Adana'nın ticari geçmişi gün yüzüne çıkarılıyor

Bereketli Çukurova toprakları üzerinde kurulması sebebiyle geçmişten günümüze önemli bir ticaret kenti olan Adana'nın merkezinde yer alan Tepebağ Höyüğü'ndeki kazılarda önemli bulgulara ulaşıldı.

Adana'nın ticari geçmişi gün yüzüne çıkarılıyor

Bereketli Çukurova toprakları üzerinde kurulması sebebiyle geçmişten günümüze önemli bir ticaret kenti olan Adana'nın merkezinde yer alan Tepebağ Höyüğü'ndeki kazılarda önemli bulgulara ulaşıldı.

06 Ekim 2018 Cumartesi 13:09
136 Okunma
Adana'nın ticari geçmişi gün yüzüne çıkarılıyor

Çukurova'nın bereketli topraklarında kurulu Adana'nın il merkezinde yer alan Tepebağ Höyüğü'nde sürdürülen kazılarda ulaşılan eserler, kentin tarihteki ticari önemini gün yüzüne çıkartıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle, Adana Müze Müdürlüğünce Bern Üniversitesinden Dr. Deniz Yaşin başkanlığındaki ekip tarafından yapılan Tepebağ Höyük kazıları, 5 açmada 15 işçi ve 9 uzman arkeolog tarafından yürütülüyor.

Adana Büyükşehir Belediyesinin de destek verdiği kazılarda Osmanlı, Orta Çağ, Helenistik, Demir ve Geç Tunç çağlarında önemli bir ticaret ve yerleşim yeri olan bölgenin tarihi izlerine ulaşılması hedefleniyor.

Hitit ve Mısır yazılı kaynaklarında bahsedilen Kilikya bölgesinin başkenti "Adania" olduğu düşünülen alanda yürütülen kazılarda, derinlere inildikçe tarihe ışık tutacak kalıntılar ortaya çıkartılıyor.

Kazı başkanı Dr. Deniz Yaşin, yaptığı açıklamada, bu sezon kazılarında günümüzden Geç Tunç Çağı'na kadar bir süreci tespit ettiklerini söyledi.

Alanda yerleşimin "teraslama" yöntemiyle yapıldığını aktaran Yaşin, aynı kotta olunmasına rağmen yukarıdaki alanda Geç Tunç mimarisi, onun hemen yanında Demir Çağı ve alt kısmında ise Osmanlı dönemine tarihlendirilen mimarinin bulunduğunu kaydetti.

Bu seneki çalışmalarda yüzeyden 3 metre kadar derine inildiğini anlatan Yaşin, şöyle devam etti:

"Kazılarda, Adana bölgesi için bir ilk olan katip mührü bulundu. Geç Tunç Çağı'na tarihlendirilen bu mühür bölge için çok önemlidir. Üzerinde bir katibin ismi yazılıyor. Normalde böyle bir mühür buradaki tabletlerle beraber gelmesi alışıktır. Bu anlamda bizim için çok da umut verici. Belki buranın arşivi de ileride bununla beraber bulunacak. Buna ek olarak bu alanda Demir Çağı'na M.Ö 7. yüzyıla tarihlendirilen Mısır mührü tespit edildi. Ayrıca Asur saray seramiği de bulundu. Bunların hepsinin tarihlemesi yaklaşık olarak aynı. Özellikle Demir Çağı'nda çok yoğun bir ticaret ağının olduğunu gösteriyor. Hepsinin aynı alandan gelmesi yoğun bir ticaret ağının var olduğunun en güzel göstergesi."

Yaşin, kazılarda ayrıca Demir Çağı'na tarihlendirilen üzerinde ahşap ve deri parçaları bulunan bir hançerin de bulunduğunu, bunun restore edildikten sonra Adana Müzesinde sergileneceğini belirtti.

Arkeopark çalışmaları

Kazı çalışmalarında ana kayaya ulaşmayı amaçladıklarını ifade eden Yaşin, açığa çıkarılan mimarinin ve buluntuların restore edilerek bölgenin "arkeopark" olarak Adana'ya kazandırılmasını hedeflediklerini aktardı.

Yaşin, Tepebağ Höyüğü'ndeki kazıyla, Adana'nın kentsel tarih sürecini, hangi uygarlıkların gelip gittiğini tespit etmeyi de amaçladıklarının söyledi.

Müze Müdürü Nedim Dervişoğlu da Tepebağ Höyüğü'nde kazıların 2013 yılından bu yana sistemli olarak sürdürüldüğünü kaydetti.

5 açmada çalışmaların devam ettiğini, ancak henüz ana kayaya inilemediğini vurgulayan Dervişoğlu, ana kayaya indikten sonra "arkeopark" çalışmalarının hız kazanacağını belirtti.

Höyükten çıkan eserler için Adana Müzesi'nde geniş bir yer ayrıldığını ve buluntuların burada sergileneceğini aktaran Dervişoğlu, bölgeden 1882'li yıllarda yurt dışına kaçırılan, üzerindeki kitabeye göre milattan önce 18. yüzyıla tarihlendirilen Hemşire Satsneferu heykelinin ülkeye getirilmesi için de Kültür ve Turizm Bakanlığının çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.