Düşünce kuruluşu (Think-Tank) olarak ifade edilen oluşumlar özellikle gelişmiş ülkülerin uzun vadeli hedeflerine ulaşmasında önemli görevler üstlenmektedirler. Güvenlik,  savunma, dış politika, eğitim, sağlık olmak üzere, uzmanlık alanlarına ve kuruluş amaçlarına göre birçok konuda derinlemesine analiz,  tahlil ve raporlama çalışmaları yürütmektedirler.
Son yıllarda ülkemizde de bu alanda önemli atılımlar olmaktadır. Üniversiteler, STK’lar ve kamu kurumları arasında işbirliği içerisinde önemli çalışmalar yapılmaktadır. Her üniversite kendi stratejik araştırma merkezini kurmakta ve önemli araştırmalar ortaya koymaktadırlar. Gelişmiş ülkelerdeki örneklerine baktığımızda ise; ilköğretimden itibaren düşünce kulüpleri oluşturulduğunu ve bu çalışmalarında yükseköğretimde daha ileri seviyede uzmanlık alanına dönüştüğünü görmekteyiz. ABD Brookings Enstitü, Ingiltere Chatham House, Almanya Konrad Adenauer gibi kuruluşlar ülkelerinde ve dünya genelinde etkili olmakta, dünya siyasetine yön vermektedirler.
Gelişen sürekli rekabetin arttığı bir dünyada Türkiye olarak bizimde bu rekabette ayakta kalabilmemiz için bu çalışmaların daha da artırılması, geliştirilmesi, desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Ülkemizde ise Genel Başkanlık görevini üstlendiğim, Strateji Enstitüsü kısa bir zaman öncesinde kurulmasına rağmen önemli çalışmalar ortaya koymuştur. Yine SASAM, SETA, SDE, ASSAM, ASAM, 21. YÜZYIL STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ, BİRSAM, USAM, GÜSAM, ORSAM, TÜRKSAM, YENİ TÜRKİYE STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ, ESAM, USTAD, TASAM, SEKAM, gibi kuruluşlar da önemli çalışmalar ortaya koymaktadırlar.
Ülkemizin stratejik konumu gereği, dış ve iç tehdit faktörleri ile bölgesel ve küresel güç olma yolunda ortaya konulan hedefler neticesinde, bu çalışmaların yapılması gereklidir ve elzemdir. Küresel güç sahibi ülkelerde düşünce kuruluşları önemli görevler üstlenmektedirler ve devletlerin politikalarında belirleyici rol oynamaktadırlar. Ülkemizin daha güçlü hale gelmesi, dış ve iç tehditleri önleyecek çalışmaları ortaya koyması ve milli hedeflerin gerçekleştirmesinde bu kuruluşların daha fazla görev ve sorumluluklar almaları gerekmektedir.
Daha güçlü olmaya çalışmayanın, daha iyi olmaya çalışmayanın ayakta kalamadığı küreselleşen ve rekabetin arttığı bir dünyada, güçlü ve lider ülke olma hedefi ile yola çıkan 2023, 2053, 2071 hedefi olan bir Türkiye’nin düşünce kuruluşlarına, stratejik araştırma ve gelişme çalışmalarına daha fazla ağırlık vermesi gerekmektedir. Dünyanın en güzel ve en stratejik coğrafyasında yaşıyoruz, tarih boyunca sürekli tehditlere açık olan bir bölgedeyiz. Bu tehditler küresel ve bölgesel güç olma yolunda daha da artış göstermektedir.
Ülke yönetiminde stratejiye, güvenlikte istihbarata, sanayi ve ticarette ise AR-GE ve inovasyona ağırlık vererek, milli güç unsurlarımızı etkili kullanarak güçlü ülke hedefimize kararlılıkla devam etmeliyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.