Tuğçe Tayfur, kendi şarkılarına geçti

Elif Günay'ın 2017'nin son söyleşisi Tuğçe Tayfur ile oldu...

Tuğçe Tayfur, kendi şarkılarına geçti

Elif Günay'ın 2017'nin son söyleşisi Tuğçe Tayfur ile oldu...

25 Aralık 2017 Pazartesi 18:39
2222 Okunma
Tuğçe Tayfur, kendi şarkılarına geçti

Geçtiğimiz sene "Babamın Şarkıları" adlı albümüyle karşımıza çıkan Ferdi Tayfur’un kızı Tuğçe Tayfur, babasının unutulmaz eserlerine getirdiği o güzel yorumuyla hala dillerden düşmüyor.

Şimdiler de ise yeni tekli çalışması “Sevmesin Beni” Seyhan Müzik etiketi ile dinleyenlerin beğenisine sunan Tuğçe Tayfur, kendi şarklarıyla da piyasayı sallıyor. 

Sevgili Necla Nazır ve Ferdi Tayfur’un tek kızı olan 28 yaşındaki bir çocuk annesi Tuğçe Tayfur, “O kadar çok sanatın içindeydim ki sanatçı olmamdan başka bir şey beklenemezdi” dedi. 

Ben de 2017 yılına veda ettiğimiz bu son çarşamba sayfamda kendisine yer verdim. Şimdiden herkese iyilik, sağlık, güzellik dolu yeni bir yıl diliyorum. Tuğçe Tayfur sizlerle…

Merhaba Tuğçe Hanım nasılsınız?

Teşekkür ederim Elif’ciğim iyiyim.

En son kendi şarkınız olan “Sevmesin Beni” ile karşımıza çıktınız. Güzel bir şarkı oldu. Neler söylersiniz?

Evet, bir senedir bende olan bir şarkıydı. Sözlerinden tam emin olamıyordum ve Selim Çaldıran’a gittim. Biliyorsunuz ki Selim Çaldıran Babamın Şarkıları’nın da aranjesini yapmıştı. Orada sevgili Elif Kaya vardı. Bizde Elif ile şarkının sözlerine düzenleme yaptık. Ve son haliyle çıktı. 

Klibinize de değinmek istiyorum. Nasıl geçti çekimler? 

Bir gün içerisinde Caner Erzincan yönetmenliğinde geçti. Aldatılmış bir kadını anlatıyor aslında. Geri dönüyor, pişman olduğunu söylüyor, ama kadın o adamı affetmiyor.

Peki, kimlere söyleriz semesin beni diye? Ne tür yaralar çekmişizdir de sevmesin beni deriz?

Aslında bu genel bir durumdur. Sadece kadınlar aldatılmış değil. Uniseks bir şarkı sonuçta erkekler de atlatılabiliyor. Karşılaştığınız insanların nasıl insanlar olduğunu bilemiyorsunuz ki bir süre sonra değişebiliyorlar. Çok yanlış tanıdığımız aşkı da sevdası da batsın dediğimiz, sevmeyi bilmeyen insanlara iletiyoruz. 

Sizin hayatınızda böyle insanlar oldu mu?

Olmadı desem yalan olur tabi ki de oldu yani…

Şarkı nasıl tepkiler alıyor?

Şarkı çok güzel tepkiler alıyor. Bu zamana kadar kötü bir yorumla karşılaşmadım. Genelde yorumlar olumlu. Ama şarkı Youtube’da maalesef spam yedi. Spam yediği için Yotube Trend’den çıkarıldı ve denetime alındı. Biraz onun sıkıntısını yaşıyorum şu an ama çok da önemli değil. Youtube’da ne kadar izlenmiş ne kadar izlenmemiş çok da fazla ilgilenmiyorum o konuyla. Şimdiler de daha çok sahneye önem veriyorum. 

