Kitap Dünyası 

Bizim Çocuklarımız 

Türkiye'nin Kanayan Yarası Çocuk Gelinlerimiz
Nesibe Özcan Özbiçer’in Bizim Çocuklarımız adlı eseri   VAFGO Yayınları’ndan çıktı. 
Zelal ana.. “Bak gomutan, ben bilmem… Ganun falan… Bizim bu­ralarda töre ganun... Ama yetti bu törenin yaptıgları… Nice masum canları aldı… Dövlet böyügtür. Emme bu böyüg dövlet, şu töreye dur diyemiyor... Şimdi ben, bi ana olarag, bu dövletten yardım istiyom. Şimdi dinle beni…”
Yaşadıkları yerler ve isimleri farklı olsalar da hepsi bizim çocuklarımızdır.
Çocuklarımıza biçilen yaşam şekli ne olursa olsun onlar dünyanın en masum insancıklarıdır. Çocuk yaşta onlara yapılan taciz, tecavüz, evlilik dayatması ve şiddet asla kabul edilemez. Tekrar bu tür olayların olmaması için en yasal önlemler alınmalı, suçlular en ağır şekilde  cezalandırılmalıdır…Nesibe Özcan Özbiçer’in kendine has üslubu ile Bizim Çocuklarımız’ı mutlaka okuyun.. 

İki Denizin Buluştuğu Yer
HIZIR (a.s.)

Uluslararası çalışmalara imza atan akademisyen yazar H. Talat Halman’ ın ingilizce’ den tercüme eseri İki Denizin Buluştuğu Yer/HIZIR (a.s.) Nefes Yayınevi’ nden çıktı.
H. Talat Halman bu eserde, Ortaçağ’da yaşamış üç mutasavvıf Kur’an tefsircisinin, Mûsâ’nın Hızır ile olan yolculuğunu nasıl anlattığını inceleyerek, tasavvuf yoluyla ve mânevî otoritenin doğasıyla ilgili çeşitli öğretileri aktarıyor. Orijinalinden ilk defa yazar tarafından tercüme edilmiş olan bu yorumlar, tasavvufun temel mevzularını dönemin mutasavvıflarının yazdıkları üzerinden değerlendiriyor. 
Amerika’ da tasavvuf alanında en tanınmış akademisyenlerden olan Prof. Dr. Omid Safi eserle ilgili şöyle demektedir:  “Mûsâ ve Hızır hikâyesi İslâm tasavvuf geleneğinin kalbinde yer almaktadır. Âdeta her şey bu hikâyede bulunmaktadır: Mürit-mürşit ilişkisi, gizem ve paradoks, yol, ayrılma ve birleşme ve hepsinin ötesinde Allah’ın varlığından gelen o mahrem bilgi. Hiç ama hiç kimse bu hikâyeyi Talat Halman gibi keşfetmedi. Ve uzun zamandır beklenen bu eser, İslâm çalışan tüm öğrencilere harâretle tavsiye edilir! Bu, aynı zamanda sırların peşine düşmüş mânevî geleneğe dair okumalar yapan okuyucuların da okuması gereken bir eser.”
Bu kitap, Kuran, hadis, İskendernâmeler ve evliyâ menkıbelerinde yer alan Hızır kıssasını ve özellikle mutasavvıf Kuran müfessirlerinin Hızır kıssasını kullanarak öğretmen-öğrenci ilişkisini nasıl yorumladıklarını araştırmaktadır. 
H. Talat Halman
1955 Amerika doğumlu H. Talat Halman halen Central Michigan Universitesi’ nde Tasavvuf ve İslam Çalışmaları alanında Din Profesörü olarak görev yapmaktadır. Evliyalar ile ve Tasavvuf alanında daha birçok konuyla ilgili yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır. Aynı zamanda şair, yazar, çevirmen, akademisyen, diplomat ve ilk Türkiye Cumhuriyeti’ nin ilk Kültür Bakanı Talat Sait Halman’ın da oğlu olan yazar 30 yıldır tasavvufi yaşam ve çalışmalarına devam etmektedir.

