Kendi yolunu aydınlatan dergi; LEMUR

Güney Güneyan’ın röportajı için tıklayınız...

Kendi yolunu aydınlatan dergi; LEMUR

Güney Güneyan’ın röportajı için tıklayınız...

25 Ağustos 2016 Perşembe 16:07
6321 Okunma
Kendi yolunu aydınlatan dergi; LEMUR

Günümüzde son derece hızlı biçimde sayıları artan dergi furyasında yayıncılık sektörüne nice dergiler geldi, niceleri gitti. Hepimiz buna şahit olduk. Ve popüler dergiler dışında başka bir ütopya yaratmak mümkün müydü? Pek değil. Çünkü edebiyat ve kültür sanat başlığı altında salt edebiyatı ve aktüel başlıkları içeriğine, bünyesine toplayan pek nadir dergi ve dergi türevi yayınlar mevcut. Tam da bu noktada “aranılan kan bulundu!” deyip, bulduğumuz gibi de “sen, evet sen, gel bakayım buraya!” demek hakkımız. Çünkü gerek yayıncılık anlayışları, gerek ise bir takım yayın politikalarını korumak asıl önemli olan şey diye düşünüyorum. Belki siz de düşünüyorsunuzdur diye de düşünmeden edemiyorum. Daha doğrusu bunu düşünmek istiyorum.  Bence bunu bir düşünelim. Çok bir şey yapmaya da gerek yok. Ne atom parçalayacak vaktimiz, ne de kuantumun sırlarından laf edecek halimiz var. Hal bu iken, üzerime düşen şeyi yapmak iyi bir fikir gibi geldi. Kontaklar kuruldu ve Arda Özgüven ile bir araya geldik. İdeallari doğrultusunda yayıncılık sektöründe, kendi yolunu aydınlatan, kendi kimliğini yaratan dergilerden biri olan  Lemur Dergi’den bahsettik. Haydi, kulak kabartın. Ve hiç olmadığı kadar yaklaşın!

Merhabalar, öncelikle nasılsın Arda? Ve sonrasında elbette Lemur'dan n'aber?

Son günlerde yaşanan olaylar malum. İyi olmaya çalışıyorum diyelim. Lemur ise yoluna tam gaz devam ediyor. Önümüzdeki günlerde hepimizin hayranlık duyduğu #belkidesensin projesi için birkaç çalışmamız olacak dergide. Böyle güzel fırsatlarla karşılaşınca daha mutlu oluyoruz ekip olarak.
 
Dergi dışında neler yapıyorsun?

Zaman buldukça fanzin ve dergilere yazıyorum. Geçtiğimiz günlerde yeni kitabımı bitirip yayınevine gönderdim. Bunun yanında birkaç kitap projem daha var henüz yazmakta olduğum. Antalya’da çalışmaları henüz tamamlanmamış bir film topluluğum vardı. En kısa zamanda onu yeniden üretken duruma getirmek niyetindeyim. Dergi dışında da çalışmalarıma tam gaz devam ediyorum kısacası.

Lemur Dergi'nin yayın sürecini irdelememiz mümkün mü? Nasıl ortaya çıktı?

Yaklaşık dört yıl dergicilik yapmıştım Lemur’dan önce. Çok yorucu ve yıpratıcı bir iş doğrusu... Bir süre ara verip yenilenmek istemiştim. Yaklaşık yarım yıl, dergi dışındaki diğer projelerle ilgilendim. Fakat sonunda yavaş yavaş dergiciliği özlediğimi fark ettim. Eski ekipten birkaç dostuma mesaj attım ve yeniden bazı dostları bir araya getirip yeni bir oluşum içine girdik.

Pekiyi, neden Lemur?

Daha önceki dergimizin logosunda da lemur vardı aslında,  çizer bir dostumun önerisiydi. O zamanlar lemuru aktif bir şekilde kullanmasak da logomuzda yer veriyorduk. Yeni bir dergi kurma süreci de en az sonrası kadar yorucu. Ben de bu yüzden boş zaman buldukça televizyon karşısına geçip belgesel veya spor kanallarıyla kafa dinlendirmeyi seviyorum. Yine böyle bir gün de, Lemurların hayatına tanıklık ettim. Yaşayış ve fiziksel bakımdan diğer hayvanlardan çok farklı bir görüntü sergiliyorlar. Çığlıklarındaki yırtıcılık ve gözlerindeki derinlik yeni dergimize de yansısın istedim. Ekiple de görüşünce bu isimde karar kıldık.

Mutfakta kim var? Ekibiniz kimlerden oluşuyor?

Tasarım ve konuk ayarlama kısmını ben üstleniyorum dergide. Mutfak kısmında benim dışımda altı tane editör hanım Aslı Yanardağ, Ayşe Saltıkalp, Ebru Aksoy, Elif Şeyda Doğan, Nurdan Eker ve Setenay Gökdağ yer almakta. Kapak konusunda başarılı illüstrasyon sanatçısı Kubilay Akbıyık, Alper Pek ve Yakup Özler ile birlikteyiz. Ekip kısmı ise her sayı değişkenlik göstermekte… Çünkü tam bir kalıp ekip kurmaktan yana değilim. Sürprizi seven bir yapımız var. Çok değerli dostlarımız belirli aralıklarla dergimizin ekibinde yer alıp bize destekte bulunuyor milli dükümüz Ali Lidar gibi. (Gülüyor)

Ücretsiz olduğunu biliyoruz. Maddi kazanç gütmeden yayıncılık yapmak da çok zor bir iştir. Ve e-dergi olduğunu da belirterek sormak istiyorum: daha önce de "Felsebiyat" adı ile var oldu değil mi? Sonrasında isim değişikliğine gidildiğinden haberdarız. Ya sonra? Ne gibi değişimler yaşandı?

