İşçi olarak ABD’ye geldi Milyon Dolarlık Fabrikatör Oldu!

Anıl Sural’ın röportajı için tıklayınız...

İşçi olarak ABD’ye geldi Milyon Dolarlık Fabrikatör Oldu!

Anıl Sural’ın röportajı için tıklayınız...

16 Haziran 2017 Cuma 16:32
1399 Okunma
İşçi olarak ABD’ye geldi Milyon Dolarlık Fabrikatör Oldu!

Borçla geldiği ABD’de 50 Milyon Dolar Kazanan Özcan Yabukoğlu ile Röportaj


Hani şu filmlere bile isim anneliği yapmış ‘Amerikan Rüyası’ tabirine örnek verilebilecek birisiyle, Özcan Yabukoğlu ile tanıştım.

ABD gerçekten fırsatlar ülkesi. Fırsatları doğru kullanabilmek için zaman ve şartların olgunlaşmasını beklemek önemli faktörlerden birisi.

Chicago’da röportajlara devam ederken İllinois eyaletinin önde gelen Türk iş adamlarından Özcan Yabukoğlu ile biraraya geldik.

Ben de duymuştum ABD’de Giresunlu nüfusu oldukça fazla diye. Nitekim Özcan Bey de akrabaları sayesinde Türkiye’den Amerika Birleşik Devletleri’ne gelenlerden.

Öyküsü ilginç. 1989’da ABD’ye gelmeye karar verdiğinde babası yolluk olarak 100 dolar vermiş Özcan Bey’e. Ama gelin görün ki yurt dışı harç pulu için 140 dolar ödemesi gerekmiş. Elde var 100 dolar, 40 dolar eksik... Sağolsun bir teyze 40 dolar borç verip açığı kapatmış. Özcan Yabukoğlu’nun Amerika macerası böylece başlamış.

Fabrikada bizi çok sıcak karşıladı. “Ben Karadenizliyim en son söyleyeceğimi en başta söylerim...” diyor ve doğallığıyla işine ilk günkü heyecanla sarılıyor.

Kendisi Türkiye sevdalısı ve yılda en az 4 kere gidiyor...


Özcan Bey Accurate Parts firması olarak ne yapıyorsunuz?

Çelik çember ve plastik çember makineleri üretiyoruz. Dünya’daki 5 üreticiden biriyiz. 30 seneden beri bu işi yapıyoruz. Tamamen yüzde 100 bize ait hidrolik tok anahtarları yapıyoruz. Yüzde 50’sini Türkiye, yüzde 50’sini ise ABD’de üretiyoruz. Şu an TÜBİTAK ve KOSGEB ile çalışmalarımız var.


Türkiye’de fabrikanız var ABD ile kıyaslayınca nasıl farklılıklar var?

Türkiye’de iş yapmak, yaptırmak çok zor. Birileri engelliyor ve size yaptırmıyorlar. Yıllarca Türkiye’de neden araba yapılmadı, neden bu tekonoloji olmadı diye soruyorlar çünkü senin önüne engel koyuyorlar. Kimi zaman organize sanayi sana fırsat vermiyor mesela yeteri kadar elektrik vermiyor. Türkiye’de hep fason üretim var. Ben teknoloji üretiyorum. Tekonolijide dünyadanın önde gelen 5 firmasından biriyiz. ABD’li bir iş adamını Türkiye’deki fabrikamıza götürürken adeta atasözü tadında önemli bir cümle kurdu: “Küçük sanayinin güçlü olmadığı yerde büyük sanayi yaşayamaz.” Bizim ülkemizde ise büyük sanayiler küçük sanayileri bitirmek için uğraşıyorlar. Küçük sanayinin paralarını ödemiyorlar, 6 aylık çekler veriyorlar. Bırak küçük sanayi büyütsün ki seni yaşatsın. Her sanayi firması dışarıya iş vermek zorunda. Ben bile Türkiye’de 50 küçük firmaya, yüzde 25’lik oranda iş veriyorum.. Parça üretimi yaptırdığımız küçük firmalar da bizde parasının kalmayacağını ve hemen ödeneceğini bilir...


ABD’de Chicago’da şu an olduğumuz yer sanayi bölgesi ve Türkiye’ye göre çok gelişmiş...

Dünya’nın en büyük toplu sanayi bölgesi Chicago. Şu an bulunduğumuz yer. Dünyanın en büyük sanayisi Çin olabilir, ama böyle toplu bir şeklide değil.. Dünya’nın kalbi burada atıyor. Bu sanayide üretici olarak tek Türk firması biziz ve 30 ülkeye mal satıyoruz.


ABD maceranız nasıl başladı Özcan Bey?

İlk olarak 1989 senesinde 22 yaşındayken askerlik sonrası ABD’ye geldim. Kendi alanımda bir firmada çırak olarak başladım ve 5 sene sonra usta başı oldum. Ardından 1994 krizi patlak verince ayrılmak zorunda kaldım. Ben de ufaktan bir yer açtım. Daha önce çalıştığım firmaya iş yapıp ve yavaş yavaş büyüdük.

Rahmetli babam ABD’ye gelirken 100 dolar verdi. Param yetmedi bana bir teyze 40 dolar borç verdi üstünü tamamladım yurt dışı harcını yatırdım ve o teyzeye 40 dolar borçla ABD’ye ayak bastım.


Yani işçi olarak geldiğiniz yerde fabrikatör oldunuz...