KASABANIN FEDAİLERİ DİZİSİ -1  
DOĞA BEKÇİLERİ

Osman ve arkadaşlarının, Yeşilören kasabasının ağaçlarını korumak için girdikleri heyecan dolu mücadele seni bekliyor… Osman, ormanla iç içe her tarafı yemyeşil olan Yeşilören isimli bir kasabada yaşayan, köfteyi çok seven bir çocuktur. Dedesi, ailesi, arkadaşları ve kasabanın ileri gelenleri ile mutlu bir şekilde yaşamaktadırlar. Kasabanın çobanı, bir gün ormanlık arazide birilerinin garip incelemelerde bulunduğunu fark eder. Bu durumu, Osman ve babasıyla paylaşır. Osman, arkadaşları ve kasabanın çobanı, bu adamları takibe alır. Adamların amaçları, ormanlık araziye villalar yapmaktır. Ağaçları bir şekilde ortadan kaldırma planları yaparlar.  Osman ve arkadaşları adamların bu planlarını bozmak ve ormanlarını korumak için harekete geçerler. Ali ÖZKANLI’ nın hazırladığı ‘Kasabanın Fedaileri Dizisi’nin ilk kitabı olan ‘Doğa Bekçileri’ isimli eserde doğa bilinci ve sevgisi;  farklı hikâyeler, değerlendirme soruları ve bilmeceler gibi etkinliklerle anlatılmıştır.

KASABANIN FEDAİLERİ DİZİSİ -2
HAZİNE PEŞİNDE

Osman ve dedesinin, evlerindeki sandığın içindeki hazine haritası ile başlayan maceramız seni bekliyor… Osman ve dedesi, evlerindeki sandığın içinde bir hazine haritası bulurlar.Osman, arkadaşları ve dedesi bu hazineyi bulmak için ormana giderler. Yol oldukça zorlu bir yoldur. Nihayet haritadaki hazinenin bulunduğu yere gelirler. Hep birlikte kazmaya başlarlar. Kazma işlemi sonucunda bir sandıkla karşılaşırlar. Fakat bu sandık hiç de bekledikleri gibi değildir…
Ali ÖZKANLI’nın hazırladığı ‘Kasabanın Fedaileri Dizisi’nin ikinci kitabı olan ‘Hazine Peşinde’ isimli eserde, orman, ağaç sevgisi ve onları korumanın önemi konulu farklı hikâyeler; değerlendirme soruları ve bilmeceler gibi etkinliklerle anlatılmıştır.

O SENDEN KORKSUN

Başarılı Kişisel Gelişimci Müge Dayankaç 2018’e kitap çalışmalarıyla damga vurmaya devam ediyor. Medya çalışmaları televizyon projeleri ve pek çok farklı eğitim çalışması da yapan Müge Dayankaç’ın Hatice Gürses ile beraber kaleme aldığı O Senden Korksun Ubuntu Yayınları’ndan çıktı. Kitap basın bülteninde şu şekilde aktarılıyor :  “Biliyoruz artık sıkıldın. Birilerinin sana sürekli ders çalış demesinden ve her gün kurstan kursa koşup durmaktan çok yoruldun. Sana yardım edebilmek için tüm öğretmenlerin, annen ve baban hatta tüm tanıdıkların seninle ilgileniyor. Her gören dersler nasıl gidiyor diye soruyor ve sen bu soruları artık duymak istemiyorsun. Herkes senin adına kararlar veriyor ve senin uymanı bekliyorlar. Ders çalışmak istemiyorsun ama masandan her kalktığında annen sana çalışmayacak mısın diye soruyor. Sanırım yaşadıkların bu kadarla sınırlı da değil. Ama sana iyi bir haberim var. Kendini daha iyi hissetmeni sağlayacaksa eğer şunu bilmeni isteriz ki yalnız değilsin.
Bu kitapta sana yalnız olmadığını anlatmaya çalışacağız. Bu hissettiklerinle nasıl başa çıkabileceğin konusunda küçük ipuçları vereceğiz. Sonra birlikte başarını seyredeceğiz. Haydi istersen başlayalım.” Bu başarılı eseri mutlaka okuyun.  