Felsebiyat yaklaşık dört yıl boyunca yayın hayatına devam etti ve sosyal sorumluluk açısından pek çok işe imza attı. Fakat son zamanlarda yaşadığımız bazı sorunların Felsebiyat’a zarar vermesinden çekindik. Bu yüzden insanların hatırasında güzel kalabilmesi adına tadında bıraktık. Bir süre dergiciliğe ara vermem gerekiyordu çünkü yıpratıcı ve üretkenliği sürekli tüketen bir işti. Sürekli üretmek zorunda olduğu için, bir süreden sonra ne üreteceğini şaşırabiliyor insan. Bunu önlemek adına bir süre ara verip diğer projeler ile ilgilenmek istedim. Lemur, Felsebiyat’a göre daha kalıpların dışında bir dergi oldu. Kalıp bir ekip ya da içeriğimiz yok. Tematik bir çalışma yapmıyoruz mümkün olduğunca. Felsebiyat’ta “karanlığa ışık yakmak” gibi bir misyonumuz vardı ama Lemur’u “konuşan normal dergi” olarak adlandırıyoruz.

Lemur'un bir de sesli kütüphanesi var. Detayları senden alalım mı?

Felsebiyat zamanında başlattığımız bir projeydi ve yeni dergi açmaya karar verdiğimizde ilk altyapı çalışmalarını yine sesli kütüphane için yaptık. Bence her derginin, gazetenin yani kısacası yazılı her medyanın bünyesinde bir sesli kütüphane bulunması gerekir. Çünkü bazı insanlar, cümleleri okuyabilecek kadar şanslı olamıyor dünyada. Biz bu şanssızlığı ortadan kaldırmak adına Konuşan Lemur’u kurduk. Dergimizde yer alan çalışmalar, gönüllü olan takipçilerimiz ya da ekibimiz tarafından okunup bize yollanıyor; biz de bu ses kayıtlarını internet sitemize ve YouTube kanalımıza yüklüyoruz. Ayrıca bu projemiz için gönüllü olup seslendirme yapmak isteyen dostlar sitemizde bulunan başvuru formunu doldurup bizimle iletişime geçebilirler.

Uygulamanız olduğunu da duydum. Orada ne var, ne yok?

Evet, yakın zamanda Android kullanıcıları için bir uygulama yayına soktuk. İnternet sitemizde yer alan haberleri, dergimizin yeni sayısını ve çok daha önem verdiğimiz sesli kütüphanemize tek dokunuşla ulaşabilecek değerli okurlarımız. Bu uygulamaya da Google Play üzerinden “Lemur Dergisi” yazarak ücretsiz olarak ulaşabilirler.

Yayın konsepti değişken mi, yoksa belirli bir çizgide ilerlemekte mi?

Dergimizin bazı kırmızı çizgileri bulunsa da belirli bir kalıbımız yok aslında. İnsana ve edebiyata dair bir dergiyiz. İnsanları ayrıştırmadan bir şeyler üretmeye çalışıyoruz. Genelde aynı çizgide ilerliyoruz.

Türkiye'de her gün çıkan yeni dergi akımı sizi de korkutmuyor mu? Matbu yayın olmaması size çok da fazla alakadar etmiyor ama yine de bu bir tehdit mi? Yani konumuz "salt edebiyat" olunca.

Aslında yeni dergilerin açılması ve üretimin daha da artmasından yanayım ben. Ama bunu layığı ile yapmak gerekiyor. Günümüzde birbirinin kopyası gibi görünen bazı çalışmalarla karşılaşabiliyoruz. Özellikle de dergi kapağı konusunda karşılaştığımız tekdüzelik… Bu çalışmalar insanları edebiyattan uzaklaştırıyor. Pek çok konuda zaten ayrışmış olan insanlar, bazen edebiyattan daha da kopabiliyor. Bunun yerine edebiyatın bütünleştirici gücü kullanılmalı ve daha fazla üretim ile edebiyat yüceltilmelidir. Çünkü edebiyatın, dünya tarihinde de toplumlardaki yeri çok fazladır.
 
Matbu yayına bir geçiş söz konusu olacak mı? Eğer olursa da yine ücretsiz mi yayın hayatına devam edecek?

Son zamanlarda basım konusunu düşünüyorum aslında. Bunun için bir sponsora ihtiyacımız olacak sanıyorum. Ücretsiz olma konusunda ise şimdilik bir şey diyemiyorum şartlar o zaman ne gerektirir bilemiyorum çünkü. Ücretsiz olmazsa bile, insanların para verdiğine pişman olmayacağı bir içerik hazırlamak isteriz ekip olarak. Basım konusunu zaman gösterecek.

Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var ise derhal alalım.

Teşekkür ederim bu keyifli söyleşi için.


Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 25.08.2016 16:09
Anahtar Kelimeler:
LemurLemur Dergisi
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.