Siz de benim gibi bu yılın nasıl geçtiğini anlamayanlardan mısınız? Vallahi anlamadım, billahi anlamadım.

Bir koşturmaca, bir telaş. Evet güzel şeyler oldu hayatımda. Mesela çok istediğim projemi hayata geçirdim. Kadın Hikayeleri tiyatrolarda sergilenmeye başladı. Harika bir ekibim var. Harika seyircilerimiz her geçen gün artıyor. Her oyundan sonra gelen yorumlarla “evet, doğru bir iş yapıyoruz” diye kendime tekrar ediyorum. Televizyonda işlerim devam etti. Çok şükür ailemde hepimiz çok sağlıklıyız. Aile büyüğümüz canım annemiz sağlıkla başımızda. Sağlık en önemli şey. Nefes almak, sevdiklerimize sarılıp onlarla konuşabilmek. Kıymeti bilmek lazım. Çünkü yıllar hızla geçip gidiyor.

KIRMIZI NİYET DEFTERİM

Yılbaşı yaklaşırken kendime yeni bir kırmızı defter alırım, bu benim yıl için niyet defterim olur. Yine kırmızı bir defterim var ve başladım gelecek yıl için niyetlerime. Yazmanın dileklerimizi hayatımıza çekmekte enerjisi çok yüksektir. Biz değişiriz düşüncelerimiz değişir, ama yazdıklarımız silinmez. Yazdıklarımızı tekrar okuduğumuzda çoğu zaman şaşırtıcı sürprizler ile karşılaşırız. Niyetlerimizi doğru kelimeler seçerek ve tamamen olumlu ifadelerle dileği dilemek önemlidir. Oluşturun, netleştirin ve isteklerinize yön verin. Kırmızı dikkat çekici bir renktir. İnsanları çabuk karar almaya yönlendirir. O yüzden kırmızı rengi kullanırım. Deftere yazılarımı kırmızı kalemle, bir nefes uzaklığında hızla ama hayrıma olacak şekilde niyet ederim. Her şeyi hayalimde olmuş gibi yazarım. Doğru istemenin en önemli cümlesi  “teşekkür etmektir” İstediğimizi kâğıda döktükten sonra  teşekkür ile bitirmeliyiz, “teşekkür etmek” dileğimizi şimdiki zamana çeker.

Teşekkür etmek tüm şüpheleri ve kaygıları da yok eder. Dileğin gerçekleşeceğine inanılmaktadır. Çünkü hayatta sadece gerçekleşen şeylere teşekkür edilir. İsteklerin yerine gelmesini şeklini ve biçimini kendimiz düşünmemeliyiz. Ben hep cümlemi şöyle bitiririm: "nasıl olacağını bilmiyorum, nasıllar yaradanın işi. Ama ben bu niyetimin gerçekleşmesi için elimdeki potansiyeli hep parlak tutacağım." Bu benim her yıl yaptığım bir ritüeldir. Ara ara çıkartır olmuş gibi teşekkür ederim. Ve yapmam gerekenleri yaparım. Yani dilek defterimi yazıp sadece oturduğum yerde beklemem, üreten olmaya devam ederim. Bence kendimiz için güzel bir motivasyon. Deneyin isterim.

DÜNYAYI ARDINDA BIRAK

Netflix'in yeni yapımı "Dünyaya Ardında Bırak", 2020'nin en çok satan Rumaan Alam'ın aynı isimli kitabından uyarlandu.

Güçlü oyuncu kadrosu ve sürükleyici bir hikayesi olan film, izleyicilerin favorisi oldu.

Dünyayı Ardında Bırak filmi, Tesla sahnesiyle tepkilerin odak noktası haline geldi.

Dünyanın en popüler elektrikli otomobili Tesla için 'hacklenebilir mi?' sorusu sosyal medyada tartışmalara neden oldu.

Tesla'nın CEO'su Elon Musk'tan da dikkat çeken bir açıklama geldi.

