İSTİHBARAT SAVAŞLARI

Suat Gün’ün röportajı için tıklayınız…

İSTİHBARAT SAVAŞLARI

Suat Gün’ün röportajı için tıklayınız…

05 Ocak 2017 Perşembe 16:11
3325 Okunma
İSTİHBARAT SAVAŞLARI

HIRANT DİNK CİNAYETİNİN BÜYÜK ABİSİ ERHAN TUNCEL İLE REİNA CİNAYETİNİ KONUŞTUK, BİZE KARLOV CİNAYETİNİN PERDE ARKASINI ANLATTI.

Röportaj: Suat Gün

SUAT GÜN: Erhan Bey Bu cinayetler tesadüfen mi işleniyor?

ERHAN TUNCEL: Bu âlemde hiçbir şey tesadüfen olmaz.  İstihbarat örgütleri 20 yıl sonrasını planlıyorlar.

SUAT GÜN: Yani bunları yönlendiren, idare edip sahaya süren birileri olmazsa bunlar olmaz diyorsunuz!

ERHAN TUNCEL: Evet öyle düşünüyorum.

SUAT GÜN: Yakın zamanda art arda 3 büyük cinayet işlendi. Terör örgütleri üzerinden Türkiye’ye saldırıyorlar diyorsunuz. Reina Katliamı, Beşiktaş terör saldırıları, Kayseri’de Mehmetçiğe yapılan saldırılar… Reina Cinayeti ve çok alçakça saldırılar bunlar.
ERHAN TUNCEL: Biliyorsunuz ben Hırant Dink Cinayetinden dolayı yargılandım, terör olayları nasıl tezgâhlanıyor, teröristler nasıl azmettiriliyor, sahaya nasıl sürülüyor, istihbaratçılar olayları nasıl izliyor bunları anlama imkânım oldu.
Meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için söze “Ermeni olaylarından” başlamak istiyorum. Çünkü bütün bu olayların mekaniği ve hangi güçler tarafından tezgâhlandığı değişmez.
Biliyorsunuz; Ermenilerin içimizde yaşayan kesimlerince oluşturulmuş bir milli diasporası var, birde bunların dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış uluslararası (ya da yurtdışı ) diasporası var. Dışarıdaki Ermeniler Fransa, Uruguay, Lübnan, Arjantin ve ABD’de yaşıyor. Bunların büyük bir kısmı Ermeni olayları başlamadan (1895) çok önce oralara gidip yerleşmiştir. Bunlar Türkiye’yi anavatan olarak biliyorlar, anavatana bağlılık duyuyorlardı. Bu duygu 1960’lı yılların ortalarına kadar devam etti. Hatta 3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar ABD’yi ziyaret ettiğinde bizim cumhurbaşkanı geliyor diye ellerinde Türk bayraklarıyla karşılamaya gitmişlerdi.
1908 darbesinden sonra İttihat ve Terakki Partisi iktidara geldi. Bunlar jön Türkler ile Sabetaist/Mason ve Yahudilerin yaptığı bir ittifak sonucu iktidarı ele geçirdiler. Böylece 1915 olaylarına giden yol açıldı.
O tarihte Ermeniler 2 partide toplanmış bulunuyordu.
• Hınçaklar (Sosyalist)
• Taşnaklar (Aşırı milliyetçi)
Bu iki parti çekişiyordu. Taşnaklar Ermenistan sınırlarını Giresun’dan Adana’ya bir çizgi çekerek bütün Doğu Anadolu ve Kafkaslar olarak görüyorlardı.
Jön Türkler(Dolayısıyla Yahudi ittifakı) ile Taşnaklar bir araya geliyor. Adana olaylarını bunlar yapıyor.

SUAT GÜN: O zaman Abdülhamit iktidarda…

ERHAN TUNCEL: Abdülhamit olanları görüyor, perde arkasından kimin oyun kurduğunu da görüyor.

SUAT GÜN: Jön Türklerle Taşnaklar hangi kararları alıyorlar?

ERHAN TUNCEL: Ermeni milli kimliğinin inşa edilmesi kararı… Bu nasıl olur? Bir milli felaket olması, bir katliam yapılması toplumun bir varoluş ve yok oluş mücadelesine girmesi lazım.

