Son zamanlarda ‘Hâlâ bununla uğraştığına inanamıyorum’ dediğiniz pek çok şey olduğuna eminim.

Özellikle son bir yılda, çok eskide kaldığını zannettiğiniz deneyimler, artık bittiğini düşündüğünüz huylar, bir daha karşılaşmam sandığınız türden olaylar ve insanlar, yani deyim yerindeyse ‘bir takım antikalıklar’ tekrar tekrar karşınıza çıkıyor olabilir.

Hem kişisel hayatlarınızda hem kolektif alanda, aşıldığına, bittiğine, gittiğine neredeyse emin olduğunuz ne varsa şimdi hayatlarınızda son bir kez daha belirlemek üzere yüzeye çıkacak.

Savaş, sanıyorum bu antikalıkların en büyüğü, en ahmakçası, en inanılmazıydı.

Eski tür, ataerkil, statükocu, küçük hesapçı ve elbette kağnı hızında iş yapma biçimleri, emek ve onur sömürüsü üzerine inşa edilmiş uzmanlaşma türleri, güven ve saygı içermeyen romantik birliktelikler, ama el alem ne derler, kutsalımız diye göklere çıkarılan içi boş ezberler, geleneğimiz diye dokunulmayan çarpık bilinçler, korktuğumuz kuklalar ve kuklaları oynatan kuklalar..

Şimdi veda zamanı ama hepinize öğrettikleriniz için teşekkürler.

Eski dünyaya ait olan ve yeni dünyada artık çalışmayan ne varsa bağlantımızı koparalım onunla dilerim kolayca. Ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilmiyorum dersen, kalbin içinde yanan kor ateş yeter, yeni yolunu aydınlatmaya.

Eskiye dair ne varsa yeniye taşımak istemediğin, onu sonsuz bir güvenle, neşeyle, sevgiyle, umutla bırakabilirsin.

Ve şimdi etrafına, yakına ve uzağa, görünen ve görünmeyen bir bebeğin gözleriyle, umutla, bakabilirsin.

Bu hafta bu farkındalıkla çok daha güzel olsun ve ardından gelen haftalarla..

Atatürk Kültür Merkezi Yeni Heykelini Arıyor

AKM, ikonik silüetini tamamlayacak heykeli bulmak için bir heykel yarışması düzenliyor. Eserden AKM’nin mimari ruhunu ve sanatsal kimliğini yansıtması bekleniyor. Ülke çapında düzenlenen yarışmaya 25 Temmuz’a kadar başvuru yapılabilecek.

Yarışma sonucunda birinci olan heykel, Atatürk Kültür Merkezi’nin Taksim Meydanı’na bakan cephesinde, AKM yerleşkesi ile Mete Caddesi’nin kesişim noktasında yer alacak.

Jüri Günseli Kato, Murat Tabanlıoğlu, Hüsamettin Koçan, Seçkin Pirim, Celalettin Çelik, Osman Dinç ve Şakir Gökçebağ gibi önemli isimlerden oluşuyor. Jürinin değerlendirmeleri sonucunda belirlenecek eserin yaratıcısına 150.000 TL, ikinci olan eserin sanatçısına 100.000 TL, üçüncü olan sanatçı ise 20.000 TL ile ödüllendirilecek.

18 yaşını doldurmuş ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan sanatçılar eserleri için fiziksel veya dijital olarak hazırladıkları sunumlar ve tasarım maketleri ile başvuru yapabilecek.

Derece alan ve mansiyona layık bulunan heykeller, 15 Ağustos tarihinde düzenlenen kolokyum ve ödül töreni sonrasında akmistanbul.gov.tr adresinden açıklanacak.

Emin Alper’in Yeni Filmi ‘Kurak Günler’in Afişi Yayımlandı

Emin Alper’in 75. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak yeni filmi Kurak Günler’in festival afişi yayımlandı.

Festivalin ‘Belirli Bir Bakış’ (Un Certain Regard) bölümünde yarışacak olan ‘Kurak Günler’ filminin dünya galası, 23 Mayıs Pazartesi günü Salle Debussy’de yapılacak.

Emin Alper’in dördüncü uzun metraj filmi ‘Kurak Günler’, bir süredir kuraklık sorunuyla boğuşan Yanıklar kasabasına yeni atanan genç savcı Emre ile Belediye Başkanı Selim, yerel gazeteci Murat ve kasabanın eşrafı arasında yaşanan çekişmelerini anlatıyor.

Selahatin Paşalı ve Ekin Koç’un başrollerinde yer aldığı filmin afiş tasarımı Arda Aktaş’ın imzasını taşıyor.

