ANKARA 

Kömür, su, rüzgar ve güneşe göre daha etkin bir enerji kaynağı olduğu için vazgeçilmesi zor olan nükleer, tüm tartışmalara rağmen gelişmiş birçok ekonomi için cazibesini korumaya devam ediyor. Japonya'yı geride bırakarak ABD'nin ardından dünyanın en büyük ekonomisi unvanını elde eden Çin, artan enerji talebini karşılamak için nükleer enerjiye yoğunlaşıyor. Hali hazırda 18 nükleer santralin üretimde olduğu ülke, dünya genelinde inşası devam eden 65 nükleer santralden 29'una da ev sahipliği yapıyor. Çin 51 santral daha yapmayı planlarken, bu alanda hedeflenen 120 santrale ulaşmak. 1 santralin yapımının sürdüğü ABD'de ise 13 yeni nükleer santral projesi gündemde.

Her dört santralden biri ABD'de

Dünya genelinde inşası devam eden 65 nükleer santralden 10'unun hayata geçtiği Rusya, nükleer atılımına 24 yeni santral planlayarak devam ediyor. Rusya'yı bu alanda takip eden Hindistan'da 7 santralin inşası sürerken, planlanan santrallerin sayısı ise 18 civarında.

Dünya genelinde üretimde olan 435 nükleer güç santralinin 104'ü ABD'de, 58'i Fransa'da, 50'si Japonya'da, 33'ü Rusya'da, 23'ü Güney Kore'de, 19'u Kanada'da bulunurken, Fransa elektriğinin yüzde 77'sini, Belçika ve Slovakya yüzde 54'ünü, Ukrayna yüzde 47'sini, Macaristan ise yüzde 43'ünü nükleer enerjiden temin ediyor.