İstanbul seçimi için son dönemece girilirken önceki akşam seçimin iki favori adayı Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu televizyon programında İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünde bir araya geldi. İmamoğlu’nun Anadolu Ajansını diline dolayıp durduğu programı Küçükkaya ‘İstanbul’a yapılacak hizmetler konusuna’ odaklayamadı. İmamoğlu’nun, ‘cevap gerektiren’ söylemlerine tahammül göstermekte zorlanan Yıldırım rakibini etkisizleştiren tespitlerle ön plana çıktı.

Proje ve vaatten ziyade ‘yapay tebessüm ve sevgi sözcükleriyle göz boyama, gönül alma yöntemi’ uygulayan İmamoğlu, bayram tatilinde özel güzergâhlı ve özel uçaklı Karadeniz ziyaretinin seçim gezisi değil bayram ziyareti olduğunu söyleyerek ‘algı yönetmedeki maharetini’ sergiledi. Herkes biliyor ki o gezi İstanbul’daki Karadenizlilerin desteğini almak için düzenlenmiş ve miting  forumunda gerçekleşmiştir. Dönüş yolunda havaalanı VIP girişinde yaşanan skandal ise İmamoğlu’nun 18 günlük Belediye Başkanlığı serüveninde “Herkese musakka bana antrikot olmaz, herkese neyse bana da o” çıkışındaki yapaylığı ortaya çıkardı. Daha da ilginci, açık kamera kayıtlarıyla destekçileri dahi Ordu Valisine yaptığı hakareti kabul ederken o malum hakaret sözcüğünü söylemediğini iddia ederek psikolojik yapısını ortaya koydu.

Beklenen sorular ve umulan söylemlerle ilerlemeyen programda İmamoğlu ‘mazbatası geri alınarak mağdur edildiği izlenimi oluşturma gayretinin’ dışına çıkmamaya özenle gayrete etti. Konuyu sürekli Anadolu Ajansı Yayınına getirip durması ‘programı akışından çıkarma ve kendi kontrolünde tutma girişiminden’ başka bir şey değildi. Söylediği yalanların Yıldırım tarafından açıkça ifade edilmesi karşısında’ iddianın muhatabı olarak ‘yalan söylemediğini ispat ve ifade etmek yerine demagojik sözlerle mağdur pozisyonu alarak’ sıyrılmaya çalıştı. 

Bir başka ayrıntı İmamoğlu’nun stüdyoya getirdiği grafikleri Küçükkaya’nın soruları karşısında hiç aramadan anında elini uzatıp ekrana yansıtmasıydı. Bu tablo, İmamoğlu’nun soru akışını bildiğini gösteriyordu. Oysa geçen hafta bir TV programında İmamoğlu, Yıldırım’ın Küçükkaya’dan soruları istediği anlamında iddiaları dile getirmişti. Canlı yayında bu konunun gündeme gelmesi üzerine “Ben öyle demedim” pişkinliğinde bulunan İmamoğlu, sözlerini inkâr etmede mahir olduğunu bir kere daha gösterdi.

Programın bir bölümünde İmamoğlu bir izahı sırasında ‘O CHP’nin tercihiydi’ gibi bir ifade kullandı ki bu, şahsi pozisyonu için önemli bir ipucuydu! CHP’li bazı belediyelerin Suriyelilere yönelik uygulamalarını reddeden ifadeleri, Beylikdüzü’nde açtığı havuzlardan kadın ve erkeklerin farklı saatlerde hizmet aldığını ifade etme çabası da kendini farklı bir kalıba oturma girişimiydi.

İmamoğlu’nun 31 Mart seçimlerinde aradaki farkın itirazlar üzerine erimesiyle ilgili tespitler karşısında ‘Ben 29 bin fark var demedim’ şeklinde sözler sarf etmesi en açık ifadeyle çark etme yöntemidir. Ordu Valisine hakaret ettiğini net şekilde ortaya koyan görüntüleri de yok sayarak, ‘Vali basitlik yapmıştır dedim’ şeklinde kılıf oluşturması da farklı bir maharettir.

AK Parti’nin İstanbul genelinde tüm oyların sayılması talebine CHP’nin yaptığı itirazı yok sayması ise İmamoğlu’nun ‘seçimin yenilenmesinde CHP’nin suçunu örtmek’ anlamında bir hamlesiydi.

Mazbatayı aldıktan sonra ilk iş olarak İstanbul’un verilerini kopyalatmasını  ‘denetim ve kaybolma ihtimalime karşı yedekleme’ gibi gerekçelerle savunmaya çabalaması İmamoğlu’nun çaresizliğini ortaya döktü. Verilerin bir değil iki yerde yedeklendiğini ve yedeklemeyle kopyalamanın farklı şeyler olduğunu ifade eden Yıldırım, İstanbul Belediyesini yönetmeye talip olan İmamoğlu’nun güvenlik konusunda oluşturduğu ciddi zafiyeti çok net bir şekilde izah etti.

İsmail Küçükkaya’nın Yıldırım’a, ‘bir hafta sonra yapılacak seçime tekrar itiraz edip etmeyeceklerini sorması’ ise moderatörün zihnindeki AK Parti profili ve kişisel yargısının izdüşümü olsa gerektir. 

Sadece İstanbul halkı değil bütün Türkiye’nin ilgiyle izlediği program birçok yönüyle doyuruculuktan uzak olsa da zihin aydınlanmasına vesile oldu. Artık söz İstanbul halkınındır. Sandık güvenliğinin layıkıyla sağlanması halk iradesinin yönetime en güzel şekilde tezahürüne vesile olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.