Rusya'da Genç Bir Girişimci: Ömer Çetiz ve Elza Medya

20'inci yüzyılın son çeyreğinde meydana gelen teknolojik gelişmeler neticesinde medyanın dönüşüm olgusunu da beraberinde getirdi. Web 2.0 akımının gelişmesiyle birlikte sosyal medya adıyla da etkileşimli, bilgi alışverişinin yapıldığı, insanların birbirleriyle tanıştığı ve arkadaş oldukları platformlar olarak ortaya çıktı. Günümüz medyası, içinde şirket yöneticilerinden reklamcılara kadar geniş  yelpazede hem fikir, hem de kendi iş portfolyolarını tanıttıkları alanlar olarak görülmeye başlandı. Böylece mükemmel bir reklam platformu oluştu. Ki bu da sosyal medyanın patronları doğurdu. İşte onlardan biri de Ömer Çetiz! Zaman ve mekan sınırlaması olmadan paylaşım yapılan sosyal medya ağlarının, Türkiye’de altı yıldır önemli bir değer olgusu kazanmıştır. Öyle ki; son yıllarda Türkiye Avrupa’nın internette en çok zaman geçiren ülkesi haline gelmiş iken, dijital ağlarda sosyal medyanın kullanımı ise yüzde altmış sekizlik bir dilimin üzerindedir. Kullanıcılar işte, evde ve cep telefonlarında haber alma, alışveriş yapma ve iletişim amaçlı sosyal medya hesaplarını kullanmaktalar. Türkiye’de sosyal medya markaların rekabetli olan bu platformları kullanmaya başlamaları ile birlikte daha da gelişmiş bir ivme yakalamıştır. Son dönemde ise Rusya'da Türkiye'yi temsil eden oldukça bir isim var. Bugün de onun ile birlikteyiz. Bakın neler konuştuk!

Rusya'da Genç Bir Girişimci: Ömer Çetiz ve Elza Medya

20'inci yüzyılın son çeyreğinde meydana gelen teknolojik gelişmeler neticesinde medyanın dönüşüm olgusunu da beraberinde getirdi. Web 2.0 akımının gelişmesiyle birlikte sosyal medya adıyla da etkileşimli, bilgi alışverişinin yapıldığı, insanların birbirleriyle tanıştığı ve arkadaş oldukları platformlar olarak ortaya çıktı. Günümüz medyası, içinde şirket yöneticilerinden reklamcılara kadar geniş  yelpazede hem fikir, hem de kendi iş portfolyolarını tanıttıkları alanlar olarak görülmeye başlandı. Böylece mükemmel bir reklam platformu oluştu. Ki bu da sosyal medyanın patronları doğurdu. İşte onlardan biri de Ömer Çetiz! Zaman ve mekan sınırlaması olmadan paylaşım yapılan sosyal medya ağlarının, Türkiye’de altı yıldır önemli bir değer olgusu kazanmıştır. Öyle ki; son yıllarda Türkiye Avrupa’nın internette en çok zaman geçiren ülkesi haline gelmiş iken, dijital ağlarda sosyal medyanın kullanımı ise yüzde altmış sekizlik bir dilimin üzerindedir. Kullanıcılar işte, evde ve cep telefonlarında haber alma, alışveriş yapma ve iletişim amaçlı sosyal medya hesaplarını kullanmaktalar. Türkiye’de sosyal medya markaların rekabetli olan bu platformları kullanmaya başlamaları ile birlikte daha da gelişmiş bir ivme yakalamıştır. Son dönemde ise Rusya'da Türkiye'yi temsil eden oldukça bir isim var. Bugün de onun ile birlikteyiz. Bakın neler konuştuk!

09 Ekim 2017 Pazartesi 11:23
291 Okunma
Rusya'da Genç Bir Girişimci: Ömer Çetiz ve  Elza Medya

Merhabalar, Ömer Çetiz kimdir? Elza Medya'nın kuruluş hikayesi nasıl oldu?

Yirmili yaşlarının başlarında, kendi dünyasında mutlu ve huzurlu, çalışma ve iş aşkı ile yanıp tutan genç bir girişimci olarak tanımlıyorum kendimi. Elza Medya'ya gelince, işte orada birçok etken devreye giriyor. Sektör değiştirmeyi düşünüyordum. Ve birden işimizi neden daha profesyonelleştirmiyoruz gibi bir soru işareti oluştu kafamda ve çalışmalara koyulup, elimizden gelenin en iyisini yaparak, en iyi hizmeti vermek üzere kolları sıvadık diyebiliriz.
Menşei Türkiye olan şirketinizi global pazara da taşıma gereği duydunuz. Bunu tetikleyen şey nedir? Neden böyle bir şeye ihtiyaç duydunuz? Rusya'da da faaliyet veriyor olmasında nasıl bir süreç gelişti?
Artan pazar hacmi ve dış ticaretin artık küresel anlamda bir ihtiyaç haline gelmesinden kaynaklandı. Hizmet üretim bantımız Türkiye'nin her alanına ulaştı, ama yeterli derece olmasının da Türkiye'deki çok değerli müşterilerimizin de payı büyük. Talep ve arz meselesi ile de ortaya çıkan bir durumdu. Ve nihayetinde dış pazara açılmaya gerek duyduk da diyebiliriz.

Sosyal medyanın dünya üzerinde bu denli revaçta olması ve şirketlerinde profesyonel hizmet sağlama gereği duymaları son altı yıldır mı faal, yoksa bunun ardında gizlenen başka bir sebep mi var?

Türkiye'de çok daha geç bir zamanda keşfedildi diyebiliriz. Uzun zamandır dünya bu sistemi kullanıyor ve geliştiriyor. Fakat ülkemizde altı yıl kadar bir süre sonrası nihayet revaçta olmaya başladı. Bu da tam anlamı ile bağımsız bir yeni iş alanı ve yetkin bir pazar kurulana dek ise epey bir zaman ne yazık ki boşa harcandı. Neyse ki tarih kendini tekrar ediyor ve artık daha bilinçli, daha aktif, daha ne istediğini bilen bireyler ile bu teknolojik hacmin sınırlarını görmüş oluyoruz. Sosyal medyanın neredeyse tüm alanlarında profesyonel hizmet vererek, Türkiye'de birçok önde gelen firmalar, şirketler ve kişiler ile çalışmaktayız.

Pekiyi, sosyal medya platformları insanları gerçekten sosyalleştiriyor mu? Yoksa asosyal hale mi getiriyor?

Nasıl kullandığınızla alakalı bu durum. Facebook’a girdiğinizde arkadaşlarınızın fotoğraf albümlerinde geziyor, oyun davetleri ile ilgileniyorsanız asosyalleştirecektir. Ancak hayatınızı kolaylaştırmak, iletişim kurmak ve reel ağınızı genişletme amacıyla kullandığınızda sosyalleşme söz konusudur tabii ki.
Sosyal medya sürekli yenileniyor iken, sosyal medya için belirlediğimiz stratejiler yarın tamamen değiştirilmesi gerekebilir. Siz sosyal medya planlaması yapar iken en çok nelere dikkat ediyorsunuz? Ve bu stratejiler sürekli yenilenmeli midir?
Sektör çok dinamik ve eğer başarılı olmak istiyor iseniz kesinlikle yeniliklerin takipçisi olmalı ve onlara ayak uydurmalıyız. Temel bir stratejiniz varsa onun etrafında yenillikleri şekillendirebilirsiniz. Her durumda stratejinizi değiştirmek marka itibarı için de olumlu sonuçlar getirmeyebilir. Ama yenilikleri takip etmeden de başarılı bir sosyal medya yönetiminden bahsedemezsiniz. Sosyal medya yönetimi yaparken dikkat ettiğimiz unsurlardan biri de güncel olabilmek ve gündemi kullanıp içerik yaratabilmek. Ve sürekli online olmayı da atlamamalıyız tabi ki! Gözler her an açık olmak zorunda.

Sosyal medya ekosistemi üzerine açılan uzmanlık kurslarında mı eğitim alınmalı? Yoksa bir danışman işin mutfağında mı pişmeli?

Bu eğitimlerde eğitmen olarak görev yapmış biri olarak oldukça yetersiz olduklarını düşünüyorum. Sosyal Medya kırk ya da elli saatte öğrenilebilecek bir meslek değil maalesef. Mesleki eğitim bazında okullar açıldığında gerçekten bu eğitim iyi veriliyor diyebileceğiz belki de, ama şu an için sadece sosyal medya uzmanlığı eğitimleri ile bir yere gelmek mümkün değil. Teknik açıdan da yeterli uzunlukta bir eğitimi vermek mümkün değil. 1500 saatlik bir eğitime kimse katılmayacağı gibi, ücretini de karşılayabilecek kişi sayısı oldukça az diye düşünüyorum. Fakat bunun da tek çaresi azim ve sektör bilinci.

Şirketinizin planları dahilinde neler planlamaktasınız? Büyüme planlarınızdan bahsetmek ister misiniz? 

2018 yılının ilk  çeyreğinde yatırımlarımızı bu alanda tekrar yoğunlaştırıp, var olan sermayemizi ikiye buçuk katına çıkartarak sonraki süreç için geniş çaplı bir planlar bütünü oluşturuyoruz. İlk adımımız bu, ama elbette sadece bu diyemeyiz. Teknoloji geliştikçe iletişim kurma yöntemleri de değişiyor, biliyorsunuz. Konvansiyonel medya da dahil, yeni medyanın getirdiği iletişim araçları üzerinden toplumsal düzenimiz, yaşam algımız, değerler önceliğimiz hızlı bir biçimde değişip, gelişiyor. Yeni medya, en küçük gurupları kitlelerle buluşturduğu gibi, sanat, çevre vb. yeni grup kurma oluşumlarına da imkan sağlıyor. Biz de tüm bu planları destekliyor ve yelpazesini genişletiyoruz.

Türkiye'de geri dönüşleri hakkında fikri beyan etmenizi isteyecek olsak; bunun cevabı olarak bize öngörülerinizi aktarır mısınız? Bir an için sosyal ağların artık önemini kaybettiğini, kullanıcıların artık bu platformlar ile ilgilenmediğini düşünürsek, buna sebep olan etken ne olurdu?

Çok zor bir ihtimal bu. Ancak mümkün. Eğer insanların iletişimini kolaylaştıracak farklı bir yöntem ortaya çıkarsa, insanlar sosyal ağları bırakıp buraya yöneleceklerdir. Nasıl artık mektup yerine mail kullanıyorsanız, bu değişim de benzer olacaktır.  Geleneksele göre bir dezavantaj ben göremiyorum. Genellikle bilgi güvenliği konusundan dem vurulmakta. Hani Twitter’da okuduğumuz şey yalan olabilirmiş. Aslında aynı durum geleneksel için de geçerli. Bu nedenle bilginin doğru olup olmamasını avantaj ya da dezavantaj saymanın da çok bir önemi yok.

Röportaj: Güney GÜNEYAN
 

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 10.10.2017 10:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.