Fransa gibi yıldızlar topluluğundan oluşan bir takımı, etkili bir futbolla yenen A Milliler İzlanda'ya 2-1 yenilerek tam bir hayal kırıklığı yaşattı. Çünkü bu takım İzlanda'yı çok rahat yenebilecek güçte bir takım. İzlanda öyle hücum yönü çok yüksek, etkili bir futbol oynamadı. En büyük avantajları vücut olarak dirençli olmaları ve hızlı geri dönüşleriydi. Sahada en etkili oldukları şey ise duran toplardı. Zaten yediğimiz goller de duran toplardan geldi. Maçın ilk yarısında orta sahanın etkisizliğiyle bir türlü oyunun içine giremedik. Dorukhan'ın golüyle ancak kendimize gelebildik. Oynarsak aslında yenebileceğimiz o an aklımıza düştü. İklim değişikliğinden mi? Konsantrasyon eksikliğinden mi? bilinmez attığımız gole kadar sahada değildik. 

Şenol hocanın, sakatlıklar nedeniyle maça başladığı kadroyu kağıt üzerinde görünce tedirgin olmuştuk zaten, oyun başlayınca tedirginliğimiz iyice arttı. Orta sahada aldığımız her topu neredeyse kaybettik ve etkili top çeviremedik. Ozan Tufan ve Hakan Çalhanoğlu nerede olduklarının pek farkında değildi. Tüm bu olumsuzlukların üstüne Şenol hoca da erken müdahale etmeyince işimiz zorlaştı. Şenol hoca taktik olarak oyun içinde sürekli oyunun yönünü, oyuncuların yerini değiştirdi ama bir türlü etkisiz Hakan ve Ozan'ı çıkarmadı. Maç boyunca Cengiz Ünder ve Mahmut Tekdemir'in yokluğunu çok hissettik. Hakan Çalhanoğlu kariyeri yüksek bir oyuncu olmasına rağmen milli takımda bir türlü istediğimiz etkiyi veremedi, veremiyor. Hala neden ısrar ediliyor anlamış değilim. Milan'da oynuyor olması zihinsel ve psikolojik olarak bir etki yaratıyor sanırım. Maç boyunca tek etkili şutu vardı onu da Güven Yalçın'ın yaratıcılığı sayesinde görebildik. Oyuncu ya Milan'da doğru yerde oynuyor ya da biz yanlış yerde oynatıyoruz. 

En azından ikinci yarı başladığında Hakan, Ozan, İrfan Can yerine  Abdülkadir, Yusuf, Oğuzhan veya Güven'le başlasaydık çok farklı bir sonuç olabilirdi, hücuma daha etkili katkı sağlayabilir, beraberliği yakalayıp liderliğimizi sürdürebilirdik. Oğuzhan'a ne oldu anlayabilmiş değilim! Benim bildiğim Oğuzhan, Ozan'dan çok daha iyi oynar. Tam onu isteyen bir oyun vardı sahada...

Orta saha bir takımın en önemli noktası, orada iyi top yapmazsan, ileriye top taşıyamıyorsun bu da skora kocaman bir eksi olarak yansıyor. Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür çok istekliydiler  ve onların oyuna girmesiyle üçüncü bölgemiz biraz hareketlendi ama sonuç için yeterli olmadı. Genelde takım olarak bu iki oyuncu kadar istekli değildik. Sanki havaalanında yaşanan gerginlik sahaya sirayet etmişti. Maçın genelinde panik halinde ve isteksiz bir takım izledik. Fransa maçındaki sakin ve akılcı oyun bu maçta yoktu.  

Her ne olursa olsun, kalan maçları ve puan durumunu ele aldığımızda elemeleri geçip gruptan çıkacağımıza inanıyorum. A Millilerimiz bundan sonraki maçlarda gerekeni yapacaktır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan ÇİÇEK 2019-06-12 15:23:19

Hakan Çalhanoğlu konusunda dediklerine sonuna kadar katılıyorum. Fakat Ozan Tufan konusunda düşüncelerim şöyle maçın genelinde kötü oynamadı. Çok istekliydi. Sanırım Sergen Hoca ona futbolcu olduğunu hatırlatmış. Ama tam olarak değil. Zaman zaman çok güzel işler çıkardı. Üzerinde durulursa Türk Futbolu açısından güzel yerlere geleceği konusunda ümidim var.
İzlanda gibi yüksek boy ortalamasına sahip takımlar için, maçı izlerken aklıma uzaktan şutlarla düğümün açılacağı geldi. Bu tür rakiplere karşı havadan ve uzun toplarla oyun oynanmaz. Tamamen yerden ve kısa paslarla, rakibe çok yaklaşmadan akıllıca oynanır. Şenol Hoca gibi bir tecrübe elbette ki planını kurgulamıştır kafasında. Ama bence maça Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir ile başlamalıydı diye düşünüyorum.
Şunu da unutmamak lazım. Dün akşam milli takımın üzerinde Fenerbahçe Şanssızlığı” vardı. Özellikle attığımız golden sonra, doğru oyuncu değişikliklerinin de gelmesiyle zaman zaman her şeyi doğru yapmamıza rağmen topu filelerle bulu