivnikli, Adnan Büyükdeniz gibi isimlerin hayatlarını kitaplaştırmaya devam ediyor. 

Son olarak Türk gıda sanayinin gelişmesinde büyük hizmetleri bulunan ve mücadeleci kişiliği ile tanınan Sabri Ülker'in hayatı araştırmacı gazeteci yazar Şamil Kucur tarafından kitap haline getirildi. 

Türk gıda sanayinin gelişmesinde büyük hizmetleri bulunan ve mücadeleci kişiliği ile tanınan, 'Ülker' adını ülke dışına taşıyan Sabri Ülker'in (1920 - 2012) hayatı MÜSİAD 'Saygı Kitaplığı' projesi kapsamında kitaplaştırıldı.

Her biri kendi alanında uzman değerli isimlerin, gelecek nesiller tarafından tanınması ve ülkemize kazandırdıkları değerlerin, daha fazla insan tarafından bilinmesi amacı ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) tarafından hazırlanan 'Saygı Kitaplığı' projesi kapsamında, yer alan Sabri Ülker kitabı, Araştırmacı Gazeteci Yazar Şamil Kucur tarafından kaleme alındı.

Araştırmacı Gazeteci Yazar: ŞAMİL KUCUR

Asırlık bir hikaye

Kadim Türk yurdu Kırım'da, Aluşta - Korbeg'de 1920'de başlayan, 'Devletler Ailesi'ne mensup, İstanbul'da Fatih Medresesi ve Dar'ül Muallimin mezunu Hacı İslam Efendi ile Hatice Gülsüm Hanım"ın oğlu olan Sabri Ülker'in 92 yıllık hayatının anlatıldığı kitapta, I. Dünya Savaşı, Balkan Savaşları, devletlerin yıkılıp, devletlerin kurulmasına, darbelerin, göçlerin, kıtlıkların yaşanmasına şahitlik eden, ailenin yaşadığı acı hikayeleri ömür boyu unutamayan, yokluğu da varlığı da yaşayan ancak, hiç bir zaman yılmayan, azim, gayret ve tevekkül sahibi Sabri Ülker ve gıda sanayinde bir marka olarak 'Ülker'in, kuruluş ve yükselişi ile yaşanan zorluklar ve başarıları, aynı zamanda asırlık bir hikayeyi okuyabileceksiniz.

Geleceğe sağlam adımlarla yürüyebilmenin hikayesi

Kitabın yazarı Şamil Kucur, 92 yıllık ömrünün büyük bir bölümü, gıda sanayinin içinde ve en öndeki isimleri arasında yer almasına rağmen, Sabri Ülker ve ailesinin medyada yer almayı tercih etmediğini, bu nedenle Sabri Ülker’in hayatta iken, genellikle iş hayatı ve Ülker markası ile anıldığını söyledi. Ancak vefatının ardından yayınlanan haber, makale ve yayınlarda Sabri Ülker'in zorluklar, yokluklar içinde yaşama mücadelesi veren, yılmayan, pes etmeyen, milli ve manevi değerlere bağlı bir iş adamı, hayır sahibi bir insan portesi ile karşılaşıldığını ifade eden Kucur, "Sabri Ülker'in Türk gıda sanayindeki başarıları ve Ülker'in kuruluş-yükseliş hikayesindeki rolü, ülke ekonomisine katkıları, kişiliği, işletmeciliği, müteşebbisliği, prensipleri, yeniliklere açık olması ile ekip çalışmasına verdiği önemin, sadece ticaret ve sanayi alanındaki insanlar için değil, dünü ve bugünü anlayabilmek ve geleceğe sağlam adımlarla yürüyebilmenin hikayesidir, bir anlamda Sabri Ülker'in hayatı" dedi.

Sabri Ülker'in personel kimlik kartı.

Kitapta, iş dünyasında birçok yeniliklere imza atan, müteşebbis bir işadamı olmakla birlikte, ailesine sadık bir eş, müşfik bir baba, yaptığı hayır ve yardımlarını gizli tutan bir hayırsever, geçmişine bağlı, ancak yeniliklere de açık, milli ve manevi değerlere sahip, kültüre, sanata ve özellikle şiire ilgi duyan, bir iş insanı ve gerçek bir hayat hikayesini bulacaksınız.