Ay Yapım, Liman Film ve Zola Yapım’ın yapımcılığını üstlendiği Kurak Günler filmi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden yapım desteği almıştı.

Türkiye, Fransa, Almanya, Hollanda, Yunanistan, Hırvatistan ortak yapımı film, Cannes’daki dünya prömiyerinin ardından önümüzdeki sonbahar aylarında ülkemizde gösterime girecek.

‘Büyülü İnsan’, Elizabeth Von Arnım

1922 yılı Londra. Gökyüzü her daim kurşuni, her daim yağmur yağıyor. Kendini dine vererek hayatına amaç bulmaya çalışan, eşleri işkolik pozunda eve barka uğramadığı için bunalan gencecik kadınlar bir gazete ilanıyla kocalarına yalanlar söylüyorlar ve İtalya’nın bir cennet bahçesinde yer alan evi bir aylığına kiralıyorlar.diği

Sonra anlıyoruz ki aslında gencecik çiftlerin mutsuz evliliklerinin nedeni de o her daim kurşuni İngiliz havasıymış. Bin bir türlü çiçeğin açtığı, eteği denizle ıslanan uçsuz bucaksız kırlar içindeki bu evde dört İngiliz hanımının tavırları, mülkiyet duyguları, paylaşmaya can attıkları mutlulukları çok tatlı tatlı anlatılıyor. Evlilik denen haller hakkında düşündürüyor.

Ünlü şair Shelley de son yıllarını bu La Spezia’da geçirmiş. Shakespeare dahil Britanya edebiyatında İtalya hep önemli bir yer bulmuştur kendine.

Ben bu hoş kitabı çok severek okudum. Yirminci yüzyılın en başında geçen, tanımadığım bir İngiliz kadın yazarın eseri olan bu kitapla tanıştığım için çok sevindim. Filiz Çakır, kusursuz ve akıcı çevirmiş.

Not: Roma’nın İspanyol Meydanı’ndaki ünlü Babington Tea Rooms’un kapısında Shelley’in buraya sık sık geldiği yazar. Fotoğraf bu kitabı okurken en sevdiğim ve çok sıklıkla andığım bir filmden. Shirley Valentine. Tiyatro oyunu değil ama filmi.

Gri İngiltere’den ve ondan sadece günün menüsünü bekleyen kocadan ve tek sohbet arkadaşı duvardan bunalan Shirley’in kendini bir piyango sayesinde ışıl ışıl güneşler alında parlayan Yunan adasına ve denizine atışını o kadar sık anarım ki..

Passing, Rebecca Hall

Passing, ismi, afişi, siyah beyaz oluşu, müziği, görüntüleriyle kısacası her şeyiyle iyi ki dedirten bir film oldu benim için.

Nella Larsen’ın romanından sinemaya aktaran da tanıdık bir isim, Rebecca Hall.

1920’lerin New York’unda ilk önce Irene ile tanışıyoruz. Biraz gergin, biraz telaşlı görünen Irene’in olmaması gereken bir yerde bulunduğunu kısa zamanda anlıyoruz. Sadece beyazların girebildiği bir otelde, açık renkli bir siyahi olmasının yardımıyla ‘beyaz gibi davranarak’ kısa bir mola vermeye karar veriyor.

Tesadüf bu ya, uzun yıllardır görmediği okul arkadaşı Clare’le de burada karşılaşıyor. Clare’de açık renkli bir siyahi olmasının (o günün şartlarını göz önünde bulundurarak) bilinciyle kendini beyaz olarak konumlandırmış.

Irene ile Clare arasındaki en büyük fark; Irene sıcaktan bunaldığı kısa bir an soluklanmak için bunu kullanırken, Clare kocası dahil herkesten sakladığı gerçek kimliğini gizleyerek tüm hayatını bu şekilde sürdürmekte.

Burada filmin adına değinmek isterim Passing (racial passing); özellikle Amerika’da beyaz gibi davranan (Afro Amerikalı bireyler), onların yasal haklarına ve sosyal düzenine uyanlar için kullanılan bir terim.

Irene ve Clare’in karşılaşmaları ikisinin de bambaşka hayatlara yönlenmiş olmaları filmi başka bir boyuta taşıyor. Özellikle Clare’nin ırkçı kocası arka planda gerilimi sürekli hissettiren görünmez bir canavar gibi aklımızın bir köşesinde bekliyor.

İki kadının birbirlerinin hayalarına farklı açılardan imrenmeleri, tansiyonu yüksek bir dram adeta. Afişinde yazdığı gibi hiç bir şey ne siyah ne de beyaz.

