Moro Müslümanlarının 120 yıllık hayali gerçeğe dönüşüyor

Filipinler’de özgürlüklerini 1898'de kaybeden Morolu Müslümanlar 120 yıl sonra kendi bölgelerini yönetecek.

Moro Müslümanlarının 120 yıllık hayali gerçeğe dönüşüyor

Filipinler’de özgürlüklerini 1898'de kaybeden Morolu Müslümanlar 120 yıl sonra kendi bölgelerini yönetecek.

07 Ağustos 2018 Salı 16:47
40 Okunma
Moro Müslümanlarının 120 yıllık hayali gerçeğe dönüşüyor

Filipinler’de yüzyıllardır sahip oldukları özgürlüğü önce 1898'de Amerikalılara ardından 1946’da Hrıstiyan Filipinlilere kaybeden Moro Müslümanları, imzalanan kapsamlı özerklik anlaşmasıyla 120 yıl sonra kendi bölgelerini yönetebilecek.

Filipinler'i 16. yüzyılın başında işgal eden İspanyollar, 1898’de yenildikleri Amerikalılara ülkeyi teslim etti. 1946’ya kadar bölgeyi yöneten Amerika, idareyi o yıl Hıristiyan Filipinlilere bırakarak ayrıldı.

Ülkelerinde 19. yüzyıla kadar bağımsız yaşayan Moro halkı, Amerika'nın işgali süresince özgürlüklerinden yoksun kaldı. Amerika çekilince idareyi ele alan Manila hükümetinin başlattığı Moro bölgesine Hristiyanların yerleştirilmesi politikasına Moro halkı karşı çıktı.

Müslüman halktan Nur Misuari ve Selamet Haşimi’nin öncülük ettiği faaliyetlerle bölgenin bağımsızlığının gerçekleşmesi amacıyla 1972 yılında Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi kuruldu.

Trablus Agremanı MUKC'yi ikiye böldü

Misuari’nin 23 Aralık 1976’da Libya’nın başkenti Trablus’ta Filipinler devletinin taraf olduğu “Trablus Agremanı” görüşmelerine Moroluları temsilen katılarak “özerklik” şartlarını kabul etmesi MUKC’yi ikiye böldü.

Haşimi, kendilerine sunulan şartların aldatmaca olduğunu, Moro Müslümanlarının “bağımsızlığı” hak ettiğini ve özgür olana dek müzakereleri sürdürmeleri gerektiğini bildirmişti.

MUKC'den ayrılan ve Moro İslami Kurtuluş Cephesi’ni (MİKC) 1977 yılında kuran Haşimi, hedeflerini “Filipinler’in güneyinde bağımsız bir devlet” olarak ilan etmişti.

Manila hükümeti varılan uzlaşmayı yeterince uygulayamadı

Manila hükümetinin Trablus Agremanı’nı yeterince uygulamaya koymaması ile anlaşma kapsamındaki vilayetlerin sayısını azaltması çatışmaları yeniden başlattı.

Hem MUKC hem de MİKC, 80’lerden sonra Manila hükümetiyle defalarca müzakere etmelerine rağmen sağlıklı bir anlaşma zemininde buluşamadı.

Öte yandan, Moro bölgesi bazı müzakereler sonucunda ortaya çıkan kısmi özerklikler kapsamında Müslümanların bazı dini bayramlarının kabulü, faizsiz bankacılık ve Müslüman İşleri Bakanlığı gibi bazı kazanımlara kavuşmuştu.

Taraflar arasında 1997 yılında ateşkes görüşmeleri başladı. 2012 yılında ise barış müzakerelerinin yeniden başlamasıyla hükümet ile MİKC arasında ateşkes ilan edildi.

Duterte'nin göreve gelmesi barışta ivme kazandırdı

12 bin silahlı üyesi bulunan MİKC ile Mindanao'da 2016'ya kadar, Bangsamoro adlı yeni bir özerk bölge oluşturulmasında mutabakata varıldı.

