Belediyelerimiz heykelimi değil hizmete yönelik eserler diksin

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Şahsımın heykel veya benzer görsellerini yapmışlar, bunu duyunca çok üzüldüm. Bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini ne masklar yapılmasını istiyorum. Heykel değil hizmete yönelik eserler diksinler" dedi.

Belediyelerimiz heykelimi değil hizmete yönelik eserler diksin

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Şahsımın heykel veya benzer görsellerini yapmışlar, bunu duyunca çok üzüldüm. Bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini ne masklar yapılmasını istiyorum. Heykel değil hizmete yönelik eserler diksinler" dedi.

13 Eylül 2017 Çarşamba 17:34
48 Okunma
Belediyelerimiz heykelimi değil hizmete yönelik eserler diksin

ANKARA

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da, AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığınca düzenlenen, "Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"ndaki konuşmasında, ödüllerini verecekleri "Yerel Yönetimler Proje Yarışması"nda sosyal projeler ve kent ekonomisine katkı kategorilerinde dereceye giren belediye başkanları ile ekiplerini tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilerleyen süreçte yeni bir seçim ve imtihanın bulunduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"2019 seçimlerinde sadece cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği değil aynı zamanda belediye başkanlığı seçiminde de yüzde 50+1 oya ulaşmayı hedefliyoruz, bu bir hedeftir. Şayet belediyecilik hizmet işiyse, ki kesinlikle öyledir, AK Parti belediyelerinin hizmet büyüklüğünü ve kalitesini diğer belediyelerle kıyaslamak mümkün değildir. 

Ülkemizde bin 397 belediyeden 884'ünün AK Parti tarafından yönetiliyor olması, bu gerçeğin belediyemiz veyahutta milletimiz tarafından da teyidi anlamına geliyor. Gerçekten de tıpkı hükümette, tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi belediyecilikte de rakiplerimizle değil biz kendi kendimizle yarışıyoruz. Öyle ki kendimizi rakiplerimize göre ayarlamaya kalksak, yaptıklarımızın yarısına bile ulaşamayız. Aramızda o derece büyük bir fark vardır. Önümüzdeki seçimde çıtayı biraz daha yükseltiyoruz, milletimizin gönlünde daha fazla yer edinmek için de buna uygun bir vizyon ortaya koymamız, projeler geliştirmemiz, ekipler oluşturmamız gerekiyor."

"Biz kendi kendimizle yarışıyoruz, öyle de devam edeceğiz"
Hem AK Parti olarak kurumsal anlamda hem de bireysel olarak kendilerini geliştirmeleri, yenilemeleri ve geleceğe hazırlamaları gerektiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Esasen her seçim döneminde hem parti teşkilatlarında hem Mecliste hem belediyelerde nispeten kapsamlı bir yenilenmeye gittik ancak ülkemiz ve dünya öylesine hızlı değişiyor ki bu değişimi, bu yenilenmeyi, bu tazelenmeyi çok daha köklü bir şekilde yapmamız gerektiği anlaşılıyor. AK Parti teşkilatlarında, Meclis grubunda, belediyelerimizde görev alan arkadaşlarımızın her biri benim gözümde partisine, şehrine ve ülkesine çok büyük hizmetler yapmış birer kahramandır. Bizim partimizde en vasat arkadaşımızın performansı muhalefet partilerinin yıldızlarından çok daha ileri düzeydedir, çok daha iyidir. Biraz önce de ifade ettiğim gibi bizim ölçümüz kesinlikle diğer partiler ve onların belediye başkanları değildir. Çıtayı o kadar düşürmeye hakkımız yok. Biz kendi kendimizle yarışıyoruz, öyle de devam edeceğiz. 2019 mahalli idareler seçimlerinde yüzde 50'nin üzerine çıkmak için mevcutla yetinemeyiz."

"Dava kalıcı isimler ise fanidir"
15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında, belediyelerin milletle verdiği destansı mücadelenin çok büyük katkısı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Büyük Türkiye'yi, güçlü Türkiye'yi, 2023 Türkiye'sini yine birlikte kuracak, 2053 ve 2071 Türkiye'sinin temellerini de yine birlikte atacağız. Unutmayın, dava kalıcı isimler ise fanidir. Biz kalıcı olana bakacak, sadakatimizi davamıza göstereceğiz. Siyasetçiler davalarına verdikleri katkı, millete yaptıkları hizmet nispetinde isimlerini tarihe yazdırır veya unutulur giderler. AK Parti çatısı altında ülkemize ve milletimize hizmet eden bizler isimlerimizi tarihe yazdırabilmişsek ne mutlu bize. Şayet şimdiye kadar bunu başaramamışsak kimseye söyleyecek bir sözümüz de olamaz. AK Parti'li Belediye Başkanlarınımızın tamamının isimlerini hemşehrilerinin gönüllerine ve tarihe yazdıracak hizmetler gerçekleştirdiğine inanıyorum.

