Dünden devam...

12 Eylül 1980'de getirilen siyasi yasakların, 1987 referandumu ile kalkışı ve yasaklı siyasilerin yeniden politikaya dönüşleri:

1987 yılında yapılan referandum ile siyasi yasaklar kalkmış ve Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş, Süleyman Demirel ile Necmettin Erbakan yeniden siyaset sahnesinde yerlerini alabilmişlerdi. Ama her biri yeni bir partinin çatısı altında…

Ecevit Demokratik Sol Parti'nin, Türkeş Milliyetçi Çalışma Partisi'nin, Demirel Doğru Yol Partisi'nin, Erbakan ise; Refah Partisi'nin genel başkanları oldular.

Hüsamettin Cindoruk, 1987 yılında siyasi yasakların kalkması üzerine Süleyman Demirel'in genel başkanlığa geçmesi amacıyla parti genel başkanlığından istifa etmiş ve böylece Süleyman Demirel genel başkanlığa seçilmiştir.

1987 yılında yapılan genel seçimlerde, ANAP % 36,31 oyla 292 milletvekili çıkarmış ve Turgut Özal tekrar oy çoğunluğu sağlayarak, 46. Dönem Başbakanı olmuştur. 1987 seçimlerinde DSP iki milyonu aşkın oy (%8,54) almasına rağmen; %10 seçim barajı nedeniyle, barajın altında kalarak milletvekili çıkaramamıştır. %24,74 oy alan SHP ve %19,1 oy alan DYP, 1987'de T.B.M.M'ne giren diğer partiler olmuşlardır.

Ancak 26 Mart 1989'da yapılan yerel seçimler, ANAP için tam bir hayal kırıklığına neden olmuştur!

Çünkü SHP İstanbul, Ankara ve İzmir Belediye Başkanlıklarıyla 39 ilin daha belediye başkanlığını kazandığı gibi ayrıca il genel meclisi seçimlerinde %28,8 oy almayı da başarmıştır.

Bu sonuçlardan sonra SHP ve DYP, ANAP iktidarının meşruiyetini, halkın desteğini yitirdiğini öne sürerek, genel seçimlerin yenilenmesi gerektiğini savunmaya başladılar.

Turgut Özal, 9 Kasım 1989'da Kenan Evren'den boşalan cumhurbaşkanlığına SHP ve DYP'nin muhalefetine rağmen seçildi.

Bu arada, Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı seçilmesini protesto eden Hatay milletvekili Murat Sökmenoğlu milletvekilliğinden istifa ederek, sine-i millete döndü.

 1989 yılı yerel seçimlerinde ise; sol hareketin en büyük temsilcisi SHP, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentler başta olmak üzere birçok yerde belediye başkanlığı seçimlerini kazanmıştır.

Ancak yine aynı SHP 1989'daki mahalli seçimlerde elde etmiş olduğu başarıyı, bu şansı iktidara gelebilmek adına değerlendirememiş;

Tam tersine özellikle İstanbul Belediyesinin bir kuruluşu olan İSKİ' deki yolsuzluk (dönemin İSKİ müdürü Ergun Göksel; İSKİ ihalelerini kurmuş olduğu paravan şirketlere vererek, büyük yolsuzluklar sonucu, haksız kazançlar sağlamıştır…) yüzünden bir hayli itibar kaybına uğramıştır.

"80'li yılların ikinci yarısından, 1990 yılının Şubat ayına kadar geçen dönem; benim için son derece önemli yaşanmışlıkları barındırır…"

Ağustos 1987 – Şubat 1990, Diyarbakır Garnizonunda Görevli olduğum Yıllar:

1985 - 1987 yılları arasında Kıbrıs'ta tamamladığım görevimden sonra Türkiye'de tayinen atandığım il ve görev yerim, ülkemizin çok önemli bir coğrafyasındaydı.

1987 yılının Ağustos ayında ailece geldiğimiz bu bölgede; henüz sıkıyönetim dönemi sonlanmış ama sıkıyönetimin yerini olağan üstü hal uygulaması almış, bölgenin yeniden yapılanması için de, olağan üstü bölge valiliğine, olağanüstü yetkilerle Hayri Kozakçıoğlu atanmış, bölgenin asayişinden sorumlu sıkıyönetim komutanlığı yerine de Asayiş Kolordu Komutanlığı kurulmuştu.

Bölgede PKK terör olayları yer, yer devam ediyor, olağanüstü hal valiliğine bağlı illerde, olağan üstü tedbirler alınıyordu.

Aslında bölge halkının bu illerdeki yaşam biçimleri her zamankinden farklı değildi. Bölge halkı fakir ve yaşanan olaylar karşısında da çaresizdi.

Bölge halkının yoksulluğu, iller bazında kendisini çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor, özellikle anneler ve çocukları bu yoksulluktan fazlasıyla etkileniyorlardı…Yine çevre illeri ve köylerindeki yaşam, nüfus kontrolünün olmayışı, her ailede ortalama 5 çocuk olduğu şekildeydi!

Devamı yarın...