Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da, Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı.Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı... Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken,diğeri elindeki demir parayı havaya attı: -Akçik, manç? .. (Kızmı, oğlan mı -Akçik... (Kız) Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı… Yukardaki satırlar bir kurgu film sahnesini değil Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azerbaycan Türkü’nün türlü yöntemlerle vahşice katledildiği tarihi bir hakikati yansıtıyor. 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış. Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi. 26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar. 26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular. Bugün soykırım iddialarıyla feryat edip dünyayı Türklere karşı nefret hisleri ile doldurmaya çalışan Ermenilerin Hocalı ve Azerbaycan’ın diğer bölgelerinde yaptıkları insanlık dışı canavarlığın konu edilmemesi ne garip değilmi. Oysa yaşananlar kendini insan olarak gören hiç bir varlığın kabul edebileceği şeyler değildi. Ama biz Türkiye’de sapık bir katilin öldürdüğü Ermeni gazeteci için bile onbinlerce insan sokaklara dökülüp bu cinayeti lanetledik. Ama buna rağmen Ermenilerin tarih boyunca Türklere yaptıkları zulüm ve katliamlardan dolayı pişmanlıklarını duymadık ve kendi katillleri kınadıklarını görmedik. Eh ne de olsa kendi katilleri iyidir, kendi katliamları da makbuldur. Her türlü insanlık suçuna karşı olunduğu gibi Türklere ve müslümanlara karşı işlenen suçlara da karşıyız demelidir tüm dünya milletleri. Uydurma soykırım yalanıyla kendilerine sahte bir mağduriyet yaratmaya çalışmaları boşunadır. Geçen yüzyılda Rusların güdümünde Türklere karşı yöneltilen Ermeni saldırıları şimdide Batı dünyasının desteği ile gerçek dışı senaryolar peşindedir. Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda 'Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım. Tüm insanların can güvenliklerinin en öncelikli konu olduğuna inanıyoruz. İnsanca yaşama hakkına saygılıyız , ama Türk’lüğümüzden ve Müslümanlığımızdan feragat etmemize gerek yoktur. Hocalı katliamında ve tarih boyunca Balkanlarda, Kafkaslarda, Ortadoğuda katledilen milyonlarca insanımızı rahmet ve minnetle anıyor, aziz hatıralarını saygıyla yadediyorum. Not...:Konunun anlam ve bütünlüğü bozulmaması amacıyla bu yazı metninin büyük kısmı internetten alınmıştır.