“Babamın Şarkıları” albümüne değinmek istiyorum. Bir yıl öncesinde babanız usta sanatçı Ferdi Tayfur’un şarkılarından oluşan çok güzel bir albüm çıktı. Bu albümden de çok kısa bahseder misiniz?

“Babamın Şarkıları” güzel bir projeydi. Sevgili patronum Bülent Seyhan tarafından yapıldı. Yine Selim Çaldıran imzasıyla Candar Göker’in de emeği ile babamın şarkılarından oluşan bir albüm yaptık. Şarkılar da babamın da söylediği bölümler var. Albüm çok güzel gitti. Arşiv albümleri genellikle güzel gidiyor zaten. Ben de çok memnun kaldım. Bunları yapmamızın en büyük amacı tabii ki sahneler. Çok şükür sahneler de güzel gidiyor. 

Bu şarkıları söylemek size neler hissettirdi? Hazırlık aşamasında ilginç şeyler yaşadınız mı?

Hepsi baştan sona ilginçti Elif. Babasının şarkılılarını söyledi denildi ama benim babam Ferdi Tayfur olduğu için babamın şarkılarını söylemek de çok kolay değil. Altı ay öncesinde bitebilecek bir albüm altı ay sonra bitti. Babamın da içine sinmesi için epeyce uğraştık. 

“Hint değil Toros”

Benim babamla hikayelerim bitmez diyen Tuğçe Tayfur, “Babamın meşhur ’Çiçekler Açsın’ diye bir şarkısı var. Biz onu biraz Hint altyapı yürüyüşleriyle yaptık. Hep birlikte stüdyo da dinlerken babam, ‘Şarkı Hint müziğiyle mi oldu’ dedi. Oradan Candar Ağabeyim de şarkının orijinalinde o alt yapı yok mu’ deyince babamda, ‘Ya ne Hint’i ne diyorsun? Ben onu Toros Dağları’nda yazdım’ dedi. Öyle bir komik anımız oldu. 

Ferdi Tayfur’un şarkılarını bir çok sanatçı söyledi. Fakat siz albüm yaptınız. Bu zor oldu mu?

Yo bir saniye dedim çekilir misiniz? Evet, Elif, bir çok kişi söylüyor ama (ben aslında seviyorum ve istiyorum babamın şarkılarını şarkıcıların söylemelerini tabi söyleyebiliyorlarsa…) bir albüm yapacak kadar da kimse böyle bir şey yapamadı. Zaten babam “Tuğçe bu şarkıyı istiyorlar vereyim mi?” diye soruyor. Öncelik ve izin bende yani…

İkinci bir “Babamın Şarkıları” albümü çıkar mı?

Yani şu an için öyle bir düşüncem yok çünkü bestelerim var onları sunmak istiyorum. Ki bu başka besteler de söylemeyeceğim anlamına gelmiyor tabi. Ben Ersin Gür'ü çok beğeniyorum inşallah bir gün onunla çalışma fırsatı bulurum. Onun dışında tabi ki bestelerim daha önemli ama arada böyle albüm yaparsam büyük ihtimalle bestelerimden değil, daha çok eski şarkılardan oluşmuş bir albüm yaparım. Nostalji şarkılar yaparım. Yeşilçam şarkıları, Türk filmi şarkıları yapmak istiyorum. 

Piyasaya girişiniz nasıl oldu?

Ben hep içindeydim ki Elif. Babamın stüdyosu olduğu için hep oradaydım. Bir yaşıma kadar hep oyuncu olmak istedim. Annemin o komedi filmlerini, romantik komedi filmlerini izleyip “oyuncu olacağım” diye düşünürdüm. Sonra 13 yaşımda filan babam bir albümünde ilk kez “gel vokal yap bana” dedi. İlk defa stüdyonun diğer tarafına geçtim. Piyano çalıyordum, keman çalıyordum ama Şan’a dair bir bilgim yoktu. O gün stüdyodan çıkınca şarkıcı olacağımı anladım. Ve öyle de oldu. 

