Üzerinize afiyet biraz üşütmüşüm. Aslına bakarsanız biraz değil, çok fazla üşütmüşüm. 

Ağustos sıcağında üşütmek ne demek? diye sormayın. İnanın ben de bilmiyorum. 

Bildiğim tek şey normal bir durum olmadığı. 

Bugün, hadi bilemedin yarına kadar geçer diye kendimi avuturken, dün gece 40 derece ateşle soluğu hastanede aldım. 

İki kişilik bir odaya yatırıldım. Serum, iğne derken ateşim düşürüldü nihayet. 

Yattığım odada benim dışımda 60 yaşlarında bir hanım daha vardı. Tam olarak nesi vardı bilmiyorum, ama hal ve hareketlerinden ciddi bir sorun yaşamadığını anlaya biliyordum.

Kadın yattığı yerden kızına telefonunu uzatarak bir kaç fotoğrafını çekmesini istedi. 

Kız şaşkın bir ifadeyle. Anne! Unuttun galiba. Hastanedeyiz, turistik gezide değil.

Biliyorum nerde olduğumuzu dedi kadın. Ve devam etti.

Bu fotoğrafları "fecebook" sayfamda paylaşağım.  Böylelikle işin ciddiyeti anlaşılacak.

Eş-dost takipçilerim  üzgün olduğunu ifade edecek, ardı arkasına geçmiş olsun dileklerinde bulunacaklar. 

Hey güzel Allah'ım, dedim içimden. Azıcık akıl fikir ver bize. 

Ne çok abartıyoruz bazı şeyleri değil mi? Abartmak ruhumuzda var belki de. 

Sosyal medya'da Yapılan canlı yayınlar, Kola takılan serumla paylaşılan fotoğraflar vs.

İnanır mısınız? ölen bir adamın defin anını canlı yayında paylaşana bile rast geldim. 

Tüm gariplikler sadece bunlarla sınırlı değil tabii. Daha neler neler. 

Vakit buldukça "fecebook" sayfamda arkadaşlarımın neler paylaştığına bakarım.

Yalnız var ya, batmış bir iş yerinden çıkmış da, yarına dair hiç bir umudu kalmamış gibi ortalarda dolanan işçilerden farksız öyle çok arkadaşım var ki, 

Mutlu olanları da var tabii. Ya da öyle görünmeye çalışarak dertlerini gizlemeye çalışıyorlar. Kim bilir!

Arkadaş bir kahve resmi eklemiş fincanda. Türk kahvesi, yanında da lokum. Hemen altında bir yorum. Canım çok iyi geldi. Ellerine sağlık İçti ya, rahatladı! Bedava, anında pişen ve içilen kahve.

Öteki kebap paylaşmış. Adana, beyti vs. Yanında şalgam, ayran, salatası. Oradan da bir yorum. AFİYET OLSUN. Paylaşımı ekleyen de anında cevap yazıyor. GEL CANIM BERABER OLSUN… Nerede? Düşler sokağındaki kebapçıda mı?

Sırf bu paylaşımlar yüzünden gecenin üçünde çiğ köfte, sabahın altısında poğaça aldırmış biri olarak bu tür paylaşımları şiddetle kınıyorum. Hadi beni es geçin. Peki ya bebek bekleyen Anne adaylarının göz hakkı ne olacak? İnce düşünmek gerek bazen. Sanal dahi olsa. Ben den söylemesi. Neysee!

Çocuğunun her anını resimleyip, amcaları, teyzeleri bakın oğluşuma diyen Anneler grubuna hiç girmeyeceğim. Çünkü bunları düşününce bile, Anne olma isteğim bir anda buhar olup uçuyor. Hatta, bazen o çocukları bir köşeye sıkıştırıp ağlatana kadar çimdiklemek için yanıp tutuşuyorum.

Fecebook sayfamdaki gariplikler bunlarla sınırlı değil tabii!

Bir de şöyle terlik fırlatsam da isabet etse yeridir. Dediğim türden bir erkek grubu var ki. Düşman başına.. Nasıl bir erkek öz güvenidir arkadaş anlamak mümkün değil. Erkek egemen toplumda, yaşadığımızdan olsa gerek erkekler kendilerini daha üstün hissediyorlar. Kadınlar, kızlar istemem derler ama isterler düşüncesi pek yaygın! O nedenle hiç bir erkek reddedildiğine inanmıyor! Naz yaptığını düşünür.

Bir de özgüveni tavan yapmış beyler var! 

Havuz kenarında yarı çıplak bir halde, kim kimin baklavasını döver modunda çekilmiş fotoğraflarıyla gerine- gerine her önüne gelen kadına asılan gençler. Baklava yarıştıracak yaşı geçmiş ama erkeklik hormonlarının hali hazırda var olduğunu kanıtlamak istercesine tombul bir gövdeye geçirdiği beyaz atletiyle ahan da hanımlar bakın ben burdayım tarzında poz veren yurdum erkeği mi dersiniz. Saymakla bitmez bunlar..

Neredeyse 70 yaşında ki adam 50 yaşındayım demiş. Yerseniz! Amcam be kimi kandırıyorsun. Kendini mi beni mi? Doğruyu söylesen, birikimlerinden bahsetsen. Belki bende bundan faydalanırım. Ama yok senin niyetin belli. Es kaza evet dersem adam heyecandan ölecek. Hayır dersem kahrından. Yahu bu adam her halikarda ölecek. Ölmesi neyse de, benim tek derdim bir ömür vicdan yapmak zorunda kalacak oluşum.

Ne diyeyim Allah bizim müstehakkımızı versin!

Neyse Unutmayalım!

Facebook hem iyi hem de kötü. Kullanmanıza bağlı. Güzellikleri paylaşma, eski dostları görme. Paylaşım gruplarını iyi oluşturursanız, arkadaşlarınızı iyi seçerseniz olumlu yönleri fazla olacağı tartışılmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.