Sabri Ülker, ömrünü çalışarak geçiren azimli bir iş insanıydı.

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan: MÜSİAD 30 yılın getirdiği birikimle ülke ekonomisinde farklı bir kulvar açmayı başarmıştır. İş dünyası ile gelenekleri arasında bir bağ ve beslenme kanalı açmanın ötesinde, Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesinde, “maddi” kaygılarla hareket eden değil, “manevî” ilkelerle şekillenen işadamlarının yer almasını sağlamıştır. 

Bir büyük ilkenin, bir medeniyet tasavvurunun, insanı merkeze alan bir yaşam anlayışının dışavurumu olan MÜSİAD, bu sebepten kişilerle kaim değildir. Ama kişilerden renk taşır. 

Bu saygın iş derneğimizin her tuğlasında bir münevverin, bir girişimcinin katkısı vardır. Onlar ki kimsenin ortada olmadığı, meydana çıkmadığı zamanlarda hem var olmuşlar, hem de diğer insanlar için bir izlek, bir patika oluşturup yol açmışlardır. Onların bu katkısını ortaya çıkartıp MÜSİAD’ın beslendiği damarı yeni dönemlere aktarmak, bu anlayışın katlanarak artmasını sağlamak adına önemli bir çalışma başlattık. 

“Muhteşem bir maziyi ihtişamlı bir geleceğe” bağlamak adına hazırladığımız ‘Saygı Kitaplığı’ serimiz önemli bir boşluğu dolduracaktır. Çünkü bu seride yer alanlar kazanırken de, harcarken de inançları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Kazancın sadece dünyada değil, ukbada olacağına inanmış isimlerdir. 

Rahmet-i Rahman’a uğurladığımız bu isimler hem teori, hem pratik bakımından öncü isimlerden, kıymetli işadamımız Sabri Ülker mütedeyyin bir insanın, inançlarından taviz vermeden büyük bir işletme, hatta holding kurulabileceğini, hayatını vakfettiği şirketiyle göstermişti. 

Saygı Kitaplığı’nda yer alan isimler kısa ama özlü hayat hikayeleriyle bir kutup yıldızı gibi yol göstermeye devam edecektir. Günümüz tabiriyle ifade etmek gerekirse, genç girişimcilere ülkü ve eylem dolu rol-modeller olarak büyük ilhamlar vereceklerdir

Ülker ailesi.

Murat Ülker: “MÜSİAD Saygı Kitaplığı serisinde merhum babam Sabri Bey’e yer verilmesi beni çok mutlu etti. Ben kendimi bildim bileli babama saygı duydum. Babam olarak saygı duydum, çalışkanlığına saygı duydum, sabrına saygı duydum, nezaketine saygı duydum, girişimci olarak saygı duydum, iş adamı olarak saygı duydum, inanan bir insan olarak saygı duydum. 

Babam Sabri Bey gerçekten çok sabırlı, çok çalışkan, ilke ve nezaket sahibi ve programlı bir kişiydi. Hem işinde hem hayatında ilkelerinden asla taviz vermezdi. Sabri Bey de yeri ve zamanı gelince hayır demesini bilen, cesur bir kişiydi. Cesareti, kendisini aynı ölçüde cömert de yapmıştı. 

Sabri Bey’in bize aşıladığı en önemli özelliklerden biri de hayırseverliktir. O, hayır işlerini hayatının bir parçasıymış gibi yapardı. Biz de ondan öğrendik ve hayır işlerini hem hayatımızın hem de kurumumuzun bir parçası yaptık.

 Çok çalışırdı. Çalışmanın olmadığı yerde hayatın olmadığının da bilincindeydi. Her istediğini değil, adil olanı yapardı. Nadiren söz verirdi ama verdiği sözü hemen yerine getirirdi. Kısacası, evladı olmakla iftihar ettiğim babam Sabri Ülker, kâmil bir insandı, onu yakından tanıyanlar bilir ki ona saygı duymamak mümkün değildi. Rahmetle anıyorum.”

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.