AB yolunda Türkiye hakkında söylenenler kulağımıza küpe olmalıdır. Çünkü AB'nin fikri değişmemiştir.

Almanya eski Başbakanı Helmut Schmidt, "Avrupa'nın Kendini İdamesi 21. Yüzyıl için Perspektifler" adlı kitabında şu görüşlere yer verdi: "Türkiye'nin nüfusu şu anda 65 milyon. 35 yıl içinde bu sayı 100 milyona çıkacak. 21. yüzyılın sonlarına doğru Türkiye'nin nüfusu Fransa ve Almanya'nın toplamı kadar olacak. Türkiye'yi AB'ye almak isteyenlerin bu rakamı akıllarında tutmaları lazım. Türkiye ile Avrupa arasındaki kültürel farklar Rusya ve Ukrayna ile aramızdaki farklardan çok daha derindir."

Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily tirajı günde 435 bin olan Süddeutsche Zeitung gazetesinde, 2002 yılı Temmuz ayında yayınlanan demecinde şunları söylemiştir. "Almanya'da homojen bir Türk azınlık toplumu istemiyorum. Kreuzberg homojen değildir, ancak bazı yerlerde etnik konsantrasyon yoğundur, işte oralar tehlikeli olabilir, bunu değiştirmek gerekir. Azınlıkların korunmasıyla ilgili maddelerin anayasaya konulması reddedilmişti ve böyle kalacaktır."

Almanya'nın eski Ankara Büyükelçisi Dr. Hans Lohain Vergau ise bir konuşmasında şu görüşlere yer vermiştir: "Türkiye'nin tam üyeliğinin AB'nin kimliğini büyük ölçüde değiştireceği açıktır. Türkiye hiçbir aday grubuna girmemektedir."

AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen, "Türkiye'nin AB üyeliğine alınacağını sanmıyorum" demişti.

AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen, 21 Mart 2002'de Yunanistan Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye AB'nin ileri sürdüğü şartları yerine getirmedi. İlerleme var ama yeterli değil, şartlarımız yerine getirilmeden üyelik müzakerelerinin başlaması söz konusu değil. İnsan haklarına saygı ve dini özgürlükler kesinlikle sağlanmalıdır. Biz tek uluslararası kimlikli bir Kıbrıs istiyoruz. Türkiye'nin, Rum kesiminin AB'ye girmesine ilişkin tehditlerinden etkilenmiyoruz. Bunu açıkça gösterdik. Türkiye bu tür tehditlerin kendisine zarar vereceğini bilmelidir. Bunları yapması kendi üyelik sürecinin önünü keser" demişti.

Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Sözcüsü Gümrük Birliği Anlaşması'nın imzalandığı günlerde "Gümrük Birliği Türkiye'de orta ve küçük işletmeler düzeyinde iş kaybına neden olacak ve Türkiye kısa vadede sıkıntı yaşayacaktır." demişti.

Avrupa Parlamentosu'nun Yunan üyesi "Gümrük Birliği, ekonomi ve ticarette Türkiye'nin değil Avrupa'nın yararına işleyecektir" demişti.

Avrupa Parlamentosu Üyesi "Gümrük Birliği Türkiye için kötü bir hediye. Ekonomik alanda güçlük çekecek olan Türkiye, politik birliğin nimetlerinden de yararlanamayacak" demişti.

Ağaç devrildikten sonra artık ondan herkes bir parça odun koparır.

Menander

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.