'12 Eylül darbesi sadece askeriyenin yapmış olduğu bir darbeydi'

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, "12 Eylül darbesi sadece askeriyenin yapmış olduğu bir darbeydi. Darbeciler belliydi, çizgisi belliydi, sosyal zemini belliydi. Oysaki 15 Temmuz'u yapanların sosyal zemini belli değil." dedi.

'12 Eylül darbesi sadece askeriyenin yapmış olduğu bir darbeydi'

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, "12 Eylül darbesi sadece askeriyenin yapmış olduğu bir darbeydi. Darbeciler belliydi, çizgisi belliydi, sosyal zemini belliydi. Oysaki 15 Temmuz'u yapanların sosyal zemini belli değil." dedi.

12 Eylül 2017 Salı 13:34
79 Okunma
'12 Eylül darbesi sadece askeriyenin yapmış olduğu bir darbeydi'

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "12 Eylül darbesi sadece askeriyenin yapmış olduğu bir darbeydi. Darbeciler belliydi, çizgisi belliydi, sosyal zemini belliydi. Oysaki 15 Temmuz'u yapanların sosyal zemini belli değil sinir nereden geçiyor belli değil. Toplumsal katmanlara sızmış bir örgütten bahsediyoruz." dedi.

Bostancı, yaptığı açıklamada, 12 Eylül darbesinden bu yana 37 yıl geçtiğini hatırlattı.

Bu ve diğer darbelerle ilgili Mecliste tüm partilerin katılımıyla bir komisyon kurulduğunu belirten Bostancı, darbe dönemleri ve darbelerin oluşmasındaki dinamiklerin analiz edildiğini anlattı.

Kendisinin de 12 Eylül darbesiyle ilgili komisyonun başında olduğuna işaret eden Bostancı, "Bunu herhalde bir ironi olarak görmek gerekir. Çünkü 37 yıl önce 12 Eylül mağdurlarından birisi de bendim. Bir yıl Mamak Askeri Cezaevi'nde yargılama neticesinde yattım. Daha sonra beraat etmiştim. 12 Eylül darbesi sadece askeriyenin yapmış olduğu bir darbeydi. Darbeciler belliydi, çizgisi belliydi, sosyal zemini belliydi. Oysaki 15 Temmuz'u yapanların sosyal zemini belli değil sinir nereden geçiyor belli değil. Toplumsal katmanlara sızmış bir örgütten bahsediyoruz." ifadelerini kullandı.

Bostancı, 12 Eylül darbesinin mantığıyla 15 Temmuz'a bakmamak gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"15 Temmuz'un toplumsal ayağına ilişkin mutlak surette adaletin çalışması ve buna ilişkin yargılamaların, ilişkili olanların hukuki değerlendirmesinin yapılması gerekir. Çeşitli toplumsal gruplara sızmış olan, Emniyete, hukuka, iş adamları dünyasına sızmış bir örgütsel yapı var. Muhalefetin de esasen bir bakıma 15 Temmuz ve buradaki yargılamalara ilişkin sanıyorum yaşadığı kafa karışıklığı veya kasti tutum buradan kaynaklanıyor. Sürekli bir siyasal ayaktan bahsediyorlar ama toplumsal ayağına ilişkin yargılamalar olduğunda, bu yapıya karşı mücadele edildiğinde sürekli sanki böyle bir mücadele gereksiz yere veriliyormuş, yapılması gereken sadece darbede rol alan kişilerle sınırlı olması gerekirmiş gibi izlenim yaratarak örgütün bu sosyal zeminine, sosyal ayağına destek çıkan siyaset yürütüyorlar. Bunu çok yanlış ve tehlikeli buluyorum."

 "Türkiye'nin çıkarlarına ilişkin duyarlılığı 15 Temmuz konusunda da ifade etmeli"

Ana muhalefet partisinin Türkiye'nin çıkarlarını ortaya koyan bir dil kullanmasının Türkiye için daha iyi olacağına işaret eden Bostancı, şunları kaydetti:

"Unutmayalım ki 12 Eylül'ün bir siyasi ayağı yoktu. 12 Eylülcüler geldiler, başbakanı kendi içlerinden çıkarttılar. Yurtta Sulh Konseyi'nin de kimlerden oluştuğu belli. Orada benim bildiğim herhangi bir siyasi kesimden kişi yok. Dolayısıyla bunun üzerinden mesnetsiz, edebi olmaksızın sadece popülarite adına bir siyasal duyguyla eleştiriyi çok yanlış bulurum, haklı bulmam. Aynı zamanda bu örgütsel yapının sosyal ayağına ilişkin verilen mücadeleye karşı duyarsızlığı ve onu sulandırma girişimlerini de hesaba kattığında burada farklı bir durum olduğu kanaatine ulaşırım. Ana muhalefet partisi, ülkenin önemli bir partisi olarak siyasi polemiğin ötesinde Türkiye'nin çıkarlarına ilişkin duyarlılığı 15 Temmuz konusunda da mutlak suretle ifade etmeli."

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.