İçimizden Biri : Pekcan Türkeş

Sacide Z. Saraç'ın röportajı için tıklayınız...

İçimizden Biri : Pekcan Türkeş

Sacide Z. Saraç'ın röportajı için tıklayınız...

26 Mart 2018 Pazartesi 13:49
619 Okunma
İçimizden Biri : Pekcan Türkeş

Merhaba Önce Vatan Gazetesinin Sevgili Okurları.
Bugün 27 Mart Dünya Tiyatro Günü. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır. Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, tiyatro olmazsa olmaz diyen Muhsin Ertuğrul yazdı. Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmiyor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar.
Tiyatro yaşamın kendisidir. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.
Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir bağ kurulur. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenledikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.
Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, vücut dilleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya pandomima denir.
Biz de tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.
Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.
Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşünmemizi sağlar.  Tiyatro seyircilerine,   beraber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar.
Tiyatronun gizli kahramanları ise, oyunun yazarlarıdır. Bazen hayatın gerçeğini, bazen de kurgulayarak  kaleme alırlar. Gerçekler varken neden kurguya gerek duyarlar ki dediğinizi duyar gibiyim. Sacide’ce cevap vermek istiyorum sorunuza.  Belki bir tiyatro oyunu yazarı okur. Doğru mu, yanlış mı cevap verdiğim konusunda aydınlatır beni. Kim bilir? Tiyatro oyunu yazarları gerçek yaşamdan beslenerek yazarlar. Ve bazen kendileri yaşayamadıklarını, söyleyemediklerini, olamadıklarını roller aracılığıyla tiyatro oyuncuların da yaşarlar, olurlar, haykırırlar tiyatro sahnelerinde. Bizler, izleriz gözümüzü kırpmadan, kulaklarımızı açarak, nefesimizi tutarak. Bittiğinde kalkarız ayağa  alkışlarız avuç içlerimiz kızarana dek. Tabi ki alkışlarımızın yarısı tiyatro oyuncularına,  diğer yarısı da oyunun gizli kahramanı yazarına. Eee başka ne ister ki TİYATRO seyircisinden.
27 Mart Dünya Tiyatro Günü Kutlu Olsun.
27 Mart Dünya Tiyatro Gününü, Tiyatro Oyuncusu, Tiyatro Yazarı, Avukat, Yazar, Seyyah, tabiri caizse, on parmağında on marifet olan Sayın Pekcan Türkeş ile sohbet tadında ki röportajımız ile kutlamanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum ve Önce Vatan Gazetesinin siz değerli okuyucularına aynı duyguları yaşatmak üzere buradayız.   
İçimizden Biri Sayın Pekcan Türkeş, Bende Bugün. Buyurun lütfen.

Röportaj: Sacide Z. Saraç

Merhaba. Hoş geldiniz. Kendinizi anlatır mısınız?

1949 Mardin doğumluyum. Tiyatro ve sinema oyuncusuyum. Ayrıca 45 yıllık avukat, yazar ve seyyahım…İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıftayken TRT İstanbul Radyosu’na girdim. Radyonun unutulmaz programları olan; Arkası Yarın, Çocuk Saati ve Çocuk Bahçesi programlarında görev aldım. Oyunlar yazdım ve bu oyunları mikrofona koyucu olarak yönettim. Dormen Tiyatrosu, Şehir Tiyatroları, Devlet Operası, Ankara Oyuncuları, Ali Poyrazoğlu, Levent Kırca- Oya Başar Topluluğu, Abdullah Şahin(Nokta)-Enver Demirkan(Virgül) Tiyatrolarında rol aldım. Araya bir de öğretmenlik girdi. Beşiktaş Ortaokulu’nda İngilizce Öğretmenliği, aynı anda Yeni Levent Lisesi’nde Fransızca Öğretmenliği yaptım. Bu yıllarda çocuklar içinde yazdığım ‘The Stories of Nasreddin Hodja’ isimli kitabım çıktı. Bir taraftan da “Hayat Resimli Roman Dergisi” için çeviriler yaptım. Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda Aziz Nesin’in “Deliler Boşandı” oyununda oynadım. Ülkü Çocuk Tiyatrosu’nu kurdum ve Türkiye'de ilk defa bir savaş aleyhtarı çocuk oyunum olan UÇAN DAİRE'yi yazıp sahneye uyguladım. 1973 yılından itibaren İstanbul Barosu’na kayıtlıyım. Kısa bir süre Türkiye Kağıt Sanayi İşverenleri Sendikası’nda müzakereci-müşavir avukat, daha sonra 18 yıl Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. Holding ve bağlı şirketlerde avukat olarak görev yaptım. TGRT’de “Ailemin Avukatı” programını hazırlayıp sundum. Turkish Daily News Gazetesinde uzun yıllar “Court Room” ve “Legal Advice for Foreigners” isimli kendi köşemde yabancıların hukuki sorunlarını ilgilendiren makaleler yazdım. Halen Cruise&Travel Dergisi, Yenigün Gazetesi ve yolpusulasi.com da periyodik Seyahat yazıları yazmaktayım. Zaman buldukça kitap çalışmalarıma da devam ediyorum. Son olarak; Doğan Hastanesinin sponsorluğunda, Nurten Çıkılı'nın Editörlüğünü yaptığı, Bizim Kitapların yayınladığı “Kıbrıs Mücahidesi Fatma Kadın” isimli oyunumun kitabını çıkarttık. Kıbrıs Barış Harekâtı öncesi, Kıbrıs Türklerinin Rumlar tarafından uğradıkları zulüm, katliam ve işkenceleri anlatan bu oyunu; Asteğmen olarak askerliğimi yaptığım Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında, kaleme alıp yönetmenliğini de üstlenerek ilk defa Kara Kuvvetleri Vakfı yararına Erciş Garnizon Tiyatrosu adına Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sahnelemiştim…

