MİT Müsteşarı'ndan FETÖ davasına müdahillik talebi

MİT Müsteşarı Fidan, şahsi avukatı aracılığıyla FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Kara Havacılık Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davaya katılma talebinde bulundu.

MİT Müsteşarı'ndan FETÖ davasına müdahillik talebi

MİT Müsteşarı Fidan, şahsi avukatı aracılığıyla FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Kara Havacılık Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davaya katılma talebinde bulundu.

15 Mart 2018 Perşembe 15:09
229 Okunma
MİT Müsteşarı'ndan FETÖ davasına müdahillik talebi

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, şahsi avukatı aracılığıyla Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Kara Havacılık Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 3'ü sivil 155 sanığın yargılandığı davaya katılma talebinde bulundu.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumlarındaki salonda görülen duruşmaya, sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Müştekilerin beyanlarının alınmasıyla devam edilen duruşmada konuşan Ahmet Arık, darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı bölgesinde yaralandığını, vatandaşların birinin de yanı başında şehit olduğunu anlattı. Arık, sanıklardan şikayetçi olarak davaya müdahillik talebinde bulundu.

Abdullah Bulut da 15 Temmuz akşamı görev yaptığı Gölbaşı TÜRKSAT'ta bulunduğunu, yayınları kesmek için gelen darbeci helikopterlerden yapılan atışla yaralandığını belirterek, davaya müdahil olmak istedi.

"Tanklar da halkı ezmeye çalışıyordu"

Müştekilerden Muhsin Türkmen, olay akşamı Yenimahalle'de MİT yerleşkesinin helikopterlerce tarandığını gördüğünü, bunun ardından evine gittiğini, televizyonlardan darbe girişimini öğrendikten sonra da sokağa çıktığını kaydetti.

Kızılay bölgesine geldiğinde tankları gördüğünü beyan eden Türkmen, bunun ardından bölgedeki insanlarla darbeciler tarafından rehin alınan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı kurtarmak için Genelkurmay Başkanlığına gitmeye karar verdiklerini, burada helikopterlerin de uçuş yaptığını anlattı.

Müşteki Türkmen, "Gelen ilk helikopter kavşağa 3 atış yaparak halkı sindirmeye çalıştılar. Daha sonra gelen helikopter de asker indirmeye çalıştı ama bölge ateş altında olduğundan indiremedi. Bu sırada tanklar da halkı ezmeye çalışıyordu. İlk tanktan kurtulan, arkadan gelen ikinci tankın altında kalıyordu. Tanklar etkisiz hale getirilince vatandaşlar Genelkurmayın içine girmeye başladı. Bu sırada içeriden kalkan helikopterler halkı taramaya ve bomba atmaya başladı. Ben bu sırada helikopter atışıyla yaralandım. Helikopterler yaralıları almaya çalışan vatandaşlara da ateş ediyordu." diye konuştu.

Türkmen, sanıklardan şikayetçi olarak davaya müdahillik talebinde bulundu.

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğünde görev yapan polislerden Alper Korkmaz, akşam saatlerinde emniyete gelen darbecilerin kendilerine teslim olmaları çağrısı yaptığını, bunu kabul etmemeleri üzerine darbecilerle aralarında çatışma yaşandığını beyan etti.

Bir süre sonra bölgeye gelen helikopterlerin de bölgeyi ateş altına aldığını kaydeden Korkmaz, helikopter atışı esnasında vücudunun 3 ayrı yerinden yaralandığını belirterek davaya katılmak istediğini bildirdi.

Ahmet Gençşehit de ile Adem Gül de olay gecesi Genelkurmay önünde helikopter atışıyla yaralandıklarını söyleyerek davaya müdahillik talebinde bulundu.

"Bu vatana bu millete nasıl kıydınız?"

Şehit Cuma Dağ'ın eşi Rukiye Dağ, 15 Temmuz akşamı darbe girişimi olduğunu basından öğrendiklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halkı meydanlara çağırması üzerine eşiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gittiklerini bildirdi.

Bir süre sonra bölgeye gelen helikopterlerin vatandaşları taradığını, kendisinin yanına da helikopter mermisi düştüğünü söyleyen müşteki Dağ, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"İleride yerde boylu boyunca yatan birini gördüm ama helikopterler taramaya devam ediyordu. Bir özel harekat polisine, 'Bu benim eşim olabilir, gidip bakmak istiyorum' dedim. Çatışma devam ettiği için bölgeden ayrılmamı istedi. Ben ısrar edince kabul etti. Oraya gittiğimde yerde yatan kişinin elbisesi, çorapları benim eşime benziyordu. Eşimin şehit olduğunu anladım. O ana kadar ölebileceğim hiç aklıma gelmemişti. Kendi kendime dedim ki 'Rukiye, kelimeişehadet getir.' Ama şehitlik benim nasibimde yokmuş."

Sanıklardan şikayetçi olduğunu bildiren müşteki Dağ, "Neyiniz eksikti, bu vatana bu millete nasıl kıydınız?" ifadelerini kullanarak davaya katılma talebinde bulundu.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan da şahsi avukatı aracılığıyla davaya katılma talebinde bulundu.

Davanın görülmesine devam ediliyor.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.