SUAT GÜN: O zaman 1915 olaylarının taslak planı daha o zamanlar çizilmiş.

ERHAN TUNCEL: Biliyorsunuz, yaklaşık 900 yıl Ermeniler ile Türkler birlikte yaşadılar. İç içe geçmiş bir toplum, Türkler Ermenileri yabancılamıyor,  evleniyorlar, kavmi sadıka diyorlar, bütün sanayii, ticareti, sanatları onlara vermişler, Ermeniler çalışkan bir millet, çok zengin olmuşlar.  Bu zenginlik Yahudilerin iştahını kabartıyor. Tehcir kararını alan ekiple Ermenileri soyan ekip aynı merkezlerden idare ediliyor. Dikkat edilirse İttihat Terakki’nin ekonomisini idare eden Sabataycılar/Masonlar ve onları idare eden Siyonist kadro yüzyıllar boyunca kardeşçe bir arada yaşamış olan halkı birbirine düşürüyor. Ermenileri soyup soğana çeviriyor, mallarını gasp ediyor. Suçu da zavallı Anadolu insanının üstüne atıyor. Eğer Türkler Ermenileri soymuş olsa idi 1920’ler Türkiye’sinin yokluk ve perişanlık içinde olmaması lazım gelirdi.

SUAT GÜN: Yani diyorsunuz ki Taşnaklar’la Jöntürkler anlaştılar. Ermenilerin isyan etmesini sağladılar. Birçok olaylar çıkarttılar, Abdülhamit’i devirip yönetimi ele geçirince tehcir kararını çıkarttılar. Ermenilerin mallarını ellerinden almak yolunu açtılar. Siyonistler Ermenileri soydu.

ERHAN TUNCEL: Evet onu diyorum. Öyle yaptılar.

SUAT GÜN: Tehcir kararını Sabetyistler/Masonlar ve Pakrodini Yahudileri birlikte çıkardılar Ermenilerin mallarına el koydular diyorsunuz!

ERHAN TUNCEL: Tam bu konuya Hırant Dink el atıyordu, bunları yazacaktı. Devreye süper NATO girdi, yerleştirdikleri ajanlar üzerinden Hırant Dink’i öldürdüler.

SUAT GÜN: Bu işte Ergenekoncuların rolü ne?

ERHAN TUNCEL: Bu işi tezgâhlayanlar ülkücü devlet bağlantılı tetikçiyi kullanıyorlar, böylece Avrasya hattı kopartılmış oluyor.

SUAT GÜN: Bütün bunları devleti savunduğunu zanneden kişiler üzerinden yapıyorlar?!

ERHAN TUNCEL: Başlangıçta tutuklanan Ergenekoncular suçlu idi. Oda Tv tutuklamasından sonra Fetullahçı yapı işi şirazesinden çıkarttı. Suçlu suçsuz herkesi içeri alınca iş amacından saptı.

SUAT GÜN: 1960’larda Ermenilerle aramızda hiçbir sorun yoktu, diaspora Ermenileri anavatana büyük sadakat duyuyorlardı dediniz.

ERHAN TUNCEL: 1960’dan sonra yurtdışındaki Ermeni diasporası kimlik inşasını nasıl yapabiliriz konusunu tartışmaya başladı. Her kafadan bir ses gelmeye başladı. Türkler Ermenileri kesti, paramızı/mallarımızı geri alacağız. Yahudiler gibi biz de tazminat alacağız. Dediler. ABD’dekiler tazminat verilsin, Ermenistan’dakilerin toprak talebi var, Türkler yok edilsin isteği var. Avrupa’dakiler hem tazminat hem iade-i itibar talebinde bulundular.
İç ve dış Ermeni diasporası zihin karışıklığı ve tartışma içinde bir süre zaman geçirdi. Ermeni terör saldırıları başladı bitti. 1990’larda içerideki milli diaspora şu görüşü ileri sürdü: Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya bizi kullandı ve paçavra gibi attı. Bizim malımızı mülkümüzü Türkler değil Siyonistler ve onların maşaları gasp etti. Biz sorunu Türkiye ile kendi aramızda çözeriz, dışarıyı bu işlere karıştırmayalım, dediler. Türkeş’le görüşmeler başladı.

