"Türkiye'nin Rakka'da hiçbir ulusal önceliği yok"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin Rakka'da hiçbir ulusal önceliğinin bulunmadığını savunarak, "Bu, hükümetin tamamen ABD'ye yaranmak için ortaya attığı bir operasyon." dedi.

"Türkiye'nin Rakka'da hiçbir ulusal önceliği yok"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin Rakka'da hiçbir ulusal önceliğinin bulunmadığını savunarak, "Bu, hükümetin tamamen ABD'ye yaranmak için ortaya attığı bir operasyon." dedi.

13 Şubat 2017 Pazartesi 16:28
212 Okunma
"Türkiye'nin Rakka'da hiçbir ulusal önceliği yok"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Türkiye'nin Rakka'da hiçbir ulusal önceliğinin bulunmadığını savunarak, "Bu, hükümetin tamamen ABD'ye yaranmak için ortaya attığı bir operasyon. Türkiye, akıntıya kürek çekiyor, bir başkasının oyun planıyla hareket ediyor." dedi.

Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, dış politikaya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suriye'nin geleceğiyle ilgili Astana'da yapılan görüşmeleri anımsatan Yılmaz, ateşkes bağlantılı görüşmelerin devam ettiğini bildirdi.

Yılmaz, Rusya'nın sadece Suriye genelinde bir ateşkesi değil Suriye'nin geleceğiyle ilgili bir anayasa yazım çalışmasını da muhaliflerin önüne koyduğunu bunun, "Suriye'nin geleceğine Suriyeliler karar verecek" tezini çürüttüğünü belirtti. Öztürk Yılmaz, Suriye'nin geleceğinin, aynen Irak, Afganistan, Libya, Yemen'in geleceği gibi, o ülkelerin halkları tarafından değil dışarıda belirlendiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu anayasa çalışmasını, Rusya'nın hiçbir tarafa danışmadan sunduğunu sanmıyoruz. Çünkü önemli unsurlar var, kapalı kapılar ardında uzunca süre tartışılan unsurlara yer verildiği görülüyor. Bunlar, Arap olan adının değiştirilmesi, Arap kelimesinin çıkartılması, Kürt kültürel otonom bölgesinin oluşturulması, ayrıca Suriye'de merkezi idarenin biraz zayıflatılması, yerel güçlerin güçlendirilmesi, yerel parlamentolar oluşturulması, bu parlamentoların yetki kullanımına izin verilmesi, farklı otonom bölgeler çıkartılması, yeni bölgelerde çoğunluğun kullandığı dillerin esasen resmi dil gibi anadil eğitimlerinin yapılması gibi unsurlar içeriyor. Yeni anayasanın, taraflar çok reddetse bile hemen gündemden düşürüleceğini, ortadan kaldırılacağını sanmıyoruz. Cenevre'deki süreç de bununla bağlantılı olacaktır."

"Tatil planını iptal etme işi değil"

Yılmaz, Suriye politikasında güvenli bölge oluşturulmasını talep ettiklerini, bunun alanının Fırat Kalkanı Harekatı'nın alanıyla doğrudan orantılı olmasını öngördüklerini bildirdi.

ABD'nin ise Suriye ve civarında, güvenli bölgeler oluşturulmasından bahsettiğine işaret eden Yılmaz, ABD'nin güvenli bölgelerinin nerelerden oluşacağının belli olmadığını vurguladı. Yılmaz, "Muhtemelen PYD'nin alanı, buna Afrin, Membiç de dahil yeni güvenli bölge olarak sunulabilir. Türkiye, kendi terminolojisine uygunmuş gibi buna balıklama atladığı anda, bilmeyeceği bir sonuçla da karşılaşabilir." diye konuştu.

Rakka planından, operasyonundan bahsedildiğine değinen Yılmaz, bunun, "Hükümetin tamamen ABD'ye yaranmak için ortaya attığı bir operasyon" olduğunu savundu. Yılmaz, Türkiye'nin, Rakka'da hiçbir ulusal önceliğinin bulunmadığını, Rakka'nın Türkiye sınırına yüzlerce kilometre uzaklıkta olduğunu belirtti. Yılmaz, Türkiye'nin gündeminde olması gereken Afrin ve Fırat'ın doğusundaki alanlarla ilgili strateji bulunmadığını öne sürerek, Türkiye'nin akıntıya kürek çektiğini, bir başkasının oyun planıyla hareket ettiğini söyledi.

Yılmaz, Rakka'ya gidilmemesi gerektiğini, bu konularda uyarılarda bulunduklarını ancak dinlenilmediğini ifade etti.

Hükümet'in, "U dönüşü" içinde olduğunu ileri süren Yılmaz, önce "Rakka'ya gideceğiz" denildiğini, Afrika ziyareti dönüşü ise "El Bab'daki işimizi tamamlayıp, Rakka'ya gitmeyeceğiz" açıklaması yapıldığını belirtti. Yılmaz, daha sonra yeni ABD yönetimi ve özellikle CIA Başkanı'nın Türkiye ziyareti sonrasında Rakka'nın yeniden gündeme geldiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Siz tatile mi gidip geliyorsunuz? Bu tatil planını iptal etme işi değil ki. Oraya, kritik bir alana siz Türk ordusunu gönderiyorsunuz. Rakka konusu, Türkiye için büyük tuzaklarla döşeli. Özellikle basına yansıyan, bazı dipteki unsurların yansıttığı haberlere baktığımızda, Rakka planının PYD alanı üzerinden gerçekleşmesi gündeme getiriliyor. Türk ordusu PYD'nin, YPG'nin şu anda kontrol ettiği alanı yararak mı Rakka'ya geçecek? Eğer burada bir çatışma öngörülecekse o zaman siz bunu ABD ile anlaştınız mı? Veya kiminle anlaştınız? Eğer PYD'den izin alınacaksa, o zaman PYD meşrulaşmış olmuyor mu? Eğer PYD'den bu izin alınmayacaksa, ABD üzerinden bu iş götürülecekse o zaman ABD'nin gücü, PYD'yi kullanmak suretiyle Türkiye üzerinde daha fazla artmış olmuyor mu? Rakka'ya niye gidiyoruz? ABD bizi oraya istiyor diye PYD'yi meşrulaştırmak istiyor diye Türkiye'deki yönetim bunu gündeme alıp, Türkiye'nin kredibilitesini bölgede sıfırlamak mı istiyor? Biz Rakka'yı niye istiyoruz? Eğer öncelik IŞİD'in kovulmasıysa El Bab'dan sonrasına başkaları karar versin. Türkiye üzerine düşeni zaten yapıyor. Başka birisinin oyun planına uyup, başka birşeyin peşinde koşmak ve yaranmaksa bunun son derece yanlış olduğunu göreceğiz. Hükümet, Rakka hevesinden uzak durmalı. Bu konunun referandum öncesinde gündeme gelmesi, milli konuların kaşınması ve oradan elde edilecek oyun, referandumda AKP lehine devşirilmesi taktik olabilir."

Yılmaz, Suriye'de parça başı bir çözümün, Suriye'nin felaketi olacağını savundu.

Türk askerinin Rakka'ya gitmesinin, böyle bir bataklığa sürüklenmesinin, Türkiye için prestij kaybı olacağını, yabancıların sevindirileceğini belirten Yılmaz, Rakka planının, Türkiye'nin planı olmadığını öne sürdü. Yılmaz, bunun, "ABD ile pek çok konuda ters düştük, biraz uyumlu çalışabilmek için onların önceliği olan konuyu bizim önceliğimizmiş gibi ele alalım" anlayışından kaynaklandığını kaydetti.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.