“(Uhud Harbinde) Sen, Allah’tan gelen bir merhametle onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba katı yürekli olsaydın elbette onlar etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet, onlara Allah’tan mağfiret dile. İş hususunda onlarla meşveret et. Bir kerre de azmettin mi, artık Allah’a dayan. Çünkü Allah tevekkül edenleri (Allah’a güvenenleri) sever.” (Al-i İmran 3/159)  

“Sen kardeşinle birlikte mu’cizelerimle git. Beni anmakta (zikretme) gevşeklik göstermeyin. Fir’avn’a gidin. Çünkü o azdı (Tanrılık iddia etti) “Varın ona yumuşak söz söyleyin. Olur ki nasîhat dinler veya korkar.” (Tâhâ 20/42, 43, 44) 

Bu zeminin bir husûsiyeti ve güzelliği de, en başta bendeniz olmak üzere bütün Yorumcu’larımızı, katılımcılarımızı te’dip etmesidir. Bu zemine ara-sıra uğrayıp da, sepetinde pamuğu olmayan, bir sıkımlık barutu ile meydan-ı Gazâ’ya çıkanlar, haşîn tavırları, kırıcı-incitici, hakâretâmiz sözleriyle gönülleri tahrip ederek ortadan kayboluyorlar. 

Bu zeminin dâimî yorumcu’ları ise, başlangıçta, haşîn tavırlı olup, kırıcı-incitici, her şeye, herkese müteârız ve mütecâviz olabiliyorlarsa da, bu zeminde devam edebiliyorlarsa, daha hoşgörülü, ifade etmek istediklerini “Kavl-ü Leyyin”, ile temiz bir dil ile, daha fesîh daha belîğ bir şekilde ifade etmeye gayret sarf ediyorlar. 

Bu hususu, “Aczimin Giryesi”, unvanıyla dâimî Yorumcu’larımızdan Değer’li Kardeşimiz enfes bir tahlil ile ortaya koymuştur: 

UMRE-NÂFİLE HAC!... (2) 

Aczimin Giryesi – 09.04.2018 - 21:14 

1-ACİZ GİRYE CEVAP 1, 2, 3, 4'e... Muhterem kardeşim, ilk yorumlarınızla yeni yorumlarınız adeta farklı iki dünya. Bakınız ilk yorumun üslubuna: HEPİNİZ FIRSATÇI-FESATÇISINIZ. (...) YALAN SÖYLÜYORSUNUZ. (...) İFTİRAYI BIRAKIN LÜTFEN(...)SAPIK FİKİRLERİNİZE(...) SİZİN NİYETİNİZ BOZUK, CEMAATA SATAŞMAK İÇİN, İFTİRA ATMAK İÇİN FIRSAT ARAYANLARDANSINIZ. (...) YAZIKLAR OLSUN SİZE. FIRSATÇILAR. Bu bir kardeş üslubu değildi maalesef. Fakat yeni yorumlarınız tam bir olgun insan üslubu: KIYMETLİ KARDEŞ(...)BİLMEM ANLATABİLDİM Mİ KARDEŞİM. (...)YANLIŞ ANLAMAYIN ÜZERİNİ KAPATIN DEMİYORUM. DİKKAT EDİN. SELAMETLE. Ne güzel! Biz fikirlerimiz birazcık farklı olduğunda oturup adam gibi konuşamayacak mıyız? Bakın pek âlâ yapabiliyormuşuz. Yeni yorumlarınızın üslubu, nezaketi için teşekkür ediyorum. Ancak yeni yorumlarınızda da katılmadığım noktalar var. Güzel hatırınızı kırmamak, arzunuzu yerine getirmek için bunları EFKAR-I UMUMİYE ÖNÜNDE yazmayacağım. (Kısa bir bölüm devam edecek)

Aczimin Giryesi – 09.04.2018 – 21:16

2-ACİZ GİRYE CEVAP 1, 2, 3, 4’e... Güzel hatırınızı kırmamak, arzunuzu yerine getirmek için bunları EFKAR-I UMUMİYE ÖNÜNDE yazmayacağım. Fakat şunu biliniz, içerde dile getirilemeyen bu sancıların buralarda dile getirilmesi bile düzeltilmesi yönünde çok iş görecektir. Şu anda bazı çalışmalar başlamıştır bile. Selametle.

