Selin Çalışkan ile Spor Spikerliği ve Medya Üzerine 

Cengizhan Kaya’nın röportajı için tıklayınız...

Selin Çalışkan ile Spor Spikerliği ve Medya Üzerine 

Cengizhan Kaya’nın röportajı için tıklayınız...

19 Nisan 2017 Çarşamba 17:00
115 Okunma
Selin Çalışkan ile Spor Spikerliği ve Medya Üzerine 

Röportaj: Cengizhan Kaya

Öncelikle bize  kendinizden  bahseder misiniz?

1988 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğretim hayatımı Büyük Kolej’de tamamladım ve ardından Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü’nde sinema ve reklamcılık üzerine eğitim aldım. 

Neden Spikerlik

Küçüklüğümden beri spora ilgim vardır. Çoğunlukla futbolu takip ederdim. Bunun yanında tenis, basketbol ve voleybol maçlarını severek izlerdim. Bu ilgimi okuduğum bölümle de alakalı nasıl mesleğe dönüştürebilirim diye düşünürken etrafımın da desteğiyle spikerliğe yöneldim. Sonrasın da Başkent İletişim Akademisi’nde önce diksiyon ardından spikerlik eğitimi aldım. 

Medyaya  ilk adımı nasıl attınız?

Spikerlik eğitiminden ve TRT’nin önemli spikerlerinden Çağatay Gökmen ile tanışmamdan sonra TRT serüvenim başladı. Hiç düşünmeden spor spikerliğin, tercih ettim ve bu alanda kendimi geliştirmeye başladım.

Örnek aldığınız isimler var mı? 

Son zamanlarda kadın spor  spikeri sayısı oldukça arttı medya sektöründe. Birçok başarılı spiker var. Ama onlardan ziyade TRT’de benim hep yanımda olan, işine duyduğu sevgiye büyük saygı duyduğum Zafer Akyol benim örnek aldığım insanların başında gelir.

Medya dışında yapmak istediğiniz çalışmalar var mı?

Bir süredir medya sektöründen uzağım. Pastacılığa merak sardım. Bir arkadaşımla beraber özel günler için değişik pastalar yapıyoruz.

Mesleğinizde bir rekabet baskısı/etkisi hissediyor musunuz? Eğer hissediyorsanız bu mesleğinize nasıl yansıyor? Bu rekabet ortamının size ve mesleğe olumlu olumsuz etkileri nelerdir?

TRT reyting sistemine göre yayın yapan bir kuruluş olmadığı için rekabet baskısı pek hissetmedim. Özel kanallarda bu daha farklı hep iyi olmak zorundasınız. Bu tabi ki TRT’de iyi olmasanız da olur demek değil. TRT uzun yıllarıdır kendine has bir spiker çizgisi olan bir kanal. Ve buna uyum sağlamak zorundasınız, sürekli kendinizi geliştirmeniz ve yeni işler yapmanız gerekiyor. Bence baskı altında olmamak ama TRT bünyesi altında olmak işinizi daha iyi yapmanız için sizi teşvik ediyor. Ayrıca verilen eğitimler sayesinde  eksiklerinizi tamamlamanız sağlanıyor.

Medya dünyasında bir şeyleri değiştirme şansınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Türkiye, tüm dünyaya baktığımızda televizyonu en çok kullanan ülkelerden bir tanesi. Ve artık ülkemizde ve dünyada ne olup bittiğini ya tv’den ya sosyal medyadan takip ediyoruz. Ama medya dünyasında şuan bilgili, bilgisiz herkes ekran önüne çıkabiliyor. Herkes kendince bir fikir beyan edebiliyor. Bu bence çok yanlış. Televizyonda söylenenlerden bu kadar çabuk etkilenen bir ülke olarak sırf ekranda olmak için konuşan insanlardan ziyade gerçekten konuların uzmanlarının tavsiyelerine ihtiyacımız var.

Yaptığınız iş için kurs eğitimi şart mı  ya da bu işi yapabilmek için iletişim mezunu olmak gerekli midir? 

Kurs eğitimi bana birçok şey öğretti. Bu işe başlamadan kesinlikle gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Fakat canlı yayına, ekrana çıkmak çok farklı. Haber sunmayı kesinlikle ekranda deneyimleyerek öğrenebilirsiniz. İletişim mezunu olma konusuna gelince ekran önü için kesinlikle şart diyemem çünkü iletişim mezunundan ziyade iktisat mezunu biri ekonomi yada siyaset bilim mezunu biri haber spikerliğini daha iyi yapar.