Meltem Satun ile Medya ve Sunuculuk Üzerine 

Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

Sadri Alışık Kültür Merkezi’nden mezun oldum. Nedret Selçuker’ den M.E.B onaylı diksiyon eğitimi alarak gemi indirme ve açılış törenlerinde, panellerde sunuculuk, bir çok ulusal radyoda ürün reklamlarının seslendirmesini yaptım.
Yarışma programıyla başladığım canlı yayın tecrübem alışveriş kanalında devam etti. Seçim programı, Fuar Özel adıyla fuar programı, ‘’Meltem ile Başkadır Memleketim” turizm programı,” Sağlıklı Yaşam” sağlık programı , ”Lezzetli Sohbetler” yemek programı,’ ’Meltem Satun ile Başarı&Yorum’’ programı ile devam ettim. Okullarda meslek tanıtım günlerinde Sunuculuk mesleğinin detaylarını öğrencilerle paylaştım. Yıllardır farklı tarzlarda programlarla her gün canlı yayın yaptıktan sonra altı yıldır kendi hazırlayıp sunduğum ”Meltem ile Yaşama Dair” programımı yapmaktayım. Şuanda her Salı saat 20.00 de Egetürk TV ekranlarındayım.

Neden Medya?

İlk iş deneyimim bu alanda başlayıp devam edip bu alanda eğitim almaya başlayınca medya sektöründe kalmış oldum. En iyi yaptığım işlerden biri ve en fazla deneyimim medyada olduğu için de medya ve sunuculuk diyebilirim.

Medyaya ilk adımı nasıl attınız?

Medyaya ilk adımım kamera arkası ile oldu genel yayın yönetmenimin sen kamera önünde olmalısın demesiyle de kamera önüne adım atmış oldum. Kamera önü çok kısa program çekimlerinin ardından, gemi indirme ve açılış törenlerinde, panellerde sunuculuk ile başlayıp yarışma programıyla direk canlı yayın sunuculuğu ile başladım. 

Medya dışında yaptığınız çalışmalar var mı?

Şuan yaptığım pilates eğitmenliğim ve access bars danışmanlığım var.

Mesleğinizde bir rekabet baskısı/etkisi hissediyor musunuz? Eğer hissediyorsanız bu mesleğinize nasıl yansıyor? Bu rekabet ortamının size ve mesleğe olumlu olumsuz etkileri nelerdir?

Tabiki var. İyi olan kazandığı sürece sorun yok.

Medya dünyasında bir şeyleri değiştirme şansınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Ulusal kanal sayısını fazlalaştırıp daha fazla iş imkanı olmasını sağlardım.

Yaptığınız iş için kurs eğitimi şart mı ya da bu işi yapabilmek için sizce iletişim mezunu olmak gerekli midir?

Birinden biri hiç değilse olmalı tabiki kurs yada iletişim mezunu olmak gibi. 

Salt spikerlik / sunuculuk kursu ile spikerlik / sunuculuk yapılabilir mi?

Kişiden kişiye değişir. Yeteneklerine de bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Kendinizde bir şeyleri değiştirme imkanınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Sabırsızlığım olabilir.

Medya ile aranız nasıl? Televizyon, internet, gazete, dergi gibi iletişim araçlarından ne şekilde faydalanıyorsunuz? Sosyal medya ile aranız nasıl?

İşim gereği tabiki hepsini takip ediyorum olması gereken ölçüde. Sosyal medyayı genelde iş amaçlı kullanıyorum. Programıma gelen sosyal medya uzmanları daha fazla paylaşımlar bulunmam gerektiğini söylüyorlar. Açıkçası sosyal medyada çok aktif olduğum söylenemez. Ama olmaya çalışacağım.

Egetürk Tv’deki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Egetürk TV’de şuan Salı günleri saat 20.00 de kendi hazırlayıp sunduğum Meltem’le Yaşama Dair programımı hazırlayıp sunuyorum.

