Doğanın tüm renkleri Yörük giysilerinde yaşıyor

Türk kültürüne uygun yaşantılarını diğer birçok Türk topluluğuna göre daha uzun süre devam ettiren Yörükler, Anadolu'daki binlerce yıllık yaşam şekillerini günümüzde de sürdürüyor.

Doğanın tüm renkleri Yörük giysilerinde yaşıyor

Türk kültürüne uygun yaşantılarını diğer birçok Türk topluluğuna göre daha uzun süre devam ettiren Yörükler, Anadolu'daki binlerce yıllık yaşam şekillerini günümüzde de sürdürüyor.

17 Şubat 2017 Cuma 13:51
173 Okunma
Doğanın tüm renkleri Yörük giysilerinde yaşıyor

Atlı-göçebe Türk kültürüne uygun yaşantılarını devam ettiren Yörükler, giysileriyle de dikkati çekiyor. Yörükler, doğanın renklerini kıyafetlerine ve takılarına da yansıtıyor.

Antalya Olgunlaşma Enstitüsü, Yörük kültürünün son 100-150 yıllık bölümünü inceleyerek, günlük yaşam ve özel günlerde kullanılan giysilerin benzerlerini üretti.

Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yörük kültürünün Antalya'da çok etkin olmasından dolayı buna önem verdiklerini söyledi.

Yörüklerle ilgili araştırmalar yaptıklarını, bu kapsamda unutulması ve kaybolması olası kültürel parçaları günümüze yeniden uyarladıklarını belirten Erkal, araştırma sonucunda enstitüde bu eşyaların orijinaline sadık kalarak benzerlerini ürettiklerini anlattı.

 Yörük kadınının özellikleri

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik de Yörüklerin Türk kültürüne uygun yaşantılarını diğer birçok Türk topluluğuna göre daha uzun süre devam ettirdiğine işaret etti.

Toroslar civarına yerleşen Yörüklerin kültürlerini bugün kısmen sürdürdüklerine değinen Çevik, bunun gelecek nesillere aktarılması için akademik çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Çevik, Antalya Kadın Müzesi kurulması çalışmaları kapsamında Yörük kadınlarına özel bir bölüm ayrıldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Kadın, aşiret içinde bir tür danışman gibiydi ve kadın suçlu dahi olsa nedeninin erkek olduğu düşünülüyordu. Çadırın yönetimi evin en yaşlı kadınına aitti. Nihayetinde ocağın kaynağı ve çadırın direği kadındı. Kaldı ki göçer hayatında tüm üretimler, yiyecekler, çocuklar ve diğer konularda kadın öndeydi ve en büyük emeği de kadın vermekteydi. Gücü hayattaki etkinliğinden kaynaklanıyordu. Obada kadın ayrı erkek ayrı değildi. Her ortamda birlikte eşit ve saygın bireyler olarak yaşamaktaydılar."

Çevik, kadınların Anadolu'nun bazı bölgelerinde günlük yaşamda geleneksel kıyafetlerini giymelerinin yanı sıra düğün, kına ve mevlit gibi günlerde de özel giysiler giydiklerini ifade etti.

Kadınların ev içi giysilerinin de zengin olduğunu belirten Çevik, "Yörükler, gökkuşağındaki renkleri o kadar çok sevmişler ki o renklerden dokudukları poşuları başları ve omuzlarının üstüne bağlayarak bir simge gibi kullanmışlardır. Orta Asya'dan Anadolu'ya göçlerle önce gelenler, sonradan gelenleri poşularından tanımışlardır. Poşudaki kırmızı al bayrağı, beyaz, ruh ve beden temizliğini, yeşil inancı, sarı bolluk ve bereketi temsil eder." diye konuştu. 

AA

Son Güncelleme: 17.02.2017 14:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.