Kendinizde bir şeyleri değiştirme imkanınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Aslında kendimde değiştirmek istediğim bir yönüm yok diyebilirim. Çünkü yapım gereği insanları olduğu gibi kabul ederim. Ve kendime de aynı şansı tanırım. Belki törpülemem gereken yanlarım olabilir. Örneğin mükemmeliyetçi olmak zaman zaman yorabiliyor beni. Her şeyin en iyisi için çabaladığınızda daha fazla çaba sarf etmeniz gerekiyor. Bu konuda biraz daha rahat olmayı isterdim.

Medya ile aranız nasıl? Televizyon, internet, gazete, dergi gibi iletişim araçlarından ne şekilde faydalanıyorsunuz? Sosyal medya ile aranız nasıl?

Sabah kalktığımda ilk işim sadece spor değil tüm haberleri okumak olur. Bence herkesin gözünden fikir almak gerekiyor o yüzden görüşü birbirinden farklı yayınları takip etmeye özen gösteriyorum.  Ben de çoğu insan gibi sosyal medya kullanıcısıyım. Birçok mecrada hesabım var. Twitter’ı tamamen iş amaçlı kullanıyorum. Spor ile alakalı paylaşımlar yapıyorum. Diğer mecraları daha çok kişisel amaçlı kullanıyorum.

Trt’deki çalışmalarınızdan bahseder misiniz? 

TRT’de 3 yıl boyunca spor biriminde çalıştım. Farklı farklı programlar yaptık. Bir çoğu futbol ağırlıklıydı. Haber bültenlerinin yanı sıra TFF 1. Lig’in yayıncı kuruluşu olarak haftalık maçlar üzerine internet sayfası üzerinden her hafta programlar yaptık. Dünya kupası zamanı kupa tarihi ve yine maçları konuştuğumuz günlük programlarımız vardı. Süper Lig zaten olmazsa olmazlarımızdan. Maç öncesi, sonrası yayınlar, röportajlar, pozisyonlar her hafta programlarda konuştuğumuz bir başka konu.  Bu sayede sadece Süper Lig değil TFF 1. Lig, Dünya Kupası vs. birçok alanda kendimi geliştirebildim. Bunun yanında editör yal olarak da çalışmalarımız oldu. Kendi yaptığınız haberi sunmanın verdiği mutluluk apayrı.

Türkiye’de medyayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Medya 4.erktir. Gücü, etkisi çok büyüktür. Ve artık günümüzde ulaşılması kolaydır. Televizyon, gazete, sosyal medya herkesin elinin altında. Türkiye’de de çok büyük bir etkiye sahip. Medyanın da bu gücünü farkında olması lazım. İnsanların doğru bilgiyi alma hakkının sorumluluğunda, bilincinde olması gerekiyor. 

İyi spikerliği nasıl tarif edersiniz? 

İyi bir spiker kesinlikle kendini sürekli geliştirmeli, yeni şeyler örenmeye meraklı, yaptığı iş konusunda araştırmacı ve büyük bilgi birikimine sahip olmalı ve en önemlisi işini çok severek yapmalı.

Sizce ekranda olmak için güzellik şart mıdır? 

Görsellik önemlidir fakat bunun işin önüne geçmemesi gerekiyor. Bir spiker sırf güzel olduğu için evet bir süre izlenir ama eğer işini de iyi yapıyor ise devamlılığı olur. 

Boş zamanlarınız nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dediğim gibi pastacılık bu aralar en çok zamanımı alan şey. Onun dışında spor ve kültür sanat etkinlikleri ( sinema, tiyatro gibi ) boş zamanları değerlendirmek için yaptığım aktiviteler.

Hayatımın Kitabı/Filmi diyebileceğiniz bir kitap/film var mı?

Çok severek okuduğum kitaplar ve izlediğim filmler var ama hayatımın kitabı filmi, bana yön verdi diyebileceğim bir isim aklıma gelmiyor.

KırmızıTürk- spiker dünyası hakkında neler söylersiniz? 

Spikerlik ile alakalı ayrı bir mecranın olması çok güzel. Sadece internet ortamında kalmayıp medya sektörü için yaptığınız etkinlikleri, bu meslekte başarılı olan spikerler için düzenlediğiniz ödül törenlerini çok takdir ediyorum. Spikerlerin KırmızıTürk gibi bir mecra tarafından desteklenmesi mutluluk verici.

Gelecek planlarınız nelerdir? Şu an bulunduğunuz konumdan memnun musunuz ve gelecekte kendinizi nerelerde görmek istersiniz?

Bir süredir medya sektöründen uzağım. Yakın zamanda çok severek yaptığım spor spikerliğine geri döneceğim. Tabi ki TRT ve spor deyince duayen isimler akla geliyor. Onların yolunda ilerlemek en büyük hedefim.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı? 

Son olarak işim ile alakalı Twitter hesabımı aktif kullandığımı belirtmiştim. Spor haberleri ile ilgili düşüncelerini bu mecrada paylaşıyorum. Dileyenler @selinclskn adresinden beni takip edebilirler.

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.