“Aczimin Giryesi”, unvanıyla yorum yapan-yorumlara cevap veren Değer’li Kardeşimizin yorum-cevaplarına cevap veren diğer Kardeşimiz, her ne kadar ilk yorumlarındaki kırıcı-incitici çok sert ifadelerine yer vermemekle beraber, “Sünnete aykırı bid’atler zuhur etmiş olabilir, ama siz yine de, “Kol kırılır, Yen içinde kalır,” “Her doğru-hakîkat her yerde söylenmez,” misâlleri ile bid’ati, dalâleti görmeyiniz, görseniz bile, ya yutkununuz ya da kendi aranızda fısıldaşınız, alâ Mele-i’n-Nas, uluorta ifşâ etmeyiniz,” diyor. 

ACİZGİRYE CEVAP:5 – 10.04.2018 – 12:48

kardeş: HAKİKATLERİ UYGUN ZAMAN VE MEKANDA SÖYLEMEDİĞİNİZ ZAMAN İŞTE BU DA GERÇEKTEN FİTNE ÇIKARMAK OLUYOR. İŞTE BUNDAN DOLAYI SİZİN GİBİ ULU ORTA KAMU ÖNÜNDE HAYKIRANLARA ELBETTE ŞAHSIM ADINA KIZIYORUM. KAMU ÖNÜNDE: KERMESLERİ-UMREYİ... ELEŞTİRİYORSUNUZ. AMA VERDİĞİNİZ ÖRNEKLER AZINLIKTA KALACAK TARZDA ÖRNEKLER. AMA ÖYLE YAZIP ÇİZİYORSUNUZ Kİ. SANKİ HER YERDE ÖYLE YAPILIYORMUŞ GİBİ. BU TARZ VE USULÜNÜZ DE SİZİN GİBİLERİN HATTA MUSTAFA HOCANIN DA DAHİL İYİ NİYETİNE-ÖYLE İSE-ŞÜPHEYLE BAKILMASINA NEDEN OLUYOR. HELE HELE ŞU ZAMANDA BU TARZINIZ İYİ NİYETİNİZİN SORGULANMASINA SEBEBİYET VERİYOR. YILLARDIR BU İŞİN İÇİNDE BİRİSİ OLARAK KIZMAKTA HAKSIZMIYIZ. EĞER SİZLER DE YILLARDIR BU HİZMETİN İÇİNDE BİRİSİ İSENİZ İÇTİĞİNİZ BİR TAS ÇORBA HAKKI İÇİN BU YÖNTEMLE İŞ YAPMAYIN. BİR ÇOK ZİHNİ BULANIK İNSANLARIN ZİHNİNİ MENFİ OLARAK DAHA ÇOK BULANDIRIYORSUNUZ. LÜTFEN YAPMAYIN. UYARMA USULÜ HİÇBİR ZAMAN BU TEDRİSATTAN GEÇMİŞ İNSANLAR İÇİN BU ŞEKİLDE DEĞİLDİR. 