Bu kapsamda "Dünyayı Ardında Bırak film konusu ve oyuncuları" merak ediliyor.Sam Esmail'in yazıp yönettiği gerilimde Julia Roberts, Mahershala Ali, Ethan Hawke, Kevin Bacon, Myha'laHerrold, Farrah Mackenzie ve Charlie Evans'ın yer aldığı yeni Netflix filmi Dünyayı Ardında Bırak, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gündem oldu. Rumaan Alam'ın 2020 tarihli romanından uyarlananan Dünyayı Ardında Bırak filmi, Netflix'te gösterime girdi. Son zamanların en çok ilgi uyandıran filmlerinden biri olmayı başaran ve Tesla sahnesiyle de oldukça ciddi tartışmalar başlattı. Dünyayı Ardında Bırak, ABD yapımı kıyamet sonrası kurgusuna sahip psikolojik gerilim filmidir.

Lüks bir kiralık evde hafta sonu kaçamağına giden bir ailenin tatili, bir siber saldırının tüm cihazlarını bozması ve kapılarında iki yabancının belirmesiyle tekinsiz bir hâl alır.

Filmin konusu şöyle: İnsanları sevmeyen Amanda Sanford bir sabah uyanır ve ailesiyle beraber plansız bir kısa tatile çıkmaya karar verir. Long Island'da bir Airbnb evini kiralar. Eğitimci eşi Clay, küçük kızı Rose ve ergenliğe adım atan oğlu Archie ile eve yerleşirler. Hepsi de yoğun şekilde teknoloji bağımlısıdır. Kalacakları eve alışveriş için yakınlardaki bir süpermarkete gittiklerinde aşırı stok yapacak miktarda konserve ve su alan bir kişi dikkatlerini çeker. Evde internet kesiktir ve ailenin küçük kızı Rose merakla beklediği Friends dizisinin sezon finalini bir türlü seyredemez. Bu sırada kiraladıkları evin ormana bakan arka bahçesine vahşi geyikler gelmeye başlar.

Aile plaja gidip güneşlenirken uzaktan bir petrol tankerini fark ederler, gemi ilginç bir şekilde yavaşlamadan plaja doğru gelir ve plajdakilerin hayatını riske edecek şekilde ancak kuma saplanınca durur.

O akşam geç vakitte kapı çalınır ve kapıda evin sahibi olduğunu iddia eden George H. Scott (G.H.) ve kızı Ruth belirir.

Evin kendilerine ait olduğunu ve gittikleri konser kentteki geniş çaplı elektrik kesintisi nedeniyle iptal olduğu için eve dönmek zorunda kaldıklarını söylerler. Amanda gece yarısı kapısına dayanan bu kişilere kesinlikle güvenmemektedir. Dünyayı Ardında Bırak filminde siber saldırı sonucu Tesla araçların yer aldığı sahne çok dikkat çekici.

Filmde, FSD (Full Self-Driving) modundaki Tesla araçlar siber saldırı sonucu kontrolden çıkıyor. Sahnelerden birinde, binlerce aracın kontrolden çıkarak birbirine çarptığı ve yaya güvenliğini tehlikeye attığı anlar yaşanıyor.

İçerisinde sürücü olmayan binlerce Tesla aracın kontrolden çıkarak birbirine çarpması sonucu yollar kapanıyor. Sahnelerin akabinde izleyicilerin aklına 'Tesla araçlar siber saldırılara karşı savunmasız mı?' sorusu da geldi. Filmin Tesla sahnesine ise Elon Musk yanıt verdi. Musk, "Dünya tamamen Mad Max'e dönse ve benzin kalmasa bile Tesla'lar güneş panellerinden şarj olabilecek" dedi. 

Filmi dün gece izledim. Filmde 12. 24 tarihini gördük..Verilen haritada bir Qr kod gördük.