Belediyelerdeki başarımız 2019 yılında hayata geçecek olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde istediğimiz neticeyi alabilmemizin en başta gelen şartlarından biridir. 2019 Mart'ı bizim için adeta olmazsa olmazdır. Onun için 2019 Mart'ında aday olacak belediye başkanlarımız, şu andaki mevcut belediye başkanlarımız 2019'un Mart'ına değil, hedefi 2019'un Kasım'ına koymalıdır. Belediyelerimiz hakkında en ufak bir spekülasyona fırsat vermeyecek şekilde çalışmalarımızı yürütmemiz lazım. Bütün dedikoduları adeta silbaştan yapacak gibi bu günkü bu toplantıyla bir miladi adımın atılması gerektiğini özellikle ifade etmek istiyorum." 

"Asıl hedefimiz milletimizin tamamının gönlünü fethetmektir"
Milletin bu zorlu gücü AK Parti'lilere verdiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Vazifemizi başarıyla yerine getirdiğimiz ölçüde milletimizin desteğine mazhar oluruz. Başarısızlığımızın tek neticesi sadece AK Parti'nin iktidar kaybetmesi olsa, inanın bana bu çok küçük bir bedel olur. AK Parti'nin başarısızlığı demek Türkiye'nin önündeki çok büyük çok büyük fırsatları kaçırması daha da kötüsü elindekileri kaybetmeyle veya kaybetme tehlikesiyle yüz yüze kalması demektir. Ülkemizin kaderiyle partimizin kaderinin adeta bütünleştiği bir süreçten geçiyoruz, bunu unutmayın. AK Parti kazandığında Türkiye kazanıyor. Türkiye kazandığında AK parti kazanıyor. Bunun için milletimizin tamamıyla kucaklaşmalıyız. Seçimde başarı çıtamız asgari yüzde 50 artı 1 oy elde etmektir ama asıl hedefimiz milletimizin tamamının gönlünü fethetmektir. AK Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığını varlık sebebi, hatta ekmek kapısı haline getirmiş küçük bir kesimi hariç tutarsak yeteri kadar gayret gösterirsek, ülkemizde desteğini alamayacağımız hiçbir vatandaşımızın ben bulunmadığına inanıyorum."

"Teröristlerle aynı safta olmak için adeta can atıyorlar"
"Biz kendi kaderimizi ülkenin kaderiyle bütünleşmiş olarak görürken ana muhalefet partisi unvanını taşıyan bir partinin milletvekilleri maalesef teröristlerle aynı safta olmak için adeta can atıyorlar." diyen Erdoğan, aynı partinin genel başkanının da devletin ve milletin yanında olmak, milletvekillerinden hesap sormak yerine benzer tavırlar içine girmekten çekinmediğini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadele operasyonlarında ülkemize çok büyük imkanlar sağlayan silahlı insansız hava araçlarına yönelik iddialar, bu çarpıklığın en son örneğidir. Terörle mücadele ederken sivillerin zarar görmemesine yönelik hassasiyetimizi herkes gıpta ile takip eder ve takdirlerini belirtirken, birilerinin suyu bulandırmak için uğraşması ibretlik bir hadisedir. Türkiye, bırakınız kendi sınırlarımız içindeki operasyonları, sınır ötesi operasyonlarında dahi sivillerin zarar görmemesi politikasından taviz vermemiş bir ülkedir. Hatta bu uğurda çok kez güvenlik güçlerimizi tehlikeye attığımız, şehitler verdiğimiz durumlar olmuştur." diye konuştu.

"Milletimiz hak ettiği dersi sandıkta mutlaka verecektir"
Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin terörle mücadele yönteminden ve son dönemde elde ettiği ciddi başarılardan rahatsız olmaya terör örgütünün hakkı olabilir, terör örgütünü destekleyen birtakım güçler de bundan rahatsızlık duyabilir. Ama bu ülkenin hiçbir milletvekilinin böyle bir hakkı yoktur. 'Silahlı insansız hava araçlarıyla sivillerin hedef alındığı' gibi tam da terör örgütünün uluslararası alana taşımak isteyeceği türden bir iddiayı gündeme getirmenin siyasetle, insan haklarıyla ilgisi kesinlikle yoktur. Kendi ülkesine, kendi ülkesinin güvenlik güçlerine, kendi milletinin terörle mücadelesine husumet besleyenlere milletimiz hak ettiği dersi sandıkta mutlaka verecektir.