ACİZGİRYE CEVAP:6 – 10.04.2018 – 12:55

SİZİNLE ELBETTE TANIŞMIYORUZ. BERABER TARTIŞAMAYACAK MIYIZ DEMİŞSİNİZ. HELE HELE BU HİZMETLERİ BİLEN BİRİSİ OLDUĞUNUZ HALDE HERKES ÖNÜNDE BU ELEŞTİRİLERİ YAPIYORSANIZ TAKDİR EDERSİNİZ Kİ ELBETTE KONUŞMAKTA ZORLUK ÇEKERİZ SİZİNLE. YAZILARINIZDA KANAYAN YARA DİYE TABİR ETTİĞİNİZ HUSUSLAR SANKİ HER YERDE OLUYORMUŞ GİBİ YAZIYORSUNUZ. BÖYLE DEĞİL KARDEŞİM. YAPMAYIN ALLAH AŞKINA. HASTANEYE ELEŞTİRİ YAPIYORSUNUZ. HER YURTTA SERBEST DİYE ŞİMDİ ATATÜRK POSTERLERİ ÇIKARILSIN MI SİZİN MANTIĞINIZA GÖRE. ŞU ZAMANIN BİR ÇOK ZAMANDAN DAHA ZOR OLDUĞUNU SANIRIM BİLMİYORSUNUZ. BİLEN BİRİNE SORUN O ZAMAN. HER ŞEY SİZİN YAPTIĞINIZ GİBİ BURALARA YAZILMAZ. HER ŞEY SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ KOLAY VE SERBEST DEĞİL. ORTALIKTA HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK FIRSATÇI VE TETİKÇİLER VAR. ANLAYABİLİRSEN AZDAN ÇOK ANLARSIN ONA GÖRE KENDİNE AYAR VERMEK İSTERSİN. SELAMETLE. 

Aziz Kardeşim. Merak buyurmayınız. Hariç’ten hiçbir güç, ama hiçbir güç, bu Nezîh Câmia’mıza, Pîrân’ın himmetine mazhar, Hazreti Üstazımızın du’â’sına ortak edilmiş Câmia’mıza, içimize sokulmuş, hâinler, içimizden çıkacak sefihler kadar zarar veremez....

2- ACİZ GİRYE CEVAP: 6 – 10.04.2018 – 13:01

AYRICA KARDEŞ ZANNETMEKİ BİR TAKIM EKSİLER SADECE SEN VEYA ÖTEKİSİ BURAYA YAZDIĞINIZ İÇİN HEMEN ÇALIŞMA BAŞLATILDI VE TAMAMLANIYOR. EKSİLERİ GÖRMESİ GEREKENLER GÖRÜYOR VE ZAMANI GELDİĞİNDE MÜDAHELE EDİLMEK ÜZERE GEREKEN YAPILMAYA ÇALIŞILIYOR. AMA BİZ BU ALANLARA BUNLARI LÜTFEN TAŞIMAYALIM. DEDİĞİM GİBİ HADİ SENİ BENİ BIRAKALIM. MUSTAFA HOCA İSTERSE ABİMİZE VE YARDIMCILARINA BİR ŞEKİLDE ULAŞIR. NEDEN BU EKSİLERİ ONLARA İLETMEK YERİNE KAMUDAN HAYKIRIYOR. NEDEN SÖYLER MİSİN. BİRİLERİNİN ELİNE KOZ MU VERİLMEK İSTENİYOR. ZAMANINDA YAZILARINDA SÖYLEMİŞTİ. ÜSTAZIMIZI SEBATAYİSLER İÇİNDE GÖSTEREN KİTAP YAZARINI BİLE NASIL BULDUĞUNU ANLATMIŞTI. NEDEN AYNI GAYRETİ BU HUSUSLARDA GÖSTERMİYOR MUSTAFA HOCA. 

Beyefendi. “Câmia’mıza zarar vermek için fesatçılar, tetikçiler fırsat bekliyorlar”, buyurmuşsunuz. 

Bu satırları yazdığım sıralarda, Türk Siyâsî hayatında baş döndürücü hadiseler vukû bulmakta idi. Milletimiz, 24 Haziran 2018 Pazar günü, erken-baskın bir seçime gidiyor. Bu seçimlerde Cumhurbaşkanı ve T.B.M.M.’sinin 600 azası seçilecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin husûsiyeti dolaysiyle, seçimlere partiler teker teker, kendi logo’larıyla değil de bloklar halinde katılacaklardır. 

