Pandeminin yoğun şekilde hissedildiği Nisan ayında gerçekleşmesi planlanan Türkiye seminerleri iptal olan Theta Healing’in kurucusu Vianna Stibal Temmuz ayında tüm tedbirlerin itinayla alındığı, her şeyin detaylıca düşünüldüğü muhteşem bir organizasyonla sevenleriyle buluştu..

Yaklaşık 350 kişinin bir araya geldiği bu görkemli etkinlik, aynı zamanda pandemi sürecinde gerçekleşen dünyanın en büyük, en kalabalık organizasyonu olma özelliğini de taşıyor. 

Ayrıca Theta Healing  tarihinde gerçekleşen en kalabalık eğitim organizasyonu olduğunu da belirtmek gerek.

Elbette sorunsuz şekilde tamamlanan bu etkinliğin, ortaya çıkan başarının ve memnuniyetin arkasında değerli bir isim var.. 

Theta Healing Türkiye Koordinatörü, Burhanettin Dağdönderen

-Vianna Stibal ile yolunuz ilk ne zaman kesişti?

Merhaba. Vianna Stibal ile beş yıl önce St.Petersburg’da tanıştım. Tanışmamızın tamamen yaratımlara bağlı olduğunu söyleyebilirim. Biliyorsunuz Beyoğlu’nda kuyumculuk yapıyorum baba dede mesleği. Tanışmamızdan 20 gün önce Rusya’dan gelen bir müşterimiz bana Amerikalı taşları seven bir hanım tanıdığını özellikle zümrüt ve pırlanta Taşları ile ilgilendiğini söyledi. Benimle tanıştırmak istediğinde kabul ettim. St.Petersburg biletini aldım ve 20 gün sonra Rusya’ya gittim akşam otelde kaldıktan sonra sabah saat 8:00’de buluşacağımız otele geldim . Otel lobisinde gelmelerini beklerken orta yaşlarda bir hanım gördüm bana doğru yürüyordu oturduğum yerden kalktım sanki yıllardır görmediğim ailemden biriymiş gibi çok yakın bir  his uyandıran bu hanıma (Vianna olduğunu bilmeden ) sarıldım, selamlaştım.Daha sonra elimden tuttu ve bana İstanbul’dan gelen kuyumcu sen misin diye sordu. O zaman anladım ki evet ben bu hanım için gelmiştim. Ofise girdiğimizde kendisine Türkiye’den getirdiğim takıları göstermeye başladım ve bana her takının fiyatını sorduğunda cevap veremedim ,kendisine hediye etmek istedim daha sonra takıları öğrencilerine salondaki insanlara göstermek istediğini söyledi ben henüz işlerinin eğitimlerin ne olduğu hakkında bilgi sahibi değildim masanın üzerinde duran takılarla beraber salona girdik ve ilk gördüğümde o kalabalığı çok korkmuştum coşkulu bir karşılama ile karşılandık ve bu beni tedirgin etti nereye geldiğimi anlayamadım, daha sonra bu hanımın çok ünlü birisi olduğunu düşündüm,sahneye çıktı ve insanlarla konuşmaya başladı ben ise arkalarda bir yerde masanın başında oturuyordum heyecan ve merakla nereye nasıl bir ortama geldiğimi idrak etmeye çalışıyordum, internete yazıp araştırmak istiyordum ama her yerde kiril alfabesi yazılar vardı neyse ki daha sonra yanıma bir hanımefendi elinde Vianna Stibal’ın kitabıyla geldi ilk defa ismini orada gördüm ve Thetahealing ismi ile ilk orada tanıştım. Benim herkesten biraz daha farklı bir durumum oldu, insanlar ilk önce ThetaHealing ile tanışır ama ben ilk Vianna Stibal ile tanışmıştım, takılarım da büyük ilgi görmüştü ve hepsini sattım.Akşam beni yemeğe davet etti ve orada bana bundan sonra benim seminerlerime katılır mısın diye sordu ben de tabii ki dedim ve böylelikle Thetahealing serüvenim başlamış oldu.

-Theta Healing sizin için ne ifade ediyor, öncesinde spiritüel alanlara dair merakınız ilginiz var mıydı ya da ne durumdaydı?