Kitaplarımdan da bahsedecek olursak;

Bizim Kitaplar ve Anemon Yayınlarından çıkan kitaplarım:

Kıbrıs Mücahidesi Fatma Kadın – Dünyanın En Güzel Aşk Hikayeleri – Deniz Hikayeleri – Avukat Sizsiniz.

Tiyatro Kitaplarım:

Uçan Daire – Bataklık - Hasankeyfin Feryadı - Kralın Diş Ağrısı - Ergenekon Destanı - Çizmeli Kedi - Üç Arkadaş - Dağlar Kızı Reyhan - Karıncanın Rüyası – Eskici - Kaşağı.

Farklı yayınevlerinden çıkan kitaplarım:

Himalayalardaki Kervan - The Stories of Nasreddin Hodja - Tatbikatta Bonolar - İcra İflas Suç ve Cezaları - Maden Kanunu, İşçi-İşveren Kılavuzu.

Hemen şimdi öğrenebileceğiniz bir şey olsa bu ne olurdu?

Öğrenmeyi çok seven biriyim. Bilgi konusunda asla seçim yapmam… bu yüzden bana “on parmağında on marifet var” derler. Yapabileceğim her şeyi öğrenip yapmak isterim…

Kendi kendine konuşanlar deli mi?

Asla. Zaman içinde zaten kendi kendimizle konuştuğumuz oluyor. Yapacağımız bir şeyi unutmamak ya da çok önemli konuları tekrar edip hatırlamak gibi… bu durumlar karşı taraftan yanlış anlaşılabiliyor… mesela önümüzdeki günlerde Erguvan Yapım adına başrolünü oynayacağım “Eyvah Dedem Uyandı” isimli tiyatro oyunum var. Rolümü ezberlemek için kendi kendime konuşarak tekrarlar yapıyorum. Biz sanatçılar unutmamak için kendi kendimize konuşarak tekrar yapmak zorundayız…

Keşkeleriniz var mı?

Her insanın hayatında mutlaka keşkeleri olmuştur. Belki az belki çok… benim de belki olmuştur ama artık geriye dönüp bakmadığım için keşkelerim mazide kalmıştır…

Dünyaya ikinci kez gelme şansınız olsa, nasıl bir hayat yaşamak istersiniz?

Aynı hayatı. Ben yaptığım bütün meslek ve işlerimi başarıyla ve özveriyle severek yapmaya çalıştım. Çalışmayı ve hareketi çok severim… Aynı yaşamı tercih ederdim…

Dünyada istediğiniz her türlü değişikliği yapabilecek kadar gücünüz olsa, sihirli değneğinizi dokunduracağınız 3 şey ne olurdu?

Mutluluk, sağlık ve barış… Bunların olduğu yerde zaten düşmanlık ve savaş olmaz…

Tüm koşullar uygun olsa ve size bir iş kurma şansı verilse, nasıl bir şirketin patroniçesi/patronu olurdunuz?

