Dünün aşklarında genç kızlar daha utangaç, daha sadık ve daha çok severlerdi. Sevdikleri erkeğin kendisine gelip hislerini açmasını beklerlerdi ve ilk adımı erkek atardı. Peki ya şimdi? Sanki roller değişmiş gibi erkekler kızlarımızı yarış atı gibi peşlerinden koşturuyor. Erkekler kızların hislerini açmasını bekliyor olmuş, erkekler utangaç olmuş. Bana göre, duyguların hislerin kadın erkeği olmaz ama herkes sırasını bilmeli ilk adım erkekten gelmeli.

Yeşilçam filmlerinden bilirsiniz Türkan Şoray & Kadir İnanır aşkı, Emel Sayın & Tarık Akan aşkı… Ya da çok eski yıllara gidersek Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun aşkı gibi. Nasıl da yürekten seviyorlardı, nasıl kalpleri atıyor, nasıl da aşklarını hissettiriyorlardı. Biri ölürse bir başkası ile beraber olmayı evlenmeyi düşünmüyor, ölünceye kadar da aşkını yaşatırlar, kabir ziyaretlerine sürekli giderlerdi. Peki ya bugünün aşkları? Ayrılır ayrılmaz Facebook’tan ilişki durumunu değiştiriyorlar. Olmadı hayatlarına devam edip yenisine yelken açıyorlar. Onlar için bu kadar basit. Yaşanan onca anı hatıra duygular mazide kalıyor. Kaç kez âşık olunur eskilere göre? Bir kere! Şimdilerde onlarca yüzlerce 

Lise aşkları da bir başka güzeldir. 90'lı yıllara bir göz atarsak; teneffüs zili çalsın diye beklerken geçmek bilmeyen dakikalar, 5 dakikasını bile dinlenemeyen dersler, belki çıkışta okulun önünde buluşma sevinci, aynı sınıfta ise öğretmenlere yakalanmadan bakışmalar, çıkışta el ele tutuşmalar, serviste gidenler olursa şanssız oluyordu tabi. Bu arada gizli aşk mektupları, kanlarında uçuşan kelebekleri hatırlamaya çalışın. Okulun son günleri okulu kırılıp Gülhane ve Emirgan parklarına gidilir, parklardaki falcılara bakla falı baktırılırdı. Sahillerde kafelerde Cengiz Kurtoğlu'ndan Liselim, Ümit Besen'den Okul Yolunda az dinlenmezdi :-) Masumiyetlik kaybedilmezdi, kimsenin aklında öpüşmek sevişmek yoktu! Sevgi vardı, aşk vardı… Çünkü birbirlerini fiziği ve dış görünüşü için değil kalbi için severlerdi. Bu zamandaki aşklar öyle mi peki? Mantık ve menfaat üzerine kuruluyor. Telefondan kamera görüntüsünde, eller klavyede, eller telefonda, en hızlı yazan parmaklar aslında aşkı en çok seven parmaklar olmuyor mu? Bugünün aşkları parmakların ucunda hızlı başlıyor hızlı büyüyor hızlı bitiyor.

Şimdilerde aşk masallarda güzel, kalplerde heyecan, bakışmalarda utangaçlık, musmutlu romantik anlar, sonsuz aşk, değil mi Sevgili Arkadaşlarım :-)

Sevgilerimle, Haftaya Perşembe Görüşmek Üzere...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülen BAĞCI 2018-02-16 20:24:11

Çok güzel yazmışsın Cnm . Evet masumiyet mahcuptuk had sahradaydı... O kadar ki konuşulamaz dı bile arkadaş aracılığıyla duygular açılırdı . Şimdi neyin tadı kaldı ki ?? Aşk ın tadı kallsın

Avatar
Nesay 2018-02-21 01:15:22

Aşkı kaybetmeden önce masumiyeti kaybettik galiba öncesinde...Aşk; yüreğin kıpır kıpır olması, yüzünün kızarması, sevgi- saygının ortak çalışmasından çıkan harikulade bir duygu...Sahip çıkalım temiz duygularla bakalım ona zira eskide kalan herşeyi özler olduk Aşkta dahil oldu özlemlere ...

Avatar
Aynur Akal 2018-02-23 01:06:22

Yorumun icin cok tesekkurler Nesay sevgiler :-)

Avatar
Aynur Akal 2018-02-21 04:19:41

Yorumun için çok tesekkurler Gülen'ciĝim sevgiler :-)