Barack obama ve karısının desteklediğini gördük. Blackout'un gerçekleşme ihtimalinin arttığını gördük.Borsaların çakıldığını gördük. Blackout'a Hazırlık yapılması gerektiğini gördük. Bu kadar mesaj dolu bir film uzun zamandır  görmemiştim. Bölüm bölüm neler yaşanacak resmen anlattılar. Eleştirilerde bazıları film saçma demiş, UK başbakan yardımcısının açıklamaları dikkate alındığın da, bahsettiği güneşte ki patlamalar , pil, radyo, mum vb alın uyarıları boş değil. Seyretmesi zor bir film, ben sonlara doğru uyumamak için çok direndim. Ama seyredin derim.

SANATA EVET

Deprem felaketinin ilk gününden beri bölgede hem maddi hem de manevi desteklerine devam eden Mirzaoğlu Holding, çok özel projede Adıyamanlı depremzede çocuklarla buluştu.Sanatın iyileştirici gücünden ilhamla sanatçı İsmail Acar’la Adıyaman’da depremzede çocuklar için bir sanat atölyesi kuran Mirzaoğlu Holding, çocukların eserlerini İstanbul’da sergiledi. The Maestro Hotel’de İsmail Acar liderliğinde yapılan “Hayalimdeki Yarın” sergisine çocuklar da katıldı. Serginin açılışını yapan İstanbul Valisi Davut Gül, sonrasında sergiyi çocuklarla birlikte gezerek, yaptıkları eserler hakkında bilgi aldı. Sanata her zaman 'evet'.

DAYANIŞMA İÇİNDE AYAĞA KALKAN KADINLARIN HİKÂYESİ

Yönetmen koltuğunda Serdar Akar'ın oturduğu senaryosunu ise Nergis Otluoğlu Akoğlu’nunkalema aldığı "Kadınlara Mahsus", kişisel dönüşüm kampında bir araya gelen 8 kadının hikayesini konu ediyor. Hayatlarındaki erkeklerle olan ilişkilerinde sorunlar yaşayan, artık kendilerini büyük bir çıkmazda hisseden birbirini tanımayan sekiz kadın, kadınlara mahsus olan bir kampta bir araya gelir. Kendileri için yeni bir dünya kurmaya çalışan kadınlar, içlerinden birinin kocasının metresine ve oğluna sahip çıkmak zorunda kaldıklarında bildikleri her şeyi unuturlar. Oyuncular; Aslı Tandoğan, Başak Parlak, Ceyda Düvenci, ElifcanOngurlar, Ertan Saban, Halil İbrahim Yılmaz, Melisa Asli Pamuk, Merve Çağıran, Müjde Uzman,  Şebnem Sönmez, Yurdaer Okur

Seyredelim, destek verelim.

YANLIŞ KİŞİLER, DOĞRU KEŞKELER

Murat Tavlı diyor ki; Mesela suyu örnek alalım kendimize. Nasıl da yolunu buluyor değil mi? Bazen kendini debiye, bazen bir kaya parçasında kırılmaya, bazen rüzgâra, bazen de durgunluğa teslim ediyor. Peki su akarken nerede son bulacağını biliyor mu? Bazısı bir ırmağa karışıyor, bazısı toprağa can veriyor, bazısı da başka bir canlıya hayatta kalması için olanak sağlıyor ama su her haliyle akıp doğanın dengesine hizmet ediyor. Bizler de kendi doğamızla barışmalı, kendi kazanımlarımıza sarılmalıyız. Dans etmeliyiz ilk hangi ayağımızı atacağımızı düşünmeden, şarkılar söylemeliyiz nota bilmeden ve varoluşumuzu şenlendirmeliyiz. Akışta olmak kabullenmekle başlar ve sevgiye dönüşür. Kendini, çevreni, sosyal ortamını, aileni ve senin hayatını büsbütün oluşturan tüm yapıtaşlarını sevmelisin. Her şeye rağmen...

 Murat Tavlı, kabullenmenin ve affetmenin gücünün, değişime fırsat vermenin değerinin, sakinliğin nasıl kıymetli olduğunun, kişinin yalnızlığının ve kendi kıymetini bilmesi gerektiğinin, gidebilmenin gücünün, beklentilerin bizi olumsuz etkilemesine izin vermememiz gerektiğinin, dengede olmanın öneminin, sevginin her türlü yarayı iyileştirebileceğinin ve her zaman bir umudun olduğunun altını çiziyor. Kişisel gelişim yolculuğunda demlenmeye hazır mısınız? Okumanızı öneriyorum, keyifli bir kitap olmuş.