Tiyatro salonu ve tiyatro ekibi kurardım. Bir de tiyatro okulu açardım. Ben sanatçıyım sanatın içinde yoğruldum. İnsanın yaşı kaç olursa olsun sanattan ve sahneden asla kopamaz. Ömrüm yetene kadar da içinde bulunmak istiyorum…

Yeteneklerinizi başka bir kişiyle değiştirme şansınız olsa, şu anda yaşayan, yada bir zamanlar yaşamış olan hangi kişinin yeteneklerine sahip olmak isterdiniz?

Hiç kimsenin. Ben yeteneklerimden memnunum… “On parmağımda on marifet var” diye boşuna dememişler…

Çocukluğunuzda sizi en en çok mutlu eden kişiler ve olaylar kimlerdi ve de nelerdi?

Ailem... İnsan ailesiyle ve sevdikleriyle birlikte olduğu zaman daha çok mutlu oluyor. Özellikle çocuklar… Onlar için anne ve babanın varlığı çok önemlidir… Ben de annem ve babamın varlığıyla hep mutlu olmuşumdur.

Bugüne kadar attığınız en gururlu zafer çığlığı hangi başarınıza ait?

Oğlumun başarıları beni her daim gururlandırır. Bir baba olarak oğlumla gurur duyarım. Ne kadar çevrenizde sevilen tanınan bir sanatçı da olsanız, sonuçta bir babasınız…

Gözlerinizi dolduran en son olay nedir?

Oğlum Özgür Türkeş’in, bir zamanlar benim de içinde bulunduğum eğitim camiasına katılması… Şu anda başarılı bir öğretmen ve onunla ne kadar gurur duysam az…

Bir mucize olsa geçmişinizdeki hangi hatalarınızı düzeltmek istersiniz?

Gençliğimde yapmış olduğum bazı hataları. İnsan zaten en çok hatayı gençliğinde yapar…

Aklınıza her geldiğinde sizi gülümseten bir anınızı anlatır mısınız?

O kadar çok gülümseten anı var ki! Saymakla bitmez… Sohbetlerde aklıma geldikçe anlatırım…

Şimdiye kadar yaptığınız en çılgınca şey nedir?

16 yaşında tek başıma Fransa’ya gidip dil öğrenmeye çalıştım.

17-18 yaşlarınıza geri dönme şansınız olsa yine aynı hayatımı yaşardınız, yoksa başka bir hayat mı yaşardınız?

Aynı hayatı yaşardım. Ben hem araştıran hem de öğrenmeyi çok seven biriyim. Bu yüzden hayatımı dolu dolu yaşamaya çalıştım…

Kendinizi dünyanın en güçlü insanıymışçasına başarılı ve mağrur hissettiğiniz en son deneyiminiz nedir?

Aynı zamanda seyahat yazarı da olduğum için yeni yurt dışından geldim. Okurlara yeni yazılarımla ulaşmak ve onları bilgilendirmek beni mutlu ediyor. Onların yazılarımı takip etmesi de beni daha fazla başarılı kılıyor…

Şu anda kişi olmanızda payı olduğunu düşündüğünüz kişiler kimler?

Her zaman söylediğim gibi ailem. Aile benim için önemli faktör. Bir de ben çok çalıştım. Çok emek verdim.

Çocukken ne olmak ve kim olmak isterdiniz?

Şu andaki olduklarımı… Zaten TRT Çocuk Tiyatrosuna da çocuk yaşlarda başladım…

Gerçekleştirmeyi istediğiniz en büyük hayaliniz nedir? Ve gerçekleş timi hayaliniz?

Ben çok yönlü biriyim. Her işi denemeyi severim. Kendime seçmiş oldum meslek ve iş guruplarını da başarıyla yerine getirdiğimi düşünüyorum… Bir bakıma gerçekleşmiş sayılır.

TV Programcısı olsaydınız, nasıl bir proğram yapmak isterdiniz?

Daha önce TGRT’de “Ailemin Avukatı” programını hazırlayıp sundum. Tekrar yapacak olursam ya sanatçı kimliğime uygun bir program ve ya avukat mesleğimle ilgili bir program düşünürüm.

Hayatta ne olmasa her şey çok daha güzel olurdu?

Benim kitabımda haksızlığa yer yoktur. Hiçbir şekilde haksızlık ve yalana tahammülüm olmaz. Bunu her şekilde dile getiririm…

Genel olarak yapmaktan zevk aldığınız ve de zevk almadığınız şeyler nelerdir?

İsteyerek ve severek yaptığım işlerden zevk alırım. Mecbur kaldığım ve yapmak istemediğim şeylerden zevk almam.