ThetaHealing benim için kendimi keşfettiğim  bir dönüm noktası oldu diyebilirim. Her zaman mesleğimle ilgili yaptığım işlerde çok tutkuluydum, araştırma kısmına çok vakitler ayırarak en iyisini ve en uygununu yapma konusunda gerçekten hırslı bir insanım. Yaptığım takılara her zaman biraz ruh ve duygu kattığımı düşünerek çalışırım. Bu, Thetahealing’ten önce de böyleydi. Sonrasında Vianna hanım için takı tasarlarken onun verdiği eğitimlerde bahsettiği imgeleri sembolleri araştırırken, girdiğim benim için yeni sayılabilecek spiritüel dünya ThetaHealing’in aslında var olan potansiyellerimizi nasıl ortaya çıkardığı konusunda her seferinde beni hayrete düşürdü. İlk tanışmamızdan sonra seminerler boyunca takı tasarımlarını yaparken araştırdığım öğrendiğim her sembolle, kulak kabarttığım her eğitimle ThetaHealing’e olan ilgim ve sevgim arttı ama şunu fark ettim ki uygulayıcılık eğitimleri almadan Vianna hanımın seminerlerine katılmak, temeli olmayan bir bina yapmaya benziyordu. Thetahealing kitaplardan okunarak veya başkalarını gözlemleyip dinleyerek tam anlamıyla öğrenilemiyordu bence. Benim için bu gelişi gidişi olan bir otoban gibiydi. Bir etkileşim olmalı ,insan bunu kendinde uygulayabilmek için ruhunu öğrenmeye ve başka ruhlara açmalıydı. Bu nedenle uygulayıcılık eğitimi almaya karar verdim. Aldığım her eğitimle aslında içimizde var olan şifacılığın ilk hedefinin kendimizi ve ruhumuzu iyileştirmek olduğunu belki de tüm sorunlarımızın temelinde mesnetsiz hırsların ve sevgisizliğin yattığını farkettim. Bu benim için böyleydi, herkes ThetaHealing’de bence önce kendi ruhunun şifacısı oluyor. Daha sonra hırslarını yargılarını bir kenara bırakarak herkesi koşulsuz sevgiyle kabul etmeyi öğreniyor. Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan insanların birbirine tahammülsüzlüğünün ilacı ThetaHealing tekniğiyle kendimizi ve çevremizdeki her şeyi koşulsuz sevmek bence.

-Pandemi sürecinde dünyanın en büyük en kalabalık en görkemli organizasyonunu gerçekleştirmek hiç de kolay olmasa gerek, tereddütleriniz endişeleriniz oldu mu karar verirken, başlarken ve süreci yönetirken?

Bu tekniğin İstanbul’da verilmesi için  eğitmen arkadaşlarımla çok emek verdik. Dünyanın her yerinde seminerlere gelen Türkler oluyordu. 5 yıl boyunca  60’a yakın seminere katılmıştım. Ve hep Türkiye’de nasıl yapılır Vianna hanım Türkiye’ye gelse nasıl olur bunun hayallerini kuruyordum. Her gün Viyanna hanıma Türkiye ile ilgili videolar gösterip, hikayeler anlatırdım. 2018 yılı yazında Amerika’da seminerde iken bana bir gün geldi ve ‘İstanbul’da eğitim düzenleyelim ne zaman istersin’ dedi. Bu yıllardır beklediğimiz istediğimiz şeydi zaten. Ben de sevinçle 2020 Nisan ayının uygun olabileceğini söylemiştim. Tarihi kararlaştırdık nihayetinde Mart ayında Dubai’den İstanbul’a geldi. Bildiğiniz üzere Pandemi sürecinden dolayı seminerimizi o tarihte yapamadık Temmuz ayına erteledik 12 Temmuz tarihine kendisi karar verdi. Pandemi sürecinin bu kadar uzun ve meşakkatli olacağını aslında kimse düşünemedi. Temmuz ayı yaklaşırken hala endişelerim vardı çünkü büyük bir organizasyon, maddi ve manevi olarak yıllardır hazırlandığımız bir süreçdi. Uçuşların gerçekleşememesi yani Vianna hanımın gelememesi ile  ilgili ya da Sağlık Bakanlığının izinleri gibi birçok  endişem olmuştu. Ama inanıyordum bu tarihte yapabileceğimize. Seminer süresince bütün sosyal mesafe kurallarına uyuldu, ateş ölçümünden tutun da maske takımına kadar birçok konu herkes için bir ilkti. Ben katılan tüm  arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum bütün kurallara riayet  ettiler. Aslında çok keyifli geçti insanlarda bir korku yoktu, kendilerini kurallara çok iyi adapte etmişlerdi. Aylardır süregelen karantinadan ilk defa çıkıyorlardı ama bu yeni mesafeli döneme alışmaları kolay oldu.