SUAT GÜN: Sizce, bu görüşmelerde Türkeş’in amacı neydi?

ERHAN TUNCEL: Avrasya Birliği’nin olabilmesi için Trans Kafkasya koridorunun aşılması lazımdır. Bu hattı Ermenistan kesiyor. O yüzden Türkeş Ermenistan ile sınır kapıları açılsın dedi. Türkiye Ermenistan depreminde büyük yardımda bulundu.

SUAT GÜN: Bunlar süper NATO ve diğer yapılar üzerinden devleti ele geçirmeyi mi amaçlamışlardı?

ERHAN TUNCEL: Fetullahçı yapı ve NATO Türkiye’yi ele geçirmeye karar vermişti. Bütün kurumlara sızdılar, hemen hemen her kurumda üslendiler, ancak MGK’yı ele geçiremediler. Bunlar ABD’deki Siyonist yapı ile iç içe oldukları için onların planlarını uyguluyorlar. Fetullahçı yapının hedefi 3. Dünya Savaşı’nı çıkartmaktı, Rus uçağını onun için düşürdüler. Türkiye’nin savaşa sürüklenmesini hedefliyorlardı.

SUAT GÜN: MİT tırlarını nasıl durdurdular?

ERHAN TUNCEL: Durduran subayların Fetullahçı olmasına gerek yok. O insanların algılarını tersine çeviren bir algı yönetimi yaparsanız, adam gider kendi devletinin çıkarlarına zarar verir.

SUAT GÜN: Yani bunu nasıl yaptılar?

ERHAN TUNCEL: İran ile Arap sermayesi ittifak yaptı, bu yardımlar IŞİD’e gidiyor dediler.  Bu subaylar gitti, TIR’ları durdurdu. Bunlar Fetullahçı olmayabilir. Yanıltırsanız, yanlış yönlendirirseniz yanlış iş yaparlar. İşi Fetullahçı yapı yönlendiriyor. İstihbaratın çeşitli kademelerinde kripto görevlerde bulunuyorlar, sahadaki insanları piyon gibi kullanıyorlar.

SUAT GÜN: Adam neye hizmet ettiğinin farkına varmıyor?

ERHAN TUNCEL: Evet.

SUAT GÜN: Bu Reina saldırısını gerçekleştiren teröristi nasıl ikna ettiler, nasıl yönlendirdiler, hangi motifle indoktrine ettiler. Daha doğrusu aldattılar.

ERHAN TUNCEL: Yahudiler Arz-ı Mevud’u kurmak istiyorlar. Kudüs ile Halep’i birleştirmeleri lazım. Suriye’nin boşaltılması lazım ki Yahudiler oralara yerleşsin. Henüz fikri olgunluğa ulaşmamış 16-35 yaş arası gençler ne düşünür? Halep’i Yahudiler için boşaltıyorlar.

SUAT GÜN: Bu gençleri tecrübeli operatif istihbaratçılar işliyorlar.

ERHAN TUNCEL: Onlar sizin ne düşüneceğinizi sizden iyi biliyorlar. Duygularınızın ne söylediğini biliyorlar. Sizi öyle bir yönlendiriyorlar ki hedefe gidişin tek yolunun bu yol olduğunu sanıyorsunuz. Uçurumun ucuna getirdiklerinde tekme attıklarında işin doğrusunu anlıyorsunuz, filim bitiyor.

SUAT GÜN: Reina olayına dönersek, adam elinde silah kapıya geliyor, hiç tereddüt etmeden bilgisayar oyunu gibi, kapıda görevli polis memurunu vuruyor, içeri giriyor, önüne geleni vuruyor, hiç kimseyi sağ çıkartmamaya kararlı bir tutumla acımasızca masum insanlara saldırıyor. Soğukkanlı bir şekilde kaçıyor.

ERHAN TUNCEL: Birçok seri cinayet işlemiş suçlunun duygusu şudur. Ben erken davranıp öldürmezsem o beni öldürecek, ikinci nokta bilgisayar oyunlarındaki dövüş sahneleri de insanda duygusal körleşme sağlayabiliyor. ABD’de 9 yaşında bir çocuk bilgisayar oyunundaki tekrarlarla meleke kazanıyor, babasının silahını alıyor, tabancadaki 8 kurşun ile 8 arkadaşını tam isabet öldürüyor. Günümüz teknik imkânları öldürme olayını uzaktan kumanda, tetik, dijital sahne akıllı bomba üzerinden gerçekleştirdiği için o insanlar üzerindeki yıkımın boyutu görülemiyor.