Karşınızdaki kişiyi tanımak için hangi davranışına bakarsınız?

Dürüstlüğüne, yalan konuşup konuşmadığına açıkçası konuşurken kıvırmasına…

Birine ya da bir olaya sinirlendiğinizde tepkiniz ne olur?

Çok kızarım. Biraz fazla ani çıkışlarım olur.

Kendinizde neleri değiştirmek istersiniz?

Bazen yaptığım ani çıkışlarımı ve acelecilik huyumu değiştirmek isterim.

Motive olmak için başvurduğunuz ilk yöntemler nelerdir?

Sabah haberleri ve günlük gazetelerimi okuduktan sonra eş dost sohbetleri… Bunlar beni hep motive eder.

Sonsuza kadar yaşlanmayacaksınız diyelim, hangi yaşta kalmayı istersiniz?

Belki 40’lı yaşlarım olabilir. Bir erkeğin olgunlaşma yaşı diyelim…

Bu yıl hayatının sona ereceğini bilseniz, neyi daha farklı yaparsınız?

Öyle bir şey düşünmedim ama sanırım aynı hayatıma devam ederdim. Eş, dost, aile ziyaretini artırırdım…

Ölü ya da yaşayan biriyle tanışabilecek olsaydınız, bu kim olurdu? Ve ne sorardınız ona?

Şu ya da bu diye hiç düşünmedim. Soru da belki o anda ki kişiye göre değişirdi.

Başardığınız en zor şey neydi?

Elimi attığımı başarma huyum vardır. Bu çocukluğumdan itibaren bende var. 16 yaşındaki zorlu ve tek başıma yaptığım yurt dışı seyahatim galiba en zoruydu.

Kendi paranız ile aldığınız ilk şey neydi?

Anneme almıştım. Şu anda hatırlamıyorum.

En son elini tuttuğunuz kişi kim?

Arkadaşımın.

Çekingen mi, yoksa atılgan mısınız?

Fazla çekingen sayılmam. Yaptığım mesleklerden ötürü toplumla iç içe yaşamayı severim…

Kimi dört gözle bekliyorsunuz?

Oğlum arada sırada bana ziyarete gelir. Onunla olmaktan büyük keyif alırım.

Ne tür insanlar sizi etkiler?

Bilgi ve donanımlı insanları severim. Onların engin tecrübesinden faydalanmak isterim.

Tesadüflere ve mucizelere inanır mısınız? Neden?

Tam olmasa da inanırım. Bazen beklemediğiniz bir yerde bir mucizeyle karşılaşabiliyorsunuz. Tesadüf de desek, mucizede desek insan kaderini yaşıyor…

Güven problemi yaşar mısınız?

Bazı durumlarda. Genelde iyi niyetimden dolayı çok güvenen biriyim. Ama en başta temkinli olmayı tercih ederim…

Uzay boşluğuna çıkmak mı, okyanusun dibine inmek mi? Neden?

Ben ayrıca seyahat yazarı olmamdan dolayı hep okyanus aşırı ülkeleri dolaştım. Hala da devam ediyorum. Eminim uzay boşluğunda okyanus arardım…

En son kimin önünde ağladın ve nedeni neydi?

Sinemada “Ayla” filmini seyrederken. Çok duygulandım…

Gecemi, gündüz mü? Neden?

Benim için ikisi de önemli. Çalışmak ve dinlenmek için şart.

Aşk her şeyi affeder mi?

Hayır. Yaptığı hataları affetmez…

Ne zaman konuşmanız gerektiği halde sessiz kaldınız?

Karşımdakini kırmamak için kendimi mecbur hissettiğim zaman.

İnsanların sizin hayatınızdan çıkardıkları en büyük ders ne olabilir?

Ders değil de örnek diyelim. İnsanlar yaptığım çalışmalarımı hep başarılı bulur. Olumlu yorumlar alırım. Bu da beni daha çok çalışmaya ve daha iyi şeyler yapmaya motive ediyor.

Hangi konuda kendinizin en büyük düşmanısınız?

Bilgi konusunda kendimi yetersiz bulduğum zamanlarda.

İçinizdeki ses son zamanlarda ne diyor?

Hep çalışmam gerektiğini.

Gitmesine izin vermeniz gereken neleri hayatınızda tutuyorsunuz?

Gitmesine izin verdiklerimi hayatımda pek tuttuğum söylenmez. Gitmesi gerekiyorsa gider…

Uçurumdan tam atlamak üzereydiniz, durdunuz aklınıza ne geldi?

