Sanatçı DENİZ SAĞDIÇ

Yaşar Şenyüz'ün, Sanatçı Deniz Sağdıç ile yaptığı röportaj için tıklayınız.....

Sanatçı DENİZ SAĞDIÇ

Yaşar Şenyüz'ün, Sanatçı Deniz Sağdıç ile yaptığı röportaj için tıklayınız.....

05 Aralık 2018 Çarşamba 14:10
157 Okunma
Sanatçı DENİZ SAĞDIÇ

Kumaştan kabloya, kağıttan pet şişeye kadar kullanmadığmız her şeyden sanat eserleri yaratan Türkiye’nin harika Kadını

Sanatçı DENİZ SAĞDIÇ

ÖZEL RÖPORTAJ: YAŞAR ŞENYÜZ

Sanat camiasında yıldızı devamlı yükselen, genç akım kadın ressamlarımızdan Deniz Sağdıç için her ne kadar malzemenin kraliçesi denilse de ben ona materyallerin efendisi demek istiyorum. Eline geçirdiği eski ya da yeni her türlü maddeyi sanat eserine dönüştüren bu harika kadınla tanışmaya hazırmısınız.

Deniz Sağdıç’la yaklaşık 8 sene kadar önce tanıştık, kendisi ile bir toplantı yapmıştık. Hiç unutmuyorum, kıpır kıpır bir genç kız edası ile ve büyük bir heyecanla kafasındaki projeleri anlatıyordu, kendisinden ne kadar emin olsa da, daha yeni gelmiş olduğu İstanbul’un insan öğüten vahşi yüzünün onun da üzerinde yarattığı etki gözlerinden okunuyordu. Kendisine dedim ki; Güzel kızım çok uzun zamandır senin kadar yetenekli birini tanımadım, hiç korkma, en kısa zaman da Türkiye’de ki bütün kapılar sana açılacak ama sen bunlarla yetinmeyeceksin ve bir gün dünyada ki bütün sanat camiası seni tanıyıp kabul etmek zorunda kalacak. Yeter ki sen piyasanın çakallarından ve sanat camiasının bizans oyunlarından bıkıp erkenden pes etme. Ve çok kısa zaman sonra (2011) ilk kişisel sergisini Beyoğlu Gama Galeri’de açtığında onun yanında olmaktan çok büyük bir keyif almıştım, sonraki yıllarda açtığı sergilere yine katılmaya çalışıyordum ama o öyle bir kanatlanmıştı ki tutabilene aşk olsun. Şu anda dünyanın dört bir köşesinde yaptığı sanat çalışmaları ile adını duyuran bu genç kadın sanatçımızı daha yakından tanıyın.

Denizciğim güzel kızım; biz senin her şeyini yakından biliyoruz ama okuyucularımızın seni daha yakından tanımaları için kendinden bahseder misin, Deniz Sağdıç kimdir?

Yaşar abi ben cam tasarımı konusunda ustalaşmış bir ailenin çocuğu olarak Mersin’de dünyaya geldim. Babamın cam atölyesinde ilk vitray çalışmalarımı yapmaya başladığımda henüz okula bile başlamamıştım. Büyüdüğümde sanata yönelik bir bölümde okumam bu bakımdan kimseyi şaşırtmamıştı. Resim bölümünde eğitim aldığım Güzel Sanatlar Fakültesi’nden fakülte birincisi olarak mezun oldum. Mersin’de daha üniversite öğrencisiyken kurduğum atölyeme ve mezuniyet derecemin getirdiği akademik yönlendirmelere rağmen ülkenin sanat başkenti, İstanbul’a gelip sanat çalışmalarıma başladım. Tabiiki  o zamanlar da İstanbul’da tanıdığım ilk kişilerden biri de sendin sonraki süreçte senin de bildiğin gibi birçok ulusal ve uluslararası projede yer aldım.

Peki bize Deniz Sağdıç neler yapar anlatır mısın, ne yer ne içer, nerede çalışır, ne kadar uyur, kısaca senin günün nasıl geçiyor?