SUAT GÜN: Bu işin psikolojisi!

ERHAN TUNCEL: Devletlerin kullandığı tetikçiler, suç işliyor bir şey yapılmıyor, daha büyüğünü işliyor bir şey yapılmıyor, derken daha büyüğünü yapıyor. Bir de psikopat ruhlu tetikçiler var. Bunlar her şeyin en büyüğünü yaparak sansasyon yapma yoluna gidiyorlar, en tehlikelileri bunlar.

SUAT GÜN: Cezasını zamanında, ibret olacak şekilde vermek lazım diyorsunuz!

ERHAN TUNCEL: Ceza caydırıcı olmalıdır. Ancak suç takibi çok önemli bu şahısları kullananlar dışarının içimizdeki istihbarat uzmanları, fetullahçı yapılar gibi yapılar. İyi takip etmek lazımdır.

SUAT GÜN: Reina saldırısının hedefi ne?

ERHAN TUNCEL: Mezopotamya’yı, Ortadoğu’yu terörün merkezi olarak göstermek istiyorlar, herkesin herkesle savaştığı, bir düzenin olmadığı intibaını vermek istiyorlar.

SUAT GÜN: Reina’yı yılbaşı akşamı vurarak aynı zamanda bir yaşam şekli mücadelesi intibaı vermek istiyor olamazlar mı?

ERHAN TUNCEL: Bu tür olayların amacını terörist belirlemez. O bir piyondur. Şartlandırıldığı gibi düşünür. O kutsal bir iş yaptığına inandırılmıştır. Bunu sürekli tekrar ederek kendini daha fazla inandırır. Mesela bu olayda o mekânı basarak eylem yapan terörist Yahudilere, İslam düşmanlarına gerekli cezayı verdiğini sanıyordur.

SUAT GÜN: Bu olayın muhtemel suçlusu kimdir?

ERHAN TUNCEL: Teröristin hangi örgütten devşirildiğine bakmak lazım. Mesela ben burada kim eylem yapabilir diye düşündüğümde; IŞİD, Hizbullah, İran üzerinden bir operasyon yapılabilir olarak değerlendiriyorum. Biraz önce öğrendik ki olayı IŞİD üslenmiş. Söyleyecekleri tekerlemede bellidir. “Müslümanların düşmanlarına karşı kâfirlerle işbirliği yapan falan filan… Cezalandırılmıştır.”

SUAT GÜN: Burada hangi siyasi sonuçları elde etmek istiyorlar.

ERHAN TUNCEL: Batı, sahayı Rusya ele geçirdiği için çok rahatsız. Onlar Fetullahçı yapı üzerinden bir Türk- Rus savaşı çıkartmak istiyorken, sahaya hiç istemedikleri aktörler hâkim oldu. ABD’nin Ortadoğu politikası çöktü. Şu an ne yapacaklarını kendileri de bilmiyor. İstihbarat savaşlarını Rusya kazandı. Türkiye baskılara boyun eğmiyor. Çok rahatsızlık duyuyorlar.

SUAT GÜN:  Hükümetimiz Numan Kurtulmuş Bey’in ağzından şöyle bir değerlendirmede bulundu: Türkiye'nin sınır dışı operasyonlarına verilen bir mesaj. Başarılı şekilde Suriye'de yürütülmekte olan operasyonlar hem terör örgütlerini taşeron olarak kullananları rahatsız ettiği görülüyor. Sahadaki başarımızı hazmedemeyen güçlerin bu terör eylemini yönlendirdiği anlaşılıyor.
Hangi planı yaparsanız yapın Türkiye her tedbiri almaya muktedirdir. Terör örgütlerinden Türkiye'ye hiçbir zarar gelmeyecek kadar operayonlar sürecek. Cerablus, Menbiç, El Baba nereye kadar giderse. Kararlılıkla sınır dışı operayonlara devam edeceğiz.

