Murat GÜNHAN
Murat GÜNHAN
Yazarın Makaleleri
Köy peyniri
Evin kapısına geldiğimde, tüm düşüncelerimi, işyerinde yaşadıklarımı, düşünceli yüz ifademi bir kenara bırakıp kapının diğer tarafında olan aileme mutlu bir aile babası görüntüsü vermek için rolüme bürünüp kapının...
Merdiven
Başlık merdiven değil de basamak olsa nasıl olur? Hayatın basamaklarından da bahsediyor gibi??? 'Ne bir eksik ne bir fazla tam on sekiz basamak…” dedim içimden. Yine basamakları çıkarken tek tek saydım. Son basamağa geldiğimde...
Boş sandalye
Her pazar günü olduğu gibi bu pazar günü de ailece toplandığımız kahvaltı için hazırlanmam gerekiyordu. Sabahın yedisi için kurmuş olduğum çalar saat bir kaç dakika sonra çalacaktı. O sinir bozucu saat sesini duymamak için kendimi...
Uçurum
Yağmurun şiddetinden arabamın silecekleri bile zor çalışıyordu. Yağmur o kadar çok yağıyordu ki arabayı zor kullanıyor, otobanın lambaları da yolu zor aydınlatıyordu. Gözümden damlayan yaşlar sanki yağmurla yarış ediyordu. Sadece gitmek istediğim yere bir an önce varmak istiyordum. Sinirlerim bozulmuş avaz avaz bağırarak ağlıyor ve yaşadıklarım zihnimde belirginleşince hayatıma son vermeyi bile düşünüyordum. Hayat şu an bana o kadar boş ve anlamsız geliyor ki. Sanki bu dünyada görevlerimi tamamlamış yaşamak için artık bir sebebim yokmuş gibi geliyordu. Akşam on buçuk olmasına rağmen otobanda sadece ben araba kullanıyordum. Yanımdaki ön koltuğa savurarak attığım çantamın açık olduğunu bile fark etmiyordum. Çantanın içinden yere dökülenler, arabanın hızına tempo tutuyorlarmış gibi sinir bozucu sesler çıkarıyordu. Durup çantamı yerleştirmek istiyordum fakat bunu yapmak için vaktim olmadığını düşündüm. Bu sesleri duymamak için arabanın radyosuna elimi attım. Bu berbat havada radyo frekanslarını bulmanın zor olacağını düşünerek üzerinde takılı olan cd'yi...
Ev lenmek
Eşimle evleneli üç sene oldu fakat flört zamanıyla birlikte birkaç ay sonra sekizinci yılımız bitecekti. İkimizde yoğun iş temposundan eve geldiğimizde çok yorgun oluyorduk. Benim çalıştığım iş yeri eve daha yakın...
Üvey Anne
Hava kararmak üzereydi. Karanlık olmadan yavaş yavaş gitmem gerekiyordu buradan. Akşam, olacağını belli edercesine soğuğunu da hissettirmeye başlamıştı. Atkım, eldivenlerim, başıma taktığım el örgüsü berem beni soğuktan her ne kadar korusa da üşümeye başlamıştım. İçimden 'Arabamı park ettiğim yer yürüme mesafesinde beş dakika daha burada kalabilirim” diye...
Annem daha iyi bilir
Tüm hazırlıklar bitmiş ben de hazırlanmak için odama girmiştim. Kendimle baş başa kalmak için odamdaydım. Yirmi sekiz yıl bana ait olan odamda yalnızdım. Yatağımın üzerine oturdum ve gardırobun kapak kulpunda asılı...
ÇİFTLİĞİN AĞASI
Kocaman bir arazi içerisinde, şehirle köy arasında büyük bir çiftlik evinde annem, babam ve yedi kardeşimle yaşıyoruz. Ben evin dördüncü çocuğuyum. Benden büyük iki ablam ve bir ağabeyim var. İki ablam çok...
Karmaşa
Banyonun sıcaklığından aynanın üzerindeki buharı elimle silmeye çalışsam da kendimi net göremiyordum. Belime doladığım banyo havlusu ile aynayı kendimi daha net görecek kadar temizledim. Neşeli bir gün olacağını bilerek...
Gece Sesleri
Asansörden inerken kolumdaki saate baktığımda gece yarısını üç saat geçmişti. Bu saatte nereden taksi bulacaktım? Bu denli şiddetli yağan yağmurda nereye gidecektim? Asansör zemin kata gelene kadar cevabını bilemediğim bir sürü sorusoruyordum kendime birbiri ardınca. Asansör durdu, otomatik kapı açılır açılmaz kendimi binanın dışına attım. Hava sisli,...
YOLCULUK
Tahmin ediyorum ki dışarıdan bakıldığında treninbacasından tüten bembeyaz buhar etrafı sarıyordur. İhtiyar istasyon şefine nerede benim seyahat edeceğim yer diye sorduğumda şefin öfkeli sesi ve gözlerindeki o alev topunu hala unutamıyorum. Şefin...
İHTİRAS
Yeni yerleşmiş olduğum odam gayet düzenli ve şık görünüyor. Cam masamın üzeri bir parmak izi dahi bulunamayacak kadar temiz ve bir o kadar da sade. Odamın duvarları camdan olduğu için içeride çalışan tüm personeli rahatlıkla görebiliyordum....
EVİN HANIMI 
Giyinme odası olmasına rağmen tüm giysiler kapaklı dolaplar içerisindeydi. Dolabın kapaklarını tek tek açıp tüm kıyafetleri görmek istiyordum. Bir mağazayı çağrıştırıyordu bu oda. İnanılmaz fazla giysi, ayakkabı ve aksesuar doluydu...
Keman Öğretmeni
Gözlerimi hafifçe araladım. Gün ağarmıştı. Yataktan kalkmak istemiyordum sanki yeni ısıtmıştım yatağımı. Gözlerim pencereye doğru yöneldi ve aralık duran perdeden kar yağışını görebiliyordum. Senenin ilk karıydı bu. Bir tebessüm...
YAŞAMAK
Nisan başlarındaydık. Hava ısınmaya, ağaçlar çiçek açmaya çoktan başlamıştı. Uzun yıllar önce kaybettiğim eşimede bu ayda âşık olmuştum. 28 yaşında değil, 82 yaşındayım. Taze bir bahar sabahına yeniden uyanmanın şükrünü...
Yalnızlık
Yürümem gereken daha çok yol var diye içimden geçiriyordum. Adımlarım hızlı ve sağlam basmaya çalışıyordum. Soğuk o kadar sert ve zalimdi ki göz kapaklarımı açmama bile bazen engel oluyordu. Kirpiklerim soğuktan donmuş,birkaç göz kırpmamda...
MERHABA, Önce Vatan Gazetesi
Önce Vatan Gazetesi beni ailelerinin içine aldıkları için öncelikle çok teşekkür ediyorum. Her salı Murat Günhan yazılarını okumaktan keyif alacağınızı düşünerek bu hafta birazda olsun kendimden bahsetmek istiyorum. Sanırım en zorlanacağım...