Benim ilkokul öğretmenim bir taneydi. Küçücük yüreğimize kocaman dünyalar yerleştiren yüce insanın karşısında saygıyla eğiliyorum. Çocukluğumun, gençliğimin ve olgunluk dönemimin tek gerçek kahramanıdır.

İlkokul birinci sınıfta öğrenciler “öğretmenim” diye başlar “çişim geldi.” diye devam eder.   Anne ve babasından sonra en çok gördüğü en çok inandığı örnek aldığı, onlarca insanın çocuklarını emanet ettiği kişiye pulsuz mektuplar yazılır. “Öğretmenim seni çok seviyorum.” cümlesinin bazen harfleri düşer. Düşen harfleri görmeden fazlasıyla okursun.  Öğretmenlik, kendi hayal dünyası dışında hiçbir konuda bilgisi olmayan çocuğun beynine dokunmak ve onu geliştirmekle yükümlü olmanın verdiği sorumluluğu hakkıyla yerine getirmektir. 

Hepimizin çocukluk evresinde hafızamızda kalan tek kişidir İlkokul öğretmenimiz. Her çocuğun hayat çizgisini belirler bir miktar. İnsanın tam da eğilmekte olan bir ağaç olduğu dönemine denk gelir. Bir çocuğun en büyük şansı veya şanssızlığı olabilir. İnsan karakterinin oturmasında büyük rolü vardır. Ailenin dışında ilk gerçek iletişim kurulan kişidir.

“ Öğretmenim sayfam bitti, ne yapayım?” Sorusuna, bıkmadan usanmadan “ Arka sayfaya geç yavrum.” diyen sabır melekleri. 

 Öğretmenler günü yaklaşırken koşarak gittiğim okul yolları ve Cumhuriyet İlkokulumun önünde karşılaştığım öğretmenim gelir aklıma.

  İlkokul öğretmenim Kamer Koç’u, sosyal medyada aylarca aradım, kendisine ulaşamadım. Benim bugünkü duruşumun sahibidir. Çok önemli bir insan, altı yaşında örnek aldığım bir melekti. Hayranlıkla izlerdim.  Küçücüktüm. Okul gezilerinde elime defteri, kalemi verirdi. “Gördüklerini yaz.” derdi. Yazardım. Çocuk gözüyle…  Hala yazıyorum. Gezimanya’da gezi yazarıyım.  Öngörülü bir öğretmene sahip olmak en büyük şanstı benim için.  Büyük bir mutlulukla eve koşardım.   İlçemize atanmış bir öğretmendi. Yöresel bulgur pilavımıza hayrandı.  Bulgur pilavını yapacağı günden bir gün önce kulağıma fısıldardı. “Annene selam söyle bana üç tane yufka ekmek göndersin.” diye. Sevinirdim. ( O yıllarda bakkallarda ve pazarda yöresel ekmek satılmazdı.) Öğretmenimle ekmeğimi paylaşmak gibisi var mıydı? Ekmekler özenle katlanır. Paketlenir. Sevgiyle harmanlanır ve öğretmenime ikram ederdim.   Sık sık şiir okuturdu. Okulun en küçük öğrencisi olmama rağmen şiir okumak için beni seçerdi. Verdiği sorumluluğu en iyi şekilde taşıyorum. 

 Kesinlikle korunması, değişmemesi için uğraş verilmesi ve sonraki nesillere bu bozulmamış haliyle aktarılması gereken ve bizi biz yapan milli ve manevi değerlerle yetiştirdi tüm öğrencilerini.  Değerlerimizi koruma içgüdüsünü aşıladı bize. “İyi ki Öğretmenim olmuş.” dediğim kişi, sanırım yadsınamaz gerçeğin içinde sonsuzlukta. Ruhu şad olsun.

*****

Her yıl 24 Kasımda dillendirilen şarkı sözleri var ya “Öğretmenin Canım Benim Canım benim” diye.  Ben de mesleğimi aşkla yapıyorum. 

Yurdun dört bir köşesinde bahçeden koparılan çiçekleri sunarlar biricik öğretmenlerine. En büyük mutlulukları yanaklarına öpücük konmasıdır.  İlkokul öğrencisi için “Öğretmenler Günü’nün anlamı çok büyüktür.  Anneler günü, babalar günü ile eş değerdir. 

Benim resmi çok manidar çizmişler, “Gülen bir yüz.” Gülümsemediğim bir an hemen gelip “neyin var? Ne oldu?” gibi sorulara maruz kalırım. Genelde gülümserim. Ben gülümsediğim zaman,  çocukların ve ağaçların gülümsediğini hissediyorum. 

Zaman ileriye sayarken gerilediğimi fark etmeden, sevgi ve sabırla onları, o minik yürekleri büyürken ve öğrenirken görmek harika.

Okut öğret beni var et, 

Yurda yarar bir insan et.” Öğretmene seslenen dizeler.  

Var oluşun sebebimiz,  Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk ve tüm öğretmenler, “Günümüz kutlu olsun!” 

 Her gün, her okulda, her sınıfta yüzlerce binlerce.  “Öğretmenim” sesleri yükselir. Ateşlenince omzumuza baş koyulan günler.  Her sabah koridorda açılan kucakların değerine paha biçilmez. En güzel hatıralar bu meslekte birikir.

“Canım öğretmenim seni çok seviyorum.” cümlesi çınlar hep kulağımda. 

Ölen öğretmenlerime rahmet,  yaşayan öğretmenlerime hürmetlerimi sunuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.