Ben sabahları oldukça erken saatte kalkıyorum, zengin bir kahvaltıyla güne başlıyorum. Sabah 7 civarında evimin içinde ki atölyeme girip öğleye kadar aralıksız çalışıyorum. Öğle yemek sonrasını, araştırmasını yaptığım konulara, menajerimle görüşme ve toplantılara, internet vasıtasıyla Denim dünyasındaki gelişmeleri takip etmeye ayırıyorum, bunları tamamlayınca atölyeme geri dönerek akşama kadar çalışmalarıma devam ediyorum. Akşam kızımın uyku saatine kadar ailemle birlikte zaman geçiriyorum. Kızım uyuyup eşim de odasında çalışmaya geçtiğinde uykum gelene kadar atölyemde ki çalışmalarıma devam ediyorum, ortalama gece saat 2’ye kadar çalışıyorum. Bana bu nasıl olur diye bakma, ne zaman daha erken yatmak istesem uykum kaçıyor ve yine atölyeye dönüp uykum gelene kadar çalışıyorum. (Bunu söylerken karşılıklı gülüşüyoruz)

Peki atölye’nin yaşadığın mekanla aynı yerde olmasının avantajları-dezavantajları nelerdir, okuyucularımıza anlatırmısın?

Aslında atölyemi ve evimi ayırmayı birkaç kere denedim ama yapamadım. Sonunda anladım ki sanat benim için, sabah evinizden çıkıp gittiğiniz, akşam her şeyi sonlandırarak eve döndüğünüz  bir mesaiyle sınırlı değil, bir meslek değil. Kızımı parka götürdüğümde, bir toplantı ya da yolculuk sırasında bile bir şeyler çizmeden, tasarlamadan duramayan, gece, bir sonraki sabahın heyecan ve huzuruyla başını yastığa koyan birisiyim. Atölyem benim var olduğum, ne fiziksel ne de kavramsal olarak yaşamımdan uzakta olamayacak bir yer. Bu nedenle bırakın dezavantajını çalışma ve yaşam alanlarını birbirinden ayırabilen sanatçıların bunu nasıl gerçekleştirebildiklerini anlamakta zorlanıyorum.

  

  

Seni ilk tanıdığımız yıllarda yağlı boya resimlerinle harikalar yaratan altın kızdın, sonraları ne bulduysan her şeyle resim, heykel kısaca Denim sanat yaparken gördük seni. Bize Denim ile tanışma hikayeni anlatırmısın?

Yaklaşık 4 yıl önce başladığım Ready-ReMade isimli bir projede amacım; güncel sanatın unsurlarını klasik sanatın malzeme ve biçimleriyle bir araya getirmekti.  Bu projede, günlük hayatta belli bir işleve yönelik olarak üretilerek, kullanılmış hazır, buluntu (ready-made) nesneleri çeşitli müdahale ve düzenlemelerle sanat eseri haline getiriyordum. Bir gün kullanılmış Denim pantolonları bu yaklaşımla kesip, biçip yeniden düzenlerken Denim’in bir malzeme olarak neredeyse sınırsız olan imkanlarının yanında taşıdığı kavramsal anlamları da keşfettim.  Böylece denim üretici firmalardan ve ikinci el kumaş satan yerlerden denim kumaşı ve denim giysileri toplayarak Denim ile yoğun olarak çalışmaya başladım.

  

  

Denim’den eserler üretirken nelerden esinleniyorsun, Senin için Denim’i anlatan 3 kelime nedir?

Denim benim için Denim; Demokrasi, özgürlük ve yaratıcılık demektir. Aslında Denim’i dünya üzerindeki her insan bilir. Bir giysinin Denim olduğunu anlamak için kumaş uzmanı olmanız gerekmez. İnsanların Denim’i tanıyor oluşu onu kullanıyor olmalarındandır, dünyanın medeniyetten en uzak yerlerinde yaşayanlarda ya da en gelişmiş metropollerdeki insanların üzerinde Denim giysiler vardır. Ekonomik imkanları çok sınırlı olan biriyle, çok zengin birinin üzerinde her şeyiyle aynı Denim giysiyi görebilirsiniz. Ten renginin bile maalesef çoğu zaman bir ayrışma konusu olduğu dünyamızda Denim herkesçe kabul görür ve bu yanıyla eşsizdir. Tüm bu özellikleri benim için Denim’i insanla eşanlamlı hale getirir. Bundan dolayı Denim çalışmalarımda çoğunlukla insanı anlatıyor, farklı portreler yaratıyorum. Bu portreler çocuk yaştaki bir genç, yaşlı bir adam, genç bir kadın gibi isimleri kimlikleri belli olmayan kişilerdir. Benim için insanı insana anlatmanın en doğru yolu yine insandan geçmektedir. Bu yüzden Denim’i portreler yaparak sanata dönüştürüyorum, her bir portre sizinle göz teması kurar bu göz teması ile karşılaşma ve birbirini anlama sürecini başlatır. Dolayısıyla benim için Denim insandır ve bu nedenle başlı başına düşünce ve esin kaynağıdır.