Kendi şarkınız için ilk stüdyoya girdiğinizde ne hissettiniz peki?

17- 18 yaşlarımdaydım. Babam ilk zamanlar benim müzik yapmama karşıydı çünkü camiayı biliyordu. Ben de Rock müzik yapmaya karar vermiştim. Babamın çok bilmediği kişilerin alanını seçtim. Rock müzik dinleyenlerin başka bir kafası var en çok “barış” isteyen insanlar onlar gibi geliyor bana. “Uslanmayan Adam” diye yine benim bestem olan bir şarkı çıkarttım ve öyle profesyonel olarak başladım. 24 yaşına kadar böyle sürdü ve sonra Amerika'ya gittim…

Neden şarkıcılık, neden farklı bir mesleğe yönelmediniz?

Yani babam Ferdi Tayfur, annem Necla Nazır! Sanatçı çocuğuyum ben. Başka ne yapabilirim ki? Sanat içinde doğmuşum, büyümüşüm. Bu sanatçı çocuklarının en doğal hakkı gibi geliyor bana. Sanatçı çocuklarına hangi mesleği yakıştırıyorlar mesela? Bizlerin hayatı müzik olmuş, oyunculuk olmuş… Tiyatro eğitmenleri, sanatçılar evimize gelmiş gitmiş. Bizler ne yapabiliriz ki?

Elinizde bulunan yazdığınız çok bestenizin olduğunu biliyorum. Bunları ne zaman piyasaya sunacaksınız?

Yavaş yavaş single, maxi singlelarla küçük küçük sunacağım.

“Yeni yıla yeni şarkı”

“2018'de hemen ocak sonu, şubat başı gibi bir şarkıyla geleceğim” diyen Tuğçe Tayfur, dışında “14 Şubat’a yetiştirebilir miyiz bilmiyorum ama eşim Taner’le yaptığımız bir beste var onu çıkarmayı düşünüyorum. Yaza doğru hareketli bir şarkı yapmak istiyorum. Hatta birkaç görüşmelerimiz var şimdi sürpriz olsun söylemeyelim ama güzel bir düet gelebilir” dedi. 

"Yılbaşı sürprizi burada"

Rahatsızlığı sebebiyle 15 yıldır sahnelerden uzak kalan sanatçı Ferdi Tayfur, bu yıl için kızının ricasıyla kızıyla birlikte Kıbrıs'ta sahne alacak. 

Şu sıralar neler yapıyorsunuz?

Şu sıralar yılbaşı provalarım var Kıbrıs'ta sahne alacağım. İlk defa babam beni izlemeye gelecek ve tabi o oradayken onu sahneye almamak da olmaz. Babamla da şarkılar söyleyeceğiz. Şu an için en yakın bu var. 

Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz?

Ben maalesef kullanamıyorum Elif. Öyle çok fazla saatlerce “ne olmuş, ne bitmiş” diye bakamıyorum. Küçük yaşta bir oğlum ve çok yoğun geçen iş tempom var. Açıkçası biraz da sosyal medyanın sanatçıların değerini azalttığını düşünüyorum. Gizemliliği yok oluyor. Bana avantajları dersen Elif, seni takip eden insanları hem sen görmüş oluyorsun yorumlarını takip ediyorsun hem de onlar seni takip etmiş oluyor. Belki yeni başlayan sanatçılar için etkilidir. Kendilerini tanıtma fırsatları doğmuş oldu ve bir hayran kitleleri oldu. Benim kırk bin takipçim var fakat sahneme yüz bin adam geliyor zaten…

 “Kerimcan bence çok yetenekli”

Sosyal Medya dediğimizde aklımıza gelen ilk fenomenlerden biri olan Kerimcan Durmaz hakkında konuşan Tuğçe Tayfur, “ Bence Kerimcan çok yetenekli. Kendi markasını kurarak birçok şeye imza atıyor. En son kendi ismiyle ‘ruj’ çıkarmıştı. Aynı zamanda başarılı bir dj. Kendisini dinleyen arkadaşlarım var sahnesini çok beğeniyorlar. Yani demek ki Kerimcan yetenekli biri. Zaten halkımız yetenekli olmayanları çok da tutmuyor diye düşünüyorum.    