Ana muhalefetin başındaki zat, 'Artık kavgaysa, kavga' diyor. Hale bak. Sizin hayatınız zaten bu milletle, bu milletin değerleriyle, kutsallarıyla kavgayla geçti. Eğer bizimle kavga edeceksen bunu her fırsatta Avrupa Birliği'ne, yabancı ülkelere, kuruluşlara şikayet ederek zaten yapıyorsun. Bu zat, kendi ülkesini, devletini, milletini yabancılara şikayet ederek, hedef göstererek siyaset yapmayı alışkanlık haline getirdi. Üstelik bu kavgada yalnız da değil. Terör örgütlerini ve onların destekçileri olan yerli, yabancı odakları yanına alarak, bu kavgayı büyütmeye çalışıyor."

İnsanlarla akılları alacağı dilden konuşmasını da bildiklerini vurgulayan Erdoğan, "Yaşadığımız dönem ve içinde bulunduğumuz şartlar sebebiyle bizim ömrümüz zaten hep kavgayla geçti. Hayatımızın her döneminde Türkiye'ye ve Türk milletine düşman kim varsa onlarla kavga ettik, etmeyi de sürdürüyoruz. Darbecilerle, darbe heveslileriyle, vesayet odaklarıyla, karanlık lobilerle, terör örgütleriyle, her türden ihanet çeteleriyle kavgamızı Allah ömür verdikçe devam ettirmekte de kararlıyız. Kendimiz için değil uğruna canımızı vermeyi göze aldığımız değerlerimiz, ülkemiz, milletimiz, bayrağımız, ezanımız için yürüttüğümüz bu kavgada yanımızda olan herkesten Allah razı olsun." diye konuştu.

"Ey Kılıçdaroğlu, silahlı insansız hava araçlarının yaptığı iş, teröristleri yok etmektir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"780 bin kilometrekareyle 'tek vatan'. Bu vatan topraklarında biz kimseye operasyon yaptırmayız. Buna gayret edenler varsa ki var, onlar da şu anda nerede? Ya hapiste ya mezarda. Ey Kılıçdaroğlu, ey yanındaki kendini bilmezler, silahlı insansız hava araçlarının yaptığı iş, bu vatana, bu millete ihanet eden teröristleri yok etmektir, bunu böyle biliniz. Sen bir gün başka konuşacaksın, bir gün başka konuşacaksın... Biz sizi biliyoruz zaten, siz gökkuşağı gibisiniz, renkten renge devamlı giriyorsunuz ama bir gün başka, bir gün başka... İşte bu siyasetçiye yakışan bir yürüyüş değildir. Onun için de 9 seçim, 9 mağlubiyet aldın, almaya da devam edeceksin. Bu milletin evlatlarını şehit edenleri savunanlar bu milletin oyunu alamaz, bunu böyle bileceksin. Yani benim Mehmetçiğim kim? Bunlar bizim evladımız. Onları şehit edenler teröristler. 'Onları yok etmek bizim görevimiz değil' öyle mi? Ondan sonra utanmadan, sıkılmadan da çıkacaksın, 'Dört yılda ben terörü bitiririm' diyeceksin. Sen kimsin ya, neyi bitireceksin? Lafla peynir gemisi yürümüyor."

"Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz"
"Müslüman, bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz" diyen Erdoğan, uyanık olunması gerektiğini belirtti.

SİHA'larla ilgili söylemleri hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Ya bize yıllarca ABD, İsrail, bunlar insansız hava araçlarını vermemekte adeta kılı kırk yardılar. Verdikleri zaman da bunların tamiratı, tadilatı, şusu, busu bize gerçekten hendek atlattı. Artık bu ülke kendi insansız hava araçlarını, silahlı olanlarını yapar hale geldi. Şimdi asıl bundan rahatsız oluyorlar. Daha güzel şeyler yapar hale de geliyoruz ve geleceğiz. Önemli adımlar atıyoruz, şurada bir S-400 anlaşması yaptık diye çılgına döndüler ya. Ne olacaktı? Sizi mi bekleyeceğiz? Biz de başımızın çaresine... Bütün güvenlik noktasında tedbirlerimizi alıyoruz ve alacağız. Çok daha basitleri var, tabii her şey her yerde konuşulmuyor. Onun için, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bunun başka çaresi yok."

"Bunu duyunca çok üzüldüm"
Sayısı fazla olmamakla birlikte bazı belediyelerce kendisinin heykel veya benzer görsellerinin yapıldığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tabii bunu duyunca ben çok üzüldüm. Bir defa bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini, ne masklar yapılmasını, ne bu tür görseller yapılmasını istiyorum. Bizim belediyelerimiz, bir defa bunları kaldırttık ayrı mesele, bundan sonra lütfen bu yanlışlara tevessül etmesinler, heykel değil, hizmete yönelik eserler diksinler. Bunların bizim değerlerimizle çatışan şeyler olduğunu bir defa bilmemiz lazım. Asla bu ola, hiçbir arkadaşım, böyle bir yanlış yaptılar, bundan sonra da kimse bu yola tevessül etmesin."

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.