Atatürk’ün asker, devrimci, devlet adamı olduğu genellikle bilinir; fakat Atatürk’ün aynı zamanda büyük bir kooperatifçi olduğu pek bilinmez. Hâlbuki Atatürk’ün kooperatifçilik yönü de çağdaş bir yön; bugünkü tarımla, bugünkü ekonomiyle, tarımsal ve ekonomik gelişmeyle çok ilgili.

Bana göre, bugünkü ekonomimizin, özellikle de tarımımızın gelişmesi, çağdaşlaşması, AB’ye uyum sağlaması ancak kooperatifçilikle mümkündür. Büyük Önder Atatürk, bu noktayı ta o zaman açıkça görmüş ve kooperatifçiliğe daima önem vermiştir.

(2018 M. Mülayim Tarım Sempozyumu)

Dostlarım:

İyi biliyorum ki Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşundan ölümüne kadar kooperatifçilik üzerine çok derin, nitelikli, içeriği dolu çalışmalar yapmıştır.

Bir dönem kooperatif idareciliği yapan biri olarak kooperatiflerin nasıl güçlü yapılar olduğunu çok iyi biliyorum.

Kooperatifler çok ortaklı şirket gibi olduğu kadar aynı zamanda sivil toplum örgütüdür.

Ve sivil toplum örgütleri hayata, siyasete, dünyaya yön veren örgütlerdir.

(En büyük örneği Atatürk’ün kapattığı, Demokrasi Şehidi Menderes'in mantar gibi ülkenin dört yanına yaydığı mason teşkilatlarıdır.)

Kooperatiflerin her yıl kongresi yapılır, denetlenir, bütçesi yapılır ve kanunlarla korunur.

İyi bir denetleme ile kooperatiften asla ve asla hakkınız olmayan 0,01 TL’yi kaçırmasınız.

Yeter ki al takke ver külah olmasın.

Halk hakkını aramayı bilsin.

Hak Allah’ın adıdır ve Allah’ı ve hakkı aramayan insan olamaz…

Hayvan da olamaz.

Kaldı ki kooperatiflerden usulsüz ve haksız elde edilen kazançlar malum çetelerin iddia ettiği gibi olsa bile, bu durum çok uluslu şirketlerin (Kur-an aklına göre Karun ve Firavun) insanları bir bardak suya muhtaç edip canını alacağı durumlara asla getirmez.

Usulsüzlük yapan ceza alır ama bu tekelci sistemde hakkımızı gözümüzün içine baka baka yiyenleri sistem kanunla korur.

Petrolüne sahip çıkamadıkları için hakaret ettiğimiz Araplar bile bize gülerler.

Dünyada petrol Araplar’ da parasını Yahudi yerken, dünyada fındık Türkler' de parasını yine Yahudi yiyor.

Gerçi tekelci piyasa “Müslüman” da olsa işimiz daha kötü ya…

Neyse.!

Fındığı elimizden 1 ya da 2 liraya alır “bunu bize Allah yaptırdı” derlerdi.

Neyse o konulara hiç girmeyelim.

….ve Atatürk’ün öngörüsü ile FİSKOBİRLİK kurumu hayata geçer.

Türkiye’nin önemli ihraç ürünlerinden olan fındığın üretim ve satışında rasyonel çalışma yollarını aramak üzere, 10 Ekim 1935 Perşembe günü o zamanki adı Ekonomi Bakanının himayesinde Ankara’da BİRİNCİ ULUSAL FINDIK KONGRESİ toplanmıştır.

(Atatürk hayatta ve devletin başında.)

İki gün sonrada TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ KANUNU VE TARIM SATIŞ KOOPERATİFİ ANAMUKAVELENAMESİ adını taşıyan 2834 sayılı kanun kabul edilerek 2 Kasım 1935 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu gerekçeye dayanarak yasanın çıkmasından 3 yıl 8 ay sonra;

14 Haziran 1938’de ORDU

17 Haziran 1938’de GİRESUN, BULANCAK ve KEŞAP

7 Temmuz 1938’de TRABZON

Kooperatifleri kurulmuştur. Bu 5 kooperatif 28 Temmuz 1938’de kısa adı FİSKOBİRLİK olan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ni kurmuştur. 4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Kanunun ilgili hükümleri gereğince, kooperatif ve Birliklerin ünvanlarına “Sınırlı Sorumlu” ifadesi eklenmiştir.

Kaynak: FKB

1938 yılında Atatürk’ün ölümüyle birlikler zarar etmeye başlamıştır.

İster idareciler hatası, ister derin yapıların birliklerin başına geçirdiği çetelerin işi deyin.

Adına ne derseniz deyin ve ne teşhis koyarsanız koyun.

Bu ülkede TEKEL ürünlerinin dahi zarar ettiği görülmüş gerçektir.

Samsun 216,

Maltepe,

Tekel 2000,

Bafra,

Bitlis ve daha onlarca marka zarar ettirilip çöpe atılmış, kalanı Philip Morris‘lere sözde satışlarla sunulup, piyasa Japon Tabacco Internacional vb. teslim edilmiştir.

Ve gelelim fındıklarımıza.

Elde birlik kalmadı.

Kalan son birlik marketçi oldu. Onu da becerebiliyor mu takdir sizin.

Asıl can yakan hususta ne biliyor musunuz.?

Dünyada mal üreten, hizmet üreten bireyler, küçük esnaf? çay ocağı işletmecisi, bakkal, atölye, fabrika ne varsa hepsi ürettiği ürünün fiyatını kendisi belirlerken sadece fındıkta fiyatı belirlemesi için biz yetkili bekliyor sonra onu alkışlıyoruz.

(Sorun o yetkiliye dereden yola çuval nasıl çıkartılır.)

Fındık fiyatı Giresun’da mı açıklansın, Ordu’da mı açıklasın.

Bayram geçtikten sonra nerede açıklarsa açıklasın.!

Biz 100 sene Önce Atatürk’ün kurduğu birlikleri sahip çıkıp, birey olup, birlik olamadık ya…

Fındık kadar aklı olan, elin kırdığı fındıklara da cevizlere de ses çıkaramaz.

Birey olamayana, birlik olamayana Fiskobirlik gibi bir kurumu idare edemeyene, kendi ürünün değerini kendisi belirleyemeyene kg başında 54 lira büyük para.

Bozdur, bozdur harca!

Bize Osmanlı’dan kalan mirastır. Padişahım çok yaşa.!

Doğru yolda olana selam olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.