Tessa Thompson ve Ruth Negga muhteşem. Alexander Skarsgard’ın benzer rollerini de görmüştük. Bill Camp ve Andre Holland da filme renk getiren isimler. Rebecca Hall ve görüntü yönetmeni Eduard Grau bir sanat eseri çıkartmış.

Netflix’ten izleyebilirsiniz.

Etgar Keret ‘Çarpıcı Gündelik Yaşamlar’ ile İstanbul’da

İsrailli öykücü, sinemacı ve senarist Etgar Keret’in yönetmenliğini yaptığı, öykülerinden uyarlanmış dizi ve filmlerden oluşan retrospektif niteliğindeki ‘Çarpıcı Gündelik Yaşamlar: Edgar Kent’ başlıklı program Pera Film’de izleyici ile buluştu. Yarın ise (17 Mayıs salı günü) film gösteriminin ardından Pera Müzesi’nde bir söyleşiye konuk olacak.

​​​​​​​

Program Keret’in dünyasında gezinmenin keyfini yaşatacak dizi ve filmleri hem fiziksel hem de çevrim içi gösterimlerle bir araya getiriyor.

‘Çarpıcı Gündelik Yaşamlar: Etgar Keret’ programı, yakın bir arkadaşının intiharının kendisini yazarlığa itmesinden, öykülerinin doğallık içinde bunca sarsıcı olmasına ve kendi hayatında yaşanan gerçek olayları nasıl kurguya dönüştürdüğüne, Keret’e ve üretim süreçlerine dair pek çok keşif alanı sunuyor.

Programda; kaderin hatalı olduğunu kanıtlamak için her şeyi yapmaya hazır ve kaybeden olmaya mahkum bir adamın trajikomik hikayesini anlatan ‘Üstünkörü’; beklenmedik mucizeler ve absürt bir mizah ile, hayatın ne kadar kıymetli ve sürprizlerle dolu olduğunu gözler önüne seren ‘Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi’; dokunaklı, çoğu zaman nükteli ve son derece güçlü bir sinema dili barındıran, Etgar Keret’in Shira Geffen ile birlikte çektiği ilk uzun metraj filmi ‘Deniz Anası’; Keret’in yönetmen arkadaşı Gur Bentwich’in bir kitap turnesinde Keret’e eşlik ederken yazarın eğlenceli olduğu kadar samimi bir portresini çizdiği belgesel filmi ‘Hangi Hayvansınız?’; yönetmen eşi Shira, çocukluk arkadaşları, Jonathan Safran Foer ve Ira Glass gibi meşhur çalışma arkadaşları başta olmak üzere, herkesin en sevdiği Keret hikayesini paylaştığı ‘Etgar Keret: Gerçek Bir Hikayeden Uyarlanmıştır’; Etgar Keret ve Shira Gefen’in yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu, bilinçaltımızın en karanlık köşelerine esprili bir şekilde gizlice sızmaya çalışan benzersiz bir öyküyü, Davis Lynch ve Luis De Funes karması bir sinematografiyle aktaran mini dizi ‘Aracı’ ve son olarak pandemi sona erdiğinde dışarıya adım atar atmaz neler hissedebileceğimize dair kısa bir film olan ‘Dışarıda’ yer alıyor.

‘Çarpıcı Gündelik Yaşamlar: Etgar Keret’ programı, 31 Mayıs tarihine kadar Pera Müzesi Oditoryumu’nda hem de film.peramuzesi.org.tr adresinde çevrimiçi olarak izlenebilir. Film gösterimleri ücretsiz ve rezervasyonsuz.

PODCAST

​​​​​​​

Kimseler Duymadan

Ot Dergi’den Selçuk Erdem ve Dündar Hızal mikrofonda. Konuklar ise Hakan Günday, Onur Ünlü, Murat Uyurkulak gibi tanıdık isimler. Kitaplardan çıkan yolculukta başka konulara da uzanan, her bölümün doyurduğu sohbetler..


Nutrition Diva

Yemek kavramı ile ilgili alışkanlıklarınızı değiştirmek istiyorsunuz ama bunun eziyete dönüşmesinden korkuyorsunuz. Monica Reinagel tam da buradan yola çıkıyor.

Bir Varmış Bir Yokmuş

Bir Can Çocuk Yayınları projesi. Türk ve yabancı yazarların serlerinden çocukların sevebilecekleri 16’sı seçilmiş ve seslendirilmiş. Oyun bağımlılığı ve siber zorbalık gibi özel bölümlerle ebeveynler için de önemli detaylar paylaşılıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.