Prof. Dr. Özer Pala ile hayat kurtaran bilgiler

Prof. Dr. Özer Pala her derde deva gerçekten. Size şöyle bir bakması yeterli mr çeker gibi, ne hastalığınız var, olma ihtimali var söyler, teşhisleri hep doğrudur ve sizi yönlendirir. Çok değerli olan hocamızı hepiniz tanıyorsunuz, en son Meme Sağlığı Farkındalığı için düzenlediğimiz organizasyona katılmış, Engin bilgilerini bizlerle paylaşmıştı. Bir çok doğru bilinen yanlışları, asıl olması gerekenleri titiz bir çalışmanın ürünü olan bu röportajda kendisinden öğreneceksiniz ve hayat kurtaracak bilgilere ulaşacaksınız, sakın kaçırmayın derim. Bu dev hizmeti siz okurlarımıza sunuyoruz. Sayın Prof. Dr. Özer Pala’ya az bilinen bu bilgileri bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyoruz.

Prof. Dr. Özer Pala ile hayat kurtaran bilgiler

Prof. Dr. Özer Pala her derde deva gerçekten. Size şöyle bir bakması yeterli mr çeker gibi, ne hastalığınız var, olma ihtimali var söyler, teşhisleri hep doğrudur ve sizi yönlendirir. Çok değerli olan hocamızı hepiniz tanıyorsunuz, en son Meme Sağlığı Farkındalığı için düzenlediğimiz organizasyona katılmış, Engin bilgilerini bizlerle paylaşmıştı. Bir çok doğru bilinen yanlışları, asıl olması gerekenleri titiz bir çalışmanın ürünü olan bu röportajda kendisinden öğreneceksiniz ve hayat kurtaracak bilgilere ulaşacaksınız, sakın kaçırmayın derim. Bu dev hizmeti siz okurlarımıza sunuyoruz. Sayın Prof. Dr. Özer Pala’ya az bilinen bu bilgileri bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyoruz.

13 Nisan 2017 Perşembe 18:03
286 Okunma
Prof. Dr. Özer Pala ile hayat kurtaran bilgiler

Röportaj: Funda Akosman Erman

D vitamini tablet,damla, ampul şeklinde kullanılmakta. 300.000 IU  D3 vitamininin ağız yoluyla bazen bir hafta bazen iki hafta arayla alınması kemiklerden kalsiyum boşalmasına, böbrek fonksiyon bozukluğuna, taş oluşumuna, sinir hücrelerine zarar vermesine, temiz kan taşıyan arterlerin çevrelerinde, yumuşak dokularda kireç depolarının oluşmasına yol açmakta.

En uygunu damla şeklinde ağız yoluyla alınmasıdır. Barsaklarında önemli sorun bulunanlarda enjeksiyon yolu tercih edilebilir. Tablet k2 vitamini ile almak kaydıyla. 

Kandaki D vitamini düzeylerine göre (25(OH)D) günde 1000 IU ile 4000 IU veya en az iki hafta aralarla 50.000 IU ağız yoluyla alınması olası yan etkileri azaltmaktadır. 

Ağız yoluyla alımlarda ekmek üstüne damlatılması herhalde ekmek mayasındaki probiotik etkiyi düşünerek önerilmekte. D vitamini yağda eriyen bir vitamin olduğundan biraz sızma zeytinyağı ve kefir, olmazsa evde yapılmış probiyotik katılmış yoğurtla alınmalıdır. Özellikle D vitamininin damarlarda kireçlenme yapma ve fazlalığının (zehirlenme) yan etkilerini azaltmakta gereken K2 vitamini et, süt ürünleri kefir, pastörize olmayan sütlerden evde yapılmış yoğurt aracılığıyla barsaklarda sentezlenebilmekte.

D vitamini eksikliğinde oluşan osteoporoz dediğimiz tabloda ağrı olmaz, bunu kemiklerde yapılacak ölçümlerle belirleyebiliriz. Yüksek D vitamini eksikliklerinde kemiklerde malasi adını verdiğimiz yumuşamalar kendini ağrı ile gösterir, bu ağrılar ağrı kesicilerle değil eksik olan D vitamini alınmasıyla giderilebilir.

Gebelik seyrinde D vitamininin normal düzeylerde olması çok önemlidir. Beyin gelişmesi, bazı psikolojik hastalıklar (Otizm, Dikkat eksikliği-hiperaktivite, şizofreni, doğum sonrası panik atak v.b), gebelik diyabeti adını verdiğimiz şeker hastalığından ön planda annenin yetersiz D vitamini ile çinko eksiklikleri sorumlu tutulmakta.

Gebelik seyrinde 3. aydan itibaren günlük alınması gereken D vitamini mültivitamin-mültimineral preparatları ile alınması istenen yararlılığı yeterince sağlayamadığından D vitamini damla olarak 1200-2000 IU, çok önemli bir mineral olan çinko da mültivitaminlerle sağlanamadığından ayrı olarak alınmalıdır.

Gebelik diyabeti belirlemede tartışmalı olan şeker yükleme problemi, Kanada da açlık kan şekeri düzeyine göre değerlendirilmekte 126mg/dl kriter alınmakta. 

Gebelik diyabetli anne bebeğinde ‘metabolik sendrom’  görülmesi  sık. Diyabetik anne çocuklarında 4 yaşında ensülin direnci 5 yaşında kilo almağa başlar 8 yaşında vücut kitle endeksi 90 percentile ulaşmakta, kan yağları bozulabilmekte, 12 yaşında tansiyon artışı gözlenebilmekte. Bu nedenlerle çocukların takibinde bu parametrelere dikkat gerekir.  

Günümüzün modası ‘metabolik sendrom’ bunun en önemli göstergesi ensülin direncidir. Normalde bir ünite ensülin kandan 30 mg glikozun kullanmasını sağlamasına karşın, ensülin direncinde bir ünite 10 mg kadar glikozu kullanılabilir. Bu durumda pankreas daha fazla ensülin yapmağa çalışır zamanla yorulur tip 2 şeker hastalığı başlar. 

Ensülin direncini karbonhidrat dediğimiz unlu, şekerli (glikozlu) gıdalardan çok FRUKTOZ meyve şekeri artırmakta. Meyve suları früktozdan  hazır tatlılar, gazlı içecekler v.b früktoz mısır şurubundan çok zengin olduklarından en kısa sürede karaciğer büyümesi, yağlanması ve ensülin direnci oluşmakta. Füktoz=Alkol.

Devamlı olarak omega-3, balık yağı kullanılması tavsiye edilmekte. 3 çeşit omega-3 var: ALA, EPA, DHA.  ALA bitkisel ( keten tohumu, ceviz v.b) , EPE+DHA : balık yağıdır. 

Meslekdaşlarımız, diyetisyenler devamlı omega-3 veya balık yağı alınmasını önermekte. Gebe, emzikli anne, 4 yaşına kadar olan çocuklar, 4 yaşından büyükler, erişkinler, kalp hastalığı, tansiyonlu, kanserli, psikolojik, enflammatuar hastlıklı, Mültipl skleroz, Alzheimer, Parkinson ve benzerleri, yaşa bağlı gözde maküla dejeneransı, gripten korunma, VEGAN’larda hangi  tür balık yağı kullanılmalı?

Mesela Tarım bakanlığı DHA/EPA oranı 1.5 olan balık yağının 4 yaşından sonra kullanılmasına izin vermiş. Aslında bu yapıdaki balık yağının 4 yaşına kadar kullanılması beyin gelişimi, hafıza, konuşma vb. için çok gerekli neden Sağlık bakanlığı bu duruma el koymuyor neden?

Geçenlerde TV’de bir akademisyen hocamız erişkinlerde görülen romatoid artritli hastalarda 12 gr balık yağı önerdi. Bilindiği gibi Eskimolar günde 13-14 gram balık yağı tükettiklerinden kalp hastalığı görülmesi yok denecek kadar az. Fakat fazla kullanılan balık yağları Eskimolarda tüberküloz (verem), salmonella (tifo)  gibi hastalıkların çok yüksek oranda görülmelerine yol açmakta. Yorum sizin

D vitamini-Çinko-Balık yağı, kanser dahil, bir çok hastalıktan koruyucu ve tedavi edici saç ayağıdır. Çinko D vitamini ve balık yağının biyoyararlılığı için çok gereklidir.

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 13.04.2017 18:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan PALA 1 hafta önce

D vitamini-Çinko-Balık yağı, kanser dahil, bir çok hastalıktan koruyucu ve tedavi edici saç ayağıdır. Çinko D vitamiani ve balık yağının biyoyararlılığı için çok gereklidir..hocamız yetişkinler için günlük alım miktarlarını belirtmiş olsa fevkalede olur...teşekkürler