  


  

Örnek aldığınız, sevdiğiniz sanatçılar varmı, varsa kimlerdir?

Mark Queen, çalışmalarını yakından izlediğim bir sanatçıdır. Kavramsal altyapısı, zanaatı zemin alan sanat fikirleri ve genellikle zıt kavramları karşılaştırarak onları bir noktada birleştirmekteki ustalığı benim için hayranlık uyandırır.

  

  

Gelecek planların nelerdir, yakın ve uzak gelecekte Deniz Sağdıç ne yapacak?

Üniversite’den mezun olduğumda başlıca hedefim İstanbul’a gelmek, sanat dünyasında yer edinebilmek, projeler yaratmak ve bir gün ülkemizdeki sanat tarihi kitaplarında yer almaktı. Bunu oldukça başardım, artık hedefim aynısını Dünya çapında başarabilmek, dünyanın dört bir tarafında ülkemin adını başarıyla temsil etmek ve en büyük hayalim son nefesime kadar sanatın içinde olmak, bir gün mutlaka her canlı gibi hepimiz öleceğiz ama ben sanat yaparken ölmek istiyorum, yani ölene kadar sanat.

Denim ile çalışmanın artıları ve eksileri nelerdir?

Çok fazla artısı var. Çok fazla renk skalası, ton skalası, doku skalası var. Aynı anda dikiş, kesme, yapıştırma, birleştirme, eskitme, gravür gibi birçok tekniği bir arada kullanabiliyorsunuz. Bu da Denim’in ne kadar yaratıcı bir bünyesi olduğunu gösteriyor bize. Denim’in bu kadar çok artısının yanında sadece bir eksisi var diyebiliriz. Bu işlemleri yaparken renk, pigment partiküllerinden dolayı çalışmalar sırasında maske takmak zorunda kalabiliyorsunuz, bu da bir süre sonra sizi nefessiz bırakıyor etkisi verebiliyor.

Çalışmalarında kullandığın materyalleri nerelerden temin ediyorsun?

Çalışmalarıma başlarken kumaşları ve giysileri farklı firmalardan ve ikinci el mağazalarından temin ediyorum. Kimi ürünleri satın alıyorum, kimi ürünler için sponsorlar bulabiliyorum. Her gün daha fazla Denim’e ihtiyaç duyduğum da doğrudur ama hayatta bir şey öğrendim neye ihtiyacım varsa mutlaka bir şekilde elde edebiliyorum sanırım evrensel ötesi bir güç beni duyuyor ve bana yardım ediyor.

Yakın zamanda New York ve Amsterdam Denim Days’de gerçekleştireceğin workshoplar hakkında bilgi verir misin?

Bu workshoplarda sponsorum Bossa’nın bana temin ettiği atık durumdaki pantolonlardan oluşturduğum eserlerimi sergileyeceğim. Bunların dışında oldukça büyük ölçekli üç boyutlu bir çalışmayı hayata geçirmeyi planlıyorum. Bu etkinliklerde Dünya’nın her yerinden gelecek insanların da katılımcı olabileceği, benimle birlikte eser üretebilecekleri bir alan oluşturuyoruz. İnsanlığın ortak dokunuşu ile bize bakan izleyici ile karşı karşıya kalan portreler yapacağız. Bu eser ortak fikir ve dokunuş ile neler yapabileceğimizi anlatan bir eser olacaktır. Bu bütünlüğü ve birlikteliği yaşayacak olmak beni inanılmaz heyecanlandırıyor.