-Theta Healing Tekniğinin Türkiye’de yüzlerce uygulayıcı & eğitmeni var, tüm bu kadınlarla sorularıyla sorunlarıyla ilgilenmek sizi yoruyor mu? Kendi işinizle de ayrıca ilgileniyorsunuz çünkü bildiğim kadarıyla..

İnsan sevdiği işi yapınca yorulmuyor ben bunu zaten biliyordum. Beni heyecanlandıran kendi mesleğimden başka bir şeyi bu denli gönülden severek bağlanmam oldu. ThetaHealing benim için kuyumculuk ticaretim vasıtasıyla başlamış olsa da mesleğimden öne geçerek en çok beni şaşırttı.

İnsanlarla iletişim halinde olmak beni çok mutlu ediyor aslında, yorulmuyorum hatta çok keyif aldığımı söyleyebilirim. İnsanlara dokunmak onların hayatındaki değişimlere tanık olmak çok büyük bir mutluluk. Hiçbir maddi karşılıkla ölçülemez bu. Yaptığım her şeye iş değil hayattaki görevim anlayışıyla yaklaşıyorum. Kendi işime gelince zaten oturmuş bir düzenim  vardı, devam ediyorum ona da. Thetahealing benim için büyük bir şans hayatıma büyük bir zenginlik kattı, çok büyük bir ruh ailemin olduğunu fark ettim ve giderek de büyüdüğünü görüyorum. Vianna Stibal’ın Türkiye’ye gelmesi ve büyük bir aile olmaya başladığımızı görmek gerçekten yıllardır kurduğum bir hayaldi gerçek oldu.

-Vianna Stibal, ilk defa Türkiye'ye geldi bu yıl ve her fırsatta sizin hiç vazgeçmediğinizi vurguladı, bu hayali gerçekleştirmek size ne hissettiriyor?

Ben her zaman hayatta istediklerim konusunda kendime ve çevreme karşı çok dürüst oldum. İstediğimin hayalimin peşinden koşmak, defalarca düşsem de kalkıp devam etmek zorluklar benim en büyük motivasyonumdu. Vianna hanımın bahsettiği hiçbir zaman vazgeçmemem de onun beni tam anlamıyla tanımış olmasından kaynaklanıyor. Tüm dünyanın büyük bir paniğe sürüklendiği bu pandemi döneminde Türkiye’de bu semineri düzenlemek adına asla vazgeçmedim, her gün belki onlarca olumsuz ve yapılamayacağına dair gelen telefonlarla, haberle yüzleştim. Ama işte benim de en büyük motivasyonum bu insanların olmaz dediğini mutlaka olabilir hale getirmek.

Ben de buna (Vianna Stibal’ı mutlaka Türkiye’ye getirme ve Türkiye’yi Vianna Stibal’ın bir seminer noktası haline getirme görevine) gönüllü oldum.

-Seneye de gelmesi planlanıyor sevgili Vianna'ın, ilkinden farklı olarak herhangi bir değişiklik yenilik öngörüyor musunuz organizasyonda?

Seneye gerçekleşecek olan seminerde bazı  yenilikler olacak. Bu yılki verdiği eğitimlere ek olarak ThetaHealing tekniğinde master olmanın şartı olan sezgisel anatomi eğitiminin de eklendiğini  müjdelemek isterim. Bu bizim tekniğimiz için çok değerli ustalaşmanın ilk koşuludur.

-Son olarak Türkiye’de Theta Healing  tekniğine, uygulayıcı ya da eğitmen olarak emek veren tüm Theta Healer'lara ne söylemek istersiniz?

Thetahealer  dostlarıma her zaman yanlarında olacağımı belirtmek istiyorum. Thetahealer eğitmeni olmak güzel olduğu kadar getirdiği sorumluluklarla sizi daha donanımlı olmaya, öğrenmeye kendinizi geliştirmeye de itiyor. Her zaman ThetaHealing’i doğru temsil edebilmek adına önce yeni arkadaşlarıma kendilerini geliştirmelerini  ve ruh dünyalarını zenginleştirmelerini tavsiye ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.