Câima’mız ve bu nezîh topluluğun en büyük düşmanı, Din, iman, Vatan, Millet ve bütün maddî-ma’nevî değer’lerimizin düşmanı, F.E.T.Ö. deccali ve onun haşâşî’leridir. Yuvarlandıkları bataklığa çekmek için, hizmet sahasında bizimle rekâbet edemeyen kimi gruplar da o bataklığa bizi itmek için ellerinden geleni geri bırakmıyorlar-bırakmayacaklar... 

Ümîd ederim, 2002 yılından beridir, kardeş kavgası deyin, şuur noksanlığı deyin herhangi bir sebeple düşülen hata tekrarlanmaz. 24 Haziran’da yapılacak seçimler, Türk Siyâsî Hayatının en ehemmiyetli seçimi olduğu gibi, Câmia’mız için de hayat-memat mes’elesi olan bir seçim olacaktır. Herkesi, bir kerre daha tefekküre da’vet ediyorum. 

YORUMCU’LARA CEVAPLAR VE MUTALA’ALAR!... (4/25) 

Yavuz – 10.04.2018 – 15:41

Değerli hocam, üstadından işaret aldığı tek hedefi EĞİTİM olan bir camianın; Ticari bir faaliyet olan hastane ile ne işi olabilir. Ayrıca hastanenin hizmete ne gibi bir faydası vardır. Maddi yönden denirse, hastane ancak kendini çevirir, kalan yekun de yatırımına gider. Maddi yönden değil de acaba manevi katkısı mı vardır. Başhekiminden başlayıp personeline bakınca; durumun hiç de camianın beyefendi ve hanımefendilerine örnek olacak şekilde olmadığı anlaşılıyor. Peki ben bu duruma karşı mıyım, hayır. Emanet liyakat sahibine verilmeli. Ticari ve ahlaki açıdan doğru olan yapılmıştır. Ancak hocaların ve -onların ufak birikimleri ile açılan- sevenlerin bile ücretlerinden yanına yaklaşamadığı; web sayfası ve reklamlarında bile toplumun her kesimine!! yer vermeyen hastanelerin hizmete yaptığı katkıyı birisi bana Allah aşkına anlatsın. Ticaret parayı, para hırsı getiriyor, hırs ise aklıselimi ve hizmet aşkını götürüyor. Amaç ve araç birbirine karışıyor. Diğer ticari faaliyetlere hiç girmiyorum bile…

Aziz Kardeşim YAVUZ Beyefendi. 

Herkesin mer’î kanunlar ve mevzuat müvâcehesinde ticaret yapma, şirket kurma hakkı vardır. Ne var ki, hizmeti daha ileri safhalara taşıyabilmek için birer vasıta olması gereken ticaret ve şirketler vasıta olmaktan çıkarılmış birer gaye, asıl gaye vasıta haline getirilmiş ise problem işte burada başlıyor. Eskiden KİT’ler (Kamu İktisâdî Teşekkülleri) vardı, az da olsa hâlâ vardır. BİT’ler, (Belediye İktisâdî Teşekkülleri) var. Bir de CİT’ler var, (Cemaat İktisâdî Teşekküleri) vardır. 

Kamu İktisâdî Teşekküleri ile Belediye İktisâdî Teşekkülleri, seçimleri kazanamayan eski politikacıların, bürokrasinin üst katmanlarından ayrılan bürokratların yerleştirildiği arpalıklardı. 

Cemaat İktisâdî Teşekkülleri, daha ziyade ehliyetsiz, liyakatsız, “Evet Efendimci, sepet Efendimci’lerin” çalıştığı  ve hemen hepsinin zarar ettiği teşebbüslerdir. Bu şirketlerin Mâmeleki (bütün varlıkları) ve kârları sahiplerine aittir, zararları ise cemaat tarafından karşılanır. Sahiplerinin kim veya kimler olduğu, bağlı bulundukları Ticaret Oda’larından, Ticâret Sicili Gazetesinden anlaşılabilinir. 