Barış görüşmeleri, Filipinler’de 2016 yılında yapılan devlet başkanlığı seçimini, 22 yıl Davao kentinin belediye başkanlığını yürüten Rodrigo Duterte'nin kazanmasıyla ivme kazandı. Duterte, seçim kampanyalarında çatışma ortamının sonlandırılması vaadlerini, seçildikten sonra da tekrarladı.

MİKC, 2017'de hükümet ile vardıkları barış anlaşması kapsamında hazırladıkları yeni Bangsamoro Temel Yasa Tasarısı'nı Devlet Başkanı Duterte'ye sundu.

Filipinler'de Kongre, mayıs ayında Müslüman nüfusun yoğun yaşadığı Mindanao eyaleti ve çevresindeki adalara özerklik tanınmasını öngören Bangsamoro Temel Yasası'nı onayladı.

Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, temmuz sonunda imzaladığı Bangsamoro Organik Yasası’nı (BOL) Moro İslami Kurtuluş Cephesi’ne (MİKC) teslim etti.

Malacanang Sarayı’nda düzenlenen törende yasayı MİKC lideri El Hac Murat İbrahim’e teslim eden Duterte, burada yaptığı konuşmada, “on yılların çatışmasını sonlandırdıklarını" söyledi.

“Mutedil Militan” Selamet Haşimi

Cotabato şehrinde 1942 yılında doğan MİKC’nin kurucusu Selamet Asım Haşimi, 1967’de mezun olduğu Mısır’ın El-Ezher Üniversitesi’nde iki yıl sonra yüksek lisansını tamamladı. Haşimi, doktora çalışmasına devam ederken Moro Müslümanlarının siyasi pozisyonundan endişe duyarak ülkesine döndü.

Misuari ile MUKC’yi kuran Haşimi, MUKC’nin Manila hükümetiyle Trablus’taki anlaşmasını “aldatmaca” şeklinde nitelendirerek ulusal cepheden ayrıldı ve MİKC’yi kurdu.

Ezher’de okurken Müslümanlarla sıkı bağlar kuran Haşimi, dünya etrafındaki Müslüman teşkilatlarıyla iletişimini sürdürdü.

Moro’da kurduğu silahlı yapıya İslam’ın savaş fıkhını öğreten Haşimi, yetiştirdiği militanların terörize olmamasına çaba gösterdi ve hem Manila hükümetince hem de Batı basınında "mutedil militan" sıfatı kazanarak barış sürecinin müzakere edilerek devamına yardımcı oldu.

Haşimi, merkezi Sulu şehrinde bulunan, “Ebu Seyyaf” isimli ve IŞİD’in kolu olduğu ileri sürülen örgütle bağlantısı olmadığını ilan etti.

Filipinler’de mücadelelerinin ancak özgürlüğe kavuşunca biteceğini belirten Haşimi bir konuşmasında şunları dile getirmişti:

“Müslüman halkımız halen esir ve geleceklerini belirlemek için onların bu esaretten kurtulması gerekiyor. Filipin meselesiyle ilgilenen birçok kimse bunun farkında değil. Biz yüzlerce yıl süren savaşlar biliyoruz. Atalarımız emperyalizme karşı dört asır savaştı. Arkalarında bıraktıkları Müslüman kuşak da bunu yapmaya kadirdir.”

Selamet Haşimi'nin 2003'te hayatını kaybederken MİKC liderliği görevine getirilen El Hac Murat İbrahim, Haşimi'nin mutedil öğretilerini sürdürerek Filipinli Müslümanlarının özgürlük mücadelesine katkıda bulunuyor.

Duterte'nin imzasıyla yürürlüğe giren Bangsamoro Organik Yasası ile bölge Müslümanlarının hukuki ve ekonomik kazanımları artacak.

Bangsamoro hükümetinin kurulmasıyla bölgede şeri hükümlerin uygulanacağı şeriat mahkemeleri açılacak.

Bölgedeki idari yetkiler ulusal hükümetten Bangsamoro hükümetine devredilecek. Ayrıca, eski Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MUKC) ve MİKC kolluk kuvvetlerine katılabilecek.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.