Anneniz Necla Nazır’a çok benzerliğiniz konuşuluyor bu konuda neler söyleyeceksiniz? 

Anneme benzetiyorlar evet. Annem çok güzelmiş, ben onun yanından geçemiyorum bile. Hala da öyle… 

“Annem bir anneanne”

Annem’in dinini yaşaması, hacca gitmesi neden bu kadar konuşuldu anlamadım” diyen Tuğçe Tayfur, “Annem bir anneanne. Zaten ülkemizdeki anneanneler de böyle kapalı ve dinini yaşayan insan değiller mi? Annem de olması gerektiği kadar dini yaşıyor. Yobaz değil yani” dedi.

Evdeki Tuğçe'den biraz bahseder misiniz? 

Oğlum Efe’ye göre ayarladığım zamanım var. Ve vaktimin çoğunu onunla geçiriyorum. Sahnelerimiz genelde geç olduğu için onu uyutup sahneye gidiyorum. Geldiğimde de o uyuyor oluyor. Bazen şehir dışında, yurt dışında sahnelerimiz oluyor o zamanda Efe’ye annem ya da kayınvalidem bakıyor. Bizim dadımız, bakıcımız yok. Aile fertlerimiz var. 

Oğlunuzun ileride şarkıcı olmasını ister misiniz?

Olabilir. Zaten kesinlikle çocukları spora ve sanata küçük yaşta başlatmak lazım diye düşünüyorum. Aslında Elif buradan ailelere de mesaj verelim 3-4 yaşlarında belki o zaman başlamaları gerekiyor. Hayatları gerçekten daha anlamlı olur o zaman. Durumu iyi olmaya aileler de Belediyeler de bir sürü bedava kurslar var onlara götürsünler. Sağlıklı ve sanat dolu çocuklar yetiştirmeliyiz. 

Yakın zamanda eşinizle ilgili boşanma konuları gündeme gelmişti bu konuya açıklık getirebilir misiniz?

Öyle bir şey yok. Biz mutlu bir aileyiz. Aldatılmadım ki ben niye beni aldatılmışım gibi davranıyorlar anlamadım.

İkinci çocuk gelir mi?

Şu an düşünmüyorum. Taner'de düşünmüyor. Kısmet yani ama bir kız çocuğumuz olsun istiyorum.

Bazı senaryolar yazıyorsunuz onlardan da bahsetmek ister misiniz?

Böyle bazen kendimi hayal dünyasına kaptırıp, ora da yaşamayı bazı önemlerimde seviyorum. Efe doğmadan önce boş vaktim vardı ve öyle bir senaryo yazmıştım. Onu hayata geçirmek istiyorum. Aslında Amerika’da yazdığım fantastik romanım da var benim. Senaryoyu kendimi düşünerek yazdığım için ana karakteri kendim oynamak istiyorum. Bakalım onu da hayata geçireceğim. 

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Buradan tüm okurlarınıza ve sevenlerime sevgilerimi saygılarımı iletiyorum. Yeni yılda sağlık, sıhhat diliyorum. İnşallah her şey istediğiniz gibi olur… Sana da teşekkür ederim Elif. 

Doğum tarihi: 1988 

Burcunuz: Balık

En sevdiğiniz huyunuz: Affedici olmam

En sevmediğiniz huyunuz: Bana yapılanı iyi ya da kötü unutmam

Uğurlu sayınız: Yok

Uğurlu gününüz: Cuma. Mübarek gün

En sevdiğiniz renk: Beyaz

En sevdiğiniz çizgi film: Şeker kız Candy

Söyleşi: Elif Günay

Fotoğraf: Zeynep Aydın 

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.