ERHAN TUNCEL: Numan Bey’in sözlerine ilaveten; bu terör saldırısının hedefi; Türkiye; Rusya Federasyonu ve İran’ın arasını bozmak, Suriye’de barışı destekleyen Arap ülkelerinin zihninde şüphe uyandırmak da var. Böyle bir mekâna yapılan saldırı bir: Yaşam tarzına sözde İslamcı duyarlılıkla müdahale, ikinci nokta şu; bu mekânda Fas’tan, Lübnan’dan, İsrail’den, Körfez ülkelerinden birçok ülkeden gelen misafirler var. Bunların cenazeleri o ülkelere gittiğinde ne konuşulacak? Türkiye’de terör var gitmeyin! ABD kaç defa kendi vatandaşlarına talimat verdi Türkiye’de büyük terör saldırıları olacak gitmeyin, hatta iç savaş çıkacak demediler mi?

SUAT GÜN: Bütün bu olaylar istihbarat örgütlerinin kapışmasından çıkıyor!

ERHAN TUNCEL: Kendini çok iyi gizleyen istihbarat örgütü eylemleri başkalarına yaptırır, kimin yaptığını fark ettirmez. Daha ileri giderek şunu söyleyebiliriz iyi istihbarat örgütü eylemi hasımlarına yaptırır, başsağlığına en evvel o gider. 

SUAT GÜN: Bize karşı böyle yapıyorlar!?

ERHAN TUNCEL: Tipik bir İngiliz taktiğidir. Ağacın dibine zehri döker kuruturlar, ilk önce ağlamaya onlar gider.

SUAT GÜN: Ben bu taktiğe bilardo topu taktiği diyorum. Topa ters istikamette vurursunuz, o ona çarpar o ona derken; her çarpışta bir amacı gerçekleştirir.

ERHAN TUNCEL: Aynen öyle yapıyorlar. Derin bir istihbarat savaşı içinde bulunuyoruz.

SUAT GÜN: Karlov suikastına gelemedik, o teröristin psikolojisini analiz etmedik, buradaki amacın ne olduğunu tayin etmedik.

ERHAN TUNCEL: İnşallah bundan sonraki röportajda bu konulara gireriz.
Bu Reina Terör saldırısında anlatmadığımız birçok ayrıntı bulunuyor. Terör örgütünün hedef seçtiği, militan görevlendirdiği,-o militan ki yabancı uyruklu şehri tanımıyor, hedefi tanımıyor- bir eylem söz konusu, bütün bunlar nasıl yapılmıştır?
Planlama aşaması, (hedef seçimi, eylem zamanı, eylem türü v.s.)  nasıl gerçekleştirilmiştir? Mesela Beşiktaş’ta polise, burada halka, Kayseri’de askere, Ankara’da diplomata, G. Antep’te düğüne vs saldırılmıştır.
Bu Militan Türkiye'ye nasıl sokulmuştur?
Silah ve cephanesini nereden nasıl tedarik edilmiştir? Hangi ülkenin mühimmatı kullanılmıştır?
Türkiye’de hangi hücreden yardım almıştır? Nerede konaklamıştır? Oraya nasıl gelmiştir? Önceden eylem keşfi yapılmış mıdır, nasıl yapılmıştır? Eylem sonrası nasıl kaçmıştır, içeriden ve dışarıdan kimler yardım etmiştir? Daha önce hava alanı saldırısı da benzer bir yöntemle yapılmıştır, bu teröristleri hangi devletin özel kuvvetleri eğitmektedir, bunları nasıl gizlemektedir? Nasıl bir karşılık verilmelidir?

SUAT GÜN: Teşekkür ederim, Reina saldırısı ve Karlov suikastının perde arkasını Erhan Tuncer Bey ile konuşmaya devam edeceğiz.
Tetikçi nasıl yetiştirilir sualine tatmin edici cevap alamadık, onun cevabını da bekliyoruz.


Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 05.01.2017 14:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aydın Serdar Kuru 2 ay önce

çok faydalı bir röportaj. sevgilerimle

aydın serdar kuru
https://www.facebook.com/algiyonetimi/

Avatar
Mehmet tuncel 2 ay önce

Tebrikler.