Programınızda neler var nasıl bir program bize bahseder misiniz?

Sanat, sağlık, astroloji, kişisel gelişim, spor, hukuk, siyaset , eğlence, moda hayata dair her şey diyebilirim. Her hafta seyircinin merak ettiği bir konuyu konuşmaya çalışıyoruz. Konuğun kendini çok iyi ifade etme fırsatı verdiğimiz bilgilendirici kendi alanında uzman konuklar ağırlıyorum.

İyi bir sunucuda bulunması gereken özellikler nelerdir?

İyi soru sormalı, konuğunu dinleyen (konuklu bir yayın ise), araştırmacı, diksiyonu ve sesinin iyi olması gerektiğini düşünüyorum.

Sunuculuğun dünyadaki stresli mesleklerden olduğu ifade ediliyor. Sizce böyle mi ? Sunuculuğun stresli yanları neler?

İyi bir ekiple çalışıyorsanız aslında stresi azaltabiliyorsunuz. Canlı yayın sunuculuğunun riski fazla diyebiliriz.  Tecrübe arttıkça streste azalıyor. 

Haber spikerliği yapmak ister misiniz?

Seneler önce program sunarken böyle bir teklif gelmişti ama doğaçlama yayına da alışık olduğum için değerlendirmemiştim.

Sizce ekranda olmak için güzellik şart mı?

En az ekrana çıkacak kadar olmalı tabiki.

Yeni Medyanın (Sosyal Medya ve İnternet) Geleneksel Medyayı (Radyo–tv gazete) Yok edeceği söyleniyor siz buna ne dersiniz ? Yeni Medya sizce ne yönde ilerleyecek?

Evet tabiki böyle bir durum söz konusu. Yok etme olamaz ama ,sosyal medya da artık medyanın ciddi bir rakibi denilebilir.. Artık Youtube, İnstagram , Facebook  üzerinden canlı yayınlar yapılmaya başlandı. Tabiki birde toplumun geneli düşünüldüğünde internet kullanmayan bir kesim de var. Bunu yaş grubu ve bölgelere göre değerlendirmek lazım. Ama şuan baktığımızda giderek de artacağa benziyor.

Uzun süre sağlık temalı programlar yapmış bir isim olarak Sağlık programlarının çoğalmasını neye bağlıyorsunuz ? Sizce iyi sağlık programının özellikleri nelerdir?

İnsanların sağlık problemlerinin artması ve kanalların bu programlardan ticari bir kazancının olmasına bağlıyorum. 

Boş zamanlarınız nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aynı zamanda pilates eğitmeniyim egzersiz yapıp özel ders veriyorum. Kişisel gelişim ile ilgileniyorum. Access bars uygulayıcısıyım bu konuda uygulama yapıyorum. Kısacası beden ve zihin sağlığı ile ilgili kendimi geliştirmek ve başkalarının da hayatına dokunmak hoşuma gidiyor.

KırmızıTürk hakkında neler söylersiniz?

Sunucuların yer aldığı böyle bir sitenin yıllardır olması çok güzel.  Başarılarınızın artarak devamını dilerim. Biz sunuculara verdiğiniz destek için ayrıca teşekkürler. 

Gelecek planlarınız nelerdir? Şu an bulunduğunuz konumdan memnun musunuz ve gelecekte kendinizi nerelerde görmek istersiniz?

Her zaman tabi ki seyirciyi bilinçlendirici, en güvenilir bilgiyi en iyi şekilde aktaracak programlar yapmak.  Herkes gibi daima ileriye ve daha iyiye diyelim.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Seyircilerimin yazdığı görüşler benim için çok önemli mutlaka okurum. Programla ilgili görüşlerinizi bekliyorum. Sosyal medya hesaplarım;
www.meltemsatun.com
www.twitter.com/MeltemSatun
www.facebook.com/meltem.satun1 
www.instagram.com/MeltemSatun
https://www.youtube.com/c/meltemsatun


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.