Yaşamayı seviyorum… Daha çok işler yapmam gerektiğini düşünürüm.

Gözyaşının yıkayamadığı şeyler nelerdir?

Çocuklara yapılan katliam ve zulmü hiçbir gözyaşı yıkayamaz.

Bir dalga olsanız ilk nereye vururdunuz?

Varsa eğer sadece mutlu canlılar diyarına…

Cehennemin çıkışında yazması muhtemel sözler nelerdir?

Yaşasın kötülük! Böyle düşünüyorum.

Yolda gidiyorsunuz köşeyi döndünüz ve karşınıza siz çıktınız ne yapardınız?

Karşıma çıkan gençliğim se belki yer değiştirmeyi denerdim. Keşkelerim varsa o zaman düzeltmek için uğraşırdım…

Arkadaşlarının sizin için genel düşüncesi nedir?

“On parmağında on marifet olan” çalışkan, bilgili, hareketli ve hoş sohbet. Sağ olsunlar beni çok severler…

Hayatınızda olmazsa olmaz dedikleriniz?

Hayatımda olmazsa olmazlarım, severek ve isteyerek yaptığım işlerim. Kitaplarım, seyahat yazılarım, tiyatro oyunlarım ve film çalışmalarım. Günlük gazetelerim ve dost sohbetlerim. Bir günüm kadar dolu ki! Boş vaktim zaten yok. Olursa da kendime yine bir iş bulurum…

Sizi geleceğe dair en çok ne endişelendiriyor?

Tabi ki de savaşlar. Sebepsiz yere çıkarılan savaşlar. Batılı güçlerin hala ulaşmak istedikleri emelleri.

Hatalarımızdan ders çıkarıyorsak neden hata yapmaktan korkuyoruz?

Bir işi yaparken hata yapmaktan korkmamalıyız. Korkarsak daha çok yaparız. Elbette ki hatalarımız var, onlardan ders aldıktan sonra bir daha aynı hataları tekrarlamamak ama insanız işte. Hatasız kul olmaz değil mi?

Dünyaya nasıl bir iz bırakmak istiyorsunuz?

Elimden gelse dünyaya barışı bırakmak isterdim ama bu da mümkün değil. Dünyanın durumu daha kötüye gidiyor Allah yardım etsin…

Günlük hayatımızı telaşla yaşarken neleri gözümüzden kaçırıyoruz?

Çok şeyi… Benim hayatım hep koşturmaca… Halk arasında emekli olunca sahil kasabasına yerleşeceğim diye bir söz vardır. Sanırım bu söz benim için geçerli değil.

Kendi hayatınızdan çıkardığınız en büyük ders ne?

Geçmişte bilerek ya da bilmeyerek yaptığım bazı hataların telafisi mümkün olmadığı için şimdi hayatımı dolu dolu yaşıyorum. Kendimle barışık olmaya çalışıyorum…

İleriye dönük planlar yapanlardan mısınız, yoksa anı yaşamak daha mı önemli?

Anı yaşamak benim için daha önemli. Plan ve program çerçevesinde günlük yaşantıma devam ederim. Yurtdışı seyahatlerim için ileriye dönük programlarım olur ama genelde yaşantım anlıktır. Yarının bize neler getireceğini bilemeyiz.

Ruhunuzu besleyen şeyler var mı, neler?

Tiyatro, yazarlık, oyunculuk ve bir de seyahat… Bunlar benim ruhumu besleyen şeyler. Bunları yapmazsam rahat edemiyorum. Kendimi bir boşlukta hissediyorum. Yazın da sayfiye yerlerde güzel bir tatil. Olmazsa olmazlarım…

Hayatta neyin peşinden koşuyorsunuz?

İşimin… Yaptığım işlerden zevk alarak yapıyorum…

Neleri asla yapmam dersiniz?

Asla yapamayacağım şeyler için söz vermem. Değer verdiğim ve sevdiğim insanları kırmamaya çalışırım…

Korkularınız nelerdir?

Sevdiklerimi kaybetmek… Sağlığımı kaybetmek ve hiç kimseye muhtaç olarak yaşamak istemem.

Yaşayamadığınız için pişmanlık duyduğunuz ne var?

Sanırım istediğim her şeyi yaşadım. Yaşayamadıklarımdan dolayı pişmanlığım yok.

Hangi hataları kabul edersiniz, hangileri etmezsiniz?