KİŞİSEL PROJELER

“ Denim Skin” G.W. Denim Days Amsterdam 2018

“ Denim Skin” Metropolitan Pavilion Newyork 2018

“ Ready-ReMade” Vis Sanat Istanbul 2016

“Tin”, Galeri Çankaya Ankara 2016

“Tin”, Atatürk Kültür, Sanat ve Kongre Merkezi Eskişehir 2015

“Tin”, Mine Sanat Galerisi Bodrum 2015

“Tin”, Güneş Sigorta Sanat Galerisi İstanbul 2014

“Kadın: Mülk”, Renart Galeri İstanbul 2014

“Kadın: Mülk”, İş Sanat İzmir 2013

“Düş ve Gerçek”, Pinelo Galeri İstanbul 2012

“Düş ve Gerçek”, Gama Galeri İstanbul 2011

BİANELLER

6.Çanakkale Bienali Türkiye 2018

6.Selanik Çağdaş Sanat Bienali Yunanistan 2017

Kyoto Art Quake 2015- Kyoto Bienali Japonya 2015

KARMA PROJELER

“Dualite” DDesign Galeri İstanbul 2018

“X” Karma Sergi, Endless Art Taksim İstanbul 2018

Kim’lik:’Barınılan Yer’ Endless Art Taksim İstanbul 2017

GTZ Sanat, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi İstanbul 2017

“Köşedeki Kadın” Kare Sanat Galeri İstanbul 2017

“Yaşa(t)mak Aşktır” Ortaköy Yetimhanesi İstanbul 2017

“Birlikte / Together ” Turkmall Galeri İstanbul 2017

“Umut Ek Sevgi Büyüsün” Le Meridien Otel İstanbul 2016

Contemporary Istanbul 2016 M.int Istanbul İstanbul 2016

“ Bana Doğruyu Söyle, Lütfen” Vis Sanat İstanbul 2016

“ Seven” Uniq Galeri İstanbul 2016

“Gündüz Düşleri” Summart Galeri İstanbul 2016

“ 40 Yaş Altı 40 Sanatçı” Adnan Saygun Kül. Mer. İzmir 2015

“ Moonlıght I” NK Gallery Washıngton 2015

“ Maddenin Halleri III” Armaggan Galeri İstanbul 2015

“ Giyilebilir Sanat” Summart Galeri İstanbul 2015

“ New York Artexpo 2015 , NK Gallery New York 2015

"Sivil Toplum İçin Diyalog” U.P.S.D. İstanbul 2015

“ Sivil Toplum İçin Diyalog” Pamukkale Ünv. Denizli 2015

“Kurdele” Galateart Galeri İstanbul 2015

“Taboo” İbramaki Sanat Galerisi Kuşadası 2015

“ Aşk’a Randevu” Tarihi Havagazı Fab.Kül.Mrk. İzmir 2015

“Sivil Toplum Diyaloğu İçin Sanat”, Çalıştay Denizli 2015

“Taboo”, İş Sanat İzmir 2015

“İklim Değişimi”, Bozlu Art Project İstanbul 2014

“Peker Sanat”, Karma Sergi Ankara 2014

“Egeart”, Karma Sergi İstanbul 2013

“All Arts İstanbul”, Meriç Aktaş Art İstanbul 2013

“Dinamo 1 Genç Sanatçılar”, Swiss Otel İzmir 2013

“Kav Genç Sanat” Karma Sergi Ankara 2012

“Tüyap Artıst 2012”, Meriç Aktaş Art İstanbul 2012

“Düş Ve Gerçek”, Karma Sergi, Galeri Miz Bodrum 2012

“Contemporary İstanbul 2011”, Galeri Baraz İstanbul 2011

“Tüyap Artist 2011” Galeri Baraz İstanbul 2011

“Summer Love Iı” Karma Sergi, Ekavart Galeri İstanbul 2011

“Kağıt İşler” Karma Sergi, U.P.D.S İstanbul 2010

“1968’in 40. Yılı: Bir Rüzgarın Arkeolojik Kazısı”, Çankaya Belediyesi Ankara 2009

“1968’in 40. Yılı: Bir Rüzgarın Arkeolojik Kazısı”, Piramit Sanat İstanbul 2008

“Romantizm” Karma Sergi, Bahariye Sanat Galerisi İstanbul 2005

“4th Street Art”, Performans, Beyoğlu İstanbul 2005

“Summer Yaz”, Bahariye Sanat Galerisi İstanbul 2005

“Monalistanbul” Çekirdek Sanat Galerisi İstanbul 2005

“Şefik Bursalı Resim Yarışması” Ankara 2004

“Nurseren Tor Atölyesi” Karma Sergi Mersin 2003

“Marmara Üniversitesi 3. Uluslararası Öğrenci Trienali” İstanbul 2003

“30. Uluslararası Silifke Kültür Haftası” Karma Sergi Mersin 2003

“Hilton Oteli Karma Resim Sergisi” Mersin 2003

“Mersin Üniversitesi Geleneksel 3. Resim Yarışması” Mersin 2003

“Gaziantep Resim - Heykel Bienali” Gaziantep 2002

“Mersin Üniversitesi Geleneksel 2. Resim Yarışması” Mersin 2002

“Tarihi Mersin” Baskı Resim Sergisi Mersin 2002

“1. Antalya Uluslararası Resim Festivali” Antalya 2002

“Çukurova Üniversitesi 10. Bahar Şenliği” Sergisi Adana 2001

“Mersin Üniversitesi Geleneksel 1. Resim Yarışması Mersin 2001

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 05.12.2018 14:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.