İSTİKRAR İÇİN KISSADAN HİSSE

Bu hafta yine çok sevdiğim bir hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum, zaten gelen istek üzerine yakında çok sürpriz bir kitap geliyor. Himalayalar'ın eteklerinde yaşlı ve heybetli bir ağaç duruyordu. Birçok hayvan neslini ağırlamış ve zamanın akışına tanıklık etmişti. Ağaç, her gün gökyüzünden geçen bulutları seyrederdi. Bazıları küçük ve geçici, diğerleri ise büyük, muazzamdı ve sürekli şekil değiştiriyorlardı. Bir gün ağaç geçip giden bulutlara şöyle demiş: "Çok özgür ve değişkensiniz. Rüzgar sizi nereye götürürse oraya gidebilirsiniz. Kendinizi istediğiniz şekle dönüştürebilirsiniz. Bu kadar özgür ve değişken olmak ne kadar güzel olmalı. Sizin aksinize, ben bu tek yere bağlıyım ve şeklimi değiştiremiyorum." Bulutlar ağacın sözlerini duymuş ve cevap vermişler:

"Sen bizim özgürlüğümüzü, değişebilirliğimizi görüyorsun ve bizi kıskanıyorsun. Ama biz senin sabitliğini görüyoruz ve sana imreniyoruz. Sen sağlam köklü ve güçlüsün. Biz rüzgarla oradan oraya savrulurken sen en güçlü fırtınalarda bile hayatta kalıyorsun. Biz ardımızda hiçbir şey bırakmadan geçip giderken sen hayat veriyor ve sığınak oluyorsun. Her varoluşun kendine özgü erdemleri ve zorlukları vardır." Ağaç, bulutların sözlerini duydu ve onların bilgeliğini fark etti. Kendi sabitliğinin ve gücünün, bulutların özgürlüğü ve değişkenliği kadar değerli olduğunu fark etmiş. O andan itibaren, artık varlığından şikayet etmedi, ama hayattaki kendi rolünü ve önemini takdir etti.

Böylece ağaç, kendi varlığının güzelliğinin farkına vararak, ister sabit ve kalıcı, ister özgür ve değişken olsun, her türlü varlığın kendi değeri ve amacı olduğunu anlayarak, hayatını huzur ve kabullenme içinde yaşadı. Kadim ağaç ve bulutlar, bize kalıcılığın ve kendi eşsiz varlığımızın farkına varmanın önemli dersini verdiler. Bu hikayeden ne öğrenebiliriz?  Her birimiz benzersiz özelliklere ve yeteneklere sahibiz. Kadim ağaç gibi biz de kendi doğamızı kabul etmeyi ve takdir etmeyi öğrenmeliyiz. Başkalarından farklı olmamız bizi daha az değerli yapmaz. Bulutlar, ağacın kendi değerini fark etmesine yardımcı olmuştur. Her birimizin hayata ve dünyaya yapabileceğimiz eşsiz bir katkımız vardır. Güçlü yönlerimizin farkında olmalı ve onlara değer vermeliyiz. Hayat değişimlerle doludur, ancak ağaç gibi biz de bu değişimlerin ortasında güç ve tutarlılık gösterebiliriz. Tutarlılık sayesinde zor zamanlarda kendimizi sabitleyebilir ve başkaları için güvenli bir sığınak sağlayabiliriz. Ağaç ve bulutlar çok farklıdır, ancak her birinin kendi rolü ve önemi vardır. Bu hikaye bize farklılıkları yargılamak veya kıyaslamak yerine kabul etmeyi ve saygı duymayı öğretir.

Sevdiğimiz sevildiğimiz, saydığımız sayıldığımız bir 2024 yılı bizimle olsun.