Basit hataları kabul ederim. Çok fazla zararı dokunmayan ya da insanı fazla incitmeyen basit hatalar olabilir. Aksi halde telafisi mümkün olmayan hataları asla kabul etmem. Sözünde durmayan insanlar da benim için hatalıdır.

Beyaz yalanlar söyler misiniz, neler söylersiniz?

Yalan söylemeyi sevmem. Bu yüzden bana da yalan söylenmesinden hiç hoşlanmam. Siyah da olsa, beyaz da olsa yalan yalandır…

Sevdiğiniz var mı? Varsa, sevdiğinize buradan ne söylemek istersiniz?

Bütün insanları seviyorum. Onlara bir şekilde ulaşabiliyorsam ne mutlu bana… Bize güç veren onların sevgisi.

Sevdiğiniz için neleri göze alırsınız?

Gençliğimde olsa çok şey derdim…

Şu an ruhunun olmak istediği yer neresi?

Sahne... Doğru söylüyorum sahnede olup güzel bir tiyatro oyunu ya da tekrar bir film de oynamak… Zaten yakında bir tiyatro oyunumuz var. Erguvan Yapım’la “Eyvah Dedem Uyandı” oyununu sahneleyeceğiz…

Yakın bir arkadaşınız kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısınız?

Tabi ki… Suçlu kim olursa olsun suçludur. Ona göz yummakla en az onun kadar biz de suçlu oluruz…

Özünüzden kaybetmek istemediğiniz ne var?

Doğruluk, dürüstlük ve merhamet duygusu. Zaten insanı tamamlayan unsurlar.

Hayatınızdaki dalgalı dönemleri nasıl atlatıyorsunuz?

Çok çalışarak... Kendimi işime vererek. En iyisini yapmaya çalışarak.

Sizce yaşamayı en değerli kılan şey ne?

Onurumuz ve sevdiklerimiz… Onları kaybetmeyi göze alamayız. Bize hayatı değerli kılan unsurlar…

Mesleğinizi seçmenizde ki en önemli neden neydi?

Galiba kendimi seçtiğim işlerde daha yetenekli bulmam ve onları çok severek yapmam. İnsan severek yaptığı işlerde daha başarılı oluyor…

Ne zaman, hangi olayla çaresizim dediniz?

Bazen rahatsızlanıp yalnız olduğum zamanlarda çaresizlik hissederim… İnsan o zaman birine ihtiyaç duyuyor ve sevdiklerinin yanında olmasını istiyor…

Hayat felsefeniz nedir?

Çok çalışmak… Yılmadan, bıkmadan ve durmadan çalışmak.

Tiyatro mu?, sinema mı?

Her ikisi de… Tiyatro kökenliyim ama sinemada oynamak da güzel… Her ikisinin de yeri ayrı…

Sahnede olmak sizin için nasıl bir duygu?

Yeniden doğmak gibi bir şey. Sahne farklı bir olay. Hele perde kapanınca duyduğumuz alkış sesleri bambaşka bir duygu…

Oynamak istediğiniz özel bir rol var mı?

Yok… Verilen her rolü başarıyla oynarım. Zaten görevim oyunculuk. Şu anda oynadığım bir oyunum var. Zevkle ve beğenerek oynuyorum…

Birlikte rol almak istediğiniz bir sanatçı var mı?

Düşündüğüm özel bir sanatçı yok. Bütün sanatçılara saygım sonsuz. Hangisi olursa da oynarım.

27 Mart Dünya Tiyatro Haftası, ne söylemek istersiniz?

Tiyatroların kutlanması yılda sadece bir güne sığmamalı. Tüm haftaya yayılmalı ve tiyatro sevdirilmeli. Dünya Tiyatro Günü 55 yıldır kutlanır. Tiyatro öyle güçlü ki her şeye direniyor ve her şeye karşın hayatta kalıyor…

Avukatsınız, Oyuncu, Profesyonel Turist Rehberi, Seyyah ve Yazar. Hangisinde daha mutlu ve başarılısınız?

Hepsi de benim için çok değerli meslekler. Severek ve isteyerek yapıyorum. Hepsinde de aynı şekilde başarılı olduğumu düşünüyorum…

Son olarak soruları nasıl buldunuz?

Özenle hazırlanmış güzel sorular. Teşekkür ediyorum… Mesleğinizde başarılar…

Önce Vatan Gazetesi

Anahtar Kelimeler:
Pekcan Türkeş
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.