UMRE- NÂFİLE HAC!... (2)

Aczimin Giryesi – 10.04.2018 – 21:12

1-BÜYÜK HARF KULLANAN AZİZ KARDEŞ. Yazmaktan saadet duymuyor, müthiş ıstırap çekiyorum. Keşke hiç yazmasam diyorum. "Mustafa Hoca niçin Alkan, Kumaş, Arıkan Hocalara ulaşıp anlatmıyor?” sorusunun muhatabı ben değilim. Demek ki o yoldan olmuyor o işler diye düşünürüm. KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR demek istiyorsunuz. Ama kol hep kırık kalıyorsa başka bir çare aramak kaçınılmaz oluyor. HER YURTTA SERBEST DİYE ŞİMDİ ATATÜRK POSTERLERİ ÇIKARILSIN MI SİZİN MANTIĞINIZA GÖRE. Sözünüzü anlayamadım. Mecbur iken anlarız, hiçbir mecburiyet yokken ne oluyor? Hadi duvarda bir resmi öylesine koydular, ya 10 Kasımlarda 1938’in sekizini yan yatırarak kamuya ilan vermek de ne oluyor? Bu, bu camianın varlık sebebini ve bütün mazisini silmesi; adeta kendini inkar etmesi demektir. Bu fecaati lütfen maslahata yüklemeyin; sığmaz. EKSİLERİ GÖRMESİ GEREKENLER GÖRÜYOR sözünüz de dertlerin niçin dışarı taşındığını izah eder aslında. Taşları yemek yasak. (Uzatmak istemiyorum) (Devamı var)

Aczimin Giryesi – 10.04.2018 – 21:18

2-BÜYÜK HARFLE YAZAN AZİZ KARDEŞ. Bahsettiğimiz sancılar hiç de az değil; hızla da yayılıyor ne yazık ki. Bütün bu sancılar kışır meseleler aslında. Hepsinin kaynağı olan bir derin dert var ki onu gerçekten uluorta konuşmayalım. Yüreğim eriyor. Kardeşlerimizi seviyoruz. Selamlar. TEKRAR EDİYORUM: Bunları yazmaktan mesut değilim; acı duyuyorum. Bu satırlar kullandığım rumuz (Aczimin Giryesi) nin ürünleridir. Sizinle olan mukalememi de burada bitirmek istiyorum. Allah hepimize selametler versin.

İşte, bu zeminde hep olması gereken tartışma üslubu bu! Tasavvufunuzdaki fikrinizi, güçlü ifadelerle seslendirme ve yazıya dökme kabiliyyetiniz varsa, niçin sövmeye, hakarete, acıtıcı-incitici sözlere tevessül edesiniz ki? Bu zeminde hep tenvir edici görüşler serdettiğiniz temiz bir uslûb ortaya koyduğunuz için teşekkürler Aziz Kardeşim... 

YORUMCU’LARA CEVAPLAR VE MUTALA’ALAR!... (4/26) 

İstanbullu – 13.04.2018 – 00:56

İnşaAllah muhterem hocam. Bu yazınız da oldukça güzel olmuş. Elinize dilinize sağlık. Selam ve hürmet.

Aczimin Giryesi – 13.04.2018 – 00:57

Estağfirullah hocam, inşaAllah. Yazınız için de teşekkür ederim. Selamlar.

Osman Karaman – 13.04.2018 – 09:22

Hocam mübarek cumânızı ve Mirac Kandilinizi tebrik eder bilvesile selam ve hürmetlerimi arz ederim.

Arkadaşınız – 14.04.2018 – 12:45

Muhterem kardeşim; Fazla lafa lüzum yok. DEVAM, DEVAM, DEVAM. Bu gün buna çok ihtiyaç var. Dualarımız sizinle. Selam ve Hürmetler.

Aziz “İSTANBULLU”, ACZİMİN GİRYESİ, OSMAN KARAMAN ve “ARKADAŞIM” unvanıyla ilk def’a yorum yapan Pek Değer’li Kardeşim. Selâm, tebrikât, iyi dilek ve temennilerinize bilmukabele teşekkür ederim. 

Aziz Kardeşlerim. Milletimiz, Vatanımız, dolaysiyle Câmia’mız, nezîh toplumumuz çok hassas olunması gereken, nâzik bir devreye girmiştir; dâimî irtibat halinde olmamız gerekmektedir. Bu zeminde, hikmetle, Mevıza-ı Hasene ile, eğer gerekirse Cidâl-i Ahsen ile da’vete devam etmeliyiz. Bâriz bir şekilde hataya düşüldüğünde veya bilerek hata yapıldığında ikaz, ihtar ve tenzîr vazifesini hakkıyla yerine getirmeliyiz. Bu dönemde hata yapılırsa neticesi sadece derîn bir nedâmet olmaz, belki, (şüphesiz demektir) bir Husrân-ü Mübîn olur.... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aczimin Giryesi 2018-05-13 00:09:59

Muhterem hocam, "Bâriz bir şekilde hataya düşüldüğünde veya bilerek hata yapıldığında ikaz, ihtar ve tenzîr vazifesini hakkıyla yerine getirmeliyiz. Bu dönemde hata yapılırsa neticesi sadece derîn bir nedâmet olmaz, belki, (şüphesiz demektir) bir Husrân-ı Mübîn olur...” cümlesini okuduğumda ürperdim. Bir bloklaşma olduğu zaman Müslümanın yeri, varlık sebebi İslam'ı yok etmek olanların yanı olmamalıdır. Tıpatıp uymasak bile asgarî müştereklerde birleşebileceğimiz blokta yer almak şarttır. Öyle bir noktaya geldik ki "Bana ne, ben siyasetle ilgilenmem.” demek lüksümüz de yok. Bir varlık yokluk, bir istiklâl harbindeyiz. Doğru yerde durmak zorundayız. Amelde hatânın affı ümit edilir ama yanlış yerde durmanın Allah indinde affı yoktur. Saflar ayrıştığında Müslümanın yeri Ebucehil soyunun yanı olamaz. Hiç kimsenin bunu yapmaya ve yaptırmaya hakkı ve selâhiyeti yoktur. Yazınız ve îkâzınız için teşekkür ederim. İnşaAllah yanlışa düşülmez.

Avatar
osman karaman 2018-05-16 15:55:16

Aczimin Giryesi remziyle yazan kardeşim.. Dediğiniz gibi Müslümanın nerede durduğu, kimlerle aynı safta yer aldığı çok mühim bir husustur. Bu açıdan bakıldığında cemaat 2000li yıllara kadar genellikle ehven-i şer” mantığı ile tercihini belirlemiştir. Fakat son 15 yıldır bu mantık terk edilmiş ve yerine burnunun dikine” mantığı geçerli olmuştur. 24 Haziran seçimlerinde bu sakat mantığın terk edileceğine dair bir emare de maalesef yok. Hâlbuki Tayyip Bey bu cemaate ne kötülük yaptı? Hangi işine taş koydu, hangi hizmetine mani oldu? Tayyip Bey düşmanlığının makul bir izahı yok.. Ancak şükrü eda edilmeyen nimetin elden çıkması da mukadderdir. Memleket ve İslam dünyası için adeta hayat memat meselesi haline gelen önümüzdeki seçimlerde de eğer aynı tutum devam ederse bu kez çok ağır sonuçları olabilir. Ve bunun sorumlusu da âmir mevkide olanlar kadar aklını, idrakini, izanını, vicdanı rafa kaldıran safderun kardeşlerimiz olacaktır.