İlk olarak fason başladık sonra kendi markalarımız ile devam ettik. ABD askeriyesine F-16’nın ön tekerlek açma kapama parçası ürettik. Ve bunun gibi bir çok önemli parçalara imza attık.


Türkiye ile saat farkı zor olmuyor mu?

Türkiye’de firmam var oradakiler bakıyor. Delegasyon önemli. Sabah uyanınca emaillere bakarım. Mesela Avusturya’da müşteri bulduk derler hemen gider ziyaret ederim. Neresi olursa olsun 2. 3. mailleşmeden sonra iş ciddiyse gider yerinde görürüm ve kendi fabrikama da davet ederim.


Çok genç yaşta ABD’ye geldiniz. Peki, şu an hayal ettiğiniz yerde misiniz?

Hayal ettiğim yerin daha da üzerindeyim. Plan proje ile olmuyor bazen. Amerika’da akrabarım var diye yardımcı oldular. 1987’lerde Türklerin hayali Almanya, Fransa’ydı. Kimsenin hesabında ABD yoktu. Bizim akrabalar sene 1950’lerde gelmişler.

Ürettiğimiz çemberleme makineleri ve hidrolik tok anahtarları; rüzgar tribünlerini, köprü, büyük binalar, stadyumların büyük vidalarını sıkmak için kullanıyorlar.

Deyim yerindeyse ABD’de kalp ve beyin üretiliyor, kollar, bacaklar ise Türkiye’de üretiliyor.  25 bin metre kare fabrika 10 bin metre kare depo var. Amerika’da fason parça üretmiyoruz kendi markamız var. Yedek parça da üretiyoruz ve satıyoruz.


Siyaset demezsek olmaz. Donald Trump ile ABD’nin geleceği nasıl olacak?

Trump daha çok yeni. Başa gelmeden önce bir şeyler vaad etti fakat uygulayamadı henüz. Siyasette herkes vaad eder başa gelince unutur. Tipik Türkiye’de olan ABD’de de olan aynıdır. Trump’ın elinde güç yok. Gücün arkasında bir güç var. Başkan oldu diye herşeye tek başına karar veremez.


Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Türkler ile ilgili söylemek isterseniz?

Türklerin zayıf noktası birisi bir iş yaptığı zaman hepsi ona saldırıyor. Mesela biri restaurant açar ve başarılı olursa hepsi ona en yakın yere başka restaurant açmaya çalışıyor. Allah’tan benim sektörüm zor ondan dolayı bulaşamıyorlar. Türklerde maalesef ticari ahlak yok. Bugün bir Amerikalı, Alman, Yahudi ya da Hristiyan ile ticaret yaparken, bir Müslümanla aynı rahatlıkta yapamıyorsun. Her an dolandırılma riski var. Türkiye’den buraya iş yapmak isteyen şirketler seni nasıl kullanabilirim gözüyle bakıyor. Bebaber nasıl güçleniriz demiyor ben bu adamı nasıl kullanırım ya da kendi çıkarları doğrultusunda ne yapabilirim diyor. Ondan dolayı başarılı olamıyoruz.


Son söz sizin Özcan Bey neler söylemek istersiniz?

Chicago Türk konsolosumuz Umut Acar burada bulunan sanayiciye kaç kere gitmiş? Bize 1 kere geldi daha da gelmedi. Türkiye’den arayıp yardımcı olacağımız konu var mı diyorlar fakat Chicago’da devlet temsilcilerimiz arayıp sormuyorlar. Ben Türkiye’ye 7 milyon dolar yatırım yaptım. Fabrikamda 200’e yakın makinem var. Orada 50 çalışana  ulaştık. Eray Ütücü’den Allah razı olsun sen röportaj için isim sorarken Eray Ütücü beni sana söylemiş. Bakanlar buraya gelirse Eray Bey kesinlikle buraya ziyarete getirir. TÜBİTAK ve KOSGEB destekli kuluçka merkezi var. Ticari Ateşe Türkiye Cumhuriyeti için bir kamburdur. Kendi çıkarları doğrultusunda destek veriyor. Türkiye’den 1 lira almış birisi değilim. Kira yardımı teşviğini bile vermediler. Önceki ticari ateşe yolsuzkluktan dolayı hüküm giydi. Eray Ütücü Türkiye için çok büyük potnsiyeldir burada Türkiye ve Chicago’nun ticareti gelişmesi için elinden geleni yapıyor.


Özcan Yabukoğlu Kimdir?

1964 yılında Giresun’un Dereli ilçesinden doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Derelide tamamladın. Vatani görevimi tamamladıktan sonra akrabalarımın desteğiyle 1987 yılında Chicago’ya geldim ve orada gurbetin o gün ki şartlarında çeşitli iş kollarında çalıştım. Bir dönem bavul ticareti olarak nitelendirilen iş kolunda da çalıştım. Duvar saatleri, deri montlar ve benzeri ürünlerin satışını yaptım. Sonrasında sanayi ağırlıklı çalıştım. İşin detaylarını öğrenince kendi işimi yapmaya karar verdim ve küçük bir dükkanla başladık ve büyüdük.

Röportajımıza eşlik eden ve işleri yakından takip eden University of Illinois at Chicago’nun Makine Mühendisliği bölümünün başarılı öğrencisi Özcan Bey’in kıymetli oğlu Yunus Emre Yabukoğlu’na teşekkür ediyorum.

Röportaj: Anıl Sural

